R
Restful
Ziyaretçi
Ziyaretçi
dinin toplumsal işlevleri nelerdir , din toplum ilişkisi nasıldır , sosyoloji dersi dinin toplumsal işlevleri, sosyoloji ders notları , sosyoloji dersi konu anlatımı, sosyoloji dersi dinin toplumsal işlevleri, dinin toplumsal işlevleri konu anlatımı,
DİNİN TOPLUMSAL İŞLEVLERİ
1) İnananlarına çeşitli toplumsal durumlarda, değişik toplumsal olaylar karşısında takip edecekleri tutum ve tavırları belirleyen zihniyet ve ideoloji kazandırır.
2) Bütünleştirme: Sosyal bütünleşmeyi sağlayan en önemli fenomenlerden biri belki de en önemlisi dindir.E.Durkheim’in merkezi ilgisi; düzen problemine, yani toplumun istikrar ve birliği nasıl sürdürebileceği hususuna olmuştur.İbn Haldun dinin bütünleştirici, kaynaştırıcı güç ve işlevi üzerinde önemle durmuştur.Din, bütünleştirme işleviyle toplumsal dayanışmanın güçlü bir yapı taşı niteliğine sahiptir.
3) Çatıştırma: Şüphesiz dinin bütünleştirmenin tersine parçalanma ve çatıştırma işlevi de bulunmaktadır.Dinin çatışma çıkarıcı, devrim yapıcı veya parçalayıcı işlevleri bağlamında Max Weber tarafından genişçe ele alınan karizmatik lider ve hareketlere işaret edilebilir.Karizmatik lider bir yönüyle çatışma çıkarır ve parçalarken, bir yönüyle de bütünleştirir.
4) Organizasyon: Bütünleştirme işleviyle yakından ilgilidir. Peygamberlerin karizmatik liderliği etrafında inanan insanların oluşturduğu organizasyondan tutun çeşitli dini grup, hareket, cemaat, oluşum, parti ve kurumların organizasyonları….. tarihsel ve çağdaş olarak dinin organizasyon işlevinin önemini ortaya koymaktadır.
5) Sosyalizasyon: İnsanların sosyalleşmelerini sağlar.
6) Yapılandırma: Hint Kast Sistemi buna örnektir.
7) Kimlik kazandırma: Dinin etkili sosyal işlevlerinden biri de kimlik, bir varlık bilinci, aidiyet bilinci, birlikte var ve taraf olma bilinci kazandırmadır. Dini inanç ve uygulamalar, birey ve gruplar için kimlik kalıpları meydana getirirler. Dinin kazandırdığı kimlik, insanın hayatına anlam kazandırır. Din bu işleviyle insanın kimlik bunalımına düşmesini de engelleyici güçtedir.
8 ) Din, muhafazakar ve meşrulaştırıcı özellikleriyle yakından bağlantılı olarak kültürün korunmasında, kuşaktan kuşağa aktarılmasında, kültürün süreklilik kazanmasında da işlevseldir.
9) Din, değerler çatışmasını önler. Değerlerin toplumca kabulünü sağlar, değerleri pekiştirir.
10) Din, devletle toplum arasında aracı kurumdur. Devletle birey arasındaki ilişkilerde ikincil yapılar, örneğin sivil toplum olarak bir tampon vazifesi görmektedir.
11) Meşrulaştırma: Dinin sosyal hayatta en dikkate değer ve kuşatıcı işlevlerinden biridir. Din, bireysel düzlemde, yapılan davranışı bireyin meşru olarak görmesini sağlarken, toplum tarafından geçerli ve haklı kılınmasını sağlar.
12) Din, insan toplumuna gündelik dünyayı aşan bir referans noktası kazandırır. Ayrıca, birey ve gruplar için hayata bir anlam verme duygusu sağlar, böylece insanlar, sosyal hayatta karşılaştıkları olay ve durumlar içinde bir tür güçlü destek ve barış elde ederler.
* Sosyolog ve din sosyoloğu, dinin toplumsal işlevlerinden söz ederken, dini değil, kendini sınırlandırır. Sosyolog, dinin sosyal işlevleriyle ilgilenirken, indirgemeci bir yaklaşımla dini salt sosyal işlevlerine hasretmez, ancak kendisini dinin var olan sosyal işlevlerini, dinin toplumdaki yeri ve etkilerini incelemekle sınırlandırır.* Dinin sosyolojik manası şunları içerir: Din, inanç, bilgi, tecrübe, ibadet, etki, organizasyon, ahlak gibi boyutlarıyla toplumsal bir gerçekliktir. Din ile toplum birbirini karşılıklı olarak etkiler.
** Dinin toplumsal işlevlerinin açıklığı/görünürlüğü ve kapalılığı/gizliliği İnsanlar, Allah’ın emrini yerine getirmek ve huzur hissetmek için bir araya gelip topluca ibadet ederler. Burada ibadet için bir araya gelmenin görünen işlevi huzur hissi iken, görünmeyen işlevi ise sosyal bütünleşmedir.
DİNİN TOPLUMSAL İŞLEVLERİ
1) İnananlarına çeşitli toplumsal durumlarda, değişik toplumsal olaylar karşısında takip edecekleri tutum ve tavırları belirleyen zihniyet ve ideoloji kazandırır.
2) Bütünleştirme: Sosyal bütünleşmeyi sağlayan en önemli fenomenlerden biri belki de en önemlisi dindir.E.Durkheim’in merkezi ilgisi; düzen problemine, yani toplumun istikrar ve birliği nasıl sürdürebileceği hususuna olmuştur.İbn Haldun dinin bütünleştirici, kaynaştırıcı güç ve işlevi üzerinde önemle durmuştur.Din, bütünleştirme işleviyle toplumsal dayanışmanın güçlü bir yapı taşı niteliğine sahiptir.
3) Çatıştırma: Şüphesiz dinin bütünleştirmenin tersine parçalanma ve çatıştırma işlevi de bulunmaktadır.Dinin çatışma çıkarıcı, devrim yapıcı veya parçalayıcı işlevleri bağlamında Max Weber tarafından genişçe ele alınan karizmatik lider ve hareketlere işaret edilebilir.Karizmatik lider bir yönüyle çatışma çıkarır ve parçalarken, bir yönüyle de bütünleştirir.
4) Organizasyon: Bütünleştirme işleviyle yakından ilgilidir. Peygamberlerin karizmatik liderliği etrafında inanan insanların oluşturduğu organizasyondan tutun çeşitli dini grup, hareket, cemaat, oluşum, parti ve kurumların organizasyonları….. tarihsel ve çağdaş olarak dinin organizasyon işlevinin önemini ortaya koymaktadır.
5) Sosyalizasyon: İnsanların sosyalleşmelerini sağlar.
6) Yapılandırma: Hint Kast Sistemi buna örnektir.
7) Kimlik kazandırma: Dinin etkili sosyal işlevlerinden biri de kimlik, bir varlık bilinci, aidiyet bilinci, birlikte var ve taraf olma bilinci kazandırmadır. Dini inanç ve uygulamalar, birey ve gruplar için kimlik kalıpları meydana getirirler. Dinin kazandırdığı kimlik, insanın hayatına anlam kazandırır. Din bu işleviyle insanın kimlik bunalımına düşmesini de engelleyici güçtedir.
8 ) Din, muhafazakar ve meşrulaştırıcı özellikleriyle yakından bağlantılı olarak kültürün korunmasında, kuşaktan kuşağa aktarılmasında, kültürün süreklilik kazanmasında da işlevseldir.
9) Din, değerler çatışmasını önler. Değerlerin toplumca kabulünü sağlar, değerleri pekiştirir.
10) Din, devletle toplum arasında aracı kurumdur. Devletle birey arasındaki ilişkilerde ikincil yapılar, örneğin sivil toplum olarak bir tampon vazifesi görmektedir.
11) Meşrulaştırma: Dinin sosyal hayatta en dikkate değer ve kuşatıcı işlevlerinden biridir. Din, bireysel düzlemde, yapılan davranışı bireyin meşru olarak görmesini sağlarken, toplum tarafından geçerli ve haklı kılınmasını sağlar.
12) Din, insan toplumuna gündelik dünyayı aşan bir referans noktası kazandırır. Ayrıca, birey ve gruplar için hayata bir anlam verme duygusu sağlar, böylece insanlar, sosyal hayatta karşılaştıkları olay ve durumlar içinde bir tür güçlü destek ve barış elde ederler.
* Sosyolog ve din sosyoloğu, dinin toplumsal işlevlerinden söz ederken, dini değil, kendini sınırlandırır. Sosyolog, dinin sosyal işlevleriyle ilgilenirken, indirgemeci bir yaklaşımla dini salt sosyal işlevlerine hasretmez, ancak kendisini dinin var olan sosyal işlevlerini, dinin toplumdaki yeri ve etkilerini incelemekle sınırlandırır.* Dinin sosyolojik manası şunları içerir: Din, inanç, bilgi, tecrübe, ibadet, etki, organizasyon, ahlak gibi boyutlarıyla toplumsal bir gerçekliktir. Din ile toplum birbirini karşılıklı olarak etkiler.
** Dinin toplumsal işlevlerinin açıklığı/görünürlüğü ve kapalılığı/gizliliği İnsanlar, Allah’ın emrini yerine getirmek ve huzur hissetmek için bir araya gelip topluca ibadet ederler. Burada ibadet için bir araya gelmenin görünen işlevi huzur hissi iken, görünmeyen işlevi ise sosyal bütünleşmedir.