Dön Gel

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
Dön Gel

Dünya it kuyruğuna asılmış teneke kadardı.
Biz çocuk çemberince dönendik, neşeyle..
İşini bilen memur edasıyla kurulduk kurtlar sofrasına.
Bugün git gelene, yarın gel gidene..

Günler söndü susuz tenimizde, akşamlar soğuk, aç…
Geceler yandı uykularımızda, döndü ışıksız sabahlara.
Sabahlar yine aç..

Dedem rahmetli sorardı:
Sen hiç döngelle oruç tuttun mu diye?
Tutarım, ne olacak derdim, dudak bükerek.
Tutarım tabii, hem de avuç avuç.
Ama döngeli oruç sandığım yaşlardı,
Ağacını da oruç ağacı.

Öyle değil derdi, gülerek.
Dön ha dön, gel bre gel.
Beşbıyık değil bu...
Dön ha dön, gel bre gel.
Muşmula da değil, aç acına dön-gel..


Ahmet Zekai Yıldız
 
Geri