Demiryolu ulaşımı için katkıda bulunmalıyız. Su meselesi..

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Malum dünya küresel olarak iklim değişikliğinin etkilerini hissetmekte ve buna bir an evvel önlem almak için çözümler geliştirmekte. Inanıyorum ki çok şirin de destekleyeceği gibi en büyük etken egzoz gazının en az seviye indirilmesi ile mümkün olacaktır. Bunun içinde bireysel araç kullanımının yerine toplu araçların yaygın hale getirilmesi çok daha mantıklı bir çözümdür. Bugün haberlerde dinledim Ulaştırma bakanının söylemlerinden demiryolu ulaşımının çok daha yaygın hale gelmesi için çalışmaların devam ettiğini anlattı.
Bence de kesinlikle olması gereken bu zaten. Pekala o halde şunu soralım kendimize: bu konuda ne yapabiliriz?
Kanaatime göre eğer yoğun bir şekilde bu talepte bulunursa ise bir halk bunun devlet tarafından önceliklerinin de ön tarafına alınması mümkündür. 2027 yıl sonunda Ankara ile İzmir arasındaki hızlı trenin bile bitirilmesi planlanıyor.
Ayrıca ülkemiz üzerinden planlanan refah yolu projesinin de yine demiryolu taşımacılığıyla yapılması düşünüldüğünde Dünya ekolojisine katkımız büyük olacak diye düşünüyorum.
Peki devletler Tabii ki ilk önce yararlarına olacak şekilde düşünmelerine rağmen aynı zamanda ekolojik dengeyi de düşünüyorlar gördüğünüz gibi. Pekala biz ekolojik denge için neler yapıyoruz sorduk mu kendimize? Nasıl teşviklerde bulunabiliriz mesela... Çok önceden paylaşmıştım suyu idareli kullanma konusunda çok basit bir örnek. Yani ellerimizi yıkarken musluğu bir kalem inceliğinde açarsak çok daha temiz yıkadığımızı ve iyi yıkadığımızı çok büyük bir su tasarrufu yaptığımızı (kişi başına Günde 5 litre olsa bunu 80 milyonla çarparsak Eğer) diyerek, biliyor musunuz diyerek bir soru sormuştum. Bugün hala aynı noktadayım kaç kişi Acaba bunu hatırlayıp böyle bir şey yapıyor merak ettim.
 
Bence elde bulaşık yıkamasinlar makinasi olanlar elde yıkıyor onlar yüzünden bitiyor su abi
 
Bence elde bulaşık yıkamasinlar makinasi olanlar elde yıkıyor onlar yüzünden bitiyor su abi
Şeyde yapıyorlar mesela bulaşıkların kabasını alıp makineye diziyorlar. O sırada da su israfı oluyor. Hayır zaten makinelerde kabasını alma modu yok mu ya da ne bileyim sıcak su ile yağlar alınabilir ama kabasını alma saçma geliyor bana. Ha diyeceksiniz ki yağlar filtreden geçmiyor makinenin giderini tıkıyor e iyi de sıcak su ile yıkanmıyor mu makinede, yıkanıyor ayrıcana makinelerde kendilerini temizliyor e sorun ne o zaman. Bulaşıklar kabası alınmadan makineye dizilmeli ha bir de deterjanların kimyasal bırakma durumu var o başka bir konu ama o da önemli.
 
Şu konjonktürde yeşil enerji üzerinde durmak enayilikten başka bir şey değil. Amerika Paris iklim anlaşmasından çekildi, buna dair tüm sektörlerden teşvikleri kaldırdı. Hatta Musk ile kavga edip bir hükümet krizi(!) çıkarmayı bile göze aldı Trump(elektrikli araç teşviklerin dair). Yani devasa sanayiye sahip olan ülkeler tüm dünyayı karbona boğarken bizim gibi sanayisi küçük ülkelerin buna dair önlem almak adına maliyetlerini yükseltmesinin tutarlı bir yanı yok. Ha ticari amaçlarla, kendi ekonomin için demiryolu yaparsın, toplu taşımaya yönlenirsin yada elektrikli araçlarda teşvik koyarsın vs anlarım ama sırf yeşili korumak adına böyle bir şeye girip maliyetleri yükseltmek anlamsız. Bu küresel bir sorun nihayetinde, çözüm de küresel olmalı.
 
karbon ayak izini savunurken, yürüyerek bile gidebileceği yere helikopterle-ya da jetle- giden ağaları ne yapacağız? ya da savunma sanayi adı altında harcanan milyar dolarları? toz zerresi gibi kaybolup gideceğim. bu dünya da suyu da bana kalmayacak. sahibi düşünsün.
 
Nüfus arttıkça su tüketimi artıyor ve bu ihtiyaca bir de bilinçsiz kullanım eklenince, küresel ısınmanın yarattığı olumsuz süreç daha da hızlanıyor. Tatlı su kaynakları yavaş yavaş tükeniyor, gün gelecek kaynak bulmakta zorlanılacak ki bu da yapılan tahminlere göre 2035-2040 yılları arasına denk gelecektir.

Tarım arazilerinde bilinçsiz su kullanımına ilave olarak, belediyelerin parkları sularken kullandığı su da çoğu zaman boşa akıyor. Su hortumlarını açık bırakıp göle dönene kadar da kapatmayan bilinçsiz çalışanlar var ve bu konuda ilk önce iş yerlerinde eğitim başlamalı, okullarda ve evlerde de su tasarrufu için bilinçlenme sağlanmalıdır. Su kaynakları tükendiği zaman geri dönüşü de olmayacağını herkesin fark etmesi gerekiyor. Ülkeler bazında yapılması gerekenler de yıllardır konuşulsa da halen savaş ile çevreye daha fazla zarar vermekten çekinmeyenler var.
 
inferno filminin başında bu olaya değiniyorlardı hızla artan nüfus bilinçsizce kullanılan kaynaklar sonunda felakete sürüklenecek bir insanoğlu ciddi önlemler şart, biz değil belki ama bir iki nesil sonrası için işler hiç iç açıcı gözükmüyor.
 
Şeyde yapıyorlar mesela bulaşıkların kabasını alıp makineye diziyorlar. O sırada da su israfı oluyor. Hayır zaten makinelerde kabasını alma modu yok mu ya da ne bileyim sıcak su ile yağlar alınabilir ama kabasını alma saçma geliyor bana. Ha diyeceksiniz ki yağlar filtreden geçmiyor makinenin giderini tıkıyor e iyi de sıcak su ile yıkanmıyor mu makinede, yıkanıyor ayrıcana makinelerde kendilerini temizliyor e sorun ne o zaman. Bulaşıklar kabası alınmadan makineye dizilmeli ha bir de deterjanların kimyasal bırakma durumu var o başka bir konu ama o da önemli.
Bir de şey yapıyorlar köpüklü su yapıp bütün bulaşıkları köpükledikten deterjandan geçirdikten sonra bulaşık makinasına atıyorlar :d
 
Vücuda gerekli olan vitaminler için haplar üretilirse Eğer tarım yapmaya da gerek kalmaz O halde hahaha. Düşünsenize hem su israfından kurtuluruz hem de ilaçların kimyasal etkilerinden.. :)
 
  • Korkunç
Tepkiler: ne
Geri