Depresyonun Dikkat Edilmesi Gereken 10 Belirtisi

Konu sahibi son olarak 9 gün önce görüldü
VspDu9.md.jpg


irçok kişi depresyon hakkında konuşmayı sevmese de bu ruh sağlığı sorunu oldukça yaygındır ve erken teşhis çok büyük bir öneme sahiptir. İşte depresyonu gösterebilecek farklı ve ince belirtiler.

Depresyon özellikle büyük bir üzüntü, umutsuzluk duygusu, depresif ruh hali, motivasyon ve karar verme yetilerinin kaybı, haz alma duyusunda azalma, yeme ve uyku bozuklukları, hastalıklı düşünceler ve duygular ile karakterize bir hastalıktır. Tıp camiasında majör depresyon terimi genellikle bu hastalığı belirtmek için kullanılır.

Depresyon genellikle haftalar, aylar hatta yıllar sürebilen depresif dönemler olarak ortaya çıkar. Semptomların yoğunluğuna bağlı olarak depresyon hafif, orta veya majör (şiddetli) olarak sınıflandırılır. En şiddetli vakalarda, depresyon intihara yol açabilir.

Depresyon ruh halini, düşünceleri ve davranışları değil, aynı zamanda vücudu da etkiler. Depresyon vücutta sırt ağrısı, mide ağrısı, baş ağrısı ile kendini gösterebilir. Bu aynı zamanda, depresyondanda olan bir kişinin bağışıklık sistemi zayıfladığı için neden soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız olabileceğini de açıklar.

Depresyon neden oluşur?

Depresyon, hala tam olarak anlaşılamayan birçok faktörün sonucu ortaya çıkar. Oluşumunu destekleyen çeşitli faktörler vardır. Hayattaki, bazen çocukluktan kalma durum ve olaylar, depresyonun başlamasına neden olabilir. Ebeveynlerle bozulan ilişkiler, cinsel travma ve zor deneyimler bu tip depresyon tetikleyicilerdir.

Yakın birinin ölümü de depresyonu tetikleyebilir. Yas, sevilen birinin kaybına verilen psikolojik bir tepkidir. Ancak bu acı verici, ancak normal olan tepki daha karmaşık hale gelerek depresyona neden olabilir.

İş kaybı, ayrılık, ailevi veya profesyonel çatışmalar da depresyona neden olan faktörler arasındadır. Ayrıca kronik bir hastalığın varlığı, engellilik, alkol, tütün bağımlılığı veya kaygıları yatıştırmak için tüketilen diğer maddelere, depresyon oluşumunu tetikleyen faktörlerdir.

Zor olaylara veya fiziksel sağlık sorunlarına maruz kalan bazı kişilerde depresyon gelişmez ve bazı kişilerde belirgin bir sebep olmadığı halde depresyon gelişir. Bu durum kısmen genetiktir. Bu nedenle, ebeveynlerden biri depresyona giren bir kişinin yaşamı boyunca depresyona girme riski 2 ila 4 kat daha fazladır. Depresyonla ilişkili bazı genetik mutasyonlar tespit edilmiştir.

Depresif bozukluklarda beynin işleyişi bozulur. Hormonların üretimlerinde ve düzenlemelerinde anormallikler meydana gelir. Sinir sisteminin tekrarlanan veya kronik strese karşı fizyolojik tepkileri de değişir.

Depresyon en yaygın ruhsal hastalıklardan biridir. Her yaşta ortaya çıkabilir ve yetişkinlerde daha sık görülür. Depresyon aynı zamanda çocukları ve ergenleri de etkiler. 12 ila 18 yaş arasındaki her 10 ergenden 1'inin depresyon yaşadığı tahmin edilmektedir.

Depresyonun gözden kaçırılmaması gereken 10 belirtisi

Birçok kişi depresyon hakkında konuşmaktan korkar. Bu durum sadece depresyonu şiddetlendirir ve aslında tehlikelidir, çünkü birçok insanın ihtiyaç duyduğu psikolojik ve tıbbi yardım almasını engeller.

Enfeksiyon gibi bir fiziksel sağlık sorununun aksine, depresyon için basit bir test yoktur, tanı bir dizi belirtiye dayanır. Uzmanlar bir dizi işaret ararlar; birisi 2 haftadan fazla süren ana belirtilerin 6'sına sahipse, depresyon teşhisi muhtemeldir. Herkes bu belirtileri farklı şekillerde gösterebilir. Depresyonun teşhisi kolay değildir ve bu yüzden duygularınıza ve sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

İşte depresyonun dikkat edilmesi gereken 10 belirtisi:

1. Libido eksikliği


Cinselliğe tam ve eksiksiz bir ilgi eksikliği depresyonun bir işareti olabilir. Libidoda bir düşüş psikoloji için de zor olabilir. Bu kısır bir döngüye dönüşebilir. Partnerinize olan libido eksikliği sizi suçlu hissettirebilir. Ayrıca kendinden nefret etme ve güvensizlik yaşayabilirsiniz.

2. Kilo alımı veya kilo kaybı

Depresyon, yiyeceklere tam bir ilgi eksikliğine yol açabilir, bu nedenle kişi farkında bile olmadan kilo vermeye başlayabilir. Ancak bunun tersi de yaşanılabilir. Duygusal boşluğu doldurmak için bazı kişiler yiyeceklere odaklanır ve kilo alır. Antidepresanlar da kilo kilo alımında rol oynayabilir.

3. Uyku problemleri

Tıpkı iştah gibi, enerji seviyeleriniz de dalgalanabilir. Birdenbire kendinizi yorgun ve bütün gün uyurken bulabilir veya uykuya dalmada zorluk yaşayabilirsiniz. Yaygın bir uyku yoksunluğu şekli, her gece gecenin ortasında uyanmaktır.

4. Rahatsızlık ve ağrı

Mide rahatsızlığı, sindirim sistemindeki sorunlar, zayıflamış bir bağışıklık sistemi ve vücut ağrıları depresyonun belirtileri ve işaretleridir. Depresif bir dönem sırasında ortaya çıkabilen artrit gibi şiddetli kronik sağlık sorunları da vardır.

5. Öfke ve sinirlilik

Sürekli depresyondaysanız, öfke ve sinirlilik duygularını daha sık yaşayabilirsiniz. Daha kısa sürede öfkeleniyorsanız veya küçük günlük sorunlarınız aniden gününüzü kelimenin tam anlamıyla mahvetme gücüne sahipse, depresyonda olabilirsiniz.

6. Alkolizm

Depresyonda olan kişilerin yaklaşık yarısı alkol sorunuyla mücadele ediyor. Yasadışı ve reçeteli ilaçların kullanımı da bazı insanların duygularından kaçmak için başvurdukları bir araçtır. Alkol ve uyuşturucu kullanımı karaciğer hasarına ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

7. Konsantre olma sorunları

Konsantre olamamak, genellikle daha kısa sürede yaptığınız bir şeyi yapmak için daha fazla zaman harcamak ve düşüncelerinizi tutarlı bir şekilde düzenlemekte zorlanmak da depresyona eşlik eden faktörlerdir. Sürekli olarak enerjinizin tükendiğini, psikolojik yorgunluk çektiğinizi veya zihninizin karışık düşünüyorsanız, yardım aramanın zamanı gelmiş olabilir.

8. İşle ilgili sorunlar

Depresyon, çalışma yeteneğinizi ciddi şekilde bozabilir. Sabahları yataktan kalkamamaktan dolayı yüksek devamsızlık yaşayabilirsiniz. Haftada 1 veya 2 günü kaçırmak veya geç gelip erken ayrılmak da depresyonun yaygın belirtileridir. İşe gitmek, ancak hiçbir şey yapmamak da bir depresyon işaretidir.

9. Suçluluk duygusu

Şiddetlenmiş bir suçluluk, çaresizlik duygusu yaşayan veya değerlerini sorgulayan insanlar da depresyonda olabilir.

10. Geçmeyen stres ve anksiyete

Son olarak, sürekli stresli, huzursuz veya endişeli hissediyorsanız, depresyon yaşamanız muhtemeldir.
 
Her şey olacağına varıyor, güvendiğiniz birine konuşun, konuşun, konuşun. Kimse mi yok suya dökünüz içinizi. Çünkü düştüğün an elinden tutan bir kişi olur ya da olmaz. O dipsiz kuyudan çıkmak zorundasın.
 
Depresyona giren kişi, durumunu çoğu zaman fark edemeyebiliyor ve bazen de Tiroid hormonlarındaki artış ve azalma nedeni ile de kişi kendini kötü hissedebilmektedir. Bu sebeple şayet iki haftayı aşan bir huzursuzluk yaşanıyorsa arayı uzatmadan psikiyatriye başvurmalıdır. Yapılan hormon ölçümleri sonucunda tam teşhis konulabilir. Tiroid hormonlarına mutlaka bakılmalıdır ki psikiyatristler bu detaya dikkat ediyorlar. ( TSH, T3, T4 hormanları / TPO ve anti-tiroglobulin antikor ölçümü )
 
Her şey insan için var bu hayatta..
İnsanları anlamak yerine yargıladığımız için sürekli onları üzüyoruz.
Sonra da böyle hastalıklar başlıyor..
 
Depresyona giren kişi, durumunu çoğu zaman fark edemeyebiliyor ve bazen de Tiroid hormonlarındaki artış ve azalma nedeni ile de kişi kendini kötü hissedebilmektedir. Bu sebeple şayet iki haftayı aşan bir huzursuzluk yaşanıyorsa arayı uzatmadan psikiyatriye başvurmalıdır. Yapılan hormon ölçümleri sonucunda tam teşhis konulabilir. Tiroid hormonlarına mutlaka bakılmalıdır ki psikiyatristler bu detaya dikkat ediyorlar. ( TSH, T3, T4 hormanları / TPO ve anti-tiroglobulin antikor ölçümü )
Anti-TPO haşimato için isteniyor ayırıcı tanı yani yoksa hormon ölçümüyle ile tanı konulmaz. Tiroid vücudun hızını belirler, her şeyi etkiler. Ama her tiroid hastası depresiftir, ya da her depresyon hastası tiroid hastasıdır diye bir şey yok.
 
Anti-TPO haşimato için isteniyor ayırıcı tanı yani yoksa hormon ölçümüyle ile tanı konulmaz. Tiroid vücudun hızını belirler, her şeyi etkiler. Ama her tiroid hastası depresiftir, ya da her depresyon hastası tiroid hastasıdır diye bir şey yok.
Depresyon hormonal dengesizlik yaratıyor ama.
 
Anti-TPO haşimato için isteniyor ayırıcı tanı yani yoksa hormon ölçümüyle ile tanı konulmaz. Tiroid vücudun hızını belirler, her şeyi etkiler. Ama her tiroid hastası depresiftir, ya da her depresyon hastası tiroid hastasıdır diye bir şey yok.
Evet fakat psikiyatristler bu hormonlara bakmadan ilaç yazmıyorlar çünkü bazı kişilerde tiroide bağlı durgunluk ya da gerginlik ortaya çıkabiliyor. Tiroide bağlı ise doğrudan tiroid için ilaç alıp boş yere antidepresan kullanmak zorunda kalmaz.
 
Düşünsenize depresyon hayatını tamamen ele geçirmiş ve sen farkında değilsin.
 
Evet fakat psikiyatristler bu hormonlara bakmadan ilaç yazmıyorlar çünkü bazı kişilerde tiroide bağlı durgunluk ya da gerginlik ortaya çıkabiliyor. Tiroide bağlı ise doğrudan tiroid için ilaç alıp boş yere antidepresan kullanmak zorunda kalmaz.
Aynen öyle işte ayırıcı tanı dediğimiz o zaten (:
Tiroid hastalıkları çok sık anti TPO rutin ölçülen bir şey değil.. TSH’ı ölçmek yeterli, bir patoloji varsa t3 t4 ‘i ölçmek gerekir..
Anti TPO pozitifse. Yapılacak bir şey de yok zaten zaman içinde hastalık gelişecek.

Depresyon zaten genelde tek görülmez. Yeme bozuklukları, halsizlik, B12 eksikliği, yani bu hastalar zaten hayattan yorgun oluyorlar.
Birçok olumsuz şeyin eşlik etmesi normaldir..

Tedavi de SSRI tercih edilir. En zararsızı essitalopram.. Sertrslin biraz daha sğır bir ilaçtır.. Değişik tür de ilaçlar var.. En ağırları anti psikotiklerdir.. Ama onlar kullanılmaz mortaliteyi arttırıyorlar. SSRI da yaşlılarda filan düşme yapıyor onlara yazılmıyor.. Zaten tek başına ilaç tedavisi ile depresyonun tamamen tedavi edilmesi zordur..Hayata bakış açısını değiştirmesi gerekir insanın..

Tamamen klinik olarak tanı konulan bir hastalık..
Zaten hipotiroidinin başka bir sürü bulgusu vardır. Depresyonla çok sık karışmaz.
Dediğin doğru ama tiroid hastalıkları ile depresyon arasında bir korelasyon belki vardır biliyorum araştırmadım ama nedenselliğin olmadığını biliyorum.
 
Kuzenim intihar etti yıllar önce ve hiçbirimiz depresyonda olduğunu fark etmedik maalesef.
Allah rahmet etsin
Hayatın bir anlamı kalmayınca ölüm kaçınılmaz oluyor..
Bazı insanları güzel yürekleri bu kötü dünyaya fazla geliyor işte..
 
Ohh.. yazın çizin hiç sormasın kimse burada böyle de bişey var sen ne diyorsun Climax diye. İyice gemi azıya aldınız ya hadi bakalım
 
Bana arada bir şeyler oluyör ama ne olduğunu anlamıyorum.... sanki ruhum bir kağıt olmuş avcunun içinde onu buruşturuyorlar....
 
Son düzenleme:
Ohh.. yazın çizin hiç sormasın kimse burada böyle de bişey var sen ne diyorsun Climax diye. İyice gemi azıya aldınız ya hadi bakalım

Takmayın geçer,yas tutmak, mutsuzluk,keyifsizlik gereksiz şeyler diyorlar hocam,ne düşünüyorsunuz? bi sevdiğimizi kaybedince göbek atmamiz gerekiyo sanirim.
Bu arada psikiyatrinin kürsüleşmedigi zamanlar nöroloji bakıyordu böyle şeylere. Çapa psikiyatriye gittiğimde beni asistan nöroloji öğrencisi görmüştü. Ayrılmış olsalar da işbirliği içindeler hala yani climax bu tarz konularda mutlaka etiketlenmesi gereken biri arkadaşlar....
 
Ya bizim dedelerimiz ninelerimiz depresyonamı giriyordu. Şimdi hastalık hastası oluyorlar. Yediklerimiz ve içtiklerimiz gözümüzün doymaması sokuyor depresyona.
Ortaya Bir akıllı taş atıyor..
 
Ben naçizane bu konuda psikopatoloji ile normalitenin ağır karmasa içinde olduğunu düşünüyorum. Yani olmasi gereken koşullarda mutsuz olmanız,yasta olmaniz,keyifsiz olmanız sizi hasta olarak tanımlamaz. Antidepresan kullananların %70 inin hasta olmadığı halde kullandığına dair bi çalışma vardı bulamadim
 
"Anti depresanların tedavi ettigini öne süren bilimsel veriler"

Üff bombaya gel
 
Beton gibi entry. Durumu olan okusun. Olmayan kandil eda etsin.

Tiroid meselesine değineyim. Hipotiroidi, yorgunluk yapar. Bu depresyonun nevrasteni ve anhedonisi ile karışabilir. Lakin klinik olarak ayrılabilir. Sadece TSH ile taranır. Öyle anti tpo falan istenmez ilk etapta. Endojen (hiç bir sebep yokken) ortaya çıkan depresyonda dopamin ve seratonin azlığı vardır. Antidepresan burada eksiği tamamlar. Faydalıdır. Fakat bu sandığınız kadar sık değildir. Biraz güneş ve çikolata bile çoğu hastada yeterlidir. Depresyon tanısı almış hastalarin çoğu sadece depresif duygu durum bozukluğu gösterirler. Bu, psikojen stresorler sonrasında ortaya çıkar. Çoğu zaman bu normaldir. @Nyctophilia nin dediği gibi yakinimizi kaybetmişsek üzülürüz. Bu yas reaksiyonudur ve normaldir. Anormal olan bu elem keder halinin uzaması ve günlük yaşam aktivitelerini engellemesidir. Yeme ve uyku bozuklukları fiziksel sağlığı da bozar. Burada tedavi gerekir.

Nevrozlar içinde en çok sorun depresyon değil bana göre. Anksiyete ve panik bozukluktur. Stresle başa cikamama hali antidepresan ve anksiyolitik kullanımına yöneltir hem hasta (aslında danışan derler, onlar da bilir hasta olmadıklarını) hem doktoru.

Takıntı. Obsesyon.. bunlar kişilik ile alakalı çoğu zaman. Ütüyü prizde unuttum mu diye kontrol etmek hastalık değil. Ütüyü prizden çekmiş olmayı yazılı not ve çekilmiş fotoğraflar ile kayıt altına almak hastalıktır. El yıkama degil, temizlenemedim endişesi ile iki saat banyoda kalıp işe geç kalmak hastalıktır.

Fonksiyonellik bozulmaz ise tedavi etmeye çalışmak anlamsızdır.

Borç nedeniyle uykuları ve iştahı kaçan adama cipralex değil, borcu kadar para verirseniz iyilesir.

Nevrozlar hasta değil karakter zaafiyeti gösteren insanlardır. Karakter zaafiyeti ayıp değildir. Nasıl ki sporla kasları güçlendirmek mümkünse, kişiliğiniz de ruhsal sporlar ile güçlenir gelişir.

Çabuk sinirleniyorum.. öfkemi kontrol edemiyorum.. küçük şeyleri kafama takıyorum. .. şikayetlere bakar mısınız? Sinirlenme. Kontrol et. Takma. Senin elinde. Kadın geliyor lustral ile evliliği kurtulur sanıyor. Lan sen kadın olmuşsun kurtaramamişsin 40 liralık ilaç mı kurtaracak. Zaten belki de kurtarma. Daha iyi.

Kocam aldatıyor. Ne yapmam lazım? Buna ben cevap veremem. İki seçenek var. Ya kabul eder yoluna devam edersin ben de sana kadınlık gururunu ayaklar altına alarak da nasıl yaşanır öğretirim. Ya da kovarsin gider, bekar bir kadın olarak kendi ayakların üzerinde nasıl durabilirsin anlatırım. Bu süreçte kalbin çarpar yavaslatirim. Uykun kaçar uyuturum. İştahın kaçar açarım. Ama sana yeni koca bulamam. Cebine para koyamam. Kocanın bir puşt olduğu gerçeğini değiştiremem.

Hayat senin. Sihirli değneğim yok.

Ha, vahiy alır beyefendi gibi delirirsin, başımla beraber. Herşeyi bana bırak. Ama "kızdan ayrıldım down oldum" de s*ktir git. Bana ne
 
Geri