Size şu iki fotoğrafın hikayesini anlatacağım...
Dün öğlen saatleri, abimi ziyarete iş yerine gittim. Kalabalık, en az beş farklı müşteri çeşitli şeyler hakkında bilgi almak için sorular soruyorlar. İçeriye 'hönk' diye kapıyı kolona çarptırabilecek güçte bir adet tipik anadolu hanım ablası girdi. İster istemez dikkatler ona yöneldi ve abim bu hanım ablayla ilgilenmeye koyuldu. Diğer müşterileri de abimin ortağıyla birlikte ben bilgilendirmeye çalışıyoruz. Hanım abla oturmuş, işleminin bilgisayar sürecinin tamamlanmasını bekliyor. Abim de o sırada yukarıda gördüğünüz kurumuş çiçeği canlandırmak için cebelleşiyor, su falan veriyor.
Birden hanım abla yerinden kalkık olabildiğince yüksek ses tonuyla: 'Aman oğul ne yapıyorsun? O çiçek öyle yeşermez' deyip elini göğsünün arasına koydu ve 'Bende doğum kontrol hapı var, suyun içinde eritip biraz köküne dökersek akşama kalmaz yeşerir' diyerek göğsünden çıkardığı yukarıdaki doğum kontrol hapının birkaç tanesini bir pet bardağın içinde suyla birlikte eritip çiçeğin dibine döküverdi.
İş yerinde herkes çıldırıyor.
Düzenleme: fotoğrafları küçültebilecek yönetici arkadaşlar varsa tercihen küçültebilirler. ben pek beceremedim.