ifade özgürlüğü denen kavram çok kullanılınca suyu çıkacak bir şey olmaktan öte, yüzyıllarca süren bir kavganın ardından elde edilen önemli bi kazançtır insanlık için. sadece türkiye özelinde değil, tüm dünya için böyledir. iyi uygulayan vardır, yarı zamanlı uygulayan vardır, uygulamayan vardır. bu üç kategoriyi incelerseniz uygulama durumlarının toplumların refah seviyeleriyle doğru orantılı olduğunu da görürsünüz. akp iktidarıyla birlikte türkiye'de en çok gerileyen hadiselerden biridir ayrıca. öncesinde de mükemmel değildi, alanı daha genişti sadece. yoksa bu toplumda bazı tabular her zaman vardı. kaldı ki bu kavram tam da toplumun veya bir zumrenin "söylenemez" bulduğu şeylerin söylenebilirliğini güvence altına almak için vardır. millet birbirinin kaşıyla gözüyle daha rahat dalga geçsin diye değil. o yüzden dine, inanca, devlete, devlet büyüklerine, kanaat önderlerine, şeyhlere şıhlara, her kime veya neye olursa olsun yapılan söylem ifade özgürlüğü kapsamına girer. şahsa edilen küfür ve hakaret zaten suç unsurudur, gider şikayetçi olursun, ama bunun dışındakiler suç teşkil etmez. mesela pegasus çalışanlarının yaptığı paylaşım "suç" değildir. yaptıkları şey olsa olsa bir kesimin inançlarına saygısızlıktır. onu da kendi şahsi hesaplarından yapmışlarsa, bir kışkırtma, bir kargaşa çıkarma motivasyonu yoksa, herhangi bir ceza almamaları gerekir. yasalar ve işleyiş bakımından söylemiyorum, olması gereken şey bakımından söylüyorum. yoksa bu memlekette cb geçerken sigara içmeye devam etti diye adam tutuklayacaklardı neredeyse.