Doğu türkistan’da uygur katliamı

Konu sahibi son olarak 2992 gün önce görüldü
Çin’in Sincan Uygur Özerk bölgesinin güneybatısındaki Kaşgar bölgesinde Pazartesi günü yaşanan olayda resmi makamların ölü sayısını 18 olarak açıklanmasına rağmen yerel kaynaklar bu rakamın gerçeği yansıtmadığını belirtiyor.

Yapılan açıklamalara göre olaylar ilk olarak Sincan bölgesindeki polis kontrol noktasında meydana geldiği belirtildi. İddiaya göre kontrol noktasında bir otomobilin polis barikatını aşmaya çalıştığı, bu sırada araç sürücüsünün bir polis memuruna çarparak bacağının kırılmasına sebep olduğu, araçtakilerin olay yerine gelen iki polis memurunu bıçakla öldürmesinin ardından bölgeye intikal eden silahlı destek ekibinin etrafta ateş açması sonucu en az 15 kişinin hayatını kaybettiği haberi geçildi. Olaya konu olan aracın Kızılsu Kırgız plakalı olduğu aktarıldı.

Bilindiği üzere Çin polisi, işgal altındaki Doğu Türkistan’da şüpheli gördüğü Uygurlara ateş etme yetkisine sahip. Geçtiğimiz günlerde de Guma kasabasında nehir kenarında bir araya gelen sekiz Uygur Türkü polis tarafından şüpheli bulunarak katledilmişti.

ÇİN, UYGUR’DA NAMAZ VE ORUCU YASAKLADI

Çin Hükümeti olayı terör eylemi olarak nitelerken Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er yaptığı yazılı açıklamada yapılanların Müslümanlara yönelik bir saldırı olduğunu belirtti.

Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanların dini vecibeleri yerine getirmeye izin verilmezken; Çin özellikle oruç tutmayı, camilerde namaz kılmayı, Uygur erkeklerin sakal bırakması ve kadınların başörtü takması yasaklandı. Hicap ve tesettürlü kadınların hicapları açılmaya zorlanırken kabul etmeyenler *ise para ve hapis cezasına çarptırılıyor.

OLAYLARIN NEDENİ

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, yaşanan olayın tesettürlü eşleri gözaltına alınan bir grup Uygur’un polis ile yaşadığı gerginlik sonrası başladığını aktardı. Eşlerinin serbest bırakılmasını isteyen gruba polis müdahalesi olayların fitilini ateşledi. Abdulehed Er, Çin’in Uygur Türklerine dini ve milli özgürlük tanıması halinde bölgede hiçbir olayın yaşanmayacağını; bu özgürlüklerin tanınmadığı için Çin yönetiminin olaylarda meydana gelen* ölümlerin üstünü kapatmaya çalıştığını vurguladı.

İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU*TÜRKİSTAN ÜZERİNE

Çin’in İdari Yapılanmasında Sincan Özerk Bölgesi’nin Konumu

Bugün Çin’de merkeze bağlı 23 eyalet, 5 otonom bölge, 4 adet merkezi yönetime direkt bağlı belediye ve 2 özel idari bölge mevcuttur. Sincan Uygur Özerk bölgesi 1.664.897,17 km² yüzölçümü ile Çin’in en büyük otonom bölgesidir. Yüzölçümü bakımından Doğu Türkistan Almanya’dan 4, Türkiye’den ise yaklaşık 2,5 kat büyüktür. Çin’in en batısında yer almaktadır. Mevcut statüsünü 1955 yılında kazanmıştır ve bu statü içerisinde 5 özerk vilayet, 8 idari il ve ülke ölçüsünde 15 kente ayrılmıştır.

*
Sincan Özerk Bölgesinin Coğrafi Konumu ve Özellikleri

Bugün 8 Orta Asya devleti ile sınır komşusu olan Sincan Uygur Özerk bölgesi Çin’in yüzölçümünün 1/6’sını oluşturmaktadır.Doğu Türkistan olarak adlandırılan bölgenin kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Kazakistan, batısında Tacikistan, Kırgızistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan kontrolündeki Keşmir bölgesi, güneyinde Tibet Özerk Bölgesi, güneydoğusunda Qinghai ve Gansu eyaletleri ve doğusunda Moğolistan bulunmaktadır. Doğu Türkistan’ın üç tarafı Altay, Tanrı ve Kakanlı dağları ile çevrilidir.Coğrafyanın doğu tarafı kumluk olup Taklamakan çölü Doğu Türkistan toprakları içerisindedir.

Sincan Özerk* Bölgesinin Stratejik Konumu

Amerikalı bilim adamı Prof. Owen Lattimore tarafından ”Asya’nın Kalbi” olarak tanımlanan Doğu Türkistan Türklüğün Yurdu, Türk Medeniyet ve Kültürünün kaynağıdır. Coğrafi yapısı dolayısıyla dünyanın ender rastlanan savunma ve saldırı merkezlerinden biridir. Çin’in eski ticaret yolları üzerinde bulunan bu Bölge mevcut dönemde de Çin’in batıya ve Orta Asya’ya açılan kapısı olmuştur. Çin denizleri üzerindeki Emperyalist devletlerin etkisi (ABD kontrolündeki Pasifik Okyanusu ve Malakka Boğazı), güneyinde yer alan Çin Seddi ve Hindistan, coğrafi ve stratejik olarak Komünist Kızıl Çin yönetimi açısından coğrafyanın önemi arttırmaktadır. Ayrıca Sovyetler Birliğinin dağılışının ardından kurulan işbirlikleri Çin’in bu bölge üzerindeki arzularını gözler önüne sermektedir. Şanghay Beşlisi ile temelleri atılan Şanghay İşbirliği örgütüyle bu coğrafya vazgeçilmez bir hal almıştır. Doğu Türkistan yıllarca Sovyet Rusya ve Komünist Çin arasında bir tampon görevi görmüştür. Ayrıca Çin Hükümeti Nükleer Uzay Araştırmaları üssü bu bölgedeki Lop Nor’da yer almaktadır.

Bölgenin Doğal Zenginlikleri ve Ekonomik Durumu

Doğu Türkistan coğrafyanın verdiği avantajlar sayesinde bir çok zengin doğal kaynağa sahiptir. Çin’de çıkarılan minerallerin %78’i ve Çin’de bulunan 148 çeşit madenin 118’i Doğu Türkistan topraklarında yer alan zengin kaynaklardan temin edilmektedir. Çıkarılan madenler arasında Kömür, Demir, Uranyum, Volfram, Manganez,* Krom, Kurşun, Molibden, Çinko, Berilyum, Niyobyum, Tantal, Sezyum, Beyaz Mika, Asbest ve Altın sayılabilir. Ayrıca Coğrafya muazzam Doğalgaz ve Petrol yataklarına sahiptir. Doğu Türkistan’da 500 noktadan petrol, 30 noktadan da doğal gaz çıkarılmaktadır. Çin’de bulunan mevcut kömür rezervlerinin %50’si yine bu topraklardadır. Bölgede yer alan tuz rezervleri ise tüm insanlığın 1000 yıllık ihtiyacını karşılayacak niteliktedir.Bölgede kurulan Rüzgar Enerjisi Santralleri Asya’daki en büyük santrallerdir.

Ancak Doğu Türkistan Halkı bu zenginlikten faydalanamamaktadır. Sanayi kuruluşlarında çalışanların %90 dan fazlasını Çinliler oluşturmaktadır.Bu bakımdan Türkler arasında işsizlik yüksektir.Ayrıca Çin’de bulunan en geniş ekilebilir tarım arazileri yine Doğu Türkistan topraklarındadır. Kişi başına düşen ekilebilir-dikilebilir arazi oranı toplam Çin ortalamasının kat be kat üstündedir. Buğday, Pamuk, Meyve ve Sebze yetiştiriciliği ön planda olup geniş otlaklar ve yaylaların bulunması sebebiyle bölge hayvancılığa son derece elverişlidir.

Doğu Türkistan’da Eğitim

Bölge Çin’in etnik ve kültürel asimilasyon çalışmalarının deney sahası olmuştur. Uygur alfabesi önce Kiril alfabesine çevrilmiş, bununla gerçekleşecek Rus yakınlaşmasından korkularak daha sonra Latin alfabesine çevrilmiş, ardından olası Türkiye yakınlaşmasından korkularak alfabe son olarak Arap alfabesine çevrilmiştir. Ayrıca eğitim dili Standart Çince olarak belirlenmiş ve akıcı şekilde Çince konuşamayan halkın cahil bırakılması ve dış dünyayla bağlantılarının kesilmesi amaçlanmıştır. Uygurlu gençlerin üniversiteye kabul oranı oldukça düşüktür.

Çin’in Doğu Türkistan Üzerindeki Sağlık ve Nüfus Politikası

Doğu Türkistan’da her alanda olduğu gibi sağlık alanında da insanlık dışı politikalar uygulanmaktadır. Çinli nüfusun sağlık hizmetlerinin %95’i devlet tarafından ücretsiz sağlık hizmeti kapsamında karşılanırken Türklerde bu oran yaklaşık %12 civarındadır. Ayrıca bölgede gerçekleştirilen Nükleer deneyler sonucunda çoğu insan üzerinde Radyasyon etkisi görülmekte buna bağlı olarak salgın hastalıklar, genetik bozukluklar ve kanser vakalarında artış gözlemlenmektedir. Ayrıca bir diğer dikkat çeken konu ise Çin’in azınlıklar üzerinde uyguladığı acımasız ve dini inançlara ters doğum kontrol ve kürtaj politikalarıdır. Devlet tarafında düzenlenen nüfus planlamasına uymaksızın dünyaya getirilecek bir çocuğun aileye getireceği maddi ve manevi yük akıl almaz boyuttadır. Kamu çalışanlarının işten uzaklaştırılması, teşvik ve primlerinin kesilmesi, ücretsiz çalıştırma, sağlık hizmetleri ve doğum masraflarının ebeveyn tarafından karşılanmaya mecbur bırakılması bu politikaların acımasızlığını göstermektedir. Yasal olarak 5 ay sınırı bulunan kürtaj operasyonları denetimsiz, yasadışı ve özgürlüklere aykırı bir şekilde sürdürülmekte, bu eylem sırasında kadınlarda oluşan fiziksel ve manevi hasarın kadınlar üzerinde yarattığı psikolojik baskı farklı sorunlara sebep olmaktadır.

Bu bölgeye gerçekleştirilen teşvikli göçlerin yegane amacıda bölgede bulunan Uygur nüfusunu azaltmaktır. Bu kapsamda okumuş aydın ve Çinli gençlere iş imkanı sağlanarak aileleriyle birlikte göç etmeleri amaçlanmaktadır. Bu politikalara*ek olarak bu bölgede Çin kökenlilere sağlanan ticari, zirai ve sosyal imkanlar bölgeyi cazibe merkezi haline getirmektedir. Bunun sonucunda Çin’in politikaları sebebiyle kesin bilgiye sahip olamamakla beraber bugün Uygur nüfusu bölgenin %47’sini oluştururken Çin nüfusu %40’ını oluşturmakta ve bu oran Çin nüfusu yönünde gün geçtikçe pozitif artış göstermektedir.

Türkiye-Çin Arasında Doğu Türkistan Meselesi

İki ülke arasında kurulan ilişkilerin temeli 20. yüzyılın son çeyreğiyle hız kazanmaya başlamıştır. Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemde Doğu Türkistan’da gerçekleşen bağımsızlık hareketlerinin destekçisi olunmuş ve soydaşlık bağlarımızın unutulmaması sağlanmıştır. Ancak Çin’deki ekonomik büyüme ve Çin’in yarattığı pazar Türkiye ve dışa bağımlı ekonomisini derinden etkilemiştir. Bugün Çin etkisi iç pazarımızda dahi görülmektedir. İlişkilerin kurulduğu ilk dönemlerde Türkiye’nin Kıbrıs meselesiyle eşdeğer gördüğü Doğu Türkistan meselesi zaman içerisinde göz ardı edilmeye başlanmıştır. Türkiye’nin sınır sorunlarından biri olan PKK terör örgütüne karşı Çin’in tutumu sırasında gerekli adımlar ne yazık ki atılamamıştır. Bu sorunların arka planında bulunan Doğu Türkistan meselesi bölgede hala Amerika müttefiki konumundaki Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini etkilemiştir. Çin’in iddialarına göre Türk Hükümetleri Doğu Türkistan’daki ayrılıkçı faaliyetlere destek vererek Çin’in bölünmez bütünlüğüne tehdit oluşturan bu eylemlerin yardımcısı olmuştur. Yapılan antlaşmalar ve kurulan ilişkiler sonucunda Türkiye’deki siyasilerin söylemleri sonucu Doğu Türkistan konusunun Çin’in iç meselesi olduğu ve Türkiye’nin Çin’in bütünlüğünü tanımaya yönelik açıklamaları bu konuda belirlenen dış politikayı gözler önüne sermektedir.

11 Eylül Ardından Çin’in Politikaları

11 Eylül saldırısının ardında bölgede oluşan çatışma ortamından faydalanan Çin, Uygur Özerk Bölgesi içerisinde gerçekleşen tüm milli, dini, sosyal, ekonomik ayrımcılık karşıtı özgürlük ve eşitlik taleplerini kendilerine karşı oluşmuş islami terör eylemi olarak nitelendirmiş uyguladığı şiddet, zulüm ve soykırıma bir zemin bulmuştur. Bunun sonucu olarak Uygurların haklarını savunanlar başta olmak üzere, genci-yaşlısı, çocuğu-kadını tanınmaksızın bulduğu tüm fırsatları kullanarak etnik arındırma politikasına hız vermiş oldu.

*

Sonuç olarak dünya genelinde Çin’in bu politikaları çoğu uluslararası örgüt tarafından insanlık suçu olarak nitelendirilse dahi ispatı engellenmektedir. Çin bu coğrafyayı yalıtarak dış dünya ile bağlantısını kesmekte ve bu zengin kaynakların esas sahibi Uygur Türklerini asimile çabalarına son sürat devam etmektedir. Bu coğrafya üzerindeki emeller Çin’in bölgeye verdiği yeni isim olan Sincan ile apaçık belirtilmektedir. Sincan Çince Xin-Jiang kökünden gelme ve ‘yeni toprak’ anlamını taşımaktadır. 21. yüzyılın Uygurlar için son yüzyıl olma korkusu içerisinde bu zulüm ve işkence karşısında sessiz kalmanın tüm insanlığın suçu olduğunu unutmamalıyız.


Kaynak :

DOĞU TÜRKİSTAN’DA UYGUR KATLİAMI | ULİT
 
Türkiyenin terör örgütleri listesinde " Doğu Türkistan İslami Cephesi"nin olduğunu biliyor muydunuz ?
 
Başka bir ülkenin iç işlerine karışmakla itham ediliceğiz sanırım.
 
Başka bir ülkenin iç işlerine karışmakla itham ediliceğiz sanırım.

Hiç de haksız sayılmazlar aslında.

Şöyle bir ayrımı yapmak çok önemli. Uygur Türklerine yapılan baskı ve zulümlerin -şayet varsa, hala devam ediyorsa- karşısında durmak net bir insanlık tavrıdır, bu benim açımdan tartışılacak bir şey değil.

Ama bu demek değil ki Doğu Türkistan davasını destekliyorum. Doğu Türkistan ve bayrakları Çin için illegal, çünkü oralar Çin toprağı. Doğu Türkistan diye bir yer yok, bu aynen Türkiye'deki "Kuzey Kürdistan" davası gibi.

Nasıl ki Kürt haklarını savunmak; var olduğunda Kürtlere karşı olan haksızlıklara, baskılara ve zulme karşı gelmek "Kürdistan" fikrini desteklemekle aynı şey değil ise bu mesele de benim için aynı kefededir.
 
Bir ülke elbette kendine tehdit unsuru olacak şeylere izin vermez ama insanlara işkence etmesine karşıyım. Nasıl ki Suriye,mısır, Filistin gibi sevgili siyasetçiler tepki koydu ise en azından bir tepki bekliyorum.
 
Bir ülke elbette kendine tehdit unsuru olacak şeylere izin vermez ama insanlara işkence etmesine karşıyım. Nasıl ki Suriye,mısır, Filistin gibi sevgili siyasetçiler tepki koydu ise en azından bir tepki bekliyorum.

Kıyas yapmak çok yanlış, birbirine benzemeyen durumlar bunlar.

Ona bakılırsa İran'da da Kürtlere, Sünnilere ve İran etnisitesine, teokrasisine karşı gelen insanlar gün be gün asılıyorlar.

Ben ülkemiz medya ve kamuoyunda bunlara karşı bir tepki göremiyorum ama kalkıp Uygurları desteklediniz, bunları da destekleyin diyemem. Kaldı ki bizim ülkemizde yanı başındakini es geçip uzakların iyilik meleği, hak sözcüsü olma meyli hayli yaygın.
 
Ya 2gündür özellikle izliyorum Televizyonu özellikler bu sıralar her milletvekili öğle saatlerinde değişik kanallarda konuk olarak çıkıyor malum meclis başkanlığı seçimleri için,
Yaklaşık 9-10 tane vekile denk gelip izlediğim programlarda Doğu Türkistan halkına tek bir mesaj verilmedi ?
Gündem:
-Hdp-Mhp milliyetçiler oylarını bir birbirlerine vermezler.
-Koalisyonda Chp'nin şartları açık ve nettir.
-Vay efendim Akp %40 aldı bu azımsanamaz.
İnsanlar üç maymunu bu kadar çok oynadıkça,acaba evrim gerçekten varmı diye düşünür oldum.
 
Hocam şöyle bir şey paylaşılmış sözlükte. İlgimi çekti ve açıkçası haklı buldum.

https://eksisozluk.com/entry/52763300

Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

İnanırım doğrudur .. Çin'in baskıcı bir yönetim şekli olduğu zaten aşikardır ama oruç tutanları katlettikleri yönündeki haberler hiç bir zaman inandırıcı gelmemiştir bana .. İllaki baskı vardır Uygurlara uygulanan ama net ortamında o kadar yanlı haberler yapılıyor ki insan hemen inanamıyor ..
 
İnanırım doğrudur .. Çin'in baskıcı bir yönetim şekli olduğu zaten aşikardır ama oruç tutanları katlettikleri yönündeki haberler hiç bir zaman inandırıcı gelmemiştir bana .. İllaki baskı vardır Uygurlara uygulanan ama net ortamında o kadar yanlı haberler yapılıyor ki insan hemen inanamıyor ..

Çünkü yanlış bilmiyorsam Çin'de toplamda Türkiye nüfusundan fazla Müslüman yaşıyor. Bu azımsanacak sayılar değil. Zaten Çin de dinle işi olmayan bir yönetim biçimi var, her ne kadar kusurlu ve baskıcı olsa da dini konularda baskı yaptıklarını pek zannetmiyorum.

Yukarıda bahsettiğim gibi Uygur Türklerine baskı vardır ama bunun sebebi kat'iyen Müslüman olmaları değil bana göre. Uygurlar arasındaki bölücü faaliyetler diğer Uygurların da baskı altında kalmasına sebebiyet veriyor olabilir ki bu 80li 90lı yıllardaki ülkemizden de aşina olduğumuz bir durum. Baskılar radikal grupları oluşturur, radikal gruplar daha fazla baskı getirir.
 
Sayet bu katliamin nedeni terörist oluşumlar ise bu din konusunu neden ortaya attılar?

Yani bu durum fazlası ile acite mi edildi diye düşünüyorsun?
 
Sayet bu katliamin nedeni terörist oluşumlar ise bu din konusunu neden ortaya attılar?

Yani bu durum fazlası ile acite mi edildi diye düşünüyorsun?

Bu konuyu geçen hafta gazeteci arkadaşlarımla konuştuğumda bana şunu söylediler.

Bu konu ajitasyon amaçlı ve gündem değiştirme/bulandırma niyeti ile bazı medya ajansları tarafından (cemaate yakın olanlar da dahil) Türkiye'ye servis ediliyor.

Ama şunu belirtti, medyadaki işkence vs. fotoğraflarının çoğu ya eski ve iç çatışmaların olduğu dönemlere dayanıyor ya da sahte.

Ki bana birkaç belge sundu ama şu anda ulaşabileceğimi sanmıyorum, tekrar kendisinden internet ortamında alabilirsem verileri buraya da sunarım.

Peki din olgusu niye demişsiniz, bunun için güzel bir fikrim var kendimce. Baktığımız zaman bu meseleyi gündemde tutan ağırlıklı olarak milliyetçi-muhafazakar kesim. Muhafazakar kesime bir şeyi canla başla sevdirmek istiyorsanız din olgusu ve din baskısı söylemleri gerçekten kilit durumda.

Bakın mesela Filistin meselesi bir özgürlük direnişi olarak lanse edilseydi sadece destekçisi bu kadar fazla olmazdı bu ülkede, ama dini ön plana aldıktan sonra ne kadar destekçi bulduğunu söylememe gerek yoktur sanırım.

Ayrıca bunu Şengal'de Ezidiler saldırı altındayken "sırf Ezidi oldukları" için destek vermeyen birçok kesimi birçok derneği de kendi gözlerimizle görmüştük hatırlarsanız.

Açıklayıcı olabilmişimdir umarım.
 
Net ortamında sıkça gördüğüm bir resim var .. Beş altı yaşlarında bir kız çocuğu, üzerinde bikinisi var ve birileri kızın bacaklarına basıyor .. GÜYA BU KIZ UYGUR KIZI VE ONA ZULMEDİLİYOR :) oysa işin aslı o kız çocuğu çinli bir kız ve olimpiyatlara hazırlanıyor .. Bacaklarına basan da yüzme hocası ..
 
Arpes bende fotoğrafların eski olduğunu okudum bir kaç kaynaktan. Amaç çin ile aramızda olası bir gerginlik ise bizim cin'e karşı ne gibi yaptiririmimiz olabilir diye düşünüyorum. büyüyen ticaret hacmi ile dünya ya meydan okuyan bir ülke . Ve edindiğim bilgi de sincan bölgesinin bizim ülkemizden 2.5 kat daha büyük olduğunu yaziyor.

Milliyetçi zihniyet bizim ülkemizde aklınca protesto amaçlı cin restoranına saldırıp vandallik ediyor.

Normal bir vakitte sanırım bu durum bizim ülkemizde bu kadar yankı bulmazdi söz konusu din olmasaydi. Iste ben bu ikiyuzluluge bitiyorum.

Siyasi açıdan ucu akp ye dokunacak bir yayılma olabilir mi misal filistinde ki gibi tepki gostermedi diyerek kamuoyunda bir algi olusturulabilir mi? cemaat te dediğin gibi işin içinde ise muhtemelen öyle..

Ama Filistinde neden tepki gösterdi ? Biliyorsun dünyanın terörist olarak kabul ettiği kişileri biz törenle karsiladik.
 
Arpes bende fotoğrafların eski olduğunu okudum bir kaç kaynaktan. Amaç çin ile aramızda olası bir gerginlik ise bizim cin'e karşı ne gibi yaptiririmimiz olabilir diye düşünüyorum. büyüyen ticaret hacmi ile dünya ya meydan okuyan bir ülke . Ve edindiğim bilgi de sincan bölgesinin bizim ülkemizden 2.5 kat daha büyük olduğunu yaziyor.

Milliyetçi zihniyet bizim ülkemizde aklınca protesto amaçlı cin restoranına saldırıp vandallik ediyor.

Normal bir vakitte sanırım bu durum bizim ülkemizde bu kadar yankı bulmazdi söz konusu din olmasaydi. Iste ben bu ikiyuzluluge bitiyorum.

Siyasi açıdan ucu akp ye dokunacak bir yayılma olabilir mi misal filistinde ki gibi tepki gostermedi diyerek kamuoyunda bir algi olusturulabilir mi? cemaat te dediğin gibi işin içinde ise muhtemelen öyle..

Ama Filistinde neden tepki gösterdi ? Biliyorsun dünyanın terörist olarak kabul ettiği kişileri biz törenle karsiladik.

Sizin için o muammayı aydınlatayım. Dünya terörist olarak kabul ediyor olabilir lakin Filistin'in silah desteği Amerika. Ve wikileakste yazılanlar doğruysa şayet bu silah trafiğinin köprüsü de Türkiye. Yeni Türkiye mi yoksa eskisi mi bilemeyeceğim ama.

Bir de İslam ülkelerinde (bu tabiri yanlış bulsam da Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeleri kastediyorum.) Filistin saygı görüyordu ve o dönem AKP'si neo osmanlı hayali gereği İslam ülkelerinde saygınlık toplamaya çalışıyordu. Bu ülkelerde yaptığı yatırım, yönelttiği sıcak para ve netice olarak Filistin çıkışları da beklediği saygınlığa atılmış adımlardır.
 
Uzak değil, pek az bir zaman kaldı. Yahudi enternasyonal gücü, İngilizlerden Amerikaya taşıdığı süper güç kavramını Çin'e taşıma hazırlığında. Amerika'da eyaletler arası savaş çıkacak ve bölünecek. Artık orası uzak batı olacak. Çin ise dünyanın yeni süper gücü olacak. Konu içerisinde Çin'in "aslında öyle değilmiş" olarak yumuşatılan Doğu Türkistan politikası, Yahudi gücü oraya tam anlamıyla ikamet ettikten sonra çok daha net bir şekilde anlaşılacak. O günler geldiğinde bugünkü gibi esnek cümleler kurulamayacak.

Size biraz soru sorayım. Şöyle madde madde olsun da göze değsin.

  • Bu zulmün yarım asrı geçen bir zulüm olduğunu biliyor musunuz?
  • Doğu Türkistan'daki Çin askeri sayısını biliyor musunuz?
  • Son altmış yılda kaç milyon Müslümanı katlettiklerini duymak ister misiniz?
  • Bunların hepsi sağa sola saldıran terörist miymiş?
  • İdam edilen Uygur Türklerinin sayısından haberiniz var mı?
  • Hangi üniversitenin duvarında "Uygur erkeklerini sonsuza kadar kölemiz yapalım, Uygur kadınlarını da asırlar boyunca fahişemiz" yazdığını biliyor musunuz?
  • Her gün askeri birlikler tarafından arabanızın didik didik aranmasına ve bu vakit kaybı ile beraber suçluluk psikolojisine eyvallah diyebilir misiniz?
  • Evinizin defalarca aranmasına ve aranmaya devam edecek olmasına ne kadar dayanabilirsiniz?
  • İletişim olanağınızın kısıtlandığı, telefonların dinlendiği baskıcı bir rejim altında ne kadar yaşayabilirsiniz?
  • "Onlar bizim ülkemize saldırdı, biz de devlet olarak onları bombaladık" gibi basit bir cümleyle insan kıyımını meşrulaştırmaya çalışan İsrail başbakanını hatırlıyor musunuz? Çin ile aralarındaki benzerlik size ne ifade ediyor?
  • Türkiye'de boş bir şüphe ile yıllarca tutuklu kalsanız nasıl tepki verirdiniz? Bu empatiyi Doğu Türkistan için yapıyor musunuz?
  • Sokakta yürürken keyfi olarak ekip otosuna bindirilip çalışma kampına götürülme düşüncesi kalbinizde nasıl bir his uyandırıyor?
  • Bu baskı altında gizlice namaz kılma ve oruç tutma mecburiyetinde kalsaydınız ne hissederdiniz?
  • Kendi dininizi öğrenmenize engel olan bir rejim hakkında ne düşünürsünüz?
  • Uygur kadınlarına zorla kürtaj yapmalarına ne diyeceğiz? Asparagas diyeceğiz değil mi?
  • Bu politikanın komünist ideolojinin genel bir yansıması olduğu gerçeğini görmezlikten gelirken vicdanlarımız rahat mı?
  • Hangi laf cambazlığı bu zulmü haklı kılmaya yetebilir veya soykırımı kamufle edip devletin kendini savunması olarak lanse edebilir?
  • Peki benzeri zulüm ve işkencelerin komünist ideoloji tarafından sadece Uygurlara değil de farklı birey ve toplum kesimlerine yapıldığını duymuş muydunuz?
  • Tüm din düşmanı zalim yöneticilerin kendi iktidarlarını sağlam kılmak adına baskı ve şiddete başvurmazlar mıydı?
  • Mao'nun Firavun'dan, Führer'den ve Stalin'den farkı mı var?
  • Mao'nun toplama kamplarının işkence merkezleri haline getirilmesinin günümüze kadar gelen etkilerinden haberiniz var mı?
  • Çin'de hala totaliter rejim rüzgarlarının estiğini görmek çok mu zor?
  • Resmi rakamlara göre 97-99 yılları arasında idam edilen 210 müslümandan haberimiz var mı? Bu örneklerin yarım asırdan fazladır yaşandığını biliyor muyuz?
  • Komünist Çin'den kaçıp Türklere katılan Sovyet binbaşısı Yusuf Samilov'un öldürülme şeklini duydunuz mu?
  • Tutuklanan hemen her müslümandan bir daha haber alınamadığını biliyor muydunuz?
  • Gerçekten elinde geçerli bir sebep bulunduran Çin, yaptığı bu zulümleri ört pas etme fırsatını elinden kaçırır mıydı sizce?
  • Tutuklanan Uygurlara yapılan en az 10 işkence türünü sayabilir misiniz?
  • Bu zulmün işgal ve soykırım olduğu gerçeği idraklerde mi?
  • 99 yılında sadece 6 ayda hayali suçlamalarla göz altına alınan 10.000 kişi size ne anlam ifade ediyor?
  • Ortada İslami bir terör olsaydı, haritanın bundan çok daha farklı olacağı gerçeğini görmek çok mu zor?
  • Maddi kazanç sağlamak için kendi mahkumlarının organlarını satan bir devletten bahsettiğimizin farkında mıyız?
  • Kızıl Çin'in aile politikasındaki bebek cinayetleri size İmralı'daki köpeği ve ideolojisini hatırlatmıyor mu?
  • Öldürerek nüfus planlaması yapan bir ülkeyi "azıcık baskı yapılıyor olabilir ama müslümanlara hede hödö gibi zorlamalar yok" cümleleriyle şirinleştirme çabaları vicdanlarınızı rahatsız etmiyor mu?
  • Uygur bölgesine sistemli olarak düzenlenen Çin göçü size hiçbir şey ifade etmiyor mu?
  • Peki ya bunlardan kat kat daha fazla ve acımasız olanlarını aklınız alıyor mu? Hayır almadığına eminim.

Aciteyi abarttım galiba değil mi?
 
Bu dünyayı yöneten Yahudi enternasyonelleri de çok sıkı çalışıyorlar be canım, özellikle sana bana gidip Çin'de üretilen telefonları, tabletleri aldırmaları da büyük zulüm!!

Adam dünyayı yönetiyor ama bir Uygur Türklerine laf geçiremedi herhalde.

Yahu gidin komplo teorisyenliğinizi maykıl sikkofield ile yapın. Çok iyi anlaşırsınız. Bir de şu komplo teorilerini dünyanın sırrını çözmüş edası ile anlatmazlar mı?

Yok yani bir tek siz ve sizin gibiler mi çözdü bunu yani? Bahsettiğiniz koca oyunu 2-3 forum kullanıcısı çözebiliyorsa ohoo

Dipnot: Ailesinde Yahudi olan ve Yahudi kanı taşıyan biri olarak şu yorumlarınız artık iyice canımı sıkmaya başladı, bu kadar aşağılama bu kadar kötüleme bu kadar karalama olamaz ya. Şurada iki anti-islam içerikli konuşma yapsak "saygı da saygı" diye kendinizi paralarsınız, biraz başka insanları da düşünerek yazın şuraya adabınızı bilerek.
 
pazar günü ankara da toplanacak herkes
ne kadar kırıkkaleli varsa sayacam bak tek tek
fire vermeyin sakın
 
Ne çözmesi Arpes, bunların hepsi yıllardır dünya kamuoyunda haber olmuş gerçekler :) Müneccim olmaya ne hacet...
 
Geri