Deprem Toplumda Travmaya Yol Açabilir

Konu sahibi son olarak 4 gün önce görüldü
H1mthFI.md.jpg


Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Semra Baripoğlu, ülkede derin üzüntüye yol açan depremin travmaya yol açabileceğinin altını çizdi.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve Adana, Malatya, Adıyaman, Gaziantep, Adana, Hatay, Kilis ve Diyarbakır’da da şiddetli bir şekilde hissedilen deprem tüm ülkede üzüntü ve korkuya neden oldu.

Sürekli korku, irkilme, uyku bozukluğu ve ağlama gibi belirtilerin Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nu işaret ettiğine dikkati çeken Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Semra Baripoğlu, “Uzun sürmesi halinde mutlaka uzmandan destek alınmalı” tavsiyesinde bulundu.

H1mtyKB.md.jpg

Doğal bir afet olarak bilinen depremin güçlü, şiddetli ve ciddi bir hasara neden olması halinde toplumda psikolojik travmaya yol açabileceğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Baripoğlu, “Bu travmanın belirtilerinde kişi aşırı derecede korku yaşayabilir. Kişi ilk anda ve ilk dakikalarda şoka girebilir. Çaresizlik ve panikleme duygusu yaşanabilir. Bazı kişiler deprem anında pencereden atlamak gibi tehlikeli bir kurtuluş yolu seçebilir. Kişi kendini çaresiz hissedebilir, öüm korkusu o anda kişiyi etkisi altına alır. Örneğin hayatını kaybedeceği ya da bir şeylerin üzerine yıkılacağı ya da kendini sakat bırakacağı gibi bir korku oluşur” diye konuştu.

Deprem sonrasında da, depremi çağrıştıran uyaranlardan dolayı kişide korku gelişebileceğini kaydeden Dr. Baripoğlu, şikayetler azalmıyorsa uzmana başvurulması gerektiğini kaydetti.

Psikiyatri Uzmanı Dr. Semra Baripoğlu, Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri baş gösterdiyse muhakkak profesyonel yardım, psikoterapi ya da ilaç tedavi destekli bir terapi almak gerektiğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu şikayetler birkaç haftayı geçmesine rağmen azalmıyorsa, uyuyamama, uykudan kabuslarla uyanma, iştahsızlık, depresif belirtiler, en küçük bir sesten irkilme hali, işine gücüne dikkatini verememe ve hayattan elini eteğini çekme gibi isteksizlik ve ilgisizlik hali devam ediyorsa, mutlaka travmaya yönelik bir psikoterapi ve ağır olgularda ilaç tedavisi ile tıbbi destek almak gerekir. Çünkü beyinde bu travmatik yaşantıların kaydedildiği bölgeler var ve bu bölgeler tetikleniyor. Tekrarlanan veya depremi çağrıştıran uyaranlarla bile tetiklenebiliyor. Bu yüzden vakit kaybetmeden etkin bir tedavi almak çok önemlidir, kişinin fonksiyonlarını daha da kaybetmesini engelleyecek, yaşam kalitesini hızlı bir şekilde eski düzeyine getirecektir.”
 
Birisi de kafayı sıyırmış bana laf atıyor. Ruh haline sadece acıyorum. Özellikle ismini vermek istemiyorum, değmez.
 
İnsanlar yaşanan sarsıntının şiddeti nedeni ile evlerine girmek istemiyorlar ve depreme doğrudan şahit olanların böyle zorlu bir süreci unutması kolay olmayacaktır.

Evlere kimse girmek istemediği gibi çoğu başka şehirlere gidip bir şekilde kaçmaya çalışıyor ancak nereye kadar bu mümkün olabilir ki?

Canlı yayında dün deprem olup binalar yıkılırken annem ile beraberdim ve aynı anda bizler de şiddetli şekilde sarsıldık. Annemin vertigosu olduğu için başı dönmeye başladı ve deprem oluyor diye panikledi. Sakinleştirmeye çalışsam da ekranda yıkılan binalar ve o sırada sağa sola giden bir evin içinde bu pek mümkün olmadı. Sallantı bittikten sonra "Anne artçı depremdi, sakin olmalısın" desem de artçı olmadığının farkındaydım.

Oluşan korku insanlarda ciddi travma yaratıyor ve atlatmaları da uzun zaman alacaktır.
 
Ulke bu haldeyken evde bir şey yapmak bile gelmiyor içimden. Bazı arkadaşlarım eşlerini çocuklarini kaybetti. Hatay da kiz kardesimin eşinin akrabaları vefat etti. Gerçekten çok acı cektiren bir durum. 99'da travma yasamis arkadaslarim, tanidiklarim..
Ama bir şekil de yardımlaşma ve duyarlilik kismini atlamadan ulke icin iyi olani dusunmeliyiz.
 
Geri