-
- Katılım
- Kasım 5, 2010
-
- Mesajlar
- 11,182
-
- Çözümleri
- 2
-
- Tepkime puanı
- 5,026
-
- Puanları
- 354
MUTLU AİLELERİN 100 SIRRI
David Niven
Çocuk yetiştirme konusundan aile arası akrabalık ilişkilerine kadar hemen hemen herşeyin ele alındığı ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’, ailelerin mutlu olmak için verdikleri savaşlardan, çabalardan ve aile yaşamlarını daha iyi bir düzeye çıkarma uğraşlarından söz ediyor. Kitap, ailelerin günlük hayatlarının her yönünü inceleyen bilim adamlarıyla psikologların elde ettikleri sonuçları da içeriyor.
Kitabın yazarı David Niven, ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’ adlı kitabımı yazarken mutlu bir aile yaşamını oluşturabilecek alışkanlıkları, uygulamalar ve davranış biçimlerine ilişkin yapılan çalışmaları ve Steve’in görüşlerini de hiç unutmadım” diyor.
Bir emekli sosyolog, baba ve büyükbaba olan Steve Burkett aileler hakkında - kendi ailesinden, sizin ailenizden- söz etmekten çok hoşlanıyor:
“Her gün bize verilen mesajların türleri konusunda bir düşünün hele” diyor. “Aileleriyle birlikte olmamak için fazla mesai yapan insanlarla ilgili haberleri okuyoruz. Boşanma oranlarının her geçen gün daha da arttığını, kalabalık ailelerin sayılarının her geçen gün azaldığını, bakıma ve yardıma muhtaç yaşlıların bir kenara atıldığını duyuyoruz. Bu arada çocuklar denetimden çıkıyor ve düşgücünün sınırlarını zorlayan davranışlar sergiliyorlar. Gazeteler, televizyon haberlmeri, şov programları, filmler ve şarkı sözleri de aynı mesajları veriyor. Aile kavramına karşı olan popüler bir kültür oluşturduk ve bu kültürün tüm dünyaya yayılma tehlikesiyle karşı karşıyayız. ‘Aileler olmasaydı bizler de olmazdık’, sözcüğünün tam anlamı, bizler de var olmazdık. Ama bununla birlikte yaygın olan mesaj “kaç ve saklan”dır. Bu kamu sağlığını tehdit eden bir unsur niteliğindedir. Burada yalnızca tehdit altında olan kamu sağlığı değil aynı zamanda evliliklerin, kardeşlerin, ana baba ve çocuklarla olan ilişkilerin tehdidi de söz konusudur. Yirmili yaşlarını başlarında olan kişilerin kendilerine erişkin demelerine karşın yeni yürümeye başlayan bebekler gibi davrandıklarına dair uzmanların yaptıkları birçok araştırmayı inceledim. Yirmili yaşların, çocukların en zor dönemlerinden biri olan iki yaşın bir uzantısına dönmekte olduğun gördüm.” ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’, anne-baba-çocuk ilişkilerine farklı bir bakış açısı getiriyor.
Altın Kitaplar, 239 sf
David Niven
Çocuk yetiştirme konusundan aile arası akrabalık ilişkilerine kadar hemen hemen herşeyin ele alındığı ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’, ailelerin mutlu olmak için verdikleri savaşlardan, çabalardan ve aile yaşamlarını daha iyi bir düzeye çıkarma uğraşlarından söz ediyor. Kitap, ailelerin günlük hayatlarının her yönünü inceleyen bilim adamlarıyla psikologların elde ettikleri sonuçları da içeriyor.
Kitabın yazarı David Niven, ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’ adlı kitabımı yazarken mutlu bir aile yaşamını oluşturabilecek alışkanlıkları, uygulamalar ve davranış biçimlerine ilişkin yapılan çalışmaları ve Steve’in görüşlerini de hiç unutmadım” diyor.
Bir emekli sosyolog, baba ve büyükbaba olan Steve Burkett aileler hakkında - kendi ailesinden, sizin ailenizden- söz etmekten çok hoşlanıyor:
“Her gün bize verilen mesajların türleri konusunda bir düşünün hele” diyor. “Aileleriyle birlikte olmamak için fazla mesai yapan insanlarla ilgili haberleri okuyoruz. Boşanma oranlarının her geçen gün daha da arttığını, kalabalık ailelerin sayılarının her geçen gün azaldığını, bakıma ve yardıma muhtaç yaşlıların bir kenara atıldığını duyuyoruz. Bu arada çocuklar denetimden çıkıyor ve düşgücünün sınırlarını zorlayan davranışlar sergiliyorlar. Gazeteler, televizyon haberlmeri, şov programları, filmler ve şarkı sözleri de aynı mesajları veriyor. Aile kavramına karşı olan popüler bir kültür oluşturduk ve bu kültürün tüm dünyaya yayılma tehlikesiyle karşı karşıyayız. ‘Aileler olmasaydı bizler de olmazdık’, sözcüğünün tam anlamı, bizler de var olmazdık. Ama bununla birlikte yaygın olan mesaj “kaç ve saklan”dır. Bu kamu sağlığını tehdit eden bir unsur niteliğindedir. Burada yalnızca tehdit altında olan kamu sağlığı değil aynı zamanda evliliklerin, kardeşlerin, ana baba ve çocuklarla olan ilişkilerin tehdidi de söz konusudur. Yirmili yaşlarını başlarında olan kişilerin kendilerine erişkin demelerine karşın yeni yürümeye başlayan bebekler gibi davrandıklarına dair uzmanların yaptıkları birçok araştırmayı inceledim. Yirmili yaşların, çocukların en zor dönemlerinden biri olan iki yaşın bir uzantısına dönmekte olduğun gördüm.” ‘Mutlu Ailelerin 100 Sırrı’, anne-baba-çocuk ilişkilerine farklı bir bakış açısı getiriyor.
Altın Kitaplar, 239 sf