-
- Katılım
- Nisan 7, 2020
-
- Mesajlar
- 15,382
-
- Tepkime puanı
- 4,452
-
- Puanları
- 354
Dünya Ağız Sağlığı Gününe ilişkin açıklamalarda bulunan Türk Dişhekimleri Birliği, küresel boyutta dünya nüfusunun yüzde 90’ının çürük, diş eti hastalıkları ve ağız kanserine kadar uzanan ağız hastalıkları yönünden, ciddi bir risk altında olduğunu açıkladı.
Dünya Ağız Sağlığı Gününe ilişkin açıklamalarda bulunan Türk Dişhekimleri Birliği, küresel boyutta dünya nüfusunun yüzde 90’ının çürük, diş eti hastalıkları ve ağız kanserine kadar uzanan ağız hastalıkları yönünden, ciddi bir risk altında olduğunu açıkladı.
Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Genel Başkanı A. Tarık İşmen tarafından 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı günü dolayısıyla bir basın toplantısı düzenlendi.
İşmen, "Birleşmiş Milletler tarafından 2011 yılında hazırlanan ve ‘Bulaşıcı Olmayan Hastalıkları’ konu alan Deklarasyonunda; ağız sağlığının, ölümcül kronik hastalıklar ile aynı risk faktörlerini paylaştığı ve dünya nüfusunun gelecek yıllarda karşılaşacağı zorlukları gidermek için kullanılacak ortak bir yaklaşımın gerekliliği belirtilmiştir. Bu deklarasyonun hemen ardından 20 Mart 2013 tarihinde Dünya Dişhekimleri Birliği (FDI), ağız ve diş hastalıklarının görülme sıklığını azaltmak ve kişilerin, ailelerin, toplumların ve hükumetlerin dikkatini ağız sağlığına çekmek amacıyla, 20 Mart gününü “Dünya Ağız Sağlığı Günü” olarak kabul etmiştir. 20 Mart Dünya Ağız Sağlığı Günü, FDI üyesi olan yaklaşık 200 ülkede çeşitli etkinlikler ile kutlanmakta ve ağız diş sağlığına bağlı yaşam kalitesi artırılmaya çalışılmaktadır. Ağız hastalıkları, en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer almaktadır. Küresel boyutta dünya nüfusunun yüzde 90’ı çürük, diş eti hastalıkları ve ağız kanserine kadar uzanan ağız hastalıkları yönünden, ciddi bir risk altındadır" diye konuştu.
Her yılın 20 Mart’ında ayrı bir söylem ve posterlerle kamuoyunun dikkatinin çekildiğini ve bu yılın temasının “Mutluluğunuz ve Refahınız İçin Ağzınızla Gurur Duyun" olduğunu ifade eden İşmen, ağız sağlığı, ne kadar iyilik hali içinde olursa genel sağlığın da o kadar iyi olacağının altını çizdi.
DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 90'I CİDDİ BİR RİSK ALTINDA
TDB'ye göre, hedef; gencinden, artan yaşlı nüfusa kadar yaşam boyunca ağız ve dişleri korumaya odaklanmak olmalı. Bu kapsamda, toplumda ağız diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğu farkındalığının oluşturulması, ağız ve diş hastalıklarının özellikle de diş çürüğünün engellenebilir hastalıklar olduğu, "Sağlıklı bir vücut için önce ağız sağlığı" mesajı veriliyor.Toplumun ağız diş sağlığı eğitimi ve ağız hastalıkları ve ağızdaki durumlara ilişkin bilgilendirilmesi, temel ağız diş sağlığı hizmetleri, koruyucu önlemler ve programlar hakkında bilinçlendirilmesi amaçlanıyor.
19. VE 20. YÜZYILLARDA DİŞ ÇÜRÜĞÜ EPİDEMİK SALGIN OLARAK TANIMLANDI
Türk Dişhekimleri Birliğinin açıklamasına göre, 19. ve 20. yüzyıllarda diş çürüğü dünya genelinde bir epidemik salgın olarak tanımlandı ve halen günümüzde de nezleden sonra dünyada en yaygın olarak görülen 2. hastalık olarak kabul ediliyor.Son 30 yılda yüksek gelirli ülkelerin diş çürüğü görülme oranlarını aşağı çekseler de; orta ve düşük gelirli ülkelerde halen en yaygın hastalık olarak toplum sağlığını olumsuz biçimde etkilemeyi sürdürdüğü ifade edildi.
Yüksek gelirli ülkelerde; 11-14 yaş grubu çocuklarda tedavi edilen çürük dişlerin oranı yüzde 53 iken, düşük gelirli ülkelerde tedavi edilen çürük diş sayısı yüzde 2 civarında. Bu nedenle; diş çürükleri kötü beslenmenin sebep olduğu bir hastalık olmanın yanı sıra bir sosyal yoksunluk hastalığı olma niteliği taşıyor.
Diş eti hastalıkları ise dişleri destekleyen dokuların iltihaplı hastalıklarını kapsıyor. Şişmiş, kızarık, kanamalı ve iltihaplı diş eti görüntüsüyle ortaya çıkan diş eti hastalıkları, ilerleyen aşamalarda dişleri destekleyen dokuları etkileyerek dişlerin sallanmalarına ve diş kayıplarına yol açarlar.
DİŞ ETİ HASTALIKLARI BAŞKA HASTALIKLARI DA TETİKLİYOR
Bakteri plağının ve yetersiz ağız hijyeninin neden olduğu diş eti hastalıkları; kronik bir enfeksiyon olup, koroner kalp hastalıkları, üst solunum yolu hastalıkları ve diyabeti tetikliyor. Ağız sağlığını küresel çapta tehdit eden 3. önemli hastalık ise ağız kanserleri. Erkeklerde görülme sıklığı yüzde 6,3 oranında olan ağız kanserleri; ağız boşluğunun yumuşak dokularında şişme, kanama, ağrı, yutma güçlüğü ve ülserasyonlarla ilk belirtisini veren kötü huylu tümörlerdir.Ağız kanserleri en sık görülen kanserler arasında ilk 10 içerisinde olup, tütün ve alkol tüketimiyle doğru orantılı olarak artıyor. Ağız kanseri teşhis edilen vakaların yüzde 75'i sigara kullanan bireylerden oluşuyor. Diş eti hastalıkları kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskini artırırken, yine kontrol altına alınmayan periodontal doku hastalıklarının erken doğum ve düşük kilolu bebek doğum oranını artırdığı biliniyor.
Ağız bakterilerinin ise mide ülserasyonları oluşturan bakterilere depo görevi yaptığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Ayrıca oral patojen bakterilerin artrit (iltihabi eklem hastalıkları) ile de yakından ilişkili olduğu biliniyor.
Türk Dişhekimleri Birliğine göre, sağlıklı dişlere sahip olmak kişinin kendine güvenini olumlu biçimde etkilemekteyken, dişsizlik; kişinin estetik ve ağız fonksiyonunu bozarak ruhsal durumunu olumsuz şekilde etkiliyor. Ağız sağlığıyla genel sağlık ilişkisi sadece kişilerin fiziksel sağlığıyla değil, ruhsal sağlığı ve refahını da içeren kapsamlı bir ilişkiye sahip. Bu da ağız sağlığı olmaksızın tam bir "sağlık ve iyilik" durumunun mümkün olamayacağını gösteriyor.