Dogville

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Puan : 8.1 / 10
Vizyon Tarihi: 05 Aralık 2003
Yapımı : 2003 - Danimarka , İsveç , İngiltere , Fransa , Norveç , Hollanda , Finlandiya , İtalya , Almanya
Tür : Dram
Süre : 178 Dak.
Yönetmen : Lars von Trier
Oyuncular : Nicole Kidman , Paul Bettany , John Hurt , Stellan Skarsgård , Jeremy Davies
Seslendirenler : John Hurt
Senaryo : Lars von Trier
Yapımcı : Vibeke Windeløv

Film Özeti
30'ların Amerika'sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır. Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle, aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresizliği bir kurban konumu almasına neden olur.
 
Hiçbir ihtiyaçları olmadığı halde Grace’e sırf yapacak işi olsun diye, yapıldığında memnun edecek ama yapılmasa da olacak türden sorumluluklar yükleyen kasaba halkında sevdiğim yönler de yok değil. Mesela Chuck’un karısı Vera, Chuck ile Grace arasındaki ilişkiyi öğrendiğinde tüm hislerini gidip Grace’in yüzüne vuruyor. Ona hakaret ediyor, biblolarını parçalıyor. Neden mi sevdim? Arkadan iş çevrilmesine alışmışım, acıların bekletilip de sonrasında intikama dönüşmesine alışmışım. Olay öğrenildiği anda bir nevi çözüm amacıyla ceza verilmesi, öfkenin kine dönüşmeden dışarı vurulması sevdiğim bir şey oldu.

Ve Grace’in son sahnede; “hayır, bu kez affetme, bu kez yapma” diyerek kasabanın yakılışına, herkesin öldürülmesine izin verişi yine hak verdiğim durumlardan oldu. Tecavüzlere ses etmemesi, hele ki sevdiği Tom’un tüm olanlara sadece “plan” diyip göz yumması kadar sinir bozucu bir şey yoktu. Kendi çıkarları uğruna sevdiğini söylediği kadını ikinci plana atması, kesinlikle affedilir bir şey değil. İkilik olmaz sevgide, iki yoktur, tek vardır, olmalıdır.
 
Geri