Divine Heart'ın Köşesi

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü


Kararmış, tahta masamızda bir şişe şarap
Gecelerden, bir gece bezginiz
Üstelik, adamakıllı sarhoşuz, ellerin ellerimde...

İspanyol meyhanesinde bir kadın, çığlık çığlığa şarkı söylüyor
Belli yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin, ağlamaklı

Zayıf, incecik elli, incecik belli, kalın dudaklı
Sesi bir tokat gibi patlıyor kulaklarımızda
Yüzümüz al al oluyor, içimiz hüzün dolu, kahır dolu, gözlerimiz kanlı

Yeter, yeter... Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey... Daha içelim hey hey...

İspanyol meyhanesinde bir gece
Seninle, seninle başbaşayız
Üstelik, sarhoşuz adamakıllı, daha içelim, daha içelim...
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin

Hey garson, bütün hesaplar benden bu gece, sen de iç, sen de iç
Kapat kapıları, kapat, kapat, yabancı girmesin
İspanyol meyhanesinde öldüğümüzü kimse bilmesin

Ölelim, ölelim artık, bitsin bu delicesine koşu, bitsin bu koşu
Yeter, yeter... Öleceksek ölelim
Haydi vur kendini şaraba, kedere ve aşka vur
Daha içelim hey... Daha içelim hey hey...


Söz: Ümit Yaşar Oğuzcan
Beste : Timur Selçuk


Hikayesi olan şarkıları daha çok severim ama bu bir şarkı mı şiir mi sanat mı ? Bunlardan daha çok şey var bu sözlerde..
 
Korkan,yalnız veya mutsuz olanlar için en güzel çare,cennet,doğa ve Tanrı ile başbaşa sessiz kalabilecekleri bir yere çıkmaktır.Çünkü ancak o zaman kişi her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu ve Tanrı'nın doğanın basit güzelliği içinde insanları mutlu görmek istediğini hisseder.

Anne Frank
 


Hani senin için ben her şeyden değerliydim..
Hani senin göz bebeğin, eşsiz inci tanendim..
Bak şimdi ne hâle geldim, yalnızlığa hüküm giydim..

Hesap sorma, hiç hakkın yok....

Besteciler: Garo Mafyan / Şehrazat Kemali Söylemezoğlu
 
Geri