Cuma Namazımız Artık Kabul Olmuyor mu?
Cemil Kılıç, aslında rahmetli Yaşar Nuri ekolündendir ama maalesef Yaşar Nuri kadar sorgulayıcı değildir. İleride belki olabilir ama hala değil...
Biliyoruz ki Yaşar Nuri ölümünden bir süre önce özellikle Kuran içindeki çelişkilerden dolayı deist olmuş ve deist olarak ölmüştü.
Yazıya değişik mezheplerin namaz konusundaki fikirleri ile girilmiş. Hanefilikte namaz günde beş defa kılınırmış, şiilikte 3 defa kılınırmıuş falan... Ve en önemlisi de namazın özellikle sünniler tarafından inancın 5 temel farzından biri olarak gösterilmesidir.
İlk olarak şunu söylemek isterim: İslam dininde ve kitabında mezhep yoktur. Mezhepler, tarikatler ve cemaatler Kuran tarafından yasaktır. Allah' ın kelamını değişik şekillerde yorumlamak ve burdan Allah adına namaz vakitleri yorumu çıkarmak tamamen bir şirktir; yani Allah adına laka-luka yapmaktır.
Ne diyor Kuran? ''Dinlerinin bütünlüğünü bozup, gurup ve parçalara ayrılanlar var ya, senin onlara yapabileceğin bir şey yoktur. Unutma ki, onların işi Allah'a kalmıştır. Ve zamanı gelince, Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.'' (En'am süresi 159. ayet.)
Yani İslam dinine göre hiç bir hukuku olmayan mezheplerin yani şirkçiliğin din adına koyduğu kurallara uymak müminlerin uyacağı kurallar değildir. İslam' da mezhep yoktur. Dolayısıyla da hiç bir mezhebin din adına ortaya attığı uydurmalar dinen geçerli değildir.
Kuran' da namaz kılmamanın cezası yok. Dahası hangi namazın kaç rekat kılınacağına ilişkin bir kural da yok. Günde kaç defa namaz kılınacağına ilişkin açık bir ayet de yok... Çünkü namaz İslam için sadece ritüel bir teferruattır.
Dinen yasak olan mezheplerin (şirkçiliğin en uç noktası mezhepler ve mezhepçiliktir) uydurduğu namaz ilkelerine uymak ise şirkçiliğe alet olmaktır. Şirk Kuran' da en ağır cehennemlik suçlardan biridir.
Bir mümin namaz kılmadı diye dinden çıkmaz. Ha günde 24 saat namaz kıldığı için de daha fazla müslüman olmaz.
Aslında mesele şudur: Kuran' da Kuran' ın her insanın anlayacağı basitlikte yazıldığı yazar. Ve her örnek defalarca tekrarlanarak anlamayı kolaylaştıracağı belirtilir.
Ancak sadece namaz konusunda bile görüyoruz ki, namaz konusu bile her insanın anlayabileceği şekilde yazılmamış ve defalarca verilen örneklerde namaz ele alınmamıştır.
Zuhruf süresi 2. ayet:
Alıntı:
(Ayetleri) Açık anlaşılır kitaba and olsun ki.
Zuhruf 3:
Alıntı:
Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur’an yaptık.
Kuran' ın herkes tarafından anlaşılabilir olduğuna dair daha başka ayetler de var...
Ancak anlaşılmıyor...
Ha burdan Allah' ın kendi ayetleriyle çeliştiği sonucuna varılabilinir mi?
Bence bu durum sadece Kuran' a özel bir durum değildir.
Çünkü Allah' ın olduğu söylenen her kitap köylü kurnazları tarafından yazılmıştır.
Kuran ise 2/3' ü Tevrat ve İncil' den ''kopyala-yapıştır'' olması ve 1/3' ünün de Muhammed çevresindeki egemenlerin egemenliğini sağlaması ve koruması adına yazıldığından çalişkilerle doludur.
Dahası; Kuran' ın orjinali yoktur. Muhammed' in hayvan derilerine, ve geniş hayvan kemiklerine yazdırıp, odasında sıraladığı Kuran kaybolmuş gitmiş, bu nedenle de Hz. Osman ordan burdan yeni bir Kuran toparlamak zorunda kalmıştır. Yani Kuran' ın değişmeyen tek kutsal kitap olduğu da gerçek değildir.
Ve Kuran' dan bgir ayet daha:
Alıntı:
Şüphe yok ki Kur'ân'ı biz indirdik ve şüphe yok ki onu mutlaka koruyacağız.
Hicr 9. ayet.
Allah kendi kitabını korumamışsa, o kitabın orjinali yok olmuşsa, demek ki Allah' ın kitabı diye bilinen Kuran, onun değildir.
Açık bir şey var: Kuran bir çelişkiler kitabıdır ve Allah tarafından yollanmış olması mümkün değildir.