Doğuştan engelli olanlar ve sonradan engelli olanlar

  • Kullanıcı e X a
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 3330 gün önce görüldü
Engelliler engelin oluş kısmına göre ikiye ayrılırlar… Ayrılmak sözcüğü aslında hoş bir söylem olmasa da bazı ayrıştırmaları anlatabilmek için gerekli olabiliyor.

Birincisi doğuştan engelli olanlar ikincisi sonradan engelli olanlar…

Doğuştan engelli olan bireyler; her zaman için engelli olmayan insanların yapabildikleri fakat kendi yapamadıkları hayata dair gereksinimlere karşı bir burukluk hissederler… “Ben neden böyle dünyaya geldim?” Sorusunu hep sorarlar… Engelli olmayan insanların yaptıkları; yürümek, koşmak, bakmak ve buna benzer birçok aktivitede bulunmanın hayalini kurarlar… İçlerinde hep bir umutla bekleyerek bir gün bu isteklerinin gerçekleşeceği inancıyla yaşarlar… Doğuştan engelli insanlar engeline dair güzelliği hiç tatmadıkları için yapamadıkları her şey içlerinde hep bir özlem olarak kalır. İşte böyle bir insanın hayata biraz daha geriden başlaması kaçınılmaz olsa da bu farkı kapatmak birazda bireyin kendi elindedir. Toplumsal desteğin ve devletimizin sosyallik ilkesiyle gerekli girişimlerde bulunması, bu bireyin aradaki farkı kısmen de olsa kapatması için önemlidir.

Doğuştan engelli insanlar hayatını engeline göre dizayn ederler… Yani yaşama dair gereksinimlerinde doğuştan engelli oldukları için ilerlemeyen bir engeli gurubunda bulunan engellilerin hayatlarında çok büyük bir değişim olmaz… Fakat burada şunu da unutmamak gerekiyor. Engelli bir çocuğun toplumla yüzleşmeye başladığı zaman doğuştan ya da sonradan olsun fark etmez. Bir bocalama dönemi geçiriyor. Ailesinde hissettirilmediği engeli toplumdaki bilinçsiz insanlar tarafından yüzlerine bir şamar gibi vuruluyor. Veya birçok çocuk veya toplumdaki büyük insanların dahi alay konusu olabiliyor. İşte bu engelliyi hayattan soğutan, içine kapatan en önemli yaralardan bir tanesidir.

Sonradan engelli olmak; Sonradan engelli olmanın zorluğu tartışılmazdır. Her şeyin güzel bir şekilde ilerlediği hayatta belki bir kaza, belki bir ihmal, belki bir hata ile hayatınız bir anda değişiyor. Birkaç ay önce yürüyüp koşarken, bir anda tekerlekli sandalyede olmak, tabiatın sonsuz güzelliğine doyumsuzca bakarken, karanlık bir dünyaya hapsolmak gibi bir durumda olmak insanın hayatını karartmak için yeterli sebeplerdir.

İşte böyle bir durumda insanın psikolojisi ne olur? İnsan ne halde olur? Doğrusu bunu düşünmek bile insana çok büyük acı veriyor. Toplumda size karşı el bebek gül bebek olanların gerçek yüzlerini görmek, gerçek ve sahte insanları ayırt etmek, yani kısacası hakikatlerle yüzleşmek, engelin verdiği kadar acı veriyor insanın yüreğine…

Sonradan engelli olmanın zorluğu bana göre engelli olmanın en zor olanlarından bir tanesidir. Toplumun sana yaklaşımı, eski halinle yeni halini kıyaslama, insanların size yaptıkları en ufak bir şeyden bile farklı bir şeyler aramak, ister istemez karamsar ve önyargılı olmak gibi birçok olumsuzlukların sıralayabiliriz.

Bütün bunların yanında şu sözle yazımı özetlemek istiyorum. Ne olursa olsun her türlü engel insan için zorlu bir yaşam demektir. Bizde zorlu yaşamdaki zoru yaşayan engellileriz. Birazda latife yapalım… Önemli olan zoru yaşamaktır. Kolayı herkes yaşar diyelim…
Yazarı:Eshat
 
Geri