Bel far niente
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Temmuz 16, 2017
-
- Mesajlar
- 6,772
-
- Tepkime puanı
- 1,005
-
- Puanları
- 348
-
- Yaş
- 31
-
- Konum
- Dust 2
Yavuz Sultan Selim'e ait beyit
Yavuz Sultan Selim'in bu şiirinde aşağıda açıklandığı üzere; şiir soldan sağa okunduğu gibi sırasıyla birinci mısradan itibaren, bölünmüş kelimeleri alt alta getirdiğimizde yine anlam bütünlüğü bozulmadan şiir bütünlük içinde yukarıdan aşağı da sırasıyla aynen okunmuş olur. şiir sanatında bu ilk ve tektir. şimdi yukarıdan aşağıya okunur durumuna bakalım.
1. ) sanma şahım/ herkesi sen/ sadıkhane / yar olur
2. ) herkesi sen/ dostum sandın/ belki ol/ ağyar olur
3. ) sadıkhane/ belki ol/ alemde/ dildar olur
4. ) yar olur/ ağyar olur/ dildar olur/ serdar olur
yukarıdan aşağıya;
1. ) sanma şahım
herkesi sen
sadıkhane
yar olur
2. ) herkesi sen
dostum sandın
belki ol
ağyar olur
3. ) sadıkhane
belki ol
alemde
dildar olur
4. ) yar olur
ağyar olur
dildar olur
serdar olur
soldan sağa 1. mısra, yukarıdan aşağıya 1. sırayı
soldan sağa 2. mısra, yukarıdan aşağıya 2. sırayı
soldan sağa 3. mısra, yukarıdan aşağıya 3. sırayı
soldan sağa 4. mısra, yukarıdan aşağıya 4. sırayı
oluşturur ve şiir soldan sağa ve yukarıdan aşağıya sırasıyla anlam ve
sıralama değişmeden okunur.
Hikayesi hayli ilgin beyit. vezn-i aher sanatına verilebilecek ender örneklerdendir.
yavuz sultan selim daha yavuz olmadan şehzade selim iken yani; santranç oyununa merak salar ve bir hayli gelişme sağlar. aynı dönemlerde de iran'da bu oyun bir salgın gibi yayılmaktadır. şehzade selim işi gücü bırakıp çapulcu giyimiyle bir derviş şekline bürünerek tebdil-i kıyafet iran'a varır. bir handa oynamaya başlar oyunu önüne geleni devirir, bayağı da ün salar. ünü bir süre sonra saraya şah İsmail'e kadar gider.
şah bu ünlü satranç ustası derviş-i rum'ı duyunca çağırın bir de benle oynasın bakalım der.
derviş selim gelir ilk oyunda kısa bir sürede yenilir. şah şaşırır bunca ünü yayılan derviş bu kadar acemice hatalar yapmaz vardır bunda bir iş düşüncesi ile bir oyun daha ister.
şah ismail'in oyun tarzını görmek için ilk oyunda bilerek yenilen selim; ikinci oyunda çok kısa bir sürede şah ismail'i mat eder.
şah ismail sinirlenir:
- bre derviş! hiç şahlar mat edilir mi?
yavuz da hemen cevabı yapıştırır:
-şahların mat edilmeyeceği danışıklı dövüşünü bilseydim, elbette benim de tavrım ona göre olurdu.
şah İsmail iyice sinirlenir bir tokat yapıştırır. fakat derviştir karşısındaki sonuçta yarım akıllı bir gezgin... bir kese altın verip yollanmasını emreder.
şehzade selim tam huzurdan çıkacakken işte bu beyiti söyler
sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
sadıkane belki ol alemde serdar olur
yar olur ağyar olur serdar olur didar olur
o tokatın acısını unutmamak için de kulağına o ünlü küpesini takar ki kulağına küpe olsun hikayesinin buradan geldiği rivayet edilir.
çaldıran savaşı da bu öfkenin tezahürüdür der kimi kaynaklar. hatta bu hikayeyi doğrulayacak şu ayrıntı da anlatılır:
çaldıran savaşından sonra silahdarı "padişahım böyle bir rivayet var siz gerekten şehzadelik döneminizde iran'a kadar geldiniz mi" diye sorar.
selim uzaklardaki bir çınarı göstererek silahdar ağa git şu ağacın altını kaz ne bulursan senindir der. gösterilen ağacın altında çürümüş bir kadife kese ve iki avucu dolduracak derecede İran altını bulur.
Ayrıca Sagopa Kajmer "Gölge Haramileri" şarkısında bu beyiti kullanmıştır ;
[YOUTUBE]6pyqfYEr7Po[/YOUTUBE]
Sanma şâhım...herkesi sen....sâdıkane...... yâr olur
Herkesi sen.. dostun mu sandın..belki ol... ağyâr olur
Sadıkâne........belki ol.....âlemde bir.......... serdar olur
Yâr olur... ağyâr olur...... serdar olur....... dildâr olur
Herkesi sen.. dostun mu sandın..belki ol... ağyâr olur
Sadıkâne........belki ol.....âlemde bir.......... serdar olur
Yâr olur... ağyâr olur...... serdar olur....... dildâr olur
Yavuz Sultan Selim'in bu şiirinde aşağıda açıklandığı üzere; şiir soldan sağa okunduğu gibi sırasıyla birinci mısradan itibaren, bölünmüş kelimeleri alt alta getirdiğimizde yine anlam bütünlüğü bozulmadan şiir bütünlük içinde yukarıdan aşağı da sırasıyla aynen okunmuş olur. şiir sanatında bu ilk ve tektir. şimdi yukarıdan aşağıya okunur durumuna bakalım.
1. ) sanma şahım/ herkesi sen/ sadıkhane / yar olur
2. ) herkesi sen/ dostum sandın/ belki ol/ ağyar olur
3. ) sadıkhane/ belki ol/ alemde/ dildar olur
4. ) yar olur/ ağyar olur/ dildar olur/ serdar olur
yukarıdan aşağıya;
1. ) sanma şahım
herkesi sen
sadıkhane
yar olur
2. ) herkesi sen
dostum sandın
belki ol
ağyar olur
3. ) sadıkhane
belki ol
alemde
dildar olur
4. ) yar olur
ağyar olur
dildar olur
serdar olur
soldan sağa 1. mısra, yukarıdan aşağıya 1. sırayı
soldan sağa 2. mısra, yukarıdan aşağıya 2. sırayı
soldan sağa 3. mısra, yukarıdan aşağıya 3. sırayı
soldan sağa 4. mısra, yukarıdan aşağıya 4. sırayı
oluşturur ve şiir soldan sağa ve yukarıdan aşağıya sırasıyla anlam ve
sıralama değişmeden okunur.
Hikayesi hayli ilgin beyit. vezn-i aher sanatına verilebilecek ender örneklerdendir.
yavuz sultan selim daha yavuz olmadan şehzade selim iken yani; santranç oyununa merak salar ve bir hayli gelişme sağlar. aynı dönemlerde de iran'da bu oyun bir salgın gibi yayılmaktadır. şehzade selim işi gücü bırakıp çapulcu giyimiyle bir derviş şekline bürünerek tebdil-i kıyafet iran'a varır. bir handa oynamaya başlar oyunu önüne geleni devirir, bayağı da ün salar. ünü bir süre sonra saraya şah İsmail'e kadar gider.
şah bu ünlü satranç ustası derviş-i rum'ı duyunca çağırın bir de benle oynasın bakalım der.
derviş selim gelir ilk oyunda kısa bir sürede yenilir. şah şaşırır bunca ünü yayılan derviş bu kadar acemice hatalar yapmaz vardır bunda bir iş düşüncesi ile bir oyun daha ister.
şah ismail'in oyun tarzını görmek için ilk oyunda bilerek yenilen selim; ikinci oyunda çok kısa bir sürede şah ismail'i mat eder.
şah ismail sinirlenir:
- bre derviş! hiç şahlar mat edilir mi?
yavuz da hemen cevabı yapıştırır:
-şahların mat edilmeyeceği danışıklı dövüşünü bilseydim, elbette benim de tavrım ona göre olurdu.
şah İsmail iyice sinirlenir bir tokat yapıştırır. fakat derviştir karşısındaki sonuçta yarım akıllı bir gezgin... bir kese altın verip yollanmasını emreder.
şehzade selim tam huzurdan çıkacakken işte bu beyiti söyler
sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
sadıkane belki ol alemde serdar olur
yar olur ağyar olur serdar olur didar olur
o tokatın acısını unutmamak için de kulağına o ünlü küpesini takar ki kulağına küpe olsun hikayesinin buradan geldiği rivayet edilir.
çaldıran savaşı da bu öfkenin tezahürüdür der kimi kaynaklar. hatta bu hikayeyi doğrulayacak şu ayrıntı da anlatılır:
çaldıran savaşından sonra silahdarı "padişahım böyle bir rivayet var siz gerekten şehzadelik döneminizde iran'a kadar geldiniz mi" diye sorar.
selim uzaklardaki bir çınarı göstererek silahdar ağa git şu ağacın altını kaz ne bulursan senindir der. gösterilen ağacın altında çürümüş bir kadife kese ve iki avucu dolduracak derecede İran altını bulur.
Ayrıca Sagopa Kajmer "Gölge Haramileri" şarkısında bu beyiti kullanmıştır ;
[YOUTUBE]6pyqfYEr7Po[/YOUTUBE]