Şirk koşmak için öncelikle dindar olmak gereklidir. Müşrikler, Allah'a kesin olarak inanırlar. Şirk koşanlar dinsiz insanlar değildir.
Ankebut 61.Ayet: Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre amade kıldı?" diye soracak olursan, şüphesiz: "Allah" diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?
Şirk koşmak sanıldığı kadar zor bir şey değildir. Hepimiz farkında olmadan şirk'e düşmüş olabiliriz. Peygamberler bile şirk koşmamaları konusunda uyarılmıştır. Bir peygamber neden şirk koşsun değil mi? Demek ki öyle tehlikeli bir şey ki peyygamberler bilebu günahtan sakınıyor.
Kasas 87.Ayet: Sana indirildikten sonra, sakın seni Allah'ın ayetlerinden alıkoymasınlar. Sen Rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.
1- Aracı kullanarak şirk koşmak:
Müşrikler Allah'ın yanında başka ilahlar edinirler. Bu ilahlar aracılığıyla Allah'a yaklaşmaya çalışırlar. Böylece Allah'a ortak koşmuş olurlar. Allah'a yaklaşma vesilesi olarak araya konulan her şey puttur.
Zumer 3.Ayet: ''..Allahtan başka evliya edinenler, 'biz onlara Allah'a yaklaşmak için kulluk ediyoruz' dediler...''
Müşrikler Allah'a direk bağlanmanın mümkün olmadığını zannederler. Kuranda direk Allah'a bağlanmak gerektiği yazmaktadır.
Fatiha 5.Ayet:''Ancak sana yönelir ve ancak senden yardım isteriz.''
İnşirah 8.ayet: ''Ancak Rabbine yönel ve yalvar.''
2- Allahtan başkasına hüküm yetkisi vermek:
Dinde hüküm koyucu tek kaynak Allahtır. Yol gösterici rab olarak Allah'ı kabul ediyorsak sadece Allah'ın hükümlerine uymalıyız. Allah'ın hükümleri ise son kutsal kitap olan Kuran-ı Kerim'demevcuttur. Kurandan başka kaynakları dinde hüküm koyucu olarak kabul etmek Allah'a ortak koşmatır.
Kalem 36.Ayet: Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz? 37:Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var? 38:İçinde, neyi seçip beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye (mi yazıyor?).
3- Atalarından öğrendiğini mutlak doğru olarak kabul etmek:
İnsanların çoğu çocukken öğrendiklerini hafızasına alırlar ve onu mutlak doğru olarak kabul ederler. Bildiklerinin yanlış olduğunu anlasalar bile süregelen alışkanlıklardan dolayı doğru bilgiyi kabul edemezler. İşte yeniliğe kapalı olup eskilerden öğrendiklerini tek gerçek olarak kabul edip onların asla hata yapmayacağına inanmak, atalarına taparak Allah'a ortak koşmaya örnektir.
Bakara 170.Ayet: Onlara ne zaman: 'Allah'ın indirdiğine uyun' denilse: 'Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyuyoruz' derler. Ya, ataları bir şeyden anlamıyor veya doğru yolu bulamamış idilerse?
4- Din adamlarına teslim olmak:
İnsanlardan bazıları, din öğrenmek için mutlaka bir din adamının dizinin dibinde mürit olmak gerektiğine inanırlar. Halbuki Allah bizlere dinimizi öğretmek için peygamber göndermiş ve ona kutsal kitabı vahyetmiştir. Böylece dinkonusunda gereken bilgiler açıklığa kavuşmuştur. Din adamlarına teslim olarak onun asla yanlış konuşmayacağına inananlar teslim olduğu kişiyi rab edinmiş olurlar.
Ali İmran 64.Ayet: De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız."
Din adamları da Allah hakkında yalan söyleyebilir. Allah hakkında konuşanların yalan söylemeyeceğini zannetmek büyük hatalardandır. Çünkü karşımzıda konuşan kişi bir peygamber değildir.
Cinn 5.Ayet :"Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık."
Şimdi de din adamlarına, hoca efendilere, şeyhlere teslim olanların ahiretteki pişmanlıklarını açıklayan ayete bakalım.
Ahzab Suresi 67, Ve dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular." 68:“Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle.”
5- Mezheplere Ayrılmak:
Bir çoğumuz çocukluktan beri bizlere öğretilen ''4 hak mezhep'' cümlesini kabul etmişizdir. Atalarımız böyle inandı ve bizlere böyle öğretti. Ama bu kulaktan dolma bilginin sahih olup olmadığına dair bir sorgulama yapılmadı. Çünkü insanların çoğu din konusunda araştırma yapmadan hocalardan duyduklarına inanırlar. Şimdi düşünelim bakalım, hak dediğimiz şey 1 tane olur ve diğerleri yanlıştır. Eğer hak birden fazla ise o zaman Allah o konuda hüküm bildirmemiş yani serbest bırakmış demektir. Kuran inerken de insanlar bir sürü gereksiz fıkıh sorusu sordular ve bu konuda ayet nazil oldu.
Maide 101.ayet: Ey iman edenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın. Eğer bu şeylerden Kur'an'ın indirilmekte olduğu sırada sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. Allah bağışlayıcıdır ve yumuşak davranandır.
Ayette görüldüğü gibi sadece Kuran'da bahsi geçen konulardan sorumluyuz. Kuranda açıklanmayan konulardan mesul değiliz. Zaten ahirette sadece Kuran'dan sorguya çekileceğiz.
Zuhruf 44.Ayet: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.
Ayrıca Kuran'da mezheplerin yasak olduğuna dair apaçık ayetler mevcuttur. Mezhepler önceki toplumların düştüğü yanlışlardandır.
Rum 32.ayet: (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olan (mezhebiyle) ferahlanırlar.
Alıntıdır
Ankebut 61.Ayet: Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre amade kıldı?" diye soracak olursan, şüphesiz: "Allah" diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?
Şirk koşmak sanıldığı kadar zor bir şey değildir. Hepimiz farkında olmadan şirk'e düşmüş olabiliriz. Peygamberler bile şirk koşmamaları konusunda uyarılmıştır. Bir peygamber neden şirk koşsun değil mi? Demek ki öyle tehlikeli bir şey ki peyygamberler bilebu günahtan sakınıyor.
Kasas 87.Ayet: Sana indirildikten sonra, sakın seni Allah'ın ayetlerinden alıkoymasınlar. Sen Rabbine çağır ve sakın müşriklerden olma.
1- Aracı kullanarak şirk koşmak:
Müşrikler Allah'ın yanında başka ilahlar edinirler. Bu ilahlar aracılığıyla Allah'a yaklaşmaya çalışırlar. Böylece Allah'a ortak koşmuş olurlar. Allah'a yaklaşma vesilesi olarak araya konulan her şey puttur.
Zumer 3.Ayet: ''..Allahtan başka evliya edinenler, 'biz onlara Allah'a yaklaşmak için kulluk ediyoruz' dediler...''
Müşrikler Allah'a direk bağlanmanın mümkün olmadığını zannederler. Kuranda direk Allah'a bağlanmak gerektiği yazmaktadır.
Fatiha 5.Ayet:''Ancak sana yönelir ve ancak senden yardım isteriz.''
İnşirah 8.ayet: ''Ancak Rabbine yönel ve yalvar.''
2- Allahtan başkasına hüküm yetkisi vermek:
Dinde hüküm koyucu tek kaynak Allahtır. Yol gösterici rab olarak Allah'ı kabul ediyorsak sadece Allah'ın hükümlerine uymalıyız. Allah'ın hükümleri ise son kutsal kitap olan Kuran-ı Kerim'demevcuttur. Kurandan başka kaynakları dinde hüküm koyucu olarak kabul etmek Allah'a ortak koşmatır.
Kalem 36.Ayet: Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz? 37:Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var? 38:İçinde, neyi seçip beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye (mi yazıyor?).
3- Atalarından öğrendiğini mutlak doğru olarak kabul etmek:
İnsanların çoğu çocukken öğrendiklerini hafızasına alırlar ve onu mutlak doğru olarak kabul ederler. Bildiklerinin yanlış olduğunu anlasalar bile süregelen alışkanlıklardan dolayı doğru bilgiyi kabul edemezler. İşte yeniliğe kapalı olup eskilerden öğrendiklerini tek gerçek olarak kabul edip onların asla hata yapmayacağına inanmak, atalarına taparak Allah'a ortak koşmaya örnektir.
Bakara 170.Ayet: Onlara ne zaman: 'Allah'ın indirdiğine uyun' denilse: 'Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyuyoruz' derler. Ya, ataları bir şeyden anlamıyor veya doğru yolu bulamamış idilerse?
4- Din adamlarına teslim olmak:
İnsanlardan bazıları, din öğrenmek için mutlaka bir din adamının dizinin dibinde mürit olmak gerektiğine inanırlar. Halbuki Allah bizlere dinimizi öğretmek için peygamber göndermiş ve ona kutsal kitabı vahyetmiştir. Böylece dinkonusunda gereken bilgiler açıklığa kavuşmuştur. Din adamlarına teslim olarak onun asla yanlış konuşmayacağına inananlar teslim olduğu kişiyi rab edinmiş olurlar.
Ali İmran 64.Ayet: De ki: "Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiç bir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim." Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, biz gerçekten müslümanlarız."
Din adamları da Allah hakkında yalan söyleyebilir. Allah hakkında konuşanların yalan söylemeyeceğini zannetmek büyük hatalardandır. Çünkü karşımzıda konuşan kişi bir peygamber değildir.
Cinn 5.Ayet :"Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah'a karşı asla yalan söylemiyeceklerini sanmıştık."
Şimdi de din adamlarına, hoca efendilere, şeyhlere teslim olanların ahiretteki pişmanlıklarını açıklayan ayete bakalım.
Ahzab Suresi 67, Ve dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten biz, efendilerimize ve büyüklerimize itaat ettik, böylece onlar bizi yoldan saptırmış oldular." 68:“Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle.”
5- Mezheplere Ayrılmak:
Bir çoğumuz çocukluktan beri bizlere öğretilen ''4 hak mezhep'' cümlesini kabul etmişizdir. Atalarımız böyle inandı ve bizlere böyle öğretti. Ama bu kulaktan dolma bilginin sahih olup olmadığına dair bir sorgulama yapılmadı. Çünkü insanların çoğu din konusunda araştırma yapmadan hocalardan duyduklarına inanırlar. Şimdi düşünelim bakalım, hak dediğimiz şey 1 tane olur ve diğerleri yanlıştır. Eğer hak birden fazla ise o zaman Allah o konuda hüküm bildirmemiş yani serbest bırakmış demektir. Kuran inerken de insanlar bir sürü gereksiz fıkıh sorusu sordular ve bu konuda ayet nazil oldu.
Maide 101.ayet: Ey iman edenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın. Eğer bu şeylerden Kur'an'ın indirilmekte olduğu sırada sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. Allah bağışlayıcıdır ve yumuşak davranandır.
Ayette görüldüğü gibi sadece Kuran'da bahsi geçen konulardan sorumluyuz. Kuranda açıklanmayan konulardan mesul değiliz. Zaten ahirette sadece Kuran'dan sorguya çekileceğiz.
Zuhruf 44.Ayet: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.
Ayrıca Kuran'da mezheplerin yasak olduğuna dair apaçık ayetler mevcuttur. Mezhepler önceki toplumların düştüğü yanlışlardandır.
Rum 32.ayet: (O müşriklerden olmayın ki) onlar, dînlerinde fırkalara ayrıldılar ve grup grup oldular. Bütün gruplar, kendilerinde olan (mezhebiyle) ferahlanırlar.
Alıntıdır