Depreme karşı alınması gereken önlemler nelerdir?

🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
Ülkemizin depremler sonucu verdiği kayıplar her geçen yıl daha da artmaktadır oysaki geçmiş dönmede tespit edilen hatalardan ders alınması gerekmekteydi.
Sizlerin bu konu hakkında görüş ve önerileri nelerdir?

dtnext%2F2023-02%2F7800f826-5331-4f61-b1d0-8c9f79fd6cf1%2FUntitled_1_.jpg



Ek: 17 Ağustos depreminde yıkılmayan Kocaeli / Tavşancıl videosu

17 Ağustos 1999 depremi İzmit Körfezi'nde büyük can ve mal kaybına neden oldu ancak 7,4 büyüklüğündeki depremin merkezine çok yakın olmasına rağmen, körfezdeki bir yerleşim yeri, depremden neredeyse hiç etkilenmedi. Sonradan herkesin dikkatini çekecek olan bu yer, Tavşancıl'dı.

 
Yozgat'a yerleşmek.

Yozgat hiç işgal edilmedi.
Yanmadı (orman yok)
Deprem olmadı.
Sel yaşamamadı.
Mülteci yok
Terör yok.

Dünyanın en güvenli yeri Yozgat olabilir.
 
o videoda belediye başkanı görevi bıraktıktan sonra bile arkasından laf söyleyenler var. insanımızın kafa yapısı değişmeli öncelikle.

şuna baksanıza.

 
Ne kadar vaktimiz kaldığını kimse bilmiyor o sebeple kalan vaktimizde şu rantsal dönüşümü bırakıp tam manasıyla bir kentsel dönüşüme yoğunlaşmaya ihtiyacımız var. Hiçbir altyapı çalışması yapılmadan yıkılan binanın yerine yenisini dikmekle dönüşüm olmuyor. İşin kötüsü hiçbir altyapı değiştirmeden eski az katlı binayı yıkıp yeni çok katlı ve çok daireli binalar inşa ediyoruz. Caddelerimiz, sokaklarımız, altyapı ve diğer üst yapımız bu yükü kaldırmıyor. İstanbul'un ana arterlerini falan geçtim, sokak aralarında dahi trafik var. Eskiden 6-7 tane bir iki katlı müstakil evin bulunduğu sokakta bugün aşağı yukarı 20 tane en az 6-7 katlı apartman bulunuyor. Sokak aynı sokak, altyapı aynı altyapı. Bu sistem bunu nasıl kaldıracak? Kaldıramayacak ki şu an dahi kaldıramıyor. İstanbul'u mümkün olduğunca güneyden kuzeye doğru taşımak gerek ancak bu da pek mümkün durmuyor. Diğer taraftan sanayiyi bu şehirden alıp diğer şehirlere taşıyalım desen bu da milyarlarca dolar ve çok uzun yıllar sürecek bir operasyon. Çok kıymetli vakitlerimizi birtakım tiplerin ihtiraslarına kurban ettik. Artık kaybedecek tek bir dakikamız dahi yok. Bir defa, hayatlarında sadece bir defa bilimi dinleyip ona göre adım atmaları gereken insanlar yine kulaklarının üzerine yatıyor zira kader, fıtrat hikayeleri anlatmak bunca işi yapmaktan daha kolay geliyor.

Şunu da ekleyeyim, Celal Şengör başta olmak üzere insanlar sanayinin İstanbul'dan Anadolu'ya taşınması gerektiğini söylüyor ki çok haklılar. Ben de bu fikirdeyim. Yalnız realite ve eylemler ne yazık ki bu yönde değil. Aralık ayı içerisinde İkitelli Osb'den bizim İkitelli Osb'de bulunan kooperatifimiz için Silivri'de yer tahsis edildiğine dair bir belge geldi ve belgede kooperatif üyelerinin ne kadar yer talep talep ettikleri soruluyordu. Bugün uzmanlar İstanbul için en riskli bölgelerden biri olarak Silivri-Kumburgaz arasını işaret ediyor. Hal böyleyken sanayiyi görece daha az riskli olan Başakşehir'den taşıyıp daha riskli Silivri'ye göndererek enfes bir iş yapmış oluyorlar. Bakın bu sanayi evvela Aksaray'da başladı daha sonra Bayrampaşa, Demirkapı, Topkapı çevresine en son da Başakşehir'e postalandı. Bu postalama işi de herhangi bir planla programla değil, artık konut alanı sanayinin çeperine gelince ister istemez sanayi göze batmaya başladı -hoş bugün hala Bayrampaşa ve Demirkapı taraflarında sanayi bakiyesi bulunmakta-. Başakşehir'e de evvela İkitelli Osb inşa edildi ardından hiçbir plan program gözetilmeden sanayinin dibine de Başakşehir ilçesi. O ilçe rantiye olunca sanayi yine göze battı ve tekrardan sanayiyi dehlemeye çalışıyorlar. Madem iş bu noktaya geldi. Oturun paydaşlarla konuşun, onlara yer tahsis edin, tahsis ettiğiniz bölgelere başta hızlı tren olmak üzere kara ve hava ulaşımı getirin ve en son olarak da konut projeleri yaparak yeni sanayi ve yaşam merkezleri oluşturun. Bunu yapmak yerine sanayiyi İzmit'ten başlayıp Çerkezköy'e kadar uzanan dar bir koridora sıkıştırdılar. Şimdi sanayi bu bölgeye de sığmıyor, paydaşlar da buradan ayrılmak istemiyor. Yetkililerin şu konuyu çözmesi ve bu bölgeyi rahatlatması gerek. Bahsettiğim koridorda en aşağı 25-30 milyon arası insan yaşıyor. Bu bölge bugün bu ülkenin hem üretimini hem de vergi yükünü sırtlıyor. En kritik kurumları böyle riskli bir bölgeye sıkıştırmak akıl işi değil yetkililer de farkında bunun ama kimse elini taşın altına sokmuyor, kimse çözüm üretmiyor. Çözüm için illa rant mı gerek? Bir defa da şu vatandaş hayrına bir şeyler yapın, bir defa.
 
Kentsel dönüşüm bireysel yapılıyor bizim bina yenilendi ama arkasındaki eski bina ile öpüşük ne işe yarar
 
Bu işte toplum olarak, yönetimde, siyasette olanlar olarak gerçekten iyi niyetliysek, bir çözüm arıyorsak öncelikle imar yasasını derhal değiştirmemiz gerekli, kat karşılığı bina yaptırmak yasaklanmalı, mütahitlik şartlarını güncellemek gerekli, Türkiye çapında tüm binalar kontrol edilip depreme dayanıklı hale getirilmeli,......
En önemlisi bugüne kadar yaşananların sorumluları istisnasız tesbit edilip cezalandırılmalı. Tabiiki tek sorumlu olarak mütahitleri göremeyiz.
İlk başta meclisten başlayarak imar affı kanununa evet oyu vererek binlerce depreme dayanıksız kaçak binaların legal bir hale gelmesini sağlayan tüm milletvekili ve bakanların yargı yoluyla gereken cezayı almakarı gerekli. Keza yerel bazda kanuna aykırı olarak yapılan binalara onay veren belediye başkan ve çalışanları, denetleyici kurumlar, mimarlar, mühendisler,....... tümüyle gene yargı yoluyla cezalandırılmalı.
Bunun dışında en önemlisi artık zihniyetimizi sorgulayıp rant uğruna, kolay para kazanmak uğruna,..... depreme dayanıksız ev yapma niyetimizden vaz geçmeliyiz.
Şimdilik aklıma gelen bunlar.
Bu söylediklerim kolay yapılacak işler değil ama iki dakikada bir cihan harbinin verebileceği büyüklükte felaketi tekrar yaşamak istemiyorsak, lafla değil özde Türkiye sevdalısıysak, insanlarımızı gerçekten seviyorsak, ...... herkesin evet demesi gerek.
 
4 sey yeterli

1.si 4 kattan yukari ev yapilmamasi

2. Her dairede 4-5 metre kare deprem siginagi olmasi

3.su binalar yapilirken malzemeden calinmamasi

4. Su her onune gelen mutaaayit olmamasi.
 
4 sey yeterli

1.si 4 kattan yukari ev yapilmamasi

2. Her dairede 4-5 metre kare deprem siginagi olmasi

3.su binalar yapilirken malzemeden calinmamasi

4. Su her onune gelen mutaaayit olmamasi.
Bunların örnekleri var mı her dairede deprem sığınağı evlerde sığınağa inen ayrı merdiven gördüm de bu söylediğini ilk defa duyuyorum
 
@melnur 2 3 yıl önce Almanya'da sel olmuştu onlar bilime ilime göre yapmamışlar mıydı
 
hiçbir şey düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum artık. oturdum, öylece istanbul depremini bekliyorum. enkaz altında, yaşar bir vaziyette kalırsam neler yapabileceğimi, sesimi nasıl duyurabileceğimi, telefonum ulaşabilir vaziyette ise şarjını mümkün olduğunca idareli kullanmam gerektiğini düşünüyorum. annem’in kulakları çok sağlıklı değil, o enkaz altında, yaşar halde kalırsa ona sesimizi nasıl duyurabilirizi düşünüyorum. kalbim, sıkışıyor. eğer diyorum enkaz altında kalmaz isem ilk kimlere koşacağımı düşünüyorum, bulamıyorum… yeğenlerime mi akrabalarıma mı, komşularıma mı koşayım, bilmiyorum. oturduk, kardeşim… öylece BÜYÜK istanbul depremini bekliyoruz. böyle bir şey olabilir mi? deprem ülkesi olduğumuzu yeni duymuş gibi mi yapalım? uzmanların bas bas bağırıp ama yetkililerin duymazdan, görmezden geldiklerini mi konuşalım, ne yapalım? bilimi yok sayalım, çözümleri ve gerekli kontrolleri yok sayalım ama bunlar yeni bir şeymiş gibi, her yaşadığımız deprem sonrası “ne yapılabilir” i konuşalım. hükümet bu kadar rant peşindeyken, para peşindeyken, şov peşindeyken ben artık konuşacak derman bulamıyorum kendimde. yeter artık durdurun bu sanayileşmeyi, durdurun ovalara evler, siteler yapmayı, durdurun çarpık yapılaşmaları, kentleşmeleri. yazık, yeni bir şeymiş gibi “onu yapacağız, bunu yapacağız” demeyi bırakın! yapın artık. yakalamışlar bir müteahhit (ki suçludur) tek suçlu oymuş gibi, onun üzerine yığılıp, diğer sorumluların üzerleri kapatılacak… yapılacak bunlar, yaptılar çünkü. yazık allahım yarabbim sen sabır ver. kalkmışız burada çözüm sunuyoruz, çözüm üretmeye çalışıyoruz. halk yapıyor bunu… ahlaksızlar!
 
@melnur 2 3 yıl önce Almanya'da sel olmuştu onlar bilime ilime göre yapmamışlar mıydı
Evet yapmamışlardı ve kabul de ediyorlar. Rant her yerde var, insan faktärü çok önemli rant konusunda,........ ama bunu zamanla görüp önüne geçmek önemli. Biz her deprem öncesi ve sonrası aynı hüsranı yaşıyoruz, dersimizi almayıp hep sınıfta kalıyoruz.
Almanya'da her şey yüzde yüz perfek demiyoruz, sadece Türkiye ile kıyaslandığında gece ile gündüz kadar bir fark var diyoruz.
 
hiçbir şey düşünmüyorum, düşünmek istemiyorum artık. oturdum, öylece istanbul depremini bekliyorum. enkaz altında, yaşar bir vaziyette kalırsam neler yapabileceğimi, sesimi nasıl duyurabileceğimi, telefonum ulaşabilir vaziyette ise şarjını mümkün olduğunca idareli kullanmam gerektiğini düşünüyorum. annem’in kulakları çok sağlıklı değil, o enkaz altında, yaşar halde kalırsa ona sesimizi nasıl duyurabilirizi düşünüyorum. kalbim, sıkışıyor. eğer diyorum enkaz altında kalmaz isem ilk kimlere koşacağımı düşünüyorum, bulamıyorum… yeğenlerime mi akrabalarıma mı, komşularıma mı koşayım, bilmiyorum. oturduk, kardeşim… öylece BÜYÜK istanbul depremini bekliyoruz. böyle bir şey olabilir mi? deprem ülkesi olduğumuzu yeni duymuş gibi mi yapalım? uzmanların bas bas bağırıp ama yetkililerin duymazdan, görmezden geldiklerini mi konuşalım, ne yapalım? bilimi yok sayalım, çözümleri ve gerekli kontrolleri yok sayalım ama bunlar yeni bir şeymiş gibi, her yaşadığımız deprem sonrası “ne yapılabilir” i konuşalım. hükümet bu kadar rant peşindeyken, para peşindeyken, şov peşindeyken ben artık konuşacak derman bulamıyorum kendimde. yeter artık durdurun bu sanayileşmeyi, durdurun ovalara evler, siteler yapmayı, durdurun çarpık yapılaşmaları, kentleşmeleri. yazık, yeni bir şeymiş gibi “onu yapacağız, bunu yapacağız” demeyi bırakın! yapın artık. yakalamışlar bir müteahhit (ki suçludur) tek suçlu oymuş gibi, onun üzerine yığılıp, diğer sorumluların üzerleri kapatılacak… yapılacak bunlar, yaptılar çünkü. yazık allahım yarabbim sen sabır ver. kalkmışız burada çözüm sunuyoruz, çözüm üretmeye çalışıyoruz. halk yapıyor bunu… ahlaksızlar!



tablonun çok ufak bir kısmı. yardım gelmeyecek/gelemeyecek. acı ama gerçek, enkaz altında yaralı bir şekilde yardım beklemektense ölmek daha iyi olacak.
 



tablonun çok ufak bir kısmı. yardım gelmeyecek/gelemeyecek. acı ama gerçek, enkaz altında yaralı bir şekilde yardım beklemektense ölmek daha iyi olacak.

ve biz bu şartlarda akıl sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. şu görüntüye bak; bir yangında, bir hastalıkta ne itfaiyesi girebilir sokaklara, ne ambulansı. nereye girecek vinci, makinası da enkaz kaldıracak, insan kurtaracak. yetmedi mi yav, yetmedi mi?! o haksız, kul hakkına girip yedikleri bütün paralar haram zıkkım olsun.
 
Bu depremde unutulacak diğerleri gibi, bilime inanmak gerek önce, yüzyıllardır hiç mi ders alınmadı ki, günü kurtarma adına hep söylenenler, bu kafalar yönettiği sürece imkansız
İstanbulda bugün deprem olsa kim kimi kurtaracak ki, toplanma alanları bile yok minicik parklar kime yetecek, olda da kurtulsak diyorum bazen, şansa yaşıyoruz cidden, evim sağlam desem, depreme nerede yakalanacağımız meçhul, çocuklarım var onlar başka yerlerde olacak belki bilemiyorum ki, tek olsam hiç umrumda değil de işte..kızım zaten çok etkilendi ekranlarda gördüklerinden, müzik var hep evde artık tv açmıyorum haberleri yani, ben telefondan takip ediyorum..kimsesiz kalan çocuklar ve enkaz görüntüleri falan baya etkiledi.

Anadoludaki şehirlere 15 katlı saçma sapan evler ne gereksiz nasıl kötü yapılar, yıkılmayan ilçede var onlar hayatlarına devam ediyor ne güzel işte olabiliyormuş yani..Çok katlı ev açgözlülüğü işte, rezidans nedir yahu, bütün aptallıklar silsilesi işte yerle bir..
 
Her binayı TOKİ yetkilileri denetlese?
Öyle aklıma geldi. Yaptıkları binlerce binadan 1 tanesi zarar görmemiş.
 
İmar Barışı nasıl iyi mi? Barıştınız mı devletle?
 
Geri