Deprem Korkusuyla Nasıl Baş Edilir

Konu sahibi son olarak 3349 gün önce görüldü
Ülkemizde yaşanan büyük ve yıkıcı depremlerin ardından depremi yaşamamış kişilerde bile depremle ilgili korkuların oldukça arttığını tahmin ediyoruz. Depreme bizzat şahit olmuş, maddi veya manevi kayıplar yaşamış kişilerin deprem sonrası yaşadığı ruhsal bozukluklar çok ciddi olabilir ve başka bir makalemizde ele alınacaktır. Fakat deprem korkusu maalesef sadece depremzedeleri değil diğer insanları da kuşatmaktadır.

Genel olarak korkular tehdit olarak algılanan bir duruma verilen doğal tepkilerdir. Fakat bazı koşullarda korkularımız kontrolü ele geçirebilir ve fobi dediğimiz sıkıntı verici bir bozukluğa dönüşebilir. Herkes depremle ilgili korku yaşayabilir, çünkü depremler ne zaman ve ne şiddette olacağı belli olmayan en önemli doğal afetlerdir. Üstelik deprem bölgesi olan bir ülkede yaşayan bizim gibi insanlar için gerçekten de bir tehdittir. Dolayısıyla depremden korkmak günlük hayatımızda aklımıza gelebilecek ve bizi tedirgin edebilecek bir olgudur. Fakat bazı kişiler için durum biraz daha ciddidir. Örneğin depremle ilgili korkuları yoğunlaşan kişinin hayatı olumsuz yönde etkilenir ve ruhsal sıkıntısı için umutsuzca yardım aramaya yönelebilir. Fakat bazı kişiler için bu korkuyu kabullenmek, itiraf etmek ve bununla ilgili bir şeyler yapmaya çalışmak çok da kolay olmayabilir. Deprem fobisi oluşmuş kişilerin bu nedenle yaşadıkları durumun psikolojik bir rahatsızlık olduğunun ve uygun tedavi ile kesin ve kalıcı olarak çözülebileceğinin farkına varması gerekir.


Depremi düşünmek, depremle ilgili görüntüleri ve depremin sonucunda meydana gelen olayları sanki başından geçiyormuş gibi yaşamak. Beraberinde kalp atışında hızlanma, titreme, terleme, nefessiz kalma, çıldıracakmış gibi hissetmek… Bu yaşanan gerilim nedeniyle yalnız kalamamak ve hatta uyuyamamak. Bu şekilde bakıldığında deprem fobisi geliştirmiş kişi için yaşam oldukça güçleşir. Örneğin yalnız kalamadığı için her gece yanında bir arkadaşının veya ailesinden birinin olması kişinin kendine olan güveninin kaybettirebilir. Ya da kişi uykusunda depreme yakalanma ihtimali nedeniyle uykusuzluk çekebilir. Bu kişi içinse uykusuzluğa bağlı pek çok problem söz konusudur: işinde veya evindeki sorumluluklarını yerine getirmekte güçlük yaşamak, ruhsal ve fiziksel sağlığının uykusuzluğa bağlı olarak bozulması gibi. Deprem fobisi olan kişinin bu sorunla baş etmesi için ilk koşul yaşanılan abartılı korkunun tüm bu bahsedilen sonuçları doğuran önemli bir problem olduğunu bilmesi ve kabullenmesidir. İkinci olarak ise kişinin deprem korkusuyla ilgili durumu ciddi ise, yani kişinin hayatının farklı alanlarında işlev kaybına neden oluyor ise, yaşadığı bu sorunun çözümü için bir ruh sağlığı çalışanından destek almalıdır.

Fobiler ile ilgili olarak uygulanan psikoterapiler çok büyük oranda etkili olmaktadır. Hatta, fobik bozukluğa başka herhangi bir ruhsal rahatsızlık eşlik etmiyorsa ilaç tedavisi olmaksızın sadece bilişsel davranışçı psikoterapi uygulaması ile fobilerin giderilmesi mümkün olmaktadır. Tedaviden yarar gören fobik hastalarda bu çözüm kalıcı olmaktadır. Bu da deprem korkusu gibi kişinin hayatını alt üst edebilecek bir rahatsızlıkta çok umut vericidir.

Deprem korkusu olan bir hastayla çalışan bir psikoterapist öncelikle hastanın bu korkunun herkesin yaşayabileceği bir durum olduğunu, kişisel bir zaaf ya da kişiliğinden kaynaklanmadığını kabul etmesini sağlamaya çalışır. Sonrasında ise hastanın inandığı “Her an deprem olabilir” düşüncesinin ne kadar gerçekçi olduğu bulunmaya çalışılır. Evet, gerçekten de deprem riski bizler için vardır. Ama aynı risk birçok farklı durum için de geçerli olabilir. Yani deprem fobisi olan bir hasta örneğin %1 oranındaki bir riski %90 gibi algılamaktadır. Hasta bu riski abarttığının farkına varmalıdır. Yeniden ele alınması gereken bir diğer risk değerlendirmesi depremde olabilecekler ile ilgilidir. Depremde farklı yerlerde yaşayan insanların farklı derecelerde etkilendiğini biliyoruz. Depreme bağlı olarak her yaşanılan binada hasar veya yıkım gerçekleşmiyor. Deprem fobisi olan hastanın bu değerlendirmelerinin daha gerçekçi hale gelmesi psikoterapideki önemli hedeflerdendir. Psikoterapide deprem fobisi olan hastaya verilebilecek bir diğer kazanım deprem korkusu oluştuğu anlarda ortaya çıkan kaygı halinin giderilmesi için belli teknikler öğrenmesidir. Bir gece ansızın uykusundan deprem oluyor sanarak uyanan bir hastanın yaşadığı kaygı ve korku sırasında ortaya çıkan belirtilerin nasıl hafifletilebileceği, ya da giderilebileceği öğretilmelidir. Bu bilgilerin esası gevşemeye ve rahatlamaya dayanmaktadır. Nabızda artış, titreme, terleme, nefes alamama gibi belirtileri giderebildiğini gören hastalar bir sonraki kaygı atağıyla baş etmek konusunda kendilerini daha iyi hissedecektir.

Kısaca deprem hayatımızın içinde ve geleceğimizin de parçası olsa da, depremle ilgili beklentilerimiz fobiye dönüştüğü oranda ruh sağlığımızı etkilemektedir. Depremleri önlemek elimizde olmasa da depreme karşı duyduğumuz aşırı korkuların kontrol edilebilir ve değiştirilebilir olduğuna inanmalıyız.
 
Geri