Domuzlara bağlı doğaya karbondioksit salınımı

Konu sahibi son olarak 799 gün önce görüldü
Hollanda, Küresel Egemenlerin yeni piyesi "İKLİM numarasının" önde giden ülkelerinden biriymiş.

Karbon SALIMINI azaltma numarası için hızla kollarını sıvamış.

En çok karbonu, "inekler ve domuzların" gübresi salıyor diyerek ülkedeki inek nüfusunu 1 milyon ve domuz sayısını 4 milyon azaltmak ve bazı tarım faaliyetlerini kısıtlamak için hemen harekete geçmişler.

Bütün Hollanda'nın toplamı KONYA kadar olmasına, toprağı Konya kadar verimli olmamasına rağmen Türkiye'nin toplamının 6 katından fazla tarımsal ürün ihraç eden Hollanda'nın bu tutumuna Hollandalı çiftçiler "İnekler doğayı PETROL şirketlerinden fazla mı kirletiyor? Hassss.." diyerek yanıt vermişler.

Sonra binlerce çiftçi traktörleri ile sokağa çıkıp, yolları tıkadı; gübrelerini ana caddelere boşalttı, yetkililerin evlerinin önünde sabahlara kadar gösteriler düzenledi. Politikacılar korkularından korumasız sokağa çıkamaz oldular.

Hükumet onları Bağnaz, yobaz, bilim karşıtı, aşırı radikaller olarak yaftaladı.

Sonra çiftçiler bir siyasi parti kurup, başlarına Caroline isimli bir hanımefendiyi getirdiler. Ve sadece 2 senede oylarını %20'ye çıkardılar.

Zeyl: Hollanda da Küresel Numaraları sıradan insanlara yedirmek kolay değil sanırım.

Zeyl 2: Hollanda'da insanlar hep aynı kelimeleri tekrarlayan RANTTAN başka odağı kalmamış Hamaset tellalı, Hacivat Karagöz didişmesini siyaset sanan politikacılardan bıkmışlar sanırım.

Zeyl 3: Toplum diri olunca tepki de verebiliyor demek ki.

Not: Hollanda toprakları alüvyon olarak çok zengin topraklardır. Ancak özellikle bazı yılarda güneşin az görünmesi, çok fazla yıkanan toprak, deniz seviyesi altında kalmanın getirdiği rutubet nedeni ile o verimli topraktan verim almak yüzyıllarca yeterince mümkün olmamıştır


1679555908062.jpg
 
etkisiz elemanların etki bırakma çabasını hakir görüyorum, hollandanın canlı nüfusu ne ki aldığı tedbirler işlevsel olsun. benzer hissi geçen hafta katıldığım seminerde de yaşamıştım.

su krizine karşı önlem alalım, duş suyu ısınana kadar akan litreyi depolayalım, sifonu daha az çekelim vb. anlatılıyorken yahu bunu sen-ben yaparızda kalan 20 milyon istanbullu yapmayacakken neden cefasını çekelim diye iç geçirdim.

dün akşam çay sohbetinde evdekilere anlattım, duş suyunu depolasak ne yapabiliriz diye de sordum ve annemden kocaman bir hiç yanıtını aldım. köylü olsak bir şekilde değerlendiririz fekat şehirde onca suyu ne yapacağımızın yanıtını bulamadık. apartman temizliğini yapan yardımcılara 5L bidonlarla veriyoruz onları dahi bitiremiyorlar.

sığır gazının zararı büyük ama çözüme giden yol hollandadan geçmiyor.
 
Millet köylüsüne sahip cikiyor.
 
etkisiz elemanların etki bırakma çabasını hakir görüyorum, hollandanın canlı nüfusu ne ki aldığı tedbirler işlevsel olsun. benzer hissi geçen hafta katıldığım seminerde de yaşamıştım.

su krizine karşı önlem alalım, duş suyu ısınana kadar akan litreyi depolayalım, sifonu daha az çekelim vb. anlatılıyorken yahu bunu sen-ben yaparızda kalan 20 milyon istanbullu yapmayacakken neden cefasını çekelim diye iç geçirdim.

dün akşam çay sohbetinde evdekilere anlattım, duş suyunu depolasak ne yapabiliriz diye de sordum ve annemden kocaman bir hiç yanıtını aldım. köylü olsak bir şekilde değerlendiririz fekat şehirde onca suyu ne yapacağımızın yanıtını bulamadık. apartman temizliğini yapan yardımcılara 5L bidonlarla veriyoruz onları dahi bitiremiyorlar.

sığır gazının zararı büyük ama çözüme giden yol hollandadan geçmiyor.

Kiymetli Sux'genel itibari ile mesajiniza katiliyorum.Lakin Hollanda dedigimiz ulke modern tarim ve hayvancilikta dunya da oncu bir ulke.Mefkuremiz o dur ki,surekli bir donusum halin de olan global pazar da soz sahibi olmak,ulkenin yuzolcumune ve nufusuna bakmiyor.Gonul isterdi ki,bugun tarim ve hayvanciliga yon veren ulke biz olalim,ama iste Konya kadar olan Hollanda bugun,iki konuda da kuresel pazarda soz sahibi.
 
Kiymetli Sux'genel itibari ile mesajiniza katiliyorum.Lakin Hollanda dedigimiz ulke modern tarim ve hayvancilikta dunya da oncu bir ulke.Mefkuremiz o dur ki,surekli bir donusum halin de olan global pazar da soz sahibi olmak,ulkenin yuzolcumune ve nufusuna bakmiyor.Gonul isterdi ki,bugun tarim ve hayvanciliga yon veren ulke biz olalim,ama iste Konya kadar olan Hollanda bugun,iki konuda da kuresel pazarda soz sahibi.

eylem konusu tarım ve hayvancılığı geliştirmek, az enerji/maliyet ile yüksek verim almak değil. yönetim olası iklim krizi tedbiri adı altında çiftçiyi tırpanlıyor...
 
eylem konusu tarım ve hayvancılığı geliştirmek, az enerji/maliyet ile yüksek verim almak değil. yönetim olası iklim krizi tedbiri adı altında çiftçiyi tırpanlıyor...
Kiymetli Sux,haberde zaten global olarak tedbirden degil,kendi ulkelerin de alacaklari bir karar oldugunun sathina vurgu yapilmis.Haberin detayina bakmak lazim,ciftcinin ezilmesine hangi milletten olursa olsun karsiyim.Lakin bu azaltilacak populosyan icin illaki Hollanda bir bedel odeyecek ciftciye.Ben aslinda haber hakkin da detay aradim ama bulamadim.Bulabilirsek belki daha saglikli yorumlayabiliriz.
 
Son düzenleme:
  • Beğen
Tepkiler: Sux
Baslik yakiyo ama yine.s
 
Abi başligi degistirenden allah razi olsun
 
Methan o gaz ama.
 
Küresel yaban domuzu popülasyonunun "etkisi 1 milyon otomobilden fazla"
Dünyanın birçok yerinde istilacı bir tür olan yaban domuzları toprak eşeleyerek karbondioksit salımı yapıyor.

Avustralya'daki Queensland Üniversitesi ve Yeni Zelanda'daki Canterbury Üniversitesi'nden araştırmacıların yeni çalışması, yaban domuzunun dünya çapında yılda yaklaşık 4,9 milyon ton karbondioksit (CO2) salımı yaptığını ortaya koyuyor.


Araştırmacılar, bunun kabaca 1,1 milyon otomobilden çıkan emisyona denk olduğunu söylüyor.

Araştırma ekibi, 5 kıtadaki yaban domuzlarının karbon ayak izini hesaplamak için yeni haritalama teknolojisini ve tahmine dayalı popülasyon modellerini kullandı.

Dr. Christopher O'Bryan, gezegenin sürekli artan yaban domuzu nüfusunun iklim için tehdit oluşturabileceğini söyledi.

O'Bryan, "Yiyecek bulmak için toprağı eşeleyen yaban domuzları tarlaları süren traktörlere benzer" dedi.

İnsanların tarlayı sürmesi veya, bu durumda olduğu gibi, vahşi hayvanların eşelemesiyle toprağın altüst edilmesi sonucu atmosfere karbon salınır.

Toprağın atmosferden yaklaşık üç kat daha fazla karbon bulundurduğu düşünülürse, topraktan salınan küçük miktardaki karbonun bile iklim değişikliğini hızlandırma potansiyeli var.

Modellerimiz çeşitli sonuçlar gösteriyor ama yaban domuzlarının şu anda yerel tür olmadığı habitatlarda yaklaşık 36 bin ila 124 bin kilometrekarelik bir alanı eşelediğine işaret ediyorlar.

Dr. O'Bryan ekledi: "Bu çok büyük bir arazi ve sadece toprak sağlığıyla karbon salımını etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma için çok önemli olan biyolojik çeşitliliği ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor."

Araştırma ekibi, yaban domuzlarının sayısını ve konumunu gösteren mevcut modelleri kullandıktan sonra muhtemel küresel yaban domuzu yoğunluğunu ortaya koymak için 10 bin haritanın simülasyonunu çıkardı.

Ekip daha sonra ovalardaki çayırlıklardan subalpin ormanlıklara kadar çeşitli rakımlardaki, iklim koşullarındaki, bitki örtüsü türlerindeki yaban domuzu hasarını çalışan uzun vadeli çalışmalardan yararlanarak bozulan arazi miktarını modelledi.

Ekip; Amerika kıtası, Avrupa ve Çin'deki eski araştırmalara dayanarak yaban domuzlarının toprağa verdiği hasardan kaynaklanan küresel karbon salımını simüle etti.

Canterbury Üniversitesi'nden Nicholas Patton, araştırma sonuçlarının yaban domuzlarının dünyaya yayılmasını önlemek için daha fazlasının yapılması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

"İstilacı türler insanlardan kaynaklanan sorunlardır, bu yüzden çevresel ve ekolojik etkilerini kabullenip sorumluluk almamız gerekiyor" dedi.

İstilacı domuzların, toprağında bol miktarda karbon olan alanlara yayılmasına izin verilirse, gelecekte sera gazı salımı riski daha da büyüyebilir.

Yaban domuzları çabuk ürediği ve geniş çapta hasara neden olduğu için hem maliyetli hem de kontrol edilmesi güç hayvanlar.

Yaban domuzlarını denetlemek için kesinlikle birden fazla yetki alanında işbirliği ve uyum gerekecek. Bizim görevimiz, yönetimdekilerin yaban domuzlarının etkisini daha iyi anlamasını sağlamayı hedefliyor ve yapbozun sadece bir parçası.

Daha çok çalışmanın yapılması gerektiği aşikar ama bu arada, karbon kaybı yüzünden istilacı türler karşısında hassas olan ekosistemleri ve topraklarını koruyup bunları gözlemlemeye devam etmemiz gerekiyor.

BK'deki yaban domuzlarının kalesi olan Dean Ormanı'nda yapılan önceki araştırma, yaban domuzlarının eşelenmesinin biyoçeşitliliği artırabileceğini, eğreltiotu benzeri bitkileri geri plana atarak kır çiçeklerinin büyümesini ve bazı kelebek türlerinin de bu durumdan faydalanmasını sağlayabileceğini ortaya koymuştu.

Bununla birlikte, kurtların kaybolması nedeniyle BK'de artık herhangi bir doğal avcısı olmayan yaban domuzlarının sayısını düşük tutmak için bu hayvanları itlaf etmek gerekiyor.

2020'de yapılan bir tahmine göre BK'de yaklaşık 4 bin yaban domuzu bulunduğu düşünülüyor. Bu esnada Fransa'daysa yaklaşık 700 bin yaban domuzu yaşıyor.

Araştırma, Global Change Biology adlı bilimsel dergide yayımlandı.

Kaynak
 
Geri