B
BuYuCu
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Vatan Partisi yöneticilerinin “Türkiye cephesinde” yer aldığını söyledikleri organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in, sahte evrakla adını Djadin Ademovski olarak değiştirdiğinin ve Makedonya’da ikamet etmeye başladığının iddia edilmesinin ardından polis, Savcılık talimatıyla Peker’e ve adamlarına ait olan onlarca ev ve noktaya baskın düzenledi. Sedat Peker ile fotoğraf verip, Peker’in ‘CIA şeflerini çatlattığını’ iddia eden Vatan Partisi ve gençlik örgütlenmesi olan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) yöneticileri ise operasyonların ardından sessizliğe büründü…
PERİNÇEK: ‘TERÖR KAMPININ GEDİKLİSİ’
Doğu Perinçek’in kuruluşundan bu yana yöneticileri arasında yer aldığı Aydınlık hareketinin yayın organı olan ve söz konusu dönemde dergi formatında yayın hayatını sürdüren Aydınlık’ta, 1997 yılında yer verilen Perinçek’e ait demeçlerde, İstanbul Pendik-Kurtköy civarında bir ‘ülkücü’ kampının kurulduğu, firari ülkücü çete mensuplarının bu kampta saklandıkları, kampta yasadışı şiddet eylemlerinin örgütlendiği ve kimi isimlerin burada işkence edilerek sorgulandığı öne sürülürken, yine aynı kampta gömülü birçok cesedin yer aldığı iddia ediliyordu. Kamp için Perinçek tarafından dile getirilen en ciddi iddialardan biri ise, ‘deşifre’ olan ülkücülerin burada kendi arkadaşları tarafından infaz ediliyor olmalarıydı.
Kampın yöneticileri arasında, 1978 yılında Ankara’da 7 devrimci öğrencinin vahşice katledildiği Bahçelievler Katliamı’nın tetikçilerinden ve bugün genel başkanlığını Meral Akşener’in yaptığı İYİP’e yakın isimlerden Haluk Kırcı ve 12 Eylül askeri faşist darbesi öncesinde de bir çok kanlı katliamın azmettiricisi ve tetikçisi olan Abdullah Çatlı’nın yer aldığını iddia eden Perinçek, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in de kampın ‘gediklisi’ olduğunu, aynı dönem yaşanan Flash TV binası baskınının Sedat Peker ve beraberinde kampta yetişen faşist tetikçilerce gerçekleştirildiğini iddia ediyordu.
ÖYLE BİR ŞEY OLSA KAFAMA SIKARIM’
Ergenekon kumpası davasının üye hakimlerinden Sedat Sami Haşioğlu, davaların 202’nci duruşmasında yaptığı açıklamada, Sedat Peker’e Perinçek ile görüşüp görüşmediğini sorduğunu ve Peker’in karşılığında “Böyle bir şey olsaydı kafama sıkardım” dediğini aktarmıştı. Davada art arda gelen tahliye kararlarıyla Mart 2014’de Sedat Peker ve Doğu Perinçek tahliye oldu. Peker tahliye olurken yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz üzere 10 yıldır cezaevindeyim. Bu 10 sene süre zarfında ülkemizde pozitif yönde olan gelişmeleri, değişmeleri takip edebildim. Kendimle ilgili hissiyatım bu gelişmelere ve değişmelere uyum sağlayabileceğim, ayak uydurabileceğim yönündedir” ifadelerini kullandı. Açıklaması ‘siyasi iktidarla iyi geçinme kararı’ olarak değerlendirilen Peker’in sonraki yıllardaki duruşu da açıklamasında işaret ettiği yolda seyretti.
Tahliye olan Perinçek ise, “Bizleri Ergenekon’a hapsettiler, Türkiye’yi bölmek için. Ve şimdi Ergenekon’dan çıkıyoruz. Türkiye’yi birleştireceğiz. Bizi Ergenekon’a hapsettiler, Cumhuriyet’i yıkmak için, Türkiye’yi şeyhler, müritler, dervişler, meczuplar, cemaatler ülkesi haline getirmek için. Şimdi Ergenekon’dan çıkıyoruz. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyet’i ayağa kaldıracağız. Türkiye’yi birleştirenlerin iktidarını kuracağız. Tayyip Erdoğan’ların, Abdullah Gül’lerin, Fethullah Gülen’lerin iktidarını, hepsini birden yıkacağız. Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz. Hazırız. Görevlere hazırız. Göreceksiniz, Türkiye’miz aydınlıklara, feraha ilerleyecektir. Koşullar çok güzel. Suriye’yi bölemediler. Irak’ı bölemediler. İran dimdik ayakta. Ukrayna’da amaçlarına ulaşamadılar, berbat olacaklar” ifadelerini kullanmıştı.
Perinçek’in kısa süre sonra, ‘iktidarını yıkacağız’ dediği bugünkü Cumhurbaşkanı AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’la yan yana gelmesi ve “yeni koşullara uyum sağlayan” suç örgütü lideri Sedat Peker ile aynı gemide ‘vatan cephesinde buluşması’, siyasi geçmişi değerlendirildiğinde şaşırtıcı olmadı.
VATAN CEPHESİ GÜNLERİ: ŞEYHLER, ÇETELER VE PERİNÇEK
Cezaevindeyken Türkiye’deki olumlu gelişmeleri takip ettiğini ve yeni koşullara hızlıca uyum sağlayabileceğini açıklayan Peker, ‘siyasi faaliyetlerine’ tehdit ve nefret dolu açıklamalarıyla başladı. Çeşitli illerde mitingler düzenleyen ve AKP hükümetine desteğini belirten Peker, Güneydoğu’daki çatışmalı sürece ilişkin açıklama yapan “Barış İçin Akademisyenler” grubundaki imzacı akademisyenler için “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” açıklaması yaptı. 2019 yılı 31 mart yerel seçimleri öncesi yaptığı açıklamada kendisini dinleyenlere “Silahlanın, 31 mart akşamı yaşanacak gelişmelere hazırlıklı olun” çağrısı yaptı. Perinçek ve partisi için tüm bunlar Peker’in ‘vatanseverliğinin’ bir kanıtı anlamına geliyor olacak ki eski TGB yöneticileri; Vatan Partisi İstanbul İl başkanı Cem Dikmen ile Vatan Partisi İstanbul il yöneticisi Bora Çelik Karaköy’deki bir restoranda Sedat Peker ile fotoğraf verip, her yerde paylaşmaktan mutluluk duydular.
Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık’ın Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel, fotoğrafın paylaşılmasına gelen tepkiler üzerine fotoğrafta yer alan TGB ve Vatan Partisi yöneticilerini şu sözlerle savundu:
En soldaki Cem Dikmen’le TGB’yi beraber yönettik. Genç yaşında VP İstanbul lideri oldu. En sağdaki Bora Çelik’i lise yıllarından beri tanırım. Zor görevlerin adamıdır. Sedat Peker’i ise Ergenekon’da tutuklandığından beri ABD karşıtı cephede görüyoruz. CIA şeflerini çatlatmışlar.”
Vatan Partisi’nin gençlik örgütlenmelerinden olan ‘Öncü Gençlik’in Genel Sekreteri Sezer Özseven ise Sedat Peker’i ‘vatansever’ ilan ederek kendisini etiketlediği sosyal medya paylaşımında arkadaşlarını böyle savunmuştu:
“PKK’lılarla, FETÖ’cülerle yemek yesek rahatsız olmayacak olanlar 15 Temmuz’da, PKK’ya karşı operasyonlarda, ABD ile aramızdaki savaşta milli mevzide duran Sedat Peker ile verdiğimiz fotoğraftan rahatsızlar. Esas karın ağrıları vatanseverlerin yan yana gelmesi.”
Söz konusu ekiple fotoğraf vermesine tepki gösteren takipçilerine yanıt veren Sedat Peker de Vatan Partisi ve Doğu Perinçek için övgü dolu sözler söylemişti. Facebook hesabındaki açıklamasında Vatan Partisi’ni ‘düşman’ olarak gören takipçilerine seslenen Peker, Perinçek’in geçmişteki hataları için kendisini ‘affetmek’ gerektiğini ima ediyordu.
‘GÖĞSÜMÜZÜ GERE GERE YAPTIK’
Görüntülerin sosyal medyada gündem olmasının ardından yine Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı Cem Dikmen Ulusal Kanal’da katıldığı programda, fotoğrafa dair şu açıklamaları yapmıştı:
Türkiye düşmanları yan yana gelme özgürlüğüne sahip ama Türkiye cephesinde yer alanlar sürekli ayrıştırılmaya çalışılıyor. Ama biz Vatan Partisi olarak bir savaşın içinde olduğumuz sorumluluğuyla hareket ediyoruz yıllardır ve hep şunu söylüyoruz: Türkiye cephesinde yer alan herkesle bizim görüşmekten en ufak bir kaygımız olmaz. Burada meseleyi bir geçmiş tartışmasına koymamak, böyle değerlendirmemek lazım. Biz göğsümüzü gere gere yaptığımız bütün görüşmeleri açıkça paylaşırız. Mesele Vatan Partisi ve Sedat Peker değildir. Mesele Türkiye düşmanlarına karşı vatan cephesinde bir arada durmaktır.
Peker’in takipçilerine açıklaması şöyleydi:
“Bazı arkadaşlarımız, bana olan sevgilerinin asla değişmeyeceğini ancak ben ne söylersem söyleyeyim Vatan Partisi’ne olan düşmanlıklarının da asla geçmeyeceğini söylemişler; değerli dava kardeşim Mehmet Öztürk gibi… Kıymetli dostlarım, peygamber efendimizin Müslüman olması için özel olarak dua ettiği, ayrıca da akrabası olan Hz. Hamza efendimizi şehit eden Hz. Vahşi’nin islam inancına dahil olması için kendisine defalarca davet amaçlı mektup yazdırdığını biliyor muydunuz? Evet, her iki cihanın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı peygamber efendimiz, Hz. Vahşi’yi affetti.”
Peker ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonların ardından gözler Doğu Perinçek ve Vatan Partisi grubuna döndü. Kendilerinin ‘vatan cephesinde bir vatansever’ olarak tanımladıkları Peker’in içinde bulunduğu duruma dair şu ana kadar tek bir cümle dahi kurmamış olmaları dikkatlerden kaçmadı.
Alıntı.
PERİNÇEK: ‘TERÖR KAMPININ GEDİKLİSİ’
Doğu Perinçek’in kuruluşundan bu yana yöneticileri arasında yer aldığı Aydınlık hareketinin yayın organı olan ve söz konusu dönemde dergi formatında yayın hayatını sürdüren Aydınlık’ta, 1997 yılında yer verilen Perinçek’e ait demeçlerde, İstanbul Pendik-Kurtköy civarında bir ‘ülkücü’ kampının kurulduğu, firari ülkücü çete mensuplarının bu kampta saklandıkları, kampta yasadışı şiddet eylemlerinin örgütlendiği ve kimi isimlerin burada işkence edilerek sorgulandığı öne sürülürken, yine aynı kampta gömülü birçok cesedin yer aldığı iddia ediliyordu. Kamp için Perinçek tarafından dile getirilen en ciddi iddialardan biri ise, ‘deşifre’ olan ülkücülerin burada kendi arkadaşları tarafından infaz ediliyor olmalarıydı.
Kampın yöneticileri arasında, 1978 yılında Ankara’da 7 devrimci öğrencinin vahşice katledildiği Bahçelievler Katliamı’nın tetikçilerinden ve bugün genel başkanlığını Meral Akşener’in yaptığı İYİP’e yakın isimlerden Haluk Kırcı ve 12 Eylül askeri faşist darbesi öncesinde de bir çok kanlı katliamın azmettiricisi ve tetikçisi olan Abdullah Çatlı’nın yer aldığını iddia eden Perinçek, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in de kampın ‘gediklisi’ olduğunu, aynı dönem yaşanan Flash TV binası baskınının Sedat Peker ve beraberinde kampta yetişen faşist tetikçilerce gerçekleştirildiğini iddia ediyordu.
ÖYLE BİR ŞEY OLSA KAFAMA SIKARIM’
Ergenekon kumpası davasının üye hakimlerinden Sedat Sami Haşioğlu, davaların 202’nci duruşmasında yaptığı açıklamada, Sedat Peker’e Perinçek ile görüşüp görüşmediğini sorduğunu ve Peker’in karşılığında “Böyle bir şey olsaydı kafama sıkardım” dediğini aktarmıştı. Davada art arda gelen tahliye kararlarıyla Mart 2014’de Sedat Peker ve Doğu Perinçek tahliye oldu. Peker tahliye olurken yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz üzere 10 yıldır cezaevindeyim. Bu 10 sene süre zarfında ülkemizde pozitif yönde olan gelişmeleri, değişmeleri takip edebildim. Kendimle ilgili hissiyatım bu gelişmelere ve değişmelere uyum sağlayabileceğim, ayak uydurabileceğim yönündedir” ifadelerini kullandı. Açıklaması ‘siyasi iktidarla iyi geçinme kararı’ olarak değerlendirilen Peker’in sonraki yıllardaki duruşu da açıklamasında işaret ettiği yolda seyretti.
Tahliye olan Perinçek ise, “Bizleri Ergenekon’a hapsettiler, Türkiye’yi bölmek için. Ve şimdi Ergenekon’dan çıkıyoruz. Türkiye’yi birleştireceğiz. Bizi Ergenekon’a hapsettiler, Cumhuriyet’i yıkmak için, Türkiye’yi şeyhler, müritler, dervişler, meczuplar, cemaatler ülkesi haline getirmek için. Şimdi Ergenekon’dan çıkıyoruz. Cemaatlerin, tarikatların kökünü kazıyacağız. Cumhuriyet’i ayağa kaldıracağız. Türkiye’yi birleştirenlerin iktidarını kuracağız. Tayyip Erdoğan’ların, Abdullah Gül’lerin, Fethullah Gülen’lerin iktidarını, hepsini birden yıkacağız. Kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz. Hazırız. Görevlere hazırız. Göreceksiniz, Türkiye’miz aydınlıklara, feraha ilerleyecektir. Koşullar çok güzel. Suriye’yi bölemediler. Irak’ı bölemediler. İran dimdik ayakta. Ukrayna’da amaçlarına ulaşamadılar, berbat olacaklar” ifadelerini kullanmıştı.
Perinçek’in kısa süre sonra, ‘iktidarını yıkacağız’ dediği bugünkü Cumhurbaşkanı AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’la yan yana gelmesi ve “yeni koşullara uyum sağlayan” suç örgütü lideri Sedat Peker ile aynı gemide ‘vatan cephesinde buluşması’, siyasi geçmişi değerlendirildiğinde şaşırtıcı olmadı.
Cezaevindeyken Türkiye’deki olumlu gelişmeleri takip ettiğini ve yeni koşullara hızlıca uyum sağlayabileceğini açıklayan Peker, ‘siyasi faaliyetlerine’ tehdit ve nefret dolu açıklamalarıyla başladı. Çeşitli illerde mitingler düzenleyen ve AKP hükümetine desteğini belirten Peker, Güneydoğu’daki çatışmalı sürece ilişkin açıklama yapan “Barış İçin Akademisyenler” grubundaki imzacı akademisyenler için “Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” açıklaması yaptı. 2019 yılı 31 mart yerel seçimleri öncesi yaptığı açıklamada kendisini dinleyenlere “Silahlanın, 31 mart akşamı yaşanacak gelişmelere hazırlıklı olun” çağrısı yaptı. Perinçek ve partisi için tüm bunlar Peker’in ‘vatanseverliğinin’ bir kanıtı anlamına geliyor olacak ki eski TGB yöneticileri; Vatan Partisi İstanbul İl başkanı Cem Dikmen ile Vatan Partisi İstanbul il yöneticisi Bora Çelik Karaköy’deki bir restoranda Sedat Peker ile fotoğraf verip, her yerde paylaşmaktan mutluluk duydular.
Vatan Partisi’nin yayın organı Aydınlık’ın Genel Yayın Yönetmeni İlker Yücel, fotoğrafın paylaşılmasına gelen tepkiler üzerine fotoğrafta yer alan TGB ve Vatan Partisi yöneticilerini şu sözlerle savundu:
En soldaki Cem Dikmen’le TGB’yi beraber yönettik. Genç yaşında VP İstanbul lideri oldu. En sağdaki Bora Çelik’i lise yıllarından beri tanırım. Zor görevlerin adamıdır. Sedat Peker’i ise Ergenekon’da tutuklandığından beri ABD karşıtı cephede görüyoruz. CIA şeflerini çatlatmışlar.”
“PKK’lılarla, FETÖ’cülerle yemek yesek rahatsız olmayacak olanlar 15 Temmuz’da, PKK’ya karşı operasyonlarda, ABD ile aramızdaki savaşta milli mevzide duran Sedat Peker ile verdiğimiz fotoğraftan rahatsızlar. Esas karın ağrıları vatanseverlerin yan yana gelmesi.”
‘GÖĞSÜMÜZÜ GERE GERE YAPTIK’
Görüntülerin sosyal medyada gündem olmasının ardından yine Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı Cem Dikmen Ulusal Kanal’da katıldığı programda, fotoğrafa dair şu açıklamaları yapmıştı:
Türkiye düşmanları yan yana gelme özgürlüğüne sahip ama Türkiye cephesinde yer alanlar sürekli ayrıştırılmaya çalışılıyor. Ama biz Vatan Partisi olarak bir savaşın içinde olduğumuz sorumluluğuyla hareket ediyoruz yıllardır ve hep şunu söylüyoruz: Türkiye cephesinde yer alan herkesle bizim görüşmekten en ufak bir kaygımız olmaz. Burada meseleyi bir geçmiş tartışmasına koymamak, böyle değerlendirmemek lazım. Biz göğsümüzü gere gere yaptığımız bütün görüşmeleri açıkça paylaşırız. Mesele Vatan Partisi ve Sedat Peker değildir. Mesele Türkiye düşmanlarına karşı vatan cephesinde bir arada durmaktır.
Peker’in takipçilerine açıklaması şöyleydi:
“Bazı arkadaşlarımız, bana olan sevgilerinin asla değişmeyeceğini ancak ben ne söylersem söyleyeyim Vatan Partisi’ne olan düşmanlıklarının da asla geçmeyeceğini söylemişler; değerli dava kardeşim Mehmet Öztürk gibi… Kıymetli dostlarım, peygamber efendimizin Müslüman olması için özel olarak dua ettiği, ayrıca da akrabası olan Hz. Hamza efendimizi şehit eden Hz. Vahşi’nin islam inancına dahil olması için kendisine defalarca davet amaçlı mektup yazdırdığını biliyor muydunuz? Evet, her iki cihanın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı peygamber efendimiz, Hz. Vahşi’yi affetti.”
Peker ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonların ardından gözler Doğu Perinçek ve Vatan Partisi grubuna döndü. Kendilerinin ‘vatan cephesinde bir vatansever’ olarak tanımladıkları Peker’in içinde bulunduğu duruma dair şu ana kadar tek bir cümle dahi kurmamış olmaları dikkatlerden kaçmadı.
Alıntı.