BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
9.sınıf din ve ahlak bilgisi dersleri - fert hatında dinin önemi - dinin toplum hayatındaki önemi
1. Din, akıl ve irade sahibi insanlara hitap eder. Akıl hastalarının ve mükellef çağına gelmemiş çocukların dinı sorumlulukları yoktur.
2. Dinin amacı, insanları dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştırmaktır
3. Din, gönüllü ve içten gelen samimi duygularla bağlanma esasına dayanır
4. Din, insanı içten ve dıştan kuşatan manevi bir değer ve disiplindir.
5. Din duygusu ve buna bağlı olarak ibadetler, insanı anlamsız ve zarar ve kuruntulardan uzaklaştırarak iç huzur verir.
6. Din ; diğer varlıklara nazaran insana akıl ve irade sahibi olduğunu hatırlatarak maddenin ve nefsinin esiri olmasını engeller
7. Din, hayatımıza anlam katan 'en saygın ve en üstün değerlerden biridir. insanoğlu yaratıldığı günden beri kendi kendine; "Ben kimim?", "Beni kim yarattı?", "Beni niçin yarattı?", "Nereden geldim ve nereye gidiyorum?"; insanı diğer tüm varlıklardan farklı yaratan yüce Allah, ona ihtiyaç duyduğu her türlü imkanı ve fırsatı da vermiştir. ilk insan Hz Adem ile beraber, insanın neye, nasıl inanacağını da öğretmiştir. Esasen yüce Yaratıcı, insanı hiçbir zaman bilgisiz bırakmamıştır. Çeşitli zamanlarda gerek duydukça insanlar arasından seçtiği seçkin elçiler aracılığı ile insanlara doğru inancı ve doğru yolu bildirmiştir. Zaman içerisinde insanlar, Allah'tan gelen bu doğru inanma ve uygulama biçimlerini çeşitli nedenlerden dolayı ya değiştirmişler ya da kaybetmişlerdir. Böylece inanma biçimlerinde farklılıklar meydana gelmiştir.
8. insan, yapısı itibariyle dine muhtaçtır. Çünkü insan ruh ve bedenden ibarettir. Şüphesiz insanın ruhi ihtiyaçlarını karşılayan en sağlam müessese dindir. Hiçbir kurum veya olgu insandaki bu doğuştan gelen duyguyu tatmin edemez. Eğer insanın inanma veya din ihtiyacı sağlıklı bir şekilde karşılanmazsa, zamanla hem ferdin hem de toplumun bünyesinde kapanması zor yaralar açılır. Birçok ilkel ve sapık inanma ve tapınma tarzları ortaya çıkar
9- Din, insanı iyilik yapmaya sevk ettiği gibi kötülüklerden de uzak tutar. Dini inanç ve uygulamalar, insanın irade ve karakterini güçlendirir. içgüdülerine, sıradan ve basit arzularına esir olmaktan kurtarır. Kötülüklere karşı mücadele etmede güç ve cesaret verir. Böylece kişinin gönlünde ve vicdanında manevi bir otorite olarak yerleşen Allah sevgisi ve korkusu, her zaman ve her yerde insanın dikkatli ve temkinli davranmasını sağlar. Bu da insan sadece Allah'a karşı boyun eğmeye yönlendirir
10. Din, bütün insanları saygın ve kardeş ederek fert ve toplumu kutsal duygu, ortak bilinç ve amaç etrafında birleştirir. Bu manevi değerler, insanların kolayca kaynaşıp anlaşmasını sağlar. Dolayısıyla toplumda mal, mülk, makam, mevki, şan, şöhret, ırk, renk gibi bütün farklılıklar silinerek sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik, birlik, beraberlik gibi duygular yaygınlaşır. Bütün bunlar da fert ve toplumdaki eşitsizlikleri, düşmanlıkları, kıskançlıkları ortadan kaldırarak barış ve sevginin hakim olmasını 'sağlar.
1. Din, akıl ve irade sahibi insanlara hitap eder. Akıl hastalarının ve mükellef çağına gelmemiş çocukların dinı sorumlulukları yoktur.
2. Dinin amacı, insanları dünyada ve ahirette mutluluğa ulaştırmaktır
3. Din, gönüllü ve içten gelen samimi duygularla bağlanma esasına dayanır
4. Din, insanı içten ve dıştan kuşatan manevi bir değer ve disiplindir.
5. Din duygusu ve buna bağlı olarak ibadetler, insanı anlamsız ve zarar ve kuruntulardan uzaklaştırarak iç huzur verir.
6. Din ; diğer varlıklara nazaran insana akıl ve irade sahibi olduğunu hatırlatarak maddenin ve nefsinin esiri olmasını engeller
7. Din, hayatımıza anlam katan 'en saygın ve en üstün değerlerden biridir. insanoğlu yaratıldığı günden beri kendi kendine; "Ben kimim?", "Beni kim yarattı?", "Beni niçin yarattı?", "Nereden geldim ve nereye gidiyorum?"; insanı diğer tüm varlıklardan farklı yaratan yüce Allah, ona ihtiyaç duyduğu her türlü imkanı ve fırsatı da vermiştir. ilk insan Hz Adem ile beraber, insanın neye, nasıl inanacağını da öğretmiştir. Esasen yüce Yaratıcı, insanı hiçbir zaman bilgisiz bırakmamıştır. Çeşitli zamanlarda gerek duydukça insanlar arasından seçtiği seçkin elçiler aracılığı ile insanlara doğru inancı ve doğru yolu bildirmiştir. Zaman içerisinde insanlar, Allah'tan gelen bu doğru inanma ve uygulama biçimlerini çeşitli nedenlerden dolayı ya değiştirmişler ya da kaybetmişlerdir. Böylece inanma biçimlerinde farklılıklar meydana gelmiştir.
8. insan, yapısı itibariyle dine muhtaçtır. Çünkü insan ruh ve bedenden ibarettir. Şüphesiz insanın ruhi ihtiyaçlarını karşılayan en sağlam müessese dindir. Hiçbir kurum veya olgu insandaki bu doğuştan gelen duyguyu tatmin edemez. Eğer insanın inanma veya din ihtiyacı sağlıklı bir şekilde karşılanmazsa, zamanla hem ferdin hem de toplumun bünyesinde kapanması zor yaralar açılır. Birçok ilkel ve sapık inanma ve tapınma tarzları ortaya çıkar
9- Din, insanı iyilik yapmaya sevk ettiği gibi kötülüklerden de uzak tutar. Dini inanç ve uygulamalar, insanın irade ve karakterini güçlendirir. içgüdülerine, sıradan ve basit arzularına esir olmaktan kurtarır. Kötülüklere karşı mücadele etmede güç ve cesaret verir. Böylece kişinin gönlünde ve vicdanında manevi bir otorite olarak yerleşen Allah sevgisi ve korkusu, her zaman ve her yerde insanın dikkatli ve temkinli davranmasını sağlar. Bu da insan sadece Allah'a karşı boyun eğmeye yönlendirir
10. Din, bütün insanları saygın ve kardeş ederek fert ve toplumu kutsal duygu, ortak bilinç ve amaç etrafında birleştirir. Bu manevi değerler, insanların kolayca kaynaşıp anlaşmasını sağlar. Dolayısıyla toplumda mal, mülk, makam, mevki, şan, şöhret, ırk, renk gibi bütün farklılıklar silinerek sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik, birlik, beraberlik gibi duygular yaygınlaşır. Bütün bunlar da fert ve toplumdaki eşitsizlikleri, düşmanlıkları, kıskançlıkları ortadan kaldırarak barış ve sevginin hakim olmasını 'sağlar.