-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 41,027
-
- Tepkime puanı
- 18,461
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Hasan Mutlucan, vefatının 20'nci yılında anılıyor. 1980 Askeri Darbesi'nde 'Yine de Şahlanıyor' adlı türküsünün okunmasıyla tüm ülkede ünlenen Mutlucan, ömrünün son 30 yılını Halit Kıvanç'ın 'Darbelerin sanatçısı' tanımlamasından ne ölçüde rahatsız olduğunu anlatmakla geçirdi
1980'de Askeri Darbe bildirisinin okunmasının ardından cunta yönetimi, halkın sempatisini kazanmak için Hasan Mutlucan'ın kahramanlık türküsü olan 'Yine de Şahlanıyor'u çaldırdı. Türkü, günler, aylar boyunca o kadar çok çalındı ki 7'den 77'ye tüm memleket tarafından ezberlendi, dillere pelesenk oldu.
Ne var ki Hasan Mutlucan, kahramanlık türküsünün darbeyle özdeşleşmesinden hiç hoşnut olmadığı gibi bir süre sonra Halit Kıvanç'ın 'Darbe sanatçısı' tanımlamasına maruz kaldı. Mutlucan, ömrünün son 30 yılında her fırsatta darbeyle özdeşleşmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Hasan Mutlucan, bir röportajında bu konuda şunları söyledi; "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandı. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mâl etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim."
Nitekim küstü de...
Yaklaşık 2 bin türkülük repertuvarına rağmen TRT'nin sürekli kahramanlık türkülerini çalarak 'Darbe sanatçısı' tanımlamasının altının çizmesinin verdiği rahatsızlıkla mesleğinden uzaklaştı.
İstanbul Belediyesi Konservatuvarı'ndan emekli olur olmaz Bodrum'a yerleşerek çiğ börek yapıp satmaya başladı.
alıntı
1980'de Askeri Darbe bildirisinin okunmasının ardından cunta yönetimi, halkın sempatisini kazanmak için Hasan Mutlucan'ın kahramanlık türküsü olan 'Yine de Şahlanıyor'u çaldırdı. Türkü, günler, aylar boyunca o kadar çok çalındı ki 7'den 77'ye tüm memleket tarafından ezberlendi, dillere pelesenk oldu.
Ne var ki Hasan Mutlucan, kahramanlık türküsünün darbeyle özdeşleşmesinden hiç hoşnut olmadığı gibi bir süre sonra Halit Kıvanç'ın 'Darbe sanatçısı' tanımlamasına maruz kaldı. Mutlucan, ömrünün son 30 yılında her fırsatta darbeyle özdeşleşmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Hasan Mutlucan, bir röportajında bu konuda şunları söyledi; "Dehşetli bozuluyorum. Çünkü darbe sanatçısı değilim. Halit Kıvanç attı bu sıfatı ortaya. Sanki bütün millet, hislerinin tercümanıymış gibi kabul etti. Kahramanlık türküleri insanlara tesir eden bir şeydi. Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler. Ama yukarı kademelerden bazı kişiler beni maalesef kullandı. Propaganda, reklam vasıtası yaptılar. Darbecilere mâl etmek istediler, o türkülerden soğuttular beni. Ben kimsenin adamı değilim, halka türküler okuyan biriyim, o türküler ecdadımın kahramanlık öykülerini anlatan menkıbelerdi. Daha fazla konuşmak istemiyorum. Hissiyatıma kapılabilirim. Küskünüm efendim."
Nitekim küstü de...
Yaklaşık 2 bin türkülük repertuvarına rağmen TRT'nin sürekli kahramanlık türkülerini çalarak 'Darbe sanatçısı' tanımlamasının altının çizmesinin verdiği rahatsızlıkla mesleğinden uzaklaştı.
İstanbul Belediyesi Konservatuvarı'ndan emekli olur olmaz Bodrum'a yerleşerek çiğ börek yapıp satmaya başladı.
alıntı