Dengeyi kaybettiğim yerden

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Dengeni kaybettiğin oluyor mu hiç? Fırtınalı rüzgarlarla ya da sert dalgalarla savruluyormuşsun gibi mesela... Ama denge önemli. Her yerde, her zaman... Doğduğumuz andan itibaren öğrenmemiz gereken en önemli şey belki. Ayakta dururken, konuşurken, yürürken, koşarken, susarken bile... Hatta ilişkilerde bile denge şart. İtiraf edeyim; ben bazen kaybediyorum. Geri toparlaması da zor oluyor tabi. Bazen rüzgarlar ya da depremler büyük olabiliyor. Beklenmedik şeyler işte. Hazırlıklı olsan dengeni sağlarsın zaten.

Belki denge sağlama konusunda çok iyi değilim ama öneminin farkındayım. Sende de oluyordur bazen ayarını kaçırdığın zamanlar... Toparlamak istiyorsun bazen ama panikle daha çok yıkılıyorsundur. Dengeyi tekrar sağlamadaki en sağlam taktiği söylüyorum şimdi sıkı dur; "sadece bekle". Düşerken bekle betona çakılana kadar. Açma paraşüt falan. Batıyorsan dibe kadar bat, en dibe... Ancak o zaman savrulmazsın sağa sola. Sonra kalkarsın yeniden ayağa ufaktan ufaktan. Düştüğümü kimse gördü mü acaba diye etrafına bakınmana gerek yok. Çoğu zaman kimse görmez. Sen dengeni yeniden sağla.

Dediğim gibi denge şart ve önemli. Ama kaybediyoruz işte bazen. Belki bir el, belki bir müzik, belki büyülü bir an tutar kollarından ayağa kalkabilmen için. Ya da bu fırtınalar depremler sende o kadar fazla olmuştur ki artık güçlenmişsindir kendi kendine tekrar denge sağlama konusunda. Dengemi kaybettiğim bir yerden yazıyorum bunları. Şimdi düşüyorum. Açmıyorum paraşüt falan... Sonra nasıl sağladığımı görürsün dengemi, tek parçaysam hala.

 
Son düzenleme:
Herşey çok normalken birşeyleri anormalleştirmek için bir çaba sarfeden görünmezler oluşturdu bu dengesizliği.
Öyle sıradan bir günde kısılmış gözlerin zehirli bakışları başlattı herşeyi.
Sese döküldü sonra bu kana karismalar sonra merhabalarda ki etkileyici tonlara.

Kimi zaman reddedilen bir mevsim gibi ötelenen tavırlarla zamana pay edilsede artik çok geçti bazı şeyler için.
Şimdi meltem rüzgarının esintisi değilde sert kasirgalarin darbeleri ile sendeletiyor.
Biz bu filmi çok izledik ama bu sefer ki hikaye başkaydi..

 
Zaman öyle bir kuvvet ki, hepimiz onun istediği yönde ileri doğru ilerilemek durumundayız.

Aslında hep düşüyoruz. Sadece bazı zamanlar düşüyor olduğumuzu fark ediyoruz. Sanırım hepsi o.

Animasyon filmi vardı Up isimli. Düşerken aşağı değil de yukarı bak derler ya, o misal.

Ha, filmi beğendim mi? Beğendim. Ama bir iki kez izlemişimdir. Dönüp tekrar izlemem sanırım.

Öyle...

 
Hayatta her koşulda dengeyi koruyabilmek önemli ve tabii ki büyük acılar yaşayanların denge kaybı her zaman için çok daha fazladır.
 
Geri