MAÖL 10. Sınıf Diksiyon nasıl geliştirilir?

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
1.1.1. Dil ve Diksiyon
İnsan, sosyal bir varlıktır. Hayatını devam ettirmesi için diğer insanlarla iletişim
kurmak zorundadır. İnsanlarla iletişim kurabilmek, duygu düşünce ve isteklerini ifade etmek
için kullanabileceği en önemli araç ise “dil”dir. İşte bu unsur konuşmanın da dinamiğini
oluşturmaktadır.
Herhangi bir dili konuşmak, yalnızca o dil hakkında birtakım temel bilgilere sahip
olmaktan, dilin kelime kadrosunu öğrenmekten ve o dilde iletişim kurmaktan ibaret değildir.
Dilin doğru ve güzel kullanılması da önemlidir. Dilin seslerini doğru telaffuz edebilmek,
kelimeleri doğru seçerek yerinde kullanabilmek de ayrı bir sanattır.
Türkçe, ünlü ve ünsüz uyumları olan bir dildir. Bu bakımdan Türkçe kelimelerin
telaffuzu son derece estetiktir.
Herhangi bir dili doğru, güzel ve etkili konuşabilmek, her insan için ona özgü bir
ayrıcalık belgesidir, Kişinin konuşması, ses tonu, kelimeleri doğru seçip yerinde kullanması,
doğru telaffuz etmesi, kişiyi diğer insanlardan daha farklı bir konuma getirir.
Dillerin söyleyiş farklılıkları, iki ayrı kavramı ortaya çıkarmıştır. Bunlar;
 Lehçe: Herhangi bir dilden bilinen tarihi seyir içinde veya daha önceden
ayrılmış olup ses, şekil ve kelime ayrılıkları gösteren kollara lehçe adı verilir.
Örneğin; Türkçe’den tarih içinde bilinen zamanlarda ayrılmış olan Azerbaycan,
Kazak ve Özbek Türkçesi gibi kollar yakın lehçe kabul edilmektedir.
 Ağız: Herhangi bir dil veya lehçenin daha çok söyleyiş (telaffuz) özelliklerine
bağlı olarak oluşan mahalli kollarıdır. Her dil veya lehçenin kendi içinde
ağızları vardır. Ağızlar halkın kullandığı doğal konuşma biçimleridir. Gelişmiş
her dilin içerisinde yeni ve farklı ağızlar ortaya çıkabilir. Ancak, her dilin tek bir
edebi ağzı vardır. Türkiye Türkçe’sinin edebi ağzı İstanbul ağzıdır. Örneğin;
Türkiye Türkçesinin Erzurum, Trabzon, Denizli gibi çok sayıda ağzı mevcuttur.
Kastamonulu İstanbul’a gitmiş. İstanbulluları nasıl bulduğu sorulduğu zaman
“İstanbullular eyi hoş; emme dilleri gubat, demiş.” Bu fıkradan da anlaşılıyor ki
Kastamonulu kendi yöresel ağzını benimsemekte ve İstanbulluların şivesini kaba, biçimsiz
bulmaktadır.
Güzel ve etkili konuşmak üzere kullanılacak dil malzemesinin doğru seçilmesi ve
bunların konuşmaya yardımcı diğer unsurlarla (sesin uyumu, vurgu, ton, tonlama, durak,
üslup, jest ve mimikler, tavır vb) uyumlu bir biçimde kullanılabilmesi sanatına Diksiyon
denir.
Diksiyon kelime anlamı olarak Latincede dictio ve distus sözcüklerinden Fransızcaya
diction olarak geçmiş, dilimize de Fransızcıdan söylendiği gibi alınmıştır.5
Bu kelimenin Latince anlamı “söz söylerken sözcüklerin seçilip düzenlenerek
düşünceleri kolaylıkla anlatma tarzı.”dır.
Diksiyonun amacı yorumculuğa ulaşmaktır. Bunun için de belirli yöntemlere
başvurulmaktadır. Bu yöntemler;
 Söz söyleyeni anlatmaya alıştırmak
 Dinleyeni inandırmak ve heyecanlandırmak
 Dinleyenin hoşuna gitmek
Dinleyenin hoşuna gitmek sözü ile belirtilmek istenen konuşmada açıklık, gerçeklik
ve güzelliktir.
 
Geri