Dostluk Bir Yeşil Yaprak

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü
Dostluk Bir Yeşil Yaprak

Atasözlerimiz yüzyılların tecrübesiyle bizlere yol gösterir, öğüt verir

Kimi kavramları yine az kelimeyle özlü bir biçimde tanımlar atasözlerimiz

Hayatı; ailemiz, yakınlarımız, dost ve arkadaşlarımızla birlikte yaşarız Onlarla birlikte hayatı paylaşırız Mutluluğumuzu sevgi üzerine bina ederek hayatımızı anlamlandırmak, onu ebedî mutlulukla ödüllendirmek isteriz Sıkıntılarımızı, acılarımızı paylaşarak aşmaya, sevinçlerimizi yine paylaşarak çoğaltmaya çalışırız

Hayatımızı anlamlandıran, bize yaşama sevinci ve mutluluğu veren insanların başında dostlarımız gelir

Hayatı birlikte paylaştığımız bu insanlarla dostça yaşarız Gönüllerimiz, dostluğun insana güven veren yanıyla beslenir, sevgiyle donanır, özveriyle, dost kalmanın mutluluğunu tadar

Atalarımız dostun özelliğini; “Dost bizi iyi yola öğütleyendir” diye özetler Kim ki bizi iyi, güzel ve doğru yola çağırır o dostumuzdur O, başarımız ve mutluluğumuz için vardır Hiçbir art niyet taşımadan, bizimle dostluğu paylaşır, bizi uyarır, acı da olsa bize doğruları hatırlatır her zaman: “Dost acı söyler”

Hayat, paylaşıldığı ölçüde bir anlam kazanır, güzelleşir Hayatın yükü paylaşıldıkça azalır

Dostumuzla her şeyimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, hayata bakışımızı paylaşırız Hayata aynı pencereden bakar, sözlerimizi ve davranışlarımızı hayatın güzelleşmesi adına dostluğun çatısı altında sürdürürüz

Dostumuzla sırlarımızı dahi paylaşırız Çünkü “Dost, dosttan sır saklamaz” Sırları ifşa ederek, emanete ihanet de etmez Kendisine her yönüyle güvendiğimiz, ona sırlarımızı bile emanet edebildiğimiz kişidir dost

“Dost”un dostluğu, dostu için gösterdiği özveriyle bir derinlik kazanır Dost için yapılabilecek özverinin boyutunu şu sözle özetler atalarımız: “Dost için çiğ tavuk bile yenir”

Dost için fedakârlığa katlanmayan insan nasıl dost olur? Nasıl dost kalabilir?

Sıkıntılı, problemli zamanlar, acılar dostun sözleri, davranışları ve sevgisiyle aşılabilir Kara günlerimiz dostun eliyle aydınlığa dönüşür çünkü

Kara günlerimiz, dostumuzun gerçekten dost olup olmadığını da ortaya çıkarır Çünkü: “Dost, kara günde belli olur”

Dostumuz, arkadaşımız diye nitelendirdiğimiz kimi insanların “kara gün” sınavını kazanamadıklarında nasıl da üzülürüz! Yıllarca dost olduğunu zannettiğimiz kimi dostların, bize yalnızca dost gibi göründüklerini fark ederiz Atalarımız böylesi dostları şöyle tanımlar: “Dost gibi görünür, düşman gibi bulunur”

Güzel ve mutlu günlerimizde yanı başımızdaki kimi dostların, zorluklar karşısında bunaldığımız zamanlarda ortadan kaybolabileceğini hatırlatan atalarımız, bu konuyu şiirsel bir dille şöyle öğütler, ders verir: “Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı Bil gamlı vaktinde elinden tutanı”

Dost görünün dostlara karşı, gerçek dost, “Dost yoluna post” olur Dostluğunu yalnızca sözle değil, davranışlarıyla da ortaya kor Dostu için canını dahi vermekten çekinmez

Dost olmak, dost kalmak elbette kolay değil Dost olmanın ve kalmanın bedelleri var Bizim için fedakârlıkta bulunamayan, bizim nasıl dostumuz olabilir? Onu diğer insanlardan ayıran, onu bize dost kılan temel özellik fedakârlık gösterebilmesidir Gerçek dosttan hiçbir zaman zarar gelmez O, her yerde ve her zaman dostumuz olmanın gereği “dostça” davranır Dostluğunu çıkarı için terk etmez, dostunu yalnız bırakmaz Onun yanlışlarını dahi yalnızca “dost” olduğu için yüzüne daha söylemekten çekinmez: “Dost dostun ayıbını yüzüne söyler”

Yanlış bir sözümüz, çirkin bir davranışımız, üzerimizde bir leke, bir kir gibidir Gerçek dost, bu lekenin temizlenmesi adına bizi uyarır Yanlışımızı gidermeye, bizi olgunlaştırmaya çalışır “Dostun attığı taş baş yarmaz”

Sahte dost ise, yüzümüze karşı bizi uyarmaz, ikiyüzlü bir davranış sergiler Yüzümüze karşı dost gibi davranırken, eksikliklerimizi diğer insanlara söylemek için adeta can atar

Sahte dost, dost değil düşmandır bizim için O, yanlış davranışlar sergilememizi bekler Çünkü: “Dost başa, düşman ayağa bakar”

Düşmanımızın bize karşı duyguları bellidir Düşmanımızdan dostça bir yaklaşım elbette bekleyemeyiz Ama dostumuzun sitemi bizi üzer Atalarımızın ifadesiyle; “Dostun attığı gül onulmaz yara açar”

Dostumuzun dostu da bizim dostumuzdur

Dost olmak, dost kalmak, hayatı; dostluklarla, mutlulukların yaşanabildiği bir hâle dönüştürmek elimizde

Hayatı düşmanlıklarla kirletmek yerine, dostlukla aydınlığa taşıyan insanları örnek almak ne güzel! Böylesi insanlarla kurulan, büyüyen, insanlığa örnek olan bir medeniyetin çocuklarıyız

Dostlarımız çok olsun

Dünyamızı dostluk köprüleriyle donatmak, gönüllerde dostluk duygularını yeşertmek, inancımızın bize yüklediği önemli görev ve sorumluluklardandır

Atalarımızın dostlukla ilgili birkaç sözünü birlikte analım: “Dostluk bir yeşil yapraktır”, “Dost yüzünden düşman gözünden bellidir”, "Dost kusura kalmaz, düşman ise beğenmez”, "Dost bin ise azdır, düşman bir ise çoktur”, “Dost ağlatır, düşman güldürür”, “Dost ararsan dostunun dostuyla, düşmanın düşmanını bul”, “Dost beni arasın da bir yeşil yaprak ile olsun”

Not: Bu yazı, Diyanet Avrupa Aylık Dergi Ekim 2009 sayısında yayınlanmıştır

Rıfkı Kaymaz
 
Geri