Descartes Tanrının Varlığını Nasıl İspatlar

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Filozofun bütün şüphelerden sonra düşünce ve bilincin varlığından şüphe edilemeyeceği sonucuna vardığını gördük. Ama sadece bilincimiz hakkındaki bu apaçık ve kesin bilgiyle yetinemeyiz; bilinçten dışarı çıkmak ve dışdünyadaki nesnelerin varlığı ve kendileri hakkında keşin bilgiler edinmemiz zorunludur. Descartes bilinç ile dışdünya arasında köprü kurabilmek için tanrı fikrinden yararlanır.

Filozofa göre insan ruhunda doğuştan bulunan (yani doğuştan sonra duyular aracılığı ile dışardan gelmemiş olan) fikirler vardır; tanrı fikri de yani «sonsuz ve mükemmel» bir varlık hakkındaki fikir de bu türdendir. Bu «en mükemmel» ve «en gerçek varlık» fikri bize nereden gelmiştir? Bu fikir duyularımız yoluyla bize gelmiş olamaz çünkü duyularımızın bize tanıttığı şeyler mükemmel ve kusursuz varlıklar değildir. Biz kendimiz de mükemmel bir yaratık değiliz; eksik ve sınırlı bir varlığız öyleyse bu fikri bizim ruhumuza koyan tanrının bizzat kendisidir; demek ki tanrı mevcuttur.

Descartes tanrının varlığını ispatlamak için ikinci bir kanıt (delil) daha kullanır. Bu kanıt felsefe tarihinde «ontolojik kanıt» yani «varlıkbilimsel kanıt» diye ün kazanmış ve Ortaçağda Anselmus tarafından ileri sürülmüştür. H. Z. ülken'e göre ontoloj'ik kanıtı ilk kullanan filozof İbni Sina'dır («İslam Düşüncesi» s. 257). Bu kanıtı şöyle özetleyebiliriz:

Tanrıyı «en mükemmel» «en gerçek» varlık olarak kavrıyoruz. Tanrının varolmadığını düşünürsek ondan bir özellik eksilmiş olur; varlığa sahip olmamakla mükemmel olmaktan çıkmıştır o; çünkü mükemmel olanda hiç bir şeyin eksik olmaması varlığın da bulunması gereklidir. Demek ki «en gerçek ve en mükemmel varlık» kavramını varlığı da olan bir şeyi gösteren kavram olarak düşünmek zorundayız.

Bu kavramı «varlığı olmayan bir şey» olarak düşünürsek kavramda bir çelişme ortaya çıkar. «En mükemmel ve gerçek varlığın varolamaması» düşüncesi mantık bakımından bir çelişme olduğuna göre bunun karşıtının yani «en mükemmel varlığın varolması» düşüncesinin doğru olması zorunludur; demek ki tanrı vardır.

Tanrının ispatlanması Descartes'ın felsefesi açısından büyük önem taşır. Çünkü dışdünyanın varlığını kabul etmek için filozofun tanrının varlığını ispat etmeye çalışması zorunludur. Böylece düşüncenin ve kendi varlığımın kesinliğinden ve apaçıklığından dışdünyanın varlığına geçebilirim; dışdünyanın varolduğunu hakkında sağlam bilgiler edinebileceğimi söyleyebilirim. Descartes tanrının insanı yanıltabileceğinden korkmuştu.

Bu korkusu her şeyden şüphe ettiği zaman ortaya çıkmıştı. Ama mükemmel bir tanrının varolduğunu ileri sürüp temellendirdikten sonra filozof bu mükemmel varlığın yanıltıcı olamayacağını ileri sürer; çünkü yanıltıcı olsa mükemmel olmaz. Öyleyse dışdünya vardır ve hakkında sağlam bilgiler elde edebilirim. Böylece filozof felsefesinin öteki araştırma alanlarına geçer.
alıntı
 
Geri