Çoğunlukla, romanlardan, hikayelerden ve sinema dünyasından bilgi sahibi olduğumuz dedektiflik, adli olayların çözülmesinde en etkili uzmanlık alanıdır. Resmi kurumlara bağlı olarak, o ülkenin yasaları çerçevesinde hareket eden dedektifler, kendilerine çözmeleri için verilen suç olaylarını araştırarak, çözülemeyen suçların aydınlatılmasında, suçluların yakalanarak cezalarını çekmesinde önemli rol oynarlar.
Türkiye' de dedektiflik, filmlerde izlediğimiz, kitaplarda okuduğumuz kadar hareketli olmasa da yine de kendi içerisinde heyecanı bol bir meslektir. Sonuç olarak, dedektifin çalışma alanı suç mahelleri olduğu için her bireyin üstesinden gelebileceği kolaylıkta bir meslek değildir.
Bir cinayetin aydınlatılmasında, olay yerinin incelenmesi, öldürülen kişinin cesedinin incelenmesi ve deliller toplanması dedektifin sorumluluğundadır. Midesi sağlam olmayan birinin dedektiflik yapması beklenemez. Olay yerinden topladığı ipuçları çoğu zaman cinayet davasını çözmek için yeterli olmamaktadır. Öldürülen kişinin çevresiyle bağlantısına, en son nereye gittiği, kimlerle görüştüğüne kadar detaylı bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Ya da bir soygun olayını ele alalım. Olayın gerçekleştiği yerin bir kuyumcu olduğunu varsayalım. Kuyumcuyu soyan hırsızlar, soygunu, yüksek ihtimal kar maskeli ya da yüzleri gözükmeyecek şekilde kapalı olarak gerçekleştirirler. Milyonlarca kişi arasından hiç tanımadığınız, daha önce görmediğiniz bir kişiyi bulmanın ne kadar zor olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Hem de yüzü kapalı olarak.
Dedektiflik mesleğinde işte böyle zorluklar bulunmaktadır. Dedektifler, ne yaptığını bilmeli, oldukça sabırlı ve ince eler sık dokur tabirine uygun olarak çalışmaları gerekmektedir.
Aceleci davranmaları halinde o olayı çözme şanslarının yok denecek kadar az olduğunu söyleyebiliriz.
Dünya üzerinde her ülkede hala çözülememiş davalar, olaylar mevcut bulunmaktadır.
Her ne kadar kusursuz işlenmiş suç bulunmasa da, buradaki sonuçtan yola çıkarak, çözülememiş suçların en az kusurla işlenmiş olduğunu söyleyebiliriz. Tabi olayın gerçekleştiği zamanki şartlar da, olayın çözümüne giden yolda önemli rol oynamaktadır. O zamanki teknik altyapının yetersizliği, teknolojinin durumu, olayın derin bağlantıları, araştırmayı yapan dedektiflerin kabiliyetleri ve bunun gibi pek çok faktör davanın sonuçlanmasına etki etmiş olabilir.
Son yıllarda televizyon ekranlarımız aracılığıyla evimize gelen CSI New York dizisi, belki de çekilmiş en gerçekçi dedektiflik dizileri arasında yer almaktadır. Dizide dedektiflerin başlarından geçen olaylar ve çözülmesi gerçekten ama gerçekten zor olayları nasıl inceledikleri, nasıl araştırma yaptıkları gösterilmektedir.
Dedektifliğin bu kadar zor ve zahmetli bir meslek olduğunu düşününce, dedektiflerin aslında gizli kahramanlar olduğu fikrini iyice anlıyorum.
Türkiye' de dedektiflik, filmlerde izlediğimiz, kitaplarda okuduğumuz kadar hareketli olmasa da yine de kendi içerisinde heyecanı bol bir meslektir. Sonuç olarak, dedektifin çalışma alanı suç mahelleri olduğu için her bireyin üstesinden gelebileceği kolaylıkta bir meslek değildir.
Bir cinayetin aydınlatılmasında, olay yerinin incelenmesi, öldürülen kişinin cesedinin incelenmesi ve deliller toplanması dedektifin sorumluluğundadır. Midesi sağlam olmayan birinin dedektiflik yapması beklenemez. Olay yerinden topladığı ipuçları çoğu zaman cinayet davasını çözmek için yeterli olmamaktadır. Öldürülen kişinin çevresiyle bağlantısına, en son nereye gittiği, kimlerle görüştüğüne kadar detaylı bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Ya da bir soygun olayını ele alalım. Olayın gerçekleştiği yerin bir kuyumcu olduğunu varsayalım. Kuyumcuyu soyan hırsızlar, soygunu, yüksek ihtimal kar maskeli ya da yüzleri gözükmeyecek şekilde kapalı olarak gerçekleştirirler. Milyonlarca kişi arasından hiç tanımadığınız, daha önce görmediğiniz bir kişiyi bulmanın ne kadar zor olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Hem de yüzü kapalı olarak.
Dedektiflik mesleğinde işte böyle zorluklar bulunmaktadır. Dedektifler, ne yaptığını bilmeli, oldukça sabırlı ve ince eler sık dokur tabirine uygun olarak çalışmaları gerekmektedir.
Aceleci davranmaları halinde o olayı çözme şanslarının yok denecek kadar az olduğunu söyleyebiliriz.
Dünya üzerinde her ülkede hala çözülememiş davalar, olaylar mevcut bulunmaktadır.
Her ne kadar kusursuz işlenmiş suç bulunmasa da, buradaki sonuçtan yola çıkarak, çözülememiş suçların en az kusurla işlenmiş olduğunu söyleyebiliriz. Tabi olayın gerçekleştiği zamanki şartlar da, olayın çözümüne giden yolda önemli rol oynamaktadır. O zamanki teknik altyapının yetersizliği, teknolojinin durumu, olayın derin bağlantıları, araştırmayı yapan dedektiflerin kabiliyetleri ve bunun gibi pek çok faktör davanın sonuçlanmasına etki etmiş olabilir.
Son yıllarda televizyon ekranlarımız aracılığıyla evimize gelen CSI New York dizisi, belki de çekilmiş en gerçekçi dedektiflik dizileri arasında yer almaktadır. Dizide dedektiflerin başlarından geçen olaylar ve çözülmesi gerçekten ama gerçekten zor olayları nasıl inceledikleri, nasıl araştırma yaptıkları gösterilmektedir.
Dedektifliğin bu kadar zor ve zahmetli bir meslek olduğunu düşününce, dedektiflerin aslında gizli kahramanlar olduğu fikrini iyice anlıyorum.