Türk Dili ve Edebiyatı Drama Örnekleri

Konu sahibi son olarak 3346 gün önce görüldü
Amaçlar:
• Alıcı dil ve ifade edici dil gelişimini destekleyebilme
• Özdeşim kurdurabilme
• Yaratıcılığı geliştirebilme
• Ne, nerede, nasıl, niçin gibi sorgulamaları yapabilme
• Küçük kas gelişimini destekleyebilme
• Kendini tanımasına yardımcı olabilme.

Uygulama
Çocuklar çalışma odasına girdiğinde yerlerde gazete sayfaları görürler. Kimi çocuk alır bakar, kimi çocuk üzerinden atlar, kimi çocuk soru sorar, kimi çocuk nerde, ne var farkında bile değildir. Öğretmen hiçbir şey söylemeden bir gazete sayfası alır, pelerin gibi sırtına takıp koşmaya başlar. Ya da üzerine çıkıp zıplar.

Ya da sayfa üzerine yatar ya da o an akla gelen her türlü eylem olabilir. îlk eyleme taklitle başlayan okulöncesi çocuğu küme etkileşimine katılır. Amaç artık gerçekleşmiştir. Yani her çocuk elinde gazete sayfasıyla hemen hemen aynı eylemleri yapmaktadır. Bu arada çocuklardan birinin yaptığı farklı uygulama hemen değerlendirmeye alınmalı, öğretmen de yapılanı yineleyerek tüm kümeyi sözsüz yönlendirmelidir.

Sıra gazetenin ne olduğu, ne işe yaradığı hakkında kısa bir söyleşiye gelir. Çocukların güncel olayları ne kadar yakından izledikleri, gözlem yaptıkları, ev yaşantısındaki örneklerden neler çıkardıkları gözlenebilir. Ardından öğretmen çocuklarla birlikte sayfaların tarihlerine bakar. Eski tarihli olduğundan birlikte emin olunca, başlayacak oyunun kurallarını açıklar. Hızlı bir müzik parçasıyla birlikte, her çocuk, mekân içinde hem dolaşacak hem de elindeki gazete sayfasını yutacaktır.

Müzik susturulduğunda, elinden gazeteyi atıp heykel olacaktır (Çok kısa zaman da olsa, kıpırdamadan durmalarını istemek, küme içindeki aşırı hareketli çocukları bile, verilen yönergeye uygun davranışta bulunmaya alıştırabilecek bir uygulama biçimidir). Müzik başlayınca yine yerden bir gazete alacak ve yırtmaya başlayacaklardır. Müziğin tartımı (ritmi), çocukların bedensel tanımlarının dışa yansımasını sağlayacaktır.

Çocuklar, gazeteleri çılgınca en küçük parçalara bölü-nünceye kadar yırtarlar. Sınıfta basılacak yer kalmamıştır. Ardından çığlıklar ve kahkahalar eşliğinde yerdeki parçalar üzerine yatılır, yuvarlanılır, zıplanır. Sonra gazete parçalarını birbirlerinin üzerine atar, hatta bir arkadaşlarını gazete parçalarıyla örtüp saklayabilirler. Artık sıra bu coşkulu dakikaların ardından oturmaya ve hissedilenlerin ifade edilmesine gelmiştir. Çocuklar konuşur, anlatır; anlatılanlar dinlenir.

Her çocuğun yaşadıklarıyla ilgili küçük bir öyküsü oluşmuştur. Öğretmen bu öykülere bağlı olarak, duvara asılacak kâğıtlara duyguların, düşüncelerin çizilmesini ister. Bu paylaşımın ardından sıra ikinci aşamaya gelmiştir. Sınıf küçük kümelere ayrılır. Her kümenin bir kaptanı vardır. Kaptanlara küçük boy naylon torbalar verilir.

Bu defa kümelerden yapılması istenen, yerdeki gazete parçalarını, müzik eşliğinde kaptanların torbasında toplamalarıdır. Sonunda torbalar topa dönüşecektir. Amaç en büyük topu oluşturmaktır. Kümeler kâğıtları toplar ve torbalara doldururlar. Öğretmen toplananları karşılaştırır. Birinciler, ikinciler ve beraberlikler ortaya çıkar. Artık ortada kümedekilerin kendi oluşturdukları toplar vardır.

Hareketli geçen bu oyunların ardından çocuklar yere uzanırlar ve gözlerini kapatırlar. Topların, başlarından ayak parmak uçlarına kadar vücutlarında gezdiğini ve onlarla tanıştıklarını düşünürler. Bu sırada çocuklardan "Bu topların en çok neye güldüklerini merak ettim, bu topların en çok ne yapmayı istediklerini merak ettim" gibi sorulara yanıt bulmaları istenir.

Çocuklar yerde yatar durumdayken Belma Atik Tuğrul'un Tıkır Top adlı öyküsü okunabilir. Ardından çocukların duygu ve düşünceleri paylaşılır.
 
Geri