Dizi Önerileri

Konu sahibi son olarak 2370 gün önce görüldü
4400 bende güzel diye duydum onu ama sonu anlamsız bitiyomuş, o yüzden başlamadım
 
Treme


Blues ve Caz’ın doğduğu yere bir maceraya olur verirseniz, bu dizi tam size göre demektir. Müzik bugüne kadar insanların olmadık zamanlarda ayağa kalkmasına yardım etmiştir. Bu dizide de müziğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyorsunuz. ABD’nin ünlü kablolu kanallarından birisi olan HBO’da yayınlanan Treme dizisinin ilk yayın tarihi 11 Nisan 2011’dir. Dizi toplamda 4 sezondan oluşan bu dizinin son sezonun bölüm sayısı normalden daha azdır.
Treme’in konusuna gelecek olursak, olaylar 2005 yılından itibaren başlıyor. 2005 yılında, New Orleans’ın büyük bir kısmını sular altında bırakan kasırga Katrina’dan sonraki aylardan başlıyoruz. O kadar büyük bir felaket olmuştur ki insanlar onların bu durumdan nasıl düzlüğe çıkacağını merak etmeye başlamıştır. Burada yaşayan insanlar hem yaşadıkları yere hem de müziğe olan sevdaları sayesinde gerçekten de olağanüstü bir çaba göstererek kendilerine gelecektir. Dizinin ana konusu da burada yaşanan yolsuzlukların, çıkar çatışmalarının ve felaket sonrası yerle bir olmuş bir kentin nasıl düzene sokulacağıdır. Bu büyük sorunlar ayrıca New Orleans’ın önemli olaylarından birisi olan turizmi de çok büyük bir şekilde etkilemiştir. Yerliler de bu turizmin tekrardan geri gelmesi için çalışma yapmaya başlamıştır.
New Orleans’ın önemli olaylarından birisi olan yerel yemekler için de dizide bir bölüm ayrılmış olması da güzel bir detaydır. Bunu sağlamak için de içerisinde hikayenin geçeceği bir restoran oluşturulmuştur. Bu restoran da kasırgada zarar görmüştür ve işler hiç de yolunda gitmemektedir. Ancak buna rağmen yine de kendilerine bir çıkar yol bulmaya çalışacaklardır. Dizinin içerisinde yer alan bütün karakterler sizi New Orleans’da yıllardır yaşamışsınız gibi hissettirecektir.
Dizinin ana karakterleri arasında Antonie Batiste, LaDonna Batiste-Williams, Albert Lambreux, Delmond Lambreux, Davina Lambreux ve Janette Desautel bulunmaktadır. Antoine bir müzisyendir ve trombon çalarak geçimini sağlıyor. Kendisinin eşi de bir bar kafe tarzı bir yer işletiyor. Diğer karakterlerden olan Janette ise üstte de bahsettiğimiz restoranın tekrardan düzene oturması için çok çaba gösteren çalışanlardan birisidir. Lambreaux ailesi de müzikleri ile diziye ayrı bir renk katıyor.
 
A Young Doctor’s Notebook



Herkes İngilizler’in mini seriler yapmaya ne kadar bayıldığını biliyordur. Bu sebeple de kendileri kısa süren ama oldukça etkili yapımları tercih etmektedir. A Young Doctor’s Notebook dizisi de bu yapımlardan bir tanesidir. Sky Arts isimli İngiliz dizi kanalı bu yapımı duyurduğunda herkes gerçekten de merak etmeye başlamıştı. Mikhail Bulgakov’un aynı isimdeki kitabından uyarlanan bu dizi oldukça kısa süren bölümlere sahiptir. Dizinin her bir bölümü yaklaşık olarak 22 dakika kadar sürmektedir.
1917 yılı, Rus devrimi yavaş bir şekilde kendini hissettirmeye başlamış. Bu yıllarda yeni mezun olan bir doktor, Vladimir Bomgard, Rusya’nın en ücra köşelerinden birisinde bulunan bir hastaneye tayin ediliyor. Zorunlu 2 yıllık görevini tamamlaması için yapılan bu tayin sırasında olası kariyer planlarından çok farklı bir ortamda bulacaktır kendisini. Hastanede bulunan enteresan çalışanların yanı sıra bir de kocakarı ilaçları ile iyileşebileceklerini düşünen halk kendisine zor zamanların habercisi gibidir.
Diğer taraftan 1934 yılına geçiş yapılıyor. Burada ise orta yaşlarında bir doktor görüyoruz ve kendisi bir günlük tutuyor. Ayrıca hakkında açılmış olan bir soruşturma konusunda müfettişin birisi ile iletişim halinde bulunuyor. Yıllar 1934 ile 1917 arasında gidip geliyor. Bu geri dönüşlerde ise orta yaşlı doktorumuz genç doktor ile karşılaşıp onunla bazı konularda sohbet ediyor. Bu ikilinin aslında aynı kişi olduğunu ise fazla bir zaman geçmeden fark ediyorsunuz. Genç doktor sadece kendisinin görebildiği bu orta yaşlı versiyonu ile uzun sohbetlere dalabiliyor ve soruşturmanın durumu da bununla birlikte şekilleniyor.
Harry Potter’dan tanıdığımız ünlü oyuncu Daniel Radcliffe buradaki genç doktoru canlandırıyor. Orta yaşlı doktorumuzu ise Jon Hamm canlandırıyor. Kendisini Mad Men isimli dizinin başrolünden zaten tanıyorsunuz. Bu ikili gerçekten de çok iyi birer performans sergiliyor. Dizinin kategorisi hem drama hem de komedi olarak görünse de drama bölümü oldukça ağır basmaktadır. Komik tarafları ile dramın gerektirdiği kırılma noktalarına çok daha rahat geçişler sağlayan dizi çok farklı seçenekler sunmaktadır. İç dünyasındaki bunalımları ve karışıklıkları çözmeye çalışan genç doktorumuz, orta yaşlı versiyonu sayesinde farklı yollara girmektedir.
 
efsanevi bir şekilde başladı ama üstüne bir şeyler katarak ilerlemek yerine affedersin ama boka sardı, sıktı. yeni sezon iyiymiş, arkadaş öyle diyor ancak 1 defa koptum mu geri dönüşü olmuyor.


üstüne birşey katarak ilerleme mevzusu kişinin beklentisine göre değişir (: bence katılmasın üstüne birşey ayrıca
kitabı okumalısın önce zaten dizi kitabı kadar ayrıntılı olmaz hiçbirzaman

diziye birşey katılamaz çünkü konu hepsinin sonunda bir bütünü oluşturucak (:


ve koptunmu dönüşü olmadı durumunda hemfikirim
 
A Young Doctor’s Notebook, sıkmıyor ve eğlenceli izlenebilitesi yüksek
 
Outlander


Kitapları dilimize de çevrilmiş Amerikalı yazar Diana Gabaldon’ın “Outlander” romanı dizi oluyor! Aşk, bilim kurgu, tarih ve maceranın tek bir hikayede buluşması olarak tanımlanan Outlander; Battlestar Galactica‘nın yaratıcısı Ronald D. Moore’un bu sene altında imzası bulunan bir diğer projesi. Starz kanalında yayınlanacak yapım; 1945 yılında yaşayan ve evli bir savaş hemşiresinin, gizemli bir şekilde 1743 yılına yolculuk etmesi ve orada romantik bir İskoç savaşçıyla evlenmek zorunda kalmasını anlatacak. Dizinin başrolünde genç oyuncu Caitriona Balfe var.

[YOUTUBE]xhIhjKF3g70[/YOUTUBE]
 
Wayward Pines, sezon ortasında yayına girecek.


Blake Crouch’ın, çok satanlar listesine girmiş olan romanı Pines‘ın uyarlaması M. Night Shyamalan‘ın katkılarıyla televizyona uyarlanıyor.
Mükemmel bir Amerikan kasabası hayal edin. güzel evler, biçimli çimler, sokaklarda oynayan çocuklar… Şimdi de bu kasabayı asla terk edemediğinizi düşünün. Dış dünyayla hiç bir iletişiminiz yok.


Gizli servis ajanı Ethan Burke, 2 kayıp meslektaşını aramaya bu kasabaya geliyor ancak birtakım olaylar sonucunda bu acayip kasabada tkılı kalıyor. Kasabada ne telefonlar çalışıyor, ne kimse ona yardım ediyor. Sorularına bulduğu her yanıt, yeni sorulara yol açıyor. Dış dünyada ise Ethan da bir “kayıp” vakasına dönüşüyor.

[YOUTUBE]RsQ9Fl0VCkk[/YOUTUBE]
 
Scorpion

Gerçek bir hikayeden ilham alınarak televizyona uyarlanan Scorpion, bu yönüyle diğer dizilerden kendini sıyırıyor. Scorpion konusuyla; ilginç düşünce ve fikirlere sahip olan bir grup insanın bir araya gelerek çağın sorunlarına ayna tutmasını konu alıyor. Değişik bir dahi olan Walter O’Brian dizide bu grubu bir araya toplamaya çalışacak ve bu süreçte karşılaştıkları sorunlar ve bunlara buldukları yöntemler dizinin konu temasını oluşturacak. Fantastik öğelerin biraz daha ötelendiği Scorpion çağın son dahileri olan bir çok ünlü isme ithaf edilmiş gibi duruyor.

[YOUTUBE]j9-6DRiLsYE[/YOUTUBE]
 
How to Get Away with Murder


Konu: Michaela, Wes, Laurel ve Patrick prestijli ve kıyasıya mücadeleci Doğu Kıyısı Hukuk Okulu’nda öğrencilerdir. Bu dört öğrenci zeki, karizmatik ve çekici Profesör Annalise Keating’in gözüne girmek için “Cinayet Nasıl Yanına Kar Kalır?” diğer adıyla Ceza Kanunu 101 dersinde birbirleriyle kıyasıya yarışırlar. Bu usta, seksi ve belirsizlik dolu gerilim dizisinde, öğrencilerin bilmedikleri şey, öğrendiklerini gerçek hayata uygulamak zorunda kalacaklarıdır.

Tür: Drama

[YOUTUBE]uuqVjWP2mNg[/YOUTUBE]
 
Transparent



Transparent’ın hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yapan Jill Soloway (Six Feet Under ve Sundance Film Festivali Ödüllü Afternoon Delight‘ın senaristi) ilk sezonda flashbacklerin yardımıyla Mort’un Maura olma sürecini göreceğimizi ve kendimize Mort’un mu Maura’ya değiştiğini yoksa Maura’nın mı Mort’un karakter ve kostümlerini bir kenara bırakarak kendisini görmemize izin verdiğini soracağımızı söylüyor. Soloway’in babası üç yıl önce trans birey olduğunu açıklamış ama bu dizinin alenen otobiyografik olduğu anlamına gelmiyor. Soloway röportajında dizide oyuncu, yapım ekibi üyesi ve danışman olarak trans bireylere yer verileceğini de belirtiyor.


TV’de ilk gay çiftin Hot L Baltimore ‘da (ABC, 1975) yer almasının üzerinden kırk yıl geçti ve dizilerde eşcinsel karakterler kendilerine yer bulmaya başladı. Özellikle Glee; gay, lezbiyen, biseksüel ve trans karakterler bulundurarak cinsel kimliği (en azından TV’de) tabu olmaktan çıkardı ve yeni dizilerin farklı cinsel kimliklere sahip karakter kullanımını kolaylaştırdı. 2014′in başında başkahramanları gay olan Looking TV’de yer bulurken, 2013′te başlayan Orange is the New Black ve Laverna Cox transla ilgili farkındalık yaratıp ve tartışmaları anaakıma taşıdı ama OITNB tam anlamıyla bu konuya adanmış bir dizi değil. Huffingtonpost‘dan Erin Whitney Amerikan halkının trans karakterin açıklanmasından çok dokunaklı, eğlendirici bir hikayesi olan ve Amerikan halkının ilişki kurabileceği bir karakter olması gerektiğini söylüyor. Transparent karakterlerin kendi cinsel kimliklerini keşfetmelerini, kucaklamalarını, farklı kimliklerin ifade edilebilmesini anlatıyor ve bu izleyicilerin ilişki kurabileceği güçlü bir şey.

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsiyetin sunumu, kendimizi ve başkalarını nasıl gördüğümüzü anlatan Transparent’ın pilot bölümünü Time; ince ayrıntılarla süslü, harika performanslar, melankoli ve mizah birarada diye değerlendiriyor.
Amazon’un yayınladığı beş drama ve komedi içinde en çok yorumu ama en az reytingi alan Transparent’ın 10 bölümü birden 26 Eylül’de yayınlanacak. Daha yayınlanmadan bu kadar konuşulan dizi nasılmış derseniz fragmanı size bir fikir verebilir:


[YOUTUBE]yawvtaFwfZs[/YOUTUBE]
 
Stalker

Stalker konusunda, Los Angeles Polis Teşkilatı’nda görev yapan iki dedektifin ekseni etrafında gelişen olayların döngüsel olarak anlatıldığı, dedektif ve suç kavramının detaylandırıldığı bir yapım olacak. Psikolojik gerilim kategorisine alabileceğimiz Stalker, her bölümde çözülmesi gereken bir çok olayı, iki dedektifin gözünden kurgusal olarak izleyicilerine aktarmaya çalışacak. Belki oyunculuk faktörü ile biraz daha öne çıkma potansiyeli taşıyan Stalker, bu yönüyle diğer CBS polisiye dizilerinden kendini biraz da olsa sıyırabilir. Tabi ki yazarları da bu durumun içine dahil etmek şartıyla.

[YOUTUBE]1kJjjKaZ1x8[/YOUTUBE]
 
Sense8


Sense8 konusunu; yaşamlarını dünyanın 8 farklı noktasında idame ettiren ve birbirleriyle gizemli bağları olan bu 8 kişinin etrafında kurgulanmış. Dünyanın farklı noktalarında çekilecek olan Sense8 İngiltere, Hindistan Kenya, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, Almanya, Güney Kore gibi yerlerde geçecek. Her bölümünde bu yerlerde yaşayan bu 8 kişiden birinin hayatını konu alacak olan Sense8, görsel olarak dizi severleri doyuracağa benziyor.

[YOUTUBE]E9c_KSZ6zMk[/YOUTUBE]
 
Forever


Konusu itibariyle Forever, 200 yıl boyunca farklı şekillerde ölen bir doktorun sonsuz bir döngüde gelip gidişini anlatmaktadır. Gelin bu durumu bir de kahramanın kendi ağzından öğrenelim;

“Adım Henry Morgan. Hikayem oldukça uzun. Kulağa biraz mantıksız gelebilir. Hatta muhtemelen bana inanmayacaksınız. Ama yine de size anlatacağım çünkü her şeyden önce çok, gerçekten çok zamanım var. Çok dolu bir hayat yaşadım, deli gibi aşık oldum. Kalbim kırıldı. Savaşlara katıldım, görmem gerekenden çok daha fazla ölüm gördüm. Uzun hayatım boyunca birçok son yaşadım ama yalnızca bir başlangıcım oldu…”

Forever konusu itibariyle ölümsüzlüğünün farkında olan ancak ne şekilde ve nasıl elde ettiğini bilmeyen bir doktorun, arayışlarını anlatan bir dizi. Dizinin ilerleyen bölümlerinde sizleri ne gibi sürprizler bekliyor bilinmez. Ancak Forever gerek konusuyla, gerekse kadrosuyla mutlaka şans verilmesi gereken bir dizi…


[YOUTUBE]-JmVnyJ16d4[/YOUTUBE]
 
benimde game of thrones,vikings gibi dizileri yazmadığımı sayma,izlemişsindir.
shameless,oz,the knick,the last man on earth bakarsın bunlara da..
 
ha bide better call saul. breaking bad izlediysen bilirsin saul goodman.bu dizide breaking bad'in dlcsi gibi.
 
Cennet Mahallesi (dizi)

Cennet Mahallesi İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afili delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına mani olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur. Fakat 100. bölümde Ferhat ve Sultan evlenmiştir. Sultan ise tahminen 110. bölümde hamile kalıp 112. bölümde kızı Papatya'yı bankada doğurmuştur. 119. bölümde Ferhat alkollüyken Sultan'ı aldatır ve Ferhat Almanya'ya gider.

[YOUTUBE]qTyflIikadk[/YOUTUBE]
 
Genius serisi var Raven, ilk sezonu Einstein ile baslatiyor. Kisisel hayatindan, is arkadaslarina ve o donemin buyuk sorunlarina parmak basmasiyla simdiye kadar ki en iyi dizilerden birisi kesinlikle
 
Şey var bir de WESTWORLD.
İlk sezonu izledimdi, fena değil bence izlenir.
 
Geri