Hezarpare
Üye
-
- Katılım
- Ekim 14, 2013
-
- Mesajlar
- 1,402
-
- Tepkime puanı
- 36
-
- Puanları
- 304
-
- Yaş
- 41
-
- Konum
- Kırşehir
Dresden’in ortasından geçen Elbe Nehri, Almanya’yı boydan boya kat ederek Kuzey Denizi’ne dökülüyor. Dresden’in Yeni Şehir, yani Neustadt diye adlandırılan bölümü nehrin kuzeyinde kalıyor. Kıyıdaki büyük boş çerçeve, manzaranın fotoğrafını çekenlere yardımcı oluyor. Nehrin karşısında, Eski Şehir’in siluetine hakim yapılar ise çerçevenin altındaki panoda tek tek tanıtılıyor.
İki Meydan Dresden’in başlıca manzara seyir noktası Brühl Terası, Saray ve Tiyatro meydanlarını seyretmek için de ideal. İki meydanı da tarihi yapılar çevreliyor. Caddenin öte tarafında yer alan Tiyatro Meydanı’nda Semper Operası yükseliyor. Saray Meydanı ise akşam iş çıkışı saatlerinde bisikletlilerle hareketleniyor.
Şehzadeler Alayı Dresden Kraliyet Sarayı’nın (Rezidenzschloss) Augustus Caddesi’ne bakan dış duvarını 102 metre uzunluğundaki Fürstenzug (Şehzadeler Alayı) süslüyor. Wettin sülalesinin 35 hükümdarını konu alan porselen pano 1907 tarihli.
Geçmişin Yansımaları Saksonya eyaletinin başkenti Dresden, birleşmeden önce Doğu Almanya sınırları içindeydi. Sosyalist dönem mimarisinin kendini gösterdiği hatlardan biri de Prag Caddesi. Kentte tarihi yapıların yanı sıra sosyalist mimarinin örnekleri de korunuyor. Prag Caddesi’nde boş şişeleri toplayarak ek gelir elde etmeye çalışanlara da sık rastlanıyor.
Dresden’in birçok köşesi gibi Neumarkt da bombardımanda ağır hasar gördü. Komünizmin yıkılmasından sonra Frauenkirche’nin yanı sıra meydanın diğer yapılarını da yeniden ayağa kaldırma çalışmaları başladı. İnşaatın henüz tamamlanmadığı bir yapı adasındaki pano, buradaki binaların İkinci Dünya Savaşı’ndan önceki halini gösteriyor.
Frauenkirche, Dresden’in simge yapılarından biri. Bu zarif kilise 1726-1743 yılları arasında yapıldı ama 1945’teki bombardımanda neredeyse tamamen yerle bir oldu. Aslına uygun olarak tekrar inşa edilen kilisede orijinal taşlar koyu renkleriyle kendini belli ediyor.
Tiyatro Meydanı’ndaki Semper Operası, Dresden’in kültür hayatının kalbi. Yıl boyunca birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yapan ihtişamlı yapının önünde Kral Johann Anıtı bulunuyor.
Dresden Müzik Festivali, konusunda dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri. Bu yıl Semper Operası, Beethoven’in en görkemli eserlerinden “Missa Solemnis”e de ev sahipliği yaptı.
Zwinger Sarayı’nın avlusu açık olduğu saatlerde bisikletliler için de kestirme yola dönüşüyor. Avlunun gösterişli kapısından girenler arasında bisikletliler de var.
Geçmişte Saksonya krallarını ağırlayan, rokoko üslubunda inşa edilmiş Zwinger Sarayı da İkinci Dünya Savaşı’nda büyük hasar gördü ama Doğu Alman hükümeti tarafından restore edildi. Sarayın avlusunu günümüzde turistler dolduruyor.
Frauenkirche’nin çatısından çekilen bir “kendice”, Dresden’den götürülecek en iyi hatıralar arasında. Manzaranın en göze çarpan unsurları ise Elbe Nehri ile Katolik Katedrali’nin kulesi.
Eski Şehir ve Yeni Şehir’i tarihi Augustus Köprüsü birleştiriyor. Köprünün çevresi sıcak yaz akşamlarında gençlerin gözde buluşma noktası.
Aussere Neustadt, Dresden’in bohem semti; mimarisi ve yaşam tarzıyla şehrin en fazla çeşitlilik sergileyen yeri.
Konser çıkışında bir çift Tiyatro Meydanı’nda tramvay bekliyor.
Albertinum Müzesi’nde özellikle romantik dönem eserleri önemli yer tutuyor. Müzenin girişinde, içeride sergilenmeyen heykeller bir arada.
. kaynak .
İki Meydan Dresden’in başlıca manzara seyir noktası Brühl Terası, Saray ve Tiyatro meydanlarını seyretmek için de ideal. İki meydanı da tarihi yapılar çevreliyor. Caddenin öte tarafında yer alan Tiyatro Meydanı’nda Semper Operası yükseliyor. Saray Meydanı ise akşam iş çıkışı saatlerinde bisikletlilerle hareketleniyor.
Şehzadeler Alayı Dresden Kraliyet Sarayı’nın (Rezidenzschloss) Augustus Caddesi’ne bakan dış duvarını 102 metre uzunluğundaki Fürstenzug (Şehzadeler Alayı) süslüyor. Wettin sülalesinin 35 hükümdarını konu alan porselen pano 1907 tarihli.
Geçmişin Yansımaları Saksonya eyaletinin başkenti Dresden, birleşmeden önce Doğu Almanya sınırları içindeydi. Sosyalist dönem mimarisinin kendini gösterdiği hatlardan biri de Prag Caddesi. Kentte tarihi yapıların yanı sıra sosyalist mimarinin örnekleri de korunuyor. Prag Caddesi’nde boş şişeleri toplayarak ek gelir elde etmeye çalışanlara da sık rastlanıyor.
Dresden’in birçok köşesi gibi Neumarkt da bombardımanda ağır hasar gördü. Komünizmin yıkılmasından sonra Frauenkirche’nin yanı sıra meydanın diğer yapılarını da yeniden ayağa kaldırma çalışmaları başladı. İnşaatın henüz tamamlanmadığı bir yapı adasındaki pano, buradaki binaların İkinci Dünya Savaşı’ndan önceki halini gösteriyor.
Frauenkirche, Dresden’in simge yapılarından biri. Bu zarif kilise 1726-1743 yılları arasında yapıldı ama 1945’teki bombardımanda neredeyse tamamen yerle bir oldu. Aslına uygun olarak tekrar inşa edilen kilisede orijinal taşlar koyu renkleriyle kendini belli ediyor.
Tiyatro Meydanı’ndaki Semper Operası, Dresden’in kültür hayatının kalbi. Yıl boyunca birçok önemli etkinliğe ev sahipliği yapan ihtişamlı yapının önünde Kral Johann Anıtı bulunuyor.
Dresden Müzik Festivali, konusunda dünyanın en prestijli etkinliklerinden biri. Bu yıl Semper Operası, Beethoven’in en görkemli eserlerinden “Missa Solemnis”e de ev sahipliği yaptı.
Zwinger Sarayı’nın avlusu açık olduğu saatlerde bisikletliler için de kestirme yola dönüşüyor. Avlunun gösterişli kapısından girenler arasında bisikletliler de var.
Geçmişte Saksonya krallarını ağırlayan, rokoko üslubunda inşa edilmiş Zwinger Sarayı da İkinci Dünya Savaşı’nda büyük hasar gördü ama Doğu Alman hükümeti tarafından restore edildi. Sarayın avlusunu günümüzde turistler dolduruyor.
Frauenkirche’nin çatısından çekilen bir “kendice”, Dresden’den götürülecek en iyi hatıralar arasında. Manzaranın en göze çarpan unsurları ise Elbe Nehri ile Katolik Katedrali’nin kulesi.
Eski Şehir ve Yeni Şehir’i tarihi Augustus Köprüsü birleştiriyor. Köprünün çevresi sıcak yaz akşamlarında gençlerin gözde buluşma noktası.
Aussere Neustadt, Dresden’in bohem semti; mimarisi ve yaşam tarzıyla şehrin en fazla çeşitlilik sergileyen yeri.
Konser çıkışında bir çift Tiyatro Meydanı’nda tramvay bekliyor.
Albertinum Müzesi’nde özellikle romantik dönem eserleri önemli yer tutuyor. Müzenin girişinde, içeride sergilenmeyen heykeller bir arada.
. kaynak .