● dḙṅiz'iṅ ṅoṱ dḙʄʈeri●

Konu sahibi son olarak 4975 gün önce görüldü
Aşkɱıʏdı o


Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi


Etime bir alev değmişçesine
Nasıl da yakardı öptüğü zaman
Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine


Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
O delice sürdürmeler yaşantımızı


Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek
Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
Ve en kuytularda buluşmak korka korka


Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
Apansız düşmek yükseklerden bir yerden


Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
Avunmak... Kırık dökük anılarla artık
Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de​
 
AyⱤıLıⱤken

Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, film bitiyor işte,
O hiç bitmeyecek sandığımız...
Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı.
Sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz...
O ikiz kardeşi ölümün.
Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz
Bu son buluşmamızdır seninle
Yeni bir hayata başlayacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle.
Anlıyorum artık o öpecek ellerini
Kulağına aşkı o fısıldayacak
İçinde bir pişmanlıktan başka
Benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür , kalkabiliriz
On adım sonra yollarımız ayrılmalı
Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
İnsan ayrılırken bile büyük olmalı.
 
ask-buyusu-nasil-yapilir.jpg


Çok Sevmek

Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece
O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış
Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti
O çok sevmek gecelerde o çaresiz aldanış.
Uzayan saçlar, alnında avuçlarımızın
İşte o, insanın bir yerde, aşka boyun eğmesi
Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek
O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi.
Yanmak mı o eski çağlarda yanmak
Kül olup savrulmak rüzgara karşı
İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin
O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı.
İşte pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler
Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan
O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu
O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman

Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.

Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın
O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın.
 
Sevmek mi daha güzeldir, Sevilmek mi ?

Arkadaşımı beklerken boş masa bulamamış bir amca,
Benim masama oturdu...
Sohbet etmeyi çok sevdiği anlaşılıyordu.
O konuşuyor ben yorum yapıyordum.
Emekli öğretmenmiş.
... Anılarını anlattı.
Sonra gözümün içine bakarak:

- Kızım sevmek mi istersin sevilmek mi? dedi.

Ne cevap vereceğimi bilemedim.
- İkisini istesem çok şey mi istemiş olurum?

- İkisi sunulmadı.
Sana sadece birini seçme hakkı veriliyor.

Düşünüyorum düşünüyorum cevapsızım.
Sevilmek, evet çok güzel.
Sen sevmedikten sonra
O seni sevse ne olur?

Ya sevmek?
Eğer karşındakinin
Beni sevmediğini anlarsan, o da acı verir.
Ben karşımdakinin
Beni sevmediğini öğrendiğimdeki acıyı
Tatmak pahasına da olsa sevmeyi seçtim.

- Evet, cevabım SEVMEK.
Bu sorunun cevabını siz de verecek misiniz?

- Tabi kii kizim .
Bundan 35 yıl önce çok yakışıklıydım,
Bakma şimdi yaşlandım.
Hep sevildim.
Sonunda beni seven,
İlerde seveceğimi düşündüğüm biri ile evlendim.
Ömrümün yarıdan fazlasını
Bir gün severim ümidiyle geçirdim.
Eşim beni çok sevdi.
Bir gün bile saygıda kusur etmedi.
Onu sevmediğimi hissetmesin diye çok uğraştım.
Geçen gün karımı toprağa verdik.

Ölmeden önceki son konuşmamızda bana
"Sana çok teşekkür ederim,
Beni bu hayatta mutlu ettin,
Anne olmamı sağladın,
Beni bilerek hiç üzmedin.
Senin beni sevmeni sağlayamadım
Ama seni çok sevdim" dedi.

Meğer anlamış onu sevmediğimi, aslında sevemediğimi.

- Peki hiç aşık olmadınız mı?
- Oldum elbette

- Peki niye onunla evlenmediniz?
- Çünkü o başkasını seviyordu.
Ona söyleyemedim.

Onun için kızlarla hep gönül eğlendirdim.
Olmadı, ondan başkasını sevemedim.

- Ne mutlu size ki sizi çok seven biri ile evlenmişsiniz.

- Evet kizim, haklısın ama ben SEVİLMEK şıkkını seçtiğim için olmadı.
İstemeden ona da hakketiği mutluluğu yaşatamadım.
Sevilmeye doydum ama sevmeye hala açım.
 
beyoglu1.jpg



İstiklal caddesi ağlıyordu...
Sınırsızca koşmalarımızı özlemişti.
Ayak seslerimiz,
Her gün düşlerin başladığı yerlere,
Umarsızca yankılanıyordu.

Şimdi...
Sensizlik dökülüyor caddede,
Hergeçen gün silüetin karşıma çıkıyor
Kışları almadan geçmediğimiz kestanecide..

Ne kadar çok severdin, sıcak sıcak
Ağzımla açıp avuçlarına bırakırdım
Şeker gibi, yanakların gibi kestaneleri...

Şimdi...
Senin payını sokak çocuklarına veriyorum.
Ama size kestane açamam diyorum,
Aniden uzaklaşıyorlar yanımdan..

O paramparça kestaneler,
Paramparça yalnızlığıma dönüşüyor...
 
images




images




images


Özlediğim şehir İstanbul :(
Senin havan başka,
Suyun başka.
İnsanı nasılda alıverirmişsin içine
Nasılda sarıveririmişsin.
 
Geri