değişen mizah algısı

Konu sahibi son olarak 332 gün önce görüldü
yeni nesil beni şaşırtmaya devam ediyor. hiç kemal sunal filmi izlememiş stajyer bir arkadaş var. olacak o kadar, bir demet tiyatro, nejat uygur tiyatrosu, vs. azar azar başka şeyleri de izlettim. çoğunu ilk defa görmüş; hiçbirini de sevmedi. konuşanlar türevi şeyler dediği kadar eğlenceli mi? milletin sıçış hikayeleri vs. bu sabiler neye gülüyor tam olarak?

ben hala şunlara gülüyorum ya:



35:36

Nazif: Neyse canım ismin ne ehemmiyeti var mühim olan soyadıdır değil mi efendim? Mesela ecnebiler birbirlerine devamlı soyadlarıyla hitap ederler. Öyle değil mi Gaffur Bey?

Kafur Bey: Kafur beyefendi. Sizin adınız nedir?

Nazif: Nazif efendim.

Sermet: Heh Nazif tabi… E benim göbek adım Nazif'ti. Yani Nazif gibi bir şeydi.

Maytap Hanım: Hayır evladım, Bekir!

Kafur Bey: Siz bu koltukları kaça aldınız Kazım bey?

Nazif: Nazif efendim!

Kafur Bey: İyi ucuza almışsınız. (Karısına eğilerek) Adama bak fiyat soruyorum isim söylüyor.

Nazif: (Anlamamıştır) Nasıl efendim?

Kafur Bey: Nazif'e aldıysanız iyi diyorum. Şimdi böylesini Mahmut'tan aşağıya vermezler.

Nazif: Hayır siz az önce Kazım dediniz de, o bakımdan Tayfur bey!

Maytap Hanım: Kafur beyefendi!

---

Maytap Hanım: Kafur Bey hadi mevzuya girelim artık.

Kafur Bey: Girelim hanım! Siz bu koltukları en son kaça satarsınız? Yekten bir fiyat söyleyin Sezgin Bey.

Nazif: Nazif beyefendi!

Kafur Bey: Tek fiyat uyguluyorlar.

Maytap Hanım: Kafur Bey ne koltuğu, bizim koltuğumuz var ya…

Kafur Bey: Bizim için değil hanım, alıp satacağız. Hafiz bey satarsa tabi…

Nazif: Allahallaa… Nazif beyefend!

Kafur Bey: Yahu ne kadar inatçıymışsın. Kaç Nazifse vereceğim tamam!
 
Argo, küfür ve bel altı konuşmaların mizah kabul edildiği bir dönem yaşıyoruz ve bu sebeple zeka pırıltısı barındıran mizah anlayışına yer kalmadı. Güldürürken düşündüren mizah artık çok gerilerde kaldı ve insanlar adeta bir sürü psikolojisine uyarcasına çok saçma şeylere gülebiliyorlar. Benim yüzümde tebessüm bile yaratamayan bir konuşma ya da davranışa, kahkahalarla gülen insanlar var. Bazılarımız çağın gerisinde değil de çağın çok ilerisinde kaldık, AI çalışmaları ya da bilimsel gelişmeler de olmasa insanlık gerilemeye başladı diyebiliriz.

Birileri ile dalga geçme ve aşağılama çabasını bile mizah kabul edip 'hiciv' yaptıklarını iddia edenler var oysaki hiciv yukarıda bahsettiğim şekilde 'güldürürken düşündüren' bir eleştiri türüdür.
 
Son düzenleme:
hepsi öyle değil ama birçoğu bu vb. programlardan, filmlerden, şarkılardan habersiz. ama bir kesim haberdar; çünkü evinde 70, 80, 90’lar müzikleri açılıyor, tv’de denk gelindiğinde izleniyor. bence güzel bir şey. dinlediğim müzikler, izlerken eğlendiğim, güldüğüm şeyler de bunlar. bende modası hiç geçmedi.
 
Her şey değişiyor. Müzik, sinema, moda, iletişim biçimi, teknoloji vs. Mizah algısı da bunlardan biri. Ben bunu şaşırtıcı bulmuyorum. Ha ben gülmeyebilirim, giymeyebilirim, dinlemeyebilirim, o ayrı. Yine de yeni nesil de eskilerden haberdar olabiliyor, teknoloji çağı çünkü. Bizler de eskilerden kısmen haberdar olmuştuk, yeşilçam mesela. Bizden önce ama haberdarız, seviyoruz. Seviyorum yani.
Çağdaşım olmasına rağmen ise Cem Yılmaz’a gülmem ben mesela, her işini de izlemişimdir nfjd Çağın mizah algısı ve şahsın mizah anlayışı da birbirinden ayrışıyor.
Kaliteli bulduğumuz içerikleri gençlerle paylaşabiliriz. Biz bizimkilerle ben küçükken vhs’den “Yasaklar” serisini izleyip gülüyorduk jdjd bak bunu benim neslim bilmez pek :d Mizah anlayışı, her şey gibi beslenebilen bir şey, besleyelim mesela daha bize ait olanla.
Her şey değişir ve değişecek. Bunun önünde durmak imkansız. Duramayız. Durmayalım zaten. Biz de bir üst neslimizden farklıyız. Çeşitlendirelim onları. Kültürel birikimlerine katkıda bulunalım. Gerisi onlarda. Harman güzeldir. Böyle düşünmekteyim. (Biraz farklı açıdan baktım ama böyle güzel oldu :d)
 
Şu an yeni neslin bir mizah anlayışı yok. X ve Baby Boomer kuşağının sosyal medyaya düşen videolarına, Z kuşağının yalnızca başlık eklediğini görüyoruz: “Yardı”, “Gümledim”, “Patlıyorum” gibi... Bir de teşhircilik meraklısı isteklerin mizah zannedilmesi durumu var: “5000 fava daha iyisi gelir mi?”, “Kardeşim, 1000 fav olmasa da ben zaten yazacaktım ama olsun.” Neyse... ühüü :D
 
Aslinda degisen mizah algisinda siz de geride kalmis oluyorsunuz sanirim.
Tamam devekusu kabareye gulelim ama o nesil artik gulecek yasta degil.

Bugun komedi denen unsur recep ivedik ekseninde bir yerde turkiyede.
Mesela seinfeld izleseler onada gulmezler. Dusunerek gulmekten ziyade isitsel ve goruntu olarak komedi isteyenler daha fazla. E para da getiriyor. Yahu burada bile mastor mizahi diye bir kultur var. Kimi bayiliyor kimi tiksiniyor..

Eskiden tek gulme aracimiz tv'idi. Bugun milyonlarca meme kanallari var redditte. X de caps paylasimlari var.
Youtube da film kesitleri short olarak var. Facebook'da caps yada shitpost gruplari var.
Burada bile pursit of hepiniz diye @Leviathan onderliginde acilmis kara mizah konusu var...

Ben eski mizah unsurlarindan hic birisini unutmadim. Devekusu kabare ,olacak o kadar , bir demet tiyatro , nejat uygurun cafer beyi , yavlum vedat karikaturu hepsini biliyorum ve oldies but goldies kategorisinde degerlendiriyorum.
Dikkat sahan cikabilir programi bile bunlara ek olabilir. Gerci mizah anlayisi biraz daha farkli. Yahu tatli hayat dizisi var. Avrupa yakasi var.. Var oglu var..

Ama su an bunlarin kalibresinde yeni nesil mizahida var. Bu sizin ne tur mizah istediginiz ve mizah kulturune ne kadar asina oldugunuz ile alakali abiler ablalar.
60 yasinda amcam cem yilmaza ersan kuneri yuzunden kufur ediyor. Adami kufurlu icerik yapiyor diye kufur ile protesto ediyor.
Amca diyorum bikmadin mi efendi espirilerden? Merak etme kufur duyman senin zekandan bir sey eksiltmiyor.
Cocugunada simdilik izletmemeyi basarirsan ileride problem yasamazsin.
 
Son düzenleme:
Bu eski kafaların da sürekli yeni nesili boklaması baydı artık. Dünya değişiyor ve gelişiyor, size hitap etmeyen şeyler başkalarına iyi ya da komik geliyor olabilir.
Son toplumsal olaylarda gördük, gençler gümbür gümbür, zehir gibi. Haklarını arıyorlar, esprili pankartlar, yaratıcı şeyler de gördük.
Bu çocukların çoğu baskıcı rejimde doğdu ve büyüdü. Çoğu deprem felaketi yaşadı, pandemi gördüler. Farklı dünyaya evrildi birçoğu, belki de biz geride kaldık.
Yaşam kendini yeniler, değişir ve büyür. O yaşlardaki davranışları, bakış açınızı düşünün, biraz empati.
Recep İvedik izlemek için millet kavga ediyordu, yer bulamıyordu, rekorlar kırdı.. bunu izleyen milyonların gençlerin mizahını eleştirmesi garip.
Son 10 sene bu ülkenin en kayıp yılları. Hepimizi etkiledi maalesef.
 
Yav teberru baba benim anlamadim sey. Bir insan bu zamana kadar nasil yanlislikla kemal sunal'a denk gelmis olamaz. Cay yok bk icin espirisinide mi duymamis. Genc dimalarin takildigi tum mecralarda ses olarak kullanildi. Baba seni keklemis olmasin bu kopil?
Bir de cok agir eserlerden baslatmissin. Adama ismail hakki dumbullu izletseydin bari , yilmaz erdogan espirilerine bir demet tiyatro da bile zor gulunur. Fazla complex cunku. Mesela sidika espirilerinede gulmez. Keske dikkat sahan cikabilirden alistira alistira baslatsaydin. Herkes senin mizah dima'ni yakalayacak diye bir sey yok baba.
 
eskiden televizyon kanalları yeşilçam filmleri gibi telifli içeriklere takla attırırdı. bu yüzden defalarca izleme şansımız oldu. ama şu an telif nedeniyle ulusal kanallarda eskisi kadar yayınlanmıyor sanırım. zaten televizyondan da komple uzaklaşmışlar. tiktok, youtube ve instagram'daki önerilen içeriklere göre bir izleme rutinleri var.

dediğin gibi kemal sunal'ın short'larına denk gelmiş olabilir ama baştan sona bir kemal sunal filmini hiç izlememiş. bu arada dediğim durum 70'li yılların melodramları için de geçerli. gülen gözler, neşeli günler, vs. bi öğle arasında ertem eğilmez'in canım kardeşim filmini baştan sona izlettim mesela. bana göre en ağır türk dramalarından biri, klasik. filmden çok etkilenmedi.

sıdıka, kaygısızlar, bizimkiler. bizim dönemin "gibi"si ya da "ayak işleri" bu işler sayılırdı. şu anki işlerin hepsi kötüdür diyemem ama 20-30 sene önceki gibi salt güldürüyü amaçlayan güzel işler de var. ama eski denk işlere nedense pek ilgileri yok.
 
Doğru söylüyür ha.

Türkçe birçok varyasyona yorulabilecek bir dil zaten.Bir kelimenin birden çok manası da olabiliyor ve gerek gündemin değişmesi olsun,gerek farklı kültürlerden enjekte edilen durumlar olsun bu sonuca getirebiliyor.Günümüzde mizah adı altında yapılan çoğu muhabbetin bel altı içermesi de bunun trajikliği oluyor ne yazık ki.
 
Geri