Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

Konu sahibi son olarak 39 gün önce görüldü
CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATI (1923-1940)

Cumhuriyetin ilanından sonra edebiyatımız, çağdaş anlayışlar doğrultusunda gelişmesini başarıyla sürdürmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Beş Hececiler” olarak adlandırılan şairler topluluğu, en parlak dönemlerini yaşamaktaydı. Yine bu yıllarda Kurtuluş Savaşı’nın etkisiyle edebiyatta genel olarak Anadolu’ya bir yönelim başlar.

Bu dönemin özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Yazı diliyle konuşma dili arasındaki fark ortadan kalkmış dildeki sadeleşme çama.arı aralıksız olarak sürmüştür.

2- Edebiyatımız bu dönemde toplumcu bir karakter kazanmış gerçekç bir anlayış güdülmüştür.

3- Aruz ölçüsünün yerini hece ölçüsü almış, şiirlerde de günlük konuşma dili kullanılmıştır. Yine bu dönemde şiirin biçimce daha da serbestleşmesi sağlanmıştır.

4- Şiir, roman, hikaye vğe tiyator gibi türlerde önemli gelişmeler olmuştur.

5- Cumhuriyetin kuruluşuyla 1940 (İkinci Dünya Savaşı) yılları arasında eser veren şair ve yazarlar genellikle daha önceki Milli Edebiyat akımının etkisinde tam anlamıyla “yerli” ve “halka doğru” ; veya Batı’nın, özellikle Fransız edebiyatının etkisinde kişisel yollarında yürümüşlerdir.

Yine bu dönemde (1928) ortaya çıkan “Yedi Meşaleciler”, “Beş Hececiler” gerçeklere dayanmayan “memleket edebiyatı” anlayışına sahip olmakla suçlamışlardır. Amaçları “canlı, samimim ve gerçekçi olmak” şeklinde açıklamışlardır. “Yedi Meşaleciler” adını almalarının nedeni ise “Yedi Meşale” adlı derginin etrafında toplanmış olmaları ve bu adla ortak bir yapıt yayınlamalarıdır. Bu sanatçılar şunlardır:

MUAMMER LÜFTİ BAHŞİ
Asıl mesleği Avukatlıktır. Arapça ve Farsça bilen şair Yedi Meşale grubu içinde edebi faaliyetlerini sürdürdü. Edebiyat alanında çok fazla yapıt vermedi.
Türk Akdeniz ve İlk Kurşun adlı yapıtları vardır.
VASVİ MAHİR KOCATÜRK
Halk şiirlerinin biçimsel özelliklerinden yararlanarak hece ölçüsüyle ulusal, epik, lirik şiirler yazmıştır. Manzum oyunlar da denemiş olan Kocatürk, bir sanatçı olmaktan çok, edebiyatla ilgili kitap ve araştırmalarıyla tanınmıştır.

Tunç Sesleri, Geçmiş Geceler, Bizim Türküler, Ergenekon adlı şiir kitapları; Yaman, Sanatkar adlı oyunları; Yeni Türk Edebiyatı, Divan Şiiri Artolojisi, Türk Edebiyatı Tarihi adlı araştırma inceleme eserleri vardır.
ZİYA OSMAN SABA
Sanatçı, şiirlerinde çocukluk özlemi, anılara düşkünlük, ev - aile sevgisi, yoksul yaşamlara karşı utanç duyma ve acıma, Allah'a kulluk, kadere boyun eğiş, küçük mutluluklarla yetinme, ölümün yakınlığı, öte dünya özlemi gibi bireysel konuları işler.

Dili gayet sade ve açıktır. 1940'a kadar hece ölçüsünü kullanmış, bu dönemden sonra serbest şiirler de yazmıştır.

Şiirlerini Sebil ve Güvercinler, Geçen Zaman, Nefes Almak adlarıyla kitaplaştırmıştır.

Bunun yanında hikaye kitapları yazmış ve Goncourt Kardeşlerden roman çevirileri de yapmıştır.
SABRİ ESAT SİYAVUŞGİL
Fotoğraf gözlemciliğiyle çevresini gözler ve izlenimlerini şiirine aktarır. Ancak Yedi Meşaleciler içinde başladığı şairliğe daha sonra veda eder ve daha çok çevirilerle ve inceleme yazılarıyla edebiyat hayatına devam eder. En güçlü yanı çevirilerinde görülür. Ancak kendisi mesleğinin psikoloji olduğunu ve mesleğine sadık kalabilmek için sevmesine rağmen şiir yazmadığını söylemiştir.

Odalar ve Sofalar adlı şiir kitabının yanında inceleme eserleri ve roman çevirileri vardır.
Muammer Lütfi

Asıl mesleği Avukatlıktır. Arapça ve Farsça bilen şair Yedi Meşale grubu içinde edebi faaliyetlerini sürdürdü. Edebiyat alanında çok fazla yapıt vermedi.
Türk Akdeniz ve İlk Kurşun adlı yapıtları vardır.


CEVDET KUDRET SOLOK
Başlangıçta gençlik dönemindeki şiir anlayışının dışına çıkmadan hece ölçüsüyle, bireysel duygularını ve karamsar iç dünyasını dile getirmiş, sonra ölçüsüz fakat uyaklı şiirler yazmıştır.

Kendi yaşamını da yansıttığı roman, öyküleri ve oyunları yanında onu daha çok tanıtan yapıtları, inceleme-araştırma eserleridir.

Eleştirel bir yöntemle açıkladığı konuları, gelecek kuşaklar için hem aydınlatan hem tartışılabilecek olan bilgi kaynaklarıdır.

Cevdet Kudret Türkçenin sadeleşmesini istemesine rağmen "Dilleri Var Bizim Dile Benzemez" adlı eserinde özleştirmenin sınırlanmamasının doğru olmayacağını, yüzyıllardır kullanılan yabancı sözcüklere karşılıklar bulmanın, ölü sözcükleri diriltmenin yararsız olacağını savunmuştur.

Birinci Perde adlı şiir kitabı; Tersine Akan Nehir, Rüya İçinde, Kurtlar adlı oyunları; Süleyman'ın Dünyası adı altında topladığı romanı; Sokak adlı öykü kitabı; Örneklerle Edebiyat Bilgileri, Türk Edebiyatında Hikaye ve Roman, Orta Oyunu adlı inceleme eserleri, Türk Edebiyatı adlı ders kitapları vardır.
YAŞAR NABİ NAYIR

KENAN HULUSİ KORAY
Edebiyat dünyasına adım atması öğrencilik yıllarına denk düşer. "Serveti Fünun" dergisinde yayınlanan ilk hikayelerinin ardından, aynı dergiye yazan diğer altı arkadaşı ile birlikte, edebiyatımızda "Yedi Meşaleciler" diye anılan topluluğu oluşturdular. İçlerindeki tek hikaye yazarıydı. Yaşadığı sürede beş hikaye kitabı yayınlamış, "Osmanoflar" romanı ve kısa hikayelerinin bir çoğu gazete sayfalarında kaybolup gitmiştir. Gazeteciliğinin de etkisiyle küçük hikaye tarzını benimseyen Kenan Hulusi, Cumhuriyet döneminde korku türünde örnekler veren ilk hikayecidir.
 
Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Genel Özellikleri Türk edebiyatında Cumhuriyet dönemi 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla başlar. Yaşam tarzındaki ve yönetim biçimindeki değişim edebiyata da doğrudan yansır.
Bu dönemde dilde sadeleşme yaygınlaşmış ve yerleşmiştir. Halkın konuşma dili ile edebi dil arasında yakınlaşma olmuştur. Aruz ölçüsü bırakılmış, hece ölçüsü yerleşmiştir.
Halk şiiri geleneği, önemli bir kaynak niteliği kazanmıştır. Nutuk havası taşıyan didaktik şiirler vardır; şiirlerde hamasi (destanı andıran) söyleyişler görülür. Gurbet teması, ulus sevgisi, yurdu yüceltme gibi konular şiirlerde sık işlenir, Anadolu ve Anadolu insanı övülür. Anadolu'ya yönelme şairler için ortak bir ülkü durumundadır. Fazıl Hüsnü Dağlarca, Nazım Hikmet, Cahit Külebi gibi bazı şairler, Anadolu'ya daha gerçekçi bir yaklaşımla bakmışlardır.
Roman ve hikâye gözlemci ve gerçekçi bir anlatıma dayanır. Realizmin etkisi görülür. Toplum ve toplumun sorunları gözleme dayalı bir gerçeklikle anlatılır. Konular, ülke gerçeklerinden çıkarılır; konulara yazarlar nesnel yaklaşır.
Roman ve hikâyelerin içeriği toplumsal ve siyasal nitelik kazanmıştır. Romanlarda Atatürk devrimlerine bağlı olarak ortaya çıkan çağdaş yaşam ele alınmıştır. Tezli, güdümlü romanlar yazılmıştır. Milli Mücadele, savaş yılları, savaş yıllarında toplumun durumu ve yaşananlar, savaş sonrası durum birçok romana konu olmuştur. Yakup Kadri'nin Yaban, Sodom ve Gomere, Ankara; Halide Edip'in Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek; Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Sahnenin Dışındakiler; Tarık Buğra'nın Küçük Ağa; Kemal Tahir'in Yorgun Savaşçı; Samim Kocagöz'ün Kalpaklılar adlı romanları buna örnektir.
Bazı romanlarda köy gerçeği, köylünün sorunları üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet dönemi roman ve hikâyesinde, olaylar sadece İstanbul'da geçmez. Toplumun her kesiminden şair ve yazarlar çıkmış; edebiyat yeni boyutlar kazanmıştır. Bu dönemde çok kesin çizgilerle olmasa bile tür-ler birbirinden ayrılmıştır.
Şiir, roman ve hikâye dışındaki türlerde de önemli geliş-meler olmuştur. Deneme türü yaygınlaşmıştır. Eleştiri alanında önemli yazarlar vardır. Tiyatroda da önemli gelişmeler olmuş, milli konular işlenmiştir.Kemalettin Kamu, Ahmet Kutsi Tecer, Behçet Kemal Çağlar, Ömer Bedrettin Uşaklı hece ölçüsünü kullanan şairlerdir. Cumhuriyet dönemi edebiyatında şiir alanında sıralanabilecek Cahit Sıtkı, Ahmet Muhip Dıranas, Fazıl Hüsnü, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Külebi gibi isimler vardır. Düzyazı alanındaki isimler arasında A. Hamdi Tanpınar, Falih Rıfkı Atay, Memduh Şevket Esendal, Abdülhak Şinasi Hisar, Sait Faik, Peyami Safa ilk anda sıralanabilir.
 
Geri