DEM Parti; “Türkiye’nin Özerklik Şartına Koyduğu Çekinceler Kaldırılsın”

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
DEM Parti, siyasi partilere yaptığı ziyaretlere devam etti. Önceki gün, Meclis’teki açıklamalarıyla süreci başlatan MHP lideri Devlet Bahçeli görüşen DEM Parti dün de AKP’yi ziyaret etti. AKP heyeti, DEM Parti heyetini kapıda karşıladı. Yaklaşık 2 saat 15 dakika süren görüşmede “infaz düzenlemesi” ve “yeni anayasa” olmak üzere iki kritik konunun ele alındığı belirtildi.

‘SAMİMİ BİR BULUŞMA’

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, infaz düzenlemesinin ne zaman geleceği sorusuna ilişkin olarak, “Samimi, dostane paylaşımlarımız oldu. Her konuda karşılıklı fikirlerimizi paylaştık. Onların önerileri oldu. Bizim farklı değerlendirmelerimiz oldu. İlerleyen zamanlarda daha detaylı açıklama yapacağız” dedi.

7 maddelik bildiri​

DEM Parti, 25-26 Mayıs tarihlerinde düzenlediği Demokratik Yerel Yönetimler Ara Dönem Toplantısı’na ilişkin bir bildirge yayımladı. Talepler şöyle sıralandı:
1- Tüm kayyumlar geri çekilsin. Seçilmişler görevlerine iade edilsin.
2- Belediyeler Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenleme yapılsın, kayyum atamaları son bulsun.
3- Eş başkanlık tanımı, Belediyeler Kanunu’nda da yer alsın.
4- Merkezi idarenin, yerel yönetimler üzerindeki idari ve mali vesayeti bitsin.
5- Temsili demokrasiyi aşarak halkın doğrudan karar süreçlerine dahil olduğu; mahalle meclisleri, kent konseyleri, köy komünleri yasal olarak güvence altına alınsın.
6- Bu kurumların yetkisini kısıtlayan yasa maddelerinin gözden geçirilsin.
7- Türkiye’nin, özerlik şartına koyduğu çekinceler kaldırılsın.

Kapıda karşıladı​

Abdullah Güler, Efkan Ala, Özlem Zengin ve Ömer Çelik’ten oluşan AKP heyeti, DEM Partililer Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Sezai Temelli ve Ayşegül Doğan’ı kapıda karşıladı. DEM ziyaret listesinde TBMM Başka
 
Nasıl heyecan yaptıysa aynı konuyu iki kere açmış kjkgkvkvnkv
 
7 maddelik bildirimin özellikle 4 ve 7. maddesi ilginç.

Bunlara elini verirsen kolunu, kolunu verirsen komple kendini kaptırırsın. Kürt vatandaşlarına Kürt denmesinde abes görmezlerken, Türk yerine Türkiyeli demeyi tercih ederler. Türklük, sistematik bir biçimde Dem ve “ortakları” tarafından yok edilmeye çalışılıyor.

Bu maddeleri kabul etmediğin vakitte “föşik türkiye barış sürecini baltaladı, verilen sözleri tutmadı” diyerek yine saldırganlaşacak, yine “çözümü” silaha sarılmakla arayacaklar.

Bunların derdi barış değil, hiçbir zaman da olmadı. Bunu tecrübe ettik, yine edeceğiz. Silahlı terör örgütünü ve örgüt liderini referans alarak “Kürt sorunu çözümü” adı altında kurulan her parti yasal olarak engellenmeli.
 
Keşke Hatem olsan yine.Dolu dolu Hatem desek yine .HATEMMMMM

Konuya gelince yazacağim isim cok su an ,
 
Özerklik veya federal bir yapı veya aynen devam, bunlar silah olmadan demokratik bir temelde tartışılır, dillendirilir ama bu ülkenin kendi dinamikleriyle ve arzusuyla olmalıdır, böyle bir olguda şahsen sıkıntı görmüyorum.
Malesef bugünkü durum içler acısı, kararlar ne kadar iktidar ve ortakları ve güya PKK bunlardan bağımsız karar veriyor gibi gözüksede aslında Amerika, İsrail, İngiltere ve diğer ülkerin planlayıp karara bağladığı bir olgu. Koltuk için, yandaşlar için ülkeyi böyle satan her kimse hepsine lanet olsun. Bugün yaşadıklarımız AKP ve MHP'e dayatılmıştır. Onlarda iç siyasetdeki çıkar hesaplarına ülkeyi kaosa sürüklemektedirler.
Bu bağlamda muhalefetin üzerine gidilmesi, kayyumlar, İBB meselesi,..... planın bir parçası.
Ha tabiiki bu plan tutmazsa tekrar kılıçlar çekilir ve milleti gene birbirine düşürürler
 
Geri