MaviBereLi
Üye
-
- Katılım
- Nisan 3, 2019
-
- Mesajlar
- 1,869
-
- Tepkime puanı
- 6
-
- Puanları
- 293
Disleksinin interhemisferik defisit teorisi
Bu hipotez disleksiklerde motor ve duyu bilgilerinin interhemisferik transferinde bozukluk olduğuna dair kanıtlara dayanmaktadır (Gross-Glenn ve Tothenberg 1994, Best 1985, Gladstone 1989, Moore 1995, Markee 1996). Bozulmuş kallozal fonksiyonun beraberinde görülen yapısal değişiklikleri korpus kallozumun mid sagittal yüzünü MRI ile ölçerek araştıran birkaç çalışma vardır. Duara (1991) toplam kallozal alanın disleksik bayanlarda daha büyük olduğunu, ayrıca posterior (splenial) alanın da hem bayanlarda hem de erkeklerde kontrollerden daha büyük olduğunu bulmuştur. Bunun aksine Larsen (1992) herhangi bir farklılık gözlemlememiştir. Hynd (1995) disleksiklerde korpus kallozumun anterior (genu) bölümünün daha küçük olduğunu, Rumsey (1996) istmus ve spleniumu içeren arka 1/3’lük kesimin daha büyük olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Robichon ve Habib (1998) korpus kallozumun daha yuvarlak, daha düz ve yoğun-koyu (thicker) olduğunu ve sadece sağ elini kullananların mid kallozal yüzlerinin özellikle de istmusun daha büyük olduğunu bulmuşlardır. Bu bulgular disleksik beyinlerde daha fazla simetri olduğu gerçeğiyle tutarlıdır. Özellikle temporoparyetal bölgeler korpus kallozumun posterior bölümünden bağlantı kurarlar. Kortikal asimetrinin daha az olması daha fazla bağlantı kurulmasına sebep olabilir veya kendi başına hemisferler arası inhibisyon veya işbirliğine bağlı olabilir. Nörogelişimsel açıdan bakıldığında kallozal hacimdeki farklılıklar interhemisferik gelişimin kritik dönemindeki hormonal etkilere bağlı olabilir. Özellikle korpus kallozumun orta ve arka bölümlerin hacminin salgılanan testesteron konsantrasyonuyla ilişkili olduğu gösterilmiştir ( Moffat 1997). Son olarak disleksideki değişmiş kollozal hacim düzeltme terapilerinin sonucu olabilir. Terapinin kallozal morfolojiyi etkileyebildiği Schlaug tarafından gösterilmiştir ( 1995b)
Bu hipotez disleksiklerde motor ve duyu bilgilerinin interhemisferik transferinde bozukluk olduğuna dair kanıtlara dayanmaktadır (Gross-Glenn ve Tothenberg 1994, Best 1985, Gladstone 1989, Moore 1995, Markee 1996). Bozulmuş kallozal fonksiyonun beraberinde görülen yapısal değişiklikleri korpus kallozumun mid sagittal yüzünü MRI ile ölçerek araştıran birkaç çalışma vardır. Duara (1991) toplam kallozal alanın disleksik bayanlarda daha büyük olduğunu, ayrıca posterior (splenial) alanın da hem bayanlarda hem de erkeklerde kontrollerden daha büyük olduğunu bulmuştur. Bunun aksine Larsen (1992) herhangi bir farklılık gözlemlememiştir. Hynd (1995) disleksiklerde korpus kallozumun anterior (genu) bölümünün daha küçük olduğunu, Rumsey (1996) istmus ve spleniumu içeren arka 1/3’lük kesimin daha büyük olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Robichon ve Habib (1998) korpus kallozumun daha yuvarlak, daha düz ve yoğun-koyu (thicker) olduğunu ve sadece sağ elini kullananların mid kallozal yüzlerinin özellikle de istmusun daha büyük olduğunu bulmuşlardır. Bu bulgular disleksik beyinlerde daha fazla simetri olduğu gerçeğiyle tutarlıdır. Özellikle temporoparyetal bölgeler korpus kallozumun posterior bölümünden bağlantı kurarlar. Kortikal asimetrinin daha az olması daha fazla bağlantı kurulmasına sebep olabilir veya kendi başına hemisferler arası inhibisyon veya işbirliğine bağlı olabilir. Nörogelişimsel açıdan bakıldığında kallozal hacimdeki farklılıklar interhemisferik gelişimin kritik dönemindeki hormonal etkilere bağlı olabilir. Özellikle korpus kallozumun orta ve arka bölümlerin hacminin salgılanan testesteron konsantrasyonuyla ilişkili olduğu gösterilmiştir ( Moffat 1997). Son olarak disleksideki değişmiş kollozal hacim düzeltme terapilerinin sonucu olabilir. Terapinin kallozal morfolojiyi etkileyebildiği Schlaug tarafından gösterilmiştir ( 1995b)