Dante’nin İlahi Komedya’sı Cehennem Araf ve Cennet

🕒 Konu sahibi 8 saat önce aktifti
İtalya’nın en büyük şairi, Batı Edebiyatı’nın en büyük ustaları arasında sayılan Dante Alighieri (1265 – 1321), bir edebiyat kuramcısı, ahlak felsefecisi ve siyasal düşünürdür. İlahi Komedya adlı manzum eseri de Hristiyanlık öğretisinin ve Dünya Edebiyatı’nın başyapıtlarındandır.

Dante Alighieri, 1265’te Floransa’da doğar. Çok genç yaşlarda şiirle ilgilenmeye başlar. Tatlı Yeni Üslup (Dolce Stil Novo) adını verdiği gençlik şiirlerinde Beatrice’i yüceltir. Çok genç yaşta tanıdığı, aşkını hiçbir zaman söyleyemediği komşularının kızı Beatrice’nin evlenmesi ve ardından genç yaşta ölümü, Dante’nin hayatında yeni bir dönemin başlamasına neden olur.

Esin perisi Beatrice’i şiirlerinde göklere yücelten, meleksi bir yaratık haline getiren Dante, onun görüntüsünü bıkıp usanmadan biçimden biçime sokarak, önce ilk kitabı Yeni Hayat (La Vita Nuova) ile insanların dünyasına, sonra da İlahi Komedya (Divina Commedia) ile Tanrısal dünyaya yansıtır.

Dante Eserleri ve Hayatı isimli yazımızı da okumanızı öneriyoruz.
1609332115795.png

Portrait of Dante, Sandro Botticelli, 1495

Çağının siyasi olaylarıyla daha yakından ilgilenmeye başlayan ozan, felsefe ve tanrıbilim alanlarında çalışır. Latin ozanlarını, özellikle ustası olarak gördüğü Vergilius’u (M.Ö 70 – M.Ö 19) inceler. Floransa siyasetinde aktif rol üstlenir. Ancak toplumdaki düzensizlik, çatışma hali ve karmaşa, ozanı derinden üzer. Diğer yandan, kilisenin siyasete giderek daha fazla karışması, insanlar arasındaki anlaşmazlıkları arttırmaktadır. Dante, din ve siyasetin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan Guelfo partisinin Beyazlar kanadını destekler. Ne var ki Siyahlar kanadının kentte siyasi gücü ele geçirmesiyle birlikte, Dante dahil birçok kişi Floransa’dan sürgüne gönderilir. Böylece Dante’nin yaşamında ızdıraplı, ama bir bakıma da verimli olan sürgün dönemi başlar.

Sürgün yıllarında ozan, birey olarak haksızlığa uğradığı düşüncesinden sıyrılarak, tüm insanlığın yolsuzluk, karmaşa ve anarşi ortamı içinde olduğu bilincine ulaşır. Dante’ye göre Tanrı, dünya ve ahiret işlerini yönetmeleri için insanlara iki adet kılavuz göndermiştir: Bu kişiler Papa ve İmparator’dur. Ancak her ikisi de kendilerine verilen ilahi görevi göz ardı ederek siyasi çekişmelere dalmışlar, insanlığın daha da derin bir çıkmaza sürüklenmesine neden olmuşlardır. Ozan, Tanrı’dan gelecek yardım umudunu hiçbir zaman yitirmez. Bu bağlamda Dante, içinde bulunduğu bozuk düzenden insanlığı haberdar etme görevini Tanrı’nın kendisine atfettiği düşüncesine erişir. Bu ilahi görevle ozan, dünyadaki bozukluğun korkunç sonuçlarını insanlara gösterebilecek bir eser kaleme alacak ve böylece kurtuluş yollarını tüm insanlığa işaret edebilecektir.


Dante, öteki dünyada yaptığı düşsel yolculuğu dile getirdiği İlahi Komedya’yı 1307 – 1321 yılları arasında kaleme alır. Dante’nin Cehennem (Inferno), Araf (Purgatorio) ve Cennet’e (Paradiso) yaptığı hayali yolculuğu anlatan epik şiir İlahi Komedya, 33 kantodan oluşan 3 bölüm ve bir giriş kantosuyla toplam 100 kantodan (14,233 satır) oluşur. Kanto, uzun şiirlerin ayrıldığı bölümlere verilen addır, Türkçe’deki en yakın karşılığı kıta olsa da, İlahi Komedya’nın kantolarında ortalama 142 satır bulunur.

İlahi Komedya’nın ilk bölümü Cehennem, 34 kanto içerir. Bu kantoların toplam dize sayısı 4720’dir.
İlahi Komedya’nın ikinci bölümü Araf, 33 kanto içerir. Bu kantoların toplam dize sayısı 4755’tir.
İlahi Komedya’nın son bölümü Cennet, 33 kanto içerir. Bu kantoların toplam dize sayısı 4758’dir.

Komedya adının kaynağı birden farklı temele dayanır. Her şeyden önce Dante, yüksek üslubundan dolayı trajedi adını tercih etmez. Bu durum, ozanın şiirini en yüksek üslup olan trajedi ile yazmak istemediğinin bir göstergesidir. Dante, eseriyle çok geniş halk kitlelerine ulaşmayı ve onların düzensizlik ve günahlardan sıyrılarak doğru yola erişmelerini sağlamayı amaçlar. Dolayısıyla ona göre şiir, tüm halk kitlelerinin anlayabileceği bir dilde yazılmalıdır. Bu bağlamda yazar, komedyaya yönelir. Bir diğer açıdan bakıldığında cennet bölümüyle son bulan eser, diğer komedi türlerinde olduğu gibi mutlu bir sona işaret etmektedir.

İlahi Komedya’nın orijinal adı Komedya (Commedia) olup, İlahi (Divina) sıfatı ilk defa, metafizik içeriği ve yüceltilen göksel değerleri, güzellikleri, Tanrı’ın insanlara lütufları gibi konuları işlemesi ve uyandırdığı hayranlık dolayısıyla, yazılışından üç asır sonra, 1555 Venedik baskısında kullanılmıştır. 1555 yılından itibaren kitabın tüm baskılarında İlahi Komedya (Divina Commedia) adı yer alır.

İlahi Komedya’nın konusu, Dante’nin kılavuzu Vergilius’un ve ilk aşkı Beatrice’nin yol göstericiliğinde, Cehennem, Araf ve Cennet’e yaptığı yolculuktur. Bu ünlü yapıta göre yeryüzünde mutluluğa ahlaki ve düşünsel erdemler yoluyla ulaşılabilir. İlahi mutluluğa ise inanç, umut, hayırseverlik gibi Hristiyan erdemlerine göre yaşayarak varılabilir.

Yazıldığı dönemin göz önünde bulundurulması, eseri dini ve ahlaki açıdan ayrı ayrı incelemeyi imkansız kılar. Çünkü Dante’nin yaşadığı Ortaçağ’da, Hristiyanlık inancına göre ölümden sonra hayat düşüncesi bireyin dini ahlakının en önemli göstergesi sayılmaktadır. Bu düşünce, bireyin ölümden önceki hayatını günahlardan uzak geçirmesinin yegane kuralıdır. İlahi Komedya’nın geneline hakim olan contrapasso yasası, bu düşüncenin bir ürünü olarak kabul edilmelidir. Contrapasso, kişinin ölümden önceki hayatında işlediği günahlara göre, Cehennem’de cezalandırılma şekline verilen isimdir.

Dante’nin İlahi Komedya’yı kaleme alırken ilham aldığı kaynaklardan biri de, hiç şüphesiz Vergilius’un Aeneis Destanı’dır. Roma İmparatorluğu’nun destanı olarak kabul edilen bu destanın başkahramanı, Truva’nın Yunanlılara karşı savunulmasında önemli rol oynayan Aeneas’tır. Dante’nin, derin bir saygıyla incelediği bu eserden birçok açıdan ilham aldığı doğrudur. Ozan, söz konusu destanın sadece yapısal özelliklerinden değil, aynı zamanda mekan tasvirlerinden, mitolojik unsurlarından ve ölümden sonraki hayatın tasvir edilmesi düşüncesinden büyük ölçüde ilham almıştır.

İlahi Komedya’daki yolculuk sırasında şair uygar olmayan, aklın ve erdemin bulunmadığı dünyayı simgeleyen karanlık ormandan, sonsuz iyiliği simgeleyen Tanrı’nın ülkesine doğru sürekli yükselir. Şairin geçirdiği deneyim, alegorik anlamda kendi ruhsal yaşamının tarihidir. Okur, dinsel bir alegori içinde, yaşanan dönemin trajik durumu üstüne düşünmeye ve çözüm yolları aramaya çağrılır. Dante’ye göre insanlığın tükenmek bilmeyen hırsına, ancak imparatorluk engel olabilir, kilise de başlangıçtaki saf ve yoksul durumuna dönmelidir. İlahi Komedya’nın amacının bu dünyada yaşayanları acılardan kurtarıp mutluluğa eriştirmek olduğu söylenebilir.


1300 yılında 7 Nisan’ı 8 Nisan’a bağlayan Cuma gecesi Dante 35 yaşındadır. Dante, bunu “Yaşam yolumuzun yarısında (Nel mezzo del cammin di nostra vita)” dizesiyle dile getirir (Cahit Sıtkı Tarancı’nın 35 Yaş Şiiri’nde “Yaş otuz beş yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün…” dizeleri de buna bir göndermedir).

Dante, karanlık bir ormanda yolunu şaşırmıştır. Uykulu bir halde olduğundan buraya ne şekilde geldiğini kestiremez. Sabaha karşı bir tepeye doğru, aydınlığa erişmek için ilerlerken karşısına bir pars, bir aslan ve bir dişi kurt çıkar. Onlardan kurtulmak için geri döneceği anda, birden şair Vergilius ile karşılaşır. Şairi gönderen, Dante’nin genç yaşta ölmüş ilk sevgilisi Beatrice’dir. Günahkar Dante hakkında Arş-ı Ala’da (göğün 10. ve en yüksek katı) karar verilmek üzeredir. Mahvolmasına ramak kalmıştır. Kurtulmak istiyorsa gördüklerinden ibret alması için ahiretin her üç bölümünü ayrı ayrı gezmek zorundadır. Bu yolculuğunda kendisine Vergilius, yine bir diğer Latin şairi Statius ve bizzat Beatrice kılavuzluk ve arkadaşlık edeceklerdir. Dante ile Vergilius’un o gece başlayan Cehennem gezisi, 9 Nisan Cumartesi gecesi sona erer.
1609332085333.png


Cehennem (Inferno), iç içe 9 halkaya bölünmüştür. Eş merkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder. Her dairenin günahkarları, işledikleri günahlar gereğince sonsuza kadar cezalandırılır.

Birinci Halka: Limbo’daki ruhlar dürüst yaşam sürmüş, ancak çoğu Hristiyanlıktan önce yaşadığı için vaftizden yoksun kalmış, vaftiz olmadan ölmüş ruhlardır.
İkinci Halka (Şehvet)
Üçüncü Halka (Açgözlülük)
Dördüncü Halka (Savurganlık)
Beşinci Halka (Gazap/Öfke)
Altıncı Halka (Sapkınlık)
Yedinci Halka (Şiddet)
Sekizinci Halka (Sahtekarlık): Kadın tellalları, din sömürücüleri, rüşvet yiyenler, hilekarlar, hırsızlar, ikiyüzlüler, kalpazanlar vb. cezalandırılır.
Dokuzuncu Halka (İhanet): Dokuzuncu halkada, akrabalarına, vatanlarına, konuklarına, kendilerine iyilik yapanlara ihanet edenler bulunur. Cehennem’den çıkmadan önce Vergilius ile Dante, kötülüklerin simgesi Lucifer’i (Şeytan) yarı beline dek buzlara gömülü olarak görürler.

Her ağızda dişler bir günahkar öğütüyordu
bir değirmen gibi, böylece aynı anda
üç günahkar birden işkence görüyordu.
(Cehennem, 55)

10. Kanto, Dante’nin sürgün cezasına nasıl maruz kaldığı ile ilgili aydınlatıcı bilgiler içermektedir. Dante, kendi kaderini ölüler dünyasındaki ruhlardan öğrenir, zira Ortaçağ’da geleceği görmek veya kişinin yazgısından haberler vermek sadece ölülere veya ölüm ile ilişki içinde olduklarına inanılan cadılara ve büyücülere aittir. Bu nedenle, Dante’nin Cehennem’de karşılaştığı yer altı ruhları ona geleceğinden haberler verirler:

“Ve dedi ki: “Öyle düşmandılar ki, bana da, atalarıma da, partime de, iki kez sürmek zorunda kaldım onları.” […] “Kovulsalar da, dört bir yandan geri döndüler” dedim, “hem ilk sürgünden, hem de ikincisinden; ama sizinkiler aynı sanatı öğrenemediler.” (Cehennem, 98)
Araf (Purgatorio)

Vergilius ile Dante’nin 10 Nisan Pazar Paskalya günü başlayan Araf gezisi, üç gün sürerek 14 Nisan Perşembe günü sona erer. Araf’ta Beatrice, ölümünden sonra kendisini unutarak geçici zevklere dalmış, günah yollarına sapmış olan Dante’yi çok acı sözlerle azarlar ve işlediği suçları itiraf ettirir. Bir tür tövbe aldıktan sonra, sırasıyla kötülüklerinin üzerinde kalmış kirlerini temizlemek üzere önce Lethe ve ardından da iyiliklerini pekiştirecek Eunoe nehirlerine daldırarak yıkayıp temizler. Dante artık temizlenmiştir.
1609332065459.png
Araf yedi kattan oluşur. Yedinci katın üstünde, dağın tepesinde Yeryüzü Cenneti bulunur. Buradaki kutsal orman, Cehennem’in başlangıcındaki karanlık ormanın karşıtıdır.

Neşe ve sevinç içerisinde Beatrice ile birlikte göklere doğru yükselmeye başlar. Beatrice, Arş-ı Ala’da Tanrı’ya en yakın bulunanlar arasında yerini alınca da, Aziz Bernard’ın Meryem aracılığıyla ricasının kabul edilmesiyle Tanrı ile görüşme şansını yakalar.

Bu kutsal mı kutsal sudan, yeni yapraklara
bürünmüş taze bir fidan gibi canlanıp da,
arınmış olarak eski yerime vardığımda
çıkmaya hazırdım, artık yıldızlara.
(Araf, 142)

Cennet (Paradiso)

Araf’ın tepesinde Vergilius yerini Beatrice’ye bırakır. Cennet boyunca Dante’ye Beatrice rehberlik eder. Dante’nin 14 Nisan Perşembe sabahı başlayan Cennet yolculuğu, aynı gün öğleden sonra Tanrı’nın ışığına ulaşmasıyla noktalanır. Dante cennet planını hazırlarken Ptolemaios (Batlamyus) sisteminden yararlanmıştır. Dante’nin Cennet’ine göre, Dünya evrenin merkezindedir ve sabit bir cisimdir. Kürenin çevresinde yedi gezegen dönmektedir: Sırasıyla Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter ve Satürn.
1609332038845.png

Bu gezegenler, yedi gök içerisinde bulunmakta, bunlardan sonra iki kat daha yer almaktadır. Sekizinci katta Dönmeyen Yıldızlar, dokuzuncu katta gezegenlerin dönmesini sağlayan İlk Devindirici vardır. Arı ışıktan oluşan, maddeden arınmış onuncu ve en yüksek kat ise, kutlu ruhlarla Tanrı’nın katıdır (Arş-ı Ala). Burada Meryem ve Beatrice gibi Tanrı’nın sevgili kulları kutsal bir gül oluşturur.

Çünkü isteğine yaklaştıkça akıl yetimiz,
öyle derinliklere dalar ki,
izleyemez olur onu belleğimiz
(Cennet, 7)
alıntı​
 
Batı edebiyatı denince akla ilk gelen eserlerden biri olan Dante’nin İlahi Komedya’sı, İtalya edebiyatının en meşhur epik şiirlerinden biridir. Cehennem, Araf ve Cennet adıyla üç bölümden oluşan İlahi Komedya, dünya edebiyatının da başyapıtlarından biridir. Peki bu eşsiz eser hakkında ne biliyorsunuz?


Dante Alighieri Kimdir?​


Dante Alighieri, 1265 yılında doğup 1321 yılında ölen İtalyan Rönesans Hümanisti, şair, dil kuramcısı ve politikacıdır. Köklü ve asil bir aileden gelen şair Dante (asıl adı Durante degli Alighieri) kısaltmasını kullanmayı tercih etmiştir. Asil bir aileden gelen yazar, ailesinin güç ve saygınlık kaybetmesinden babasını sorumlu tutmuş ve hiçbir eserinde babasından bahsetmemiştir.


Dante’nin aldığı eğitim hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak öğrenmeye açık yapısıyla kendisini geliştirdiği varsayılmaktadır. Dante aynı zamanda resim, astronomi ve felsefeyle de ilgilenmiştir.


Edebiyat dünyasının en çok bilinen, modern kültürün ve modern İtalyancanın temeli varsayılan ‘İlahi Komedya’ adlı eseri, kendisine dünya çapında ün kazandırmış ve günümüzde bile ün kazandırmaya devam etmektedir. ‘Yüce Şair’ ya da ‘İtalyan Dilinin Babası’ gibi adlandırmalar da yapılan Dante denince akla gelen isimlerden biri de sonsuz bir aşkla sevdiği Beatrice’dir.


Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



Çocuk yaşlarda Beatrice’e aşık olan Dante, hayatının her döneminde bu aşkın etkilerini düşünce ve yazın hayatına yansıtmıştır. Ünlü eseri ‘İlahi Komedya’nın temelinin atılmasında Beatrice’e duyduğu aşk ön plandadır. Sonrasında Beatrice’in genç yaşta ölmesi yine şairin hayatında önemli bir etken olmuş ve şiire olan bakış açısını değiştirmiş, aynı zamanda edebiyata sımsıkı tutunmasına ve sürekli çalışmasına neden olmuştur. Eserlerinde Beatrice’i genellikle ölümlü bir insan modeli yerine ölümsüz ilahi bir görünüm içinde anlatmıştır.


Tüm bunların yanında genç yaşlardan itibaren siyasetin içinde olan Dante, ülkesinde imparator destekli aristokrasiyi savunan ve onların tam karşısında papa tarafından desteklenen iki siyasi gruptan papa destekli grup adına hareket etmiştir.


Eserleri tarihsel sıralamadan çok yazdığı dile göre ele alınan Dante, Latince ve halk dili İtalyancasıyla eserler vermiştir. Bilinen en ünlü portresi Sandro Botticelli tarafından yapılan Dante’nin aynı zamanda o dönem oldukça yaygın olan ve günümüzde popüler olan bir ölüm maskesi (kişinin öldükten sonra yüzünün alçı kalıbı çıkartılmasıyla elde edilen maske) de bulunmaktadır.


Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



Günümüzde İtalya’da onlarca heykeli bulunan Dante’nin 1400’lü yılların sonunda yapılan mezarı 1700’lü yılların sonuna doğru anıt haline getirilmiştir.


Popüler kültürün simgelerinden birisi olan şairin ünlü eserinden ilham alınarak yazılan onlarca eser bulunmaktadır. İlahi Komedya’dan etkilenerek ortaya çıkartılan son eser ise Dan Brown’ın ünlü ‘Cehennem’ adlı romanıdır.


İlahi Komedya Nedir?​


İlahi Komedya, Dante tarafından 14. yüzyılın ilk yarısında yazılan ve İtalyan edebiyatının en meşhur epik şiiri olan bir başyapıttır.


Komedya'da Dante, ölüm sonrası sırasıyla ‘Cehennem’, ‘Araf’ ve ‘Cennet’te geçen seyahati, hikayenin kahramanı da olan kendisinin ağzından anlatır. Orta Çağda ‘Komedya’, ‘tragedya'nın aksine sonu iyi biten hikaye anlamına gelirdi. Burada eserin adındaki ‘komedya’ kelimesi, öyküsünün güldürü unsurları taşıdığı anlamına gelmez.


Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



Orta Çağ ile Rönesans arasındaki geçiş döneminde yazılmış bu şiir, hayal gücü ve alegorik tasavvuru, ölüm sonrası hayatı anlattığı öyküsü ile Hristiyan batı kiliseleri tarafından benimsendi. Eserin orijinal adı ‘Komedya’ olmakla birlikte daha sonra, 1360 yılında Giovanni Boccaccio tarafından başına ‘İlahi’ kelimesi eklenerek Hristiyanlaştırılmıştır.


Toskana lehçesi ile yazılan eser, bu lehçenin modern İtalyan dili olarak gelişmesine yardım etmiştir.


İlahi Komedya Konusu Nedir?​


Dante’nin kılavuzu Vergilius’un ve ilk aşkı Beatrice’nin yol göstericiliğinde ‘Cehennem’, ‘Araf’ ve ‘Cennet’e yaptığı yolculuktur. Bu ünlü yapıta göre; yeryüzünde mutluluğa ahlaki ve düşünsel erdemler yoluyla ulaşılabilir. İlahi mutluluğa ise inanç, umut, hayırseverlik gibi Hristiyan erdemlerine göre yaşayarak varılabilir.


Yazıldığı dönemin göz önünde bulundurulması, eseri dini ve ahlaki açıdan ayrı ayrı incelemeyi imkansız kılar. Çünkü Dante’nin yaşadığı Ortaçağ’da, Hristiyanlık inancına göre ölümden sonra hayat düşüncesi bireyin dini ahlakının en önemli göstergesi sayılmaktadır. Bu düşünce, bireyin ölümden önceki hayatını günahlardan uzak geçirmesinin yegane kuralıdır. İlahi Komedya’nın geneline hakim olan contrapasso yasası, bu düşüncenin bir ürünü olarak kabul edilmelidir. Contrapasso, kişinin ölümden önceki hayatında işlediği günahlara göre, Cehennem’de cezalandırılma şekline verilen isimdir.


Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



İlahi Komedya İsmi Nereden Gelmektedir?​


Dante Alighieri’nin ortaçağ ile rönesans arasındaki dönemde yazmış olduğu İlahi Komedya eseri, dünya edebiyatının baş yapıtlarından birisi olarak görülür ve bilinir. Aslında orijinal adı komedi (Commedia) olmasına rağmen 1360 yılında Giovanni Boccaccio tarafından başına İlahi (Divina) kelimesi getirilmiştir.


Bunun sebebi olarak da Dante’nin anlattığı öykü Hristiyan batı kiliseleri tarafından benimsenmesi olarak görülür. Aynı zamanda kitapta Dante'nin kurtuluşu, neşeyle zirveye ulaştığı için ‘komik’tir. Boccaccio’nun yaptığı ekleme ile birlikte eser tamamıyla ‘hristiyanlaştırılmış’ olarak kabul edilmektedir.


Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



İlahi Komedya Yapma Destan mıdır?​


İlahi Komedya, bir destan değil epik bir şiirdir.


İlahi Komedya'dan Alıntılar ve Sözler​


  • ‘Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur.’
  • ‘Şeytan Dante'ye şöyle dedi; Tanrıyı gerçekten tanısaydın sen de ihanet ederdin.’
  • ‘Ey buradan içeri girenler, her türlü ümidi geride bırakın. (Lasciate ogni speranza voi ch'entrate). Cehennem ümidin olmadığı yerdir. Hiçbir ümidin kalmaması, hayatta cehennemi yaşamaya denktir.’
  • ‘Ey insanlar, daha ağır davranın: Rüzgara kapılmış tüy gibi olmayın, her suyun da sizi arındırdığını sanmayın.’
  • ‘Ceza verirsek iyiliğimizi isteyenlere, ne yaparız kötülüğümüzü isteyenlere?’

Dante'nin İlahi Komedyası Hakkında Bilmeniz Gerekenler!



  • ‘Yalnızca bizim algımızı aşmıyordu gördüğüm güzellik, sanırım onu yalnızca yaratıcısı anlıyordu.’
  • ‘Ben de suskun kalakaldığımda, özür dilemek istiyordum da, farkında değildim sükutumla, özür diliyormuşum aslında.’
  • ‘Aslınızı düşünün isterseniz; hayvanlar gibi yaşamak için dünyaya gelmediniz, erdem ve bilgi peşinde koşmak göreviniz.’
  • ‘Ölmemiştim, ama yaşamıyordum da; Kendin hesap et, biraz ince zekan varsa, ne hale gelmiştim her ikisinden de mahrum kaldığımda.’
  • ‘İçime yerleşen korkuyu hissedip kederlenmediysen, neye ağlayabilirsin ki başka, buna gözyaşı dökmediysen?’
  • ‘Tüm günahların başında bir sevgi bozukluğu vardır. Sevgi tüm erdemlerin başı olduğu gibi, tüm kötülüklerin de kaynağıdır.’
  • ‘Sen, bir şeyin yalnız adını bilen, ama başkası göstermeden, esasını anlayamayan kimseye benziyorsun.’
  • ‘Günahlarım korkunçtu; ama sonsuz bağışlayıcının kolları uzundu, başvuran herkesi bağrına basıyordu
 
...
güz gelip de,
yapraklar peşpeşe dökülünce,
dalların yapraklarını yerde görmeleri gibi
...

Dante'ye sormuşlar, neden boynun Alighieri...

İlahi Komedya sevdiğimiz bir olgudur , şiyir sevmeyen insana selam bile vermem.

Ara sıra bazı bazı wp pp'm :

Dualarınla, Tanrı'nın kararlarını değiştireceğini sanma..."

i.k.jpeg

Bir gün ben de bekleyeceğim böyle, sandalın beni alıp götürmesini, cehennem kapısında.
Bacağımda şerefle taşıyorum.

lasciate / ogni speranza / voi ch'entrate

buraya gelen sen, tüm umudu bırak.

ik.jpg
 
Daha sonra kitaba eklenmiş çizimler güzeldi. Özellikle cehennem tasvirleri. Ama yinede ben kitabı oldukça sıkıcı buldum. bitmek bilmedi.
 
arkadaşa soruyorum dante'nin ilahi komedya'sını okudun mu diye, evet okudum ama hiç komik değildi diyor. kürk mantolu madonna'yı şarkıcı madonna sanmak gibi bir şey. ben de oğuz atay'dan tutunamayanları okudum o da metrobüste geçiyor mesela.
 
Son düzenleme:
Geri