Diş tedavisinde 'engel' ortadan kalktı

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
Diş tedavisinde 'engel' ortadan kalktı

153120100422105744576.jpg



Dayanılmaz diş ağrısı yüzünden duvarları yumruklayan ancak derdini anlatamayan hastalar. Yıllarca acıları ile baş başa bırakılan insanlar artık çaresiz değil! Çünkü Türkiye’nin bu gizli yarasına neşter vuruldu!

Zihinsel engelli 25 yaşındaki Murat acı ile kıvranmakta, duvarları yumruklamaktadır. Derdini anlatamaz. Yıllardır engelli bir çocuğa bakmanın zorlukları ile yaşayan aile, bu canhıraş feryatlar karşısında öğrenilmiş bir çaresizlik içindedir. Murat’ın çektiği acıyı o zamana kadar yaşadıkları sorunların parçası sayarlar. Çare üretmeyi düşün(e)meden acının kendiliğinden geçmesini beklerler.
Murat’ın dişi ağrımaktadır. Günler geçer, acı geçmez. Semt polinikliğine götürürler oğullarını ama derman bulamazlar. Çünkü Murat ağzını açmaz, saldırganlaşır, yanına kimseyi yaklaştırmaz. Sırada onlarca hastası bekleyen diş hekimi ona vakit ayıramayacağını söyler ve gönderir.
Murat acılar içinde kıvranmaya devam ederken aile şaşkındır. Maddi durumları özel diş hekimine gitmeye el vermez. Üniversite hastanesine ya da devlet hastanesine gitmeyi düşünürler ancak durumun değişmeyeceğini anlamışlardır. Hasta yoğunluğundan aylar hatta yıllar sonraya gün verilen büyük hastanelerde hangi diş hekimi engelli bir hastaya ağzını açtırabilmek için saatlerini harcayabilir ki? Eğer aile yol yordam da bilmiyorsa Murat o acıyı çekmeye devam edecektir.
İç karartan bir senaryo değil mi? Ama bu senaryo hayali değil. Gerçek hayattan alınmış bir hikayedir ve kahramanları da gerçek kişilerdir. Adı Murat olmayabilir, yaşı 25 değil 5, 15 ya da 45 hatta 65 olabilir. Neticede bu durum, onbinlerce engellinin ve ailesinin yaşadığı büyük bir sıkıntı. Prof. Dr. Nedim Özer’in “Türkiye’nin gizli yarası” demesi de bundan.


TÜRKİYE’NİN GİZLİ YARASI
Bu gizli yaraya vurulan neştere geçmeden önce, engellilerin ağız ve diş sağlığı konusunda Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılı tabloyu biraz daha netleştirelim. Türkiye nüfusunun yaklaşık % 10’u engellilerden oluşuyor. Bu da 7-8 milyonluk büyük bir kitleye karşılık geliyor. Bir başka ifadeyle her 7-8 aileden birinde engelli birey bulunuyor. Engellilerin çözüm bekleyen onca sorunu arasında diş ve ağız hastalıkları bir problem olarak bile görülmüyor. Daha doğrusu sıra dişe gelmiyor, gelemiyor. Hal böyle olunca Murat gibilerin çektikleri acı dişlerine yapışıp kalıyor! Tedavi edilmeyen diş hastalıklarının yol açtığı daha ağır başka sağlık problemlerini de belirtmeden geçmeyelim!
Peki ne olacak? Engelli bireylerin çektikleri diş sancısı böyle devam edip gidecek mi? Ağız-Diş-Çene Cerrahı Prof.Dr. Nedim Özer, “böyle gitmez” deyip ekibi ile birlikte elini taşın altına koymuş. Okmeydanı’ndaki İstanbul İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi’nde engelliler için özel hizmet veriliyor.


YARAYA VURULAN NEŞTER
Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren hastanenin ağız-diş-çene cerrahisi kliniğini 2005 yılında kuran Prof. Dr. Özer, engellilerin diş tedavisinde karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek için kolları sıvamış. Engellilerin normal bireylerden daha fazla diş problemi yaşadığına dikkat çeken Özer, bunu, kendi başlarına ağız bakımı yapamamalarına, sürekli kullandıkları ilaçlara, beslenme şekillerine ve özellikle zihinsel engellilerin tedaviye yanaşmamasına bağlıyor.


Prof. Özer, engellilerin ağız ve diş

bakımının ihmal edilmesinin yol açtığı sorunları şöyle özetliyor: “Aileler en son aşamada tedavi arayışına giriyor. Geç kalındığı için dişleri kurtarmak mümkün olmuyor. Bu da hastaların erken dönemde dişlerini kaybetmelerine, diş eti hastalıklarına, konuşma, beslenme ve estetik gibi sorunlar yaşamalarına sebep oluyor. Kötü görüntü ve kötü ağız kokusu onların toplumdan iyice soyutlanması sorununu beraberinde getiriyor.”

Türkiye’nin ağız ve diş bakımı konusunda genel durumu zaten vahim! Bu konuda üçüncü dünya ülkeleri ligindeyiz. 40 milyon kişinin hiç diş fırçalamadığı bir ülkede engellilerin yaşadığı sorun aslında şaşırtıcı değil. Ancak Özer, “Bir toplumun gelişmişliği engellilerine verdiği değerle ölçülür” ilkesini hatırlatıyor. Hastanede verilen hizmet, bu anlayışın yansıması esasında.

“KAFASINI DUVARA VURUYOR!”

Prof. Dr. Nedim Özer’in şu sözleri verilen hizmeti kıymetlendirmek için yeterli olacaktır: “Aile buraya geldiğinde yalvarıyor. ‘Çocuğum diş ağrısından sabaha kadar kafasını duvara vuruyor’ diyor!” İşte Özer ve ekibi bu ağrıyı dindirmek için çabalıyor.

Engellilerin diş bakımının ihmal edilmesinde iki temel etken; maddi kaygılar ve tedavinin nerede yapılacağının bilinmemesi. İstanbul İl Özel İdaresi Ağız ve Diş Hastalıkları Hastanesi bu iki sorunu ortadan kaldırıyor. Cerrahi servisinde günde 6-10 arası engelli hastaya tedavi uygulanıyor. Özel kliniklerin binlerce TL’ye verdiği hizmet ücretsiz ve hiçbir ek prosedür, evrak vs. aranmadan sağlanıyor. 2005 yılından bu yana genel anestezi altında diş tedavisi yapılan engelli hasta sayısı 3 bini bulmuş.

ENGELLİYE ÖZEL HİZMET!

Hastaneye başvuran engellilere yataklı tedavi uygulanıyor. Genel anestezi altında ameliyat dahil her türlü ağız-çene-diş tedavisi yapılıyor. Yoğun bakım gerektiren durumlarda ise hemen karşıdaki Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin imkanlarından faydalanılıyor.

Tedavileri yapılan hastalar kendi hallerine bırakılmıyor. Altı ayda bir kontrole çağrılarak durumları takip ediliyor, eğer yeni çürükler ya da diş eti hastalıkları tespit edilirse tekrar tedaviye alınıyor.

Hastaneye her türlü engele sahip (fiziksel-zihinsel) hastalar başvurabiliyor. Cerrahi kliniği ekibi, “engeller”i aşa aşa Türkiye’nin gizli yarasına neşter vuruyor. Özellikle zihinsel engelli hastalara, normalin kat kat fazlası ilgi ve sabır göstermek gerekiyor. Bu ekip, işte bunu başarıyor. Cerrahından hemşiresine, hasta bakıcısından temizlik görevlisine kadar…

Trafik kazası ve benzeri durumlara bağlı olarak ağız-çene-yüz deformasyonuna uğrayan, bu yüzden ağzını açamayan hastalar için de çözümler üretiliyor.

5-6 yıl öncesine kadar kendi haline bırakılan engelliler, şimdi kendilerine özel hizmet veren bir kuruma sahip. İl Özel İdaresi Diş ve Ağız Hastalıkları Hastanesi, Türkiye’de bu alanda hizmet veren bir kaç kamu hastanesinden en büyüğü ve en gelişmiş imkanlara sahip olanı. Bu nedenle Türkiye’nin her yerinden hasta geliyor.

HİZMETİN KARŞILIĞI “DUA”

Ali-Sabiha Örsevur çifti Tekirdağ’da oturuyor. 14 yaşındaki oğulları Münir, otistik. Diş etlerinde boşalma olunca Tekirdağ’da diş hekimine göstermişler ancak “burada tedavi edemeyiz” cevabını almışlar. Onlar da internette yaptıkları araştırma sonucu burayı keşfetmişler. Gereken tedavinin yapıldığını biliyorlar. Onları tedavi kadar memnun eden bir şey daha var: Gördükleri iyi muamele! İşlemlerin beklemeden başlatılması ve gösterilen sıcak ilgiye dua ederek karşılık veriyorlar.

17 yaşındaki Hülya Ataç da zihinsel engelli. Annesi Kıymet Ataç kızının yüzünün şiştiğini, acı içinde kıvrandığını ancak ağzını açmadığını söylüyor. İstanbul’da ikisi üniversite hastanesi olmak üzere dört büyük kamu hastanesini dolaştıktan sonra buraya gelmişler. Hülya’yı gördüğümüzde ameliyathaneye girmek üzereydi.

“ASIL ÖZÜRLÜLÜK ENGELLİLERİ YOK SAYMAK!”

Hastanenin cerrahi kliniğini engelliler için özel servise dönüştüren Prof. Dr. Nedim Özer’in, ailelere çok önemli bir uyarısı var. Özer, ailelerden engelli bireylerin diş ve ağız bakımını ihmal etmemelerini istiyor. Bakıma izin vermiyorsa parmak üzerine takılan aparatlarla hasta uyurken diş temizliğinin yapılabileceğini hatırlatıyor. Özer’in son sözleri herkes için kulağa küpe olacak türden: “Unutmayalım ki, bedensel veya zihinsel engelli olmak kayıp değildir; asıl kayıp, bu insanlara karşı duyarsızlık ve bakış açısının darlığıdır ki, bu çok daha ciddi bir özürlülük durumudur!”



 
Geri