Outis Pessoa
Üye
-
- Katılım
- Nisan 3, 2014
-
- Mesajlar
- 1,245
-
- Tepkime puanı
- 464
-
- Puanları
- 349
Yönetmen: Miklós Jancsó
Senaryo: Gyula Hernádi, Miklós Jancsó, Luca Karall
Ülke: Macaristan, SSCB
Tür: Dram, Savaş
Süre: 90 dakika
Dil: Macarca, Rusça
1967'de çektiği uzun metrajlı filmiyle Miklos Jancso, Amerika'da merak uyandıran ilk Macar yönetmenlerden biriydi. Filmin biçeminin hünerli sunumu, dayandığı güçlü ritüel ve saf güzelliği apaçık ortadadır. Rus Devrimi'nin yan etkilerinin görüldüğü dönemi işleyen bu siyah-beyaz törende, kızıllar devrimciler, beyazlarsa onları ezmekle görevli devlet güçleridir. Jancso, genellikle etkileyici bir görüntü sunan, özenle hazırlanmış koreografilerden oluşan uzun planlar kullanarak, bizi, iktidar mekanizmaları üzerine neredeyse soyut bir düzlemde (ki filmin Stendhalvari adının hikmeti de budur) kafa yormaya zorladığı gibi, sonradan Stanley Kubrick'in filmlerinde göreceğimiz türden soğuk bir erotizme de yer verir. Ama yanlış bir fikre de kapılmamak gerekir: Jancso, bu duruşuyla, politikaya ya da duygulara mesafe alıyor da değildir. Sebebi belli; özellikle filmin, Macar Devrimi üzerinde kurulan ve 7,000 Macar'ın ölümüyle sonuçlanan Sovyet baskısının bitiminden sonra, on yıldan kısa bir süre içinde vizyona girdiğini düşünecek olursak, Kızıl ve Beyaz'daki aşikâr milliyetçi öğelerin, Rusya karşıtı olarak algılanabileceğini (ki öyle de algılanmıştır) görebiliriz. Zaten Macar-Rus ortak yapımı bu filmin, Sovyetler Birliği'nde gösterime girmesinin Rus otoritelerince yasaklanması da oldukça anlamlıdır.
Jancso'nun genel çekim tercihiniyse, oyuncularına saygısızlık olarak görmemek gerekir. Macar yönetmenin gedikli aktörlerinden Jozsef Madaras'a göre "Jancso'nun sinemasında oyuncunun yüzü ikincil bir önem taşır: O insan ruhunu kitle hareketleri üzerinden tarif ve ifade eder. Yerleşik betimleme biçimlerine alışkın izleyiciye tuhaf gelen şey budur. Buna rağmen oyuncularından, konvansiyondan hareket etmek üzere, yaratıcı işbirliği beklemeye de devam eder. Hiçbir zaman psikolojiye, analize odaklanmaz; hareketlenmenizi sağlar. Ben de sizi hareketlendirme yöntemine bakarak, benden ne beklediğini, karakteri gözünde nasıl canlandırdığını çıkarsarım. Düşünme biçimi müzikal, görüşü ritmiktir."
Bugüne dek Jancso'nun hiçbir filmini izlemediyseniz, bu film başlamak için en doğru seçim: Kızıl ve Beyaz onun izlediğim ilk uzun metrajlı filmiydi ve diğer filmlerini de izlememi sağladı. Jancso, sesli film döneminin kilit Macar yönetmenidir diyebiliriz. Onun ardından gelen, Béla Tarr gibi diğer Macar yönetmenleri de onu izlemeden algılayamayız.
Senaryo: Gyula Hernádi, Miklós Jancsó, Luca Karall
Ülke: Macaristan, SSCB
Tür: Dram, Savaş
Süre: 90 dakika
Dil: Macarca, Rusça
1967'de çektiği uzun metrajlı filmiyle Miklos Jancso, Amerika'da merak uyandıran ilk Macar yönetmenlerden biriydi. Filmin biçeminin hünerli sunumu, dayandığı güçlü ritüel ve saf güzelliği apaçık ortadadır. Rus Devrimi'nin yan etkilerinin görüldüğü dönemi işleyen bu siyah-beyaz törende, kızıllar devrimciler, beyazlarsa onları ezmekle görevli devlet güçleridir. Jancso, genellikle etkileyici bir görüntü sunan, özenle hazırlanmış koreografilerden oluşan uzun planlar kullanarak, bizi, iktidar mekanizmaları üzerine neredeyse soyut bir düzlemde (ki filmin Stendhalvari adının hikmeti de budur) kafa yormaya zorladığı gibi, sonradan Stanley Kubrick'in filmlerinde göreceğimiz türden soğuk bir erotizme de yer verir. Ama yanlış bir fikre de kapılmamak gerekir: Jancso, bu duruşuyla, politikaya ya da duygulara mesafe alıyor da değildir. Sebebi belli; özellikle filmin, Macar Devrimi üzerinde kurulan ve 7,000 Macar'ın ölümüyle sonuçlanan Sovyet baskısının bitiminden sonra, on yıldan kısa bir süre içinde vizyona girdiğini düşünecek olursak, Kızıl ve Beyaz'daki aşikâr milliyetçi öğelerin, Rusya karşıtı olarak algılanabileceğini (ki öyle de algılanmıştır) görebiliriz. Zaten Macar-Rus ortak yapımı bu filmin, Sovyetler Birliği'nde gösterime girmesinin Rus otoritelerince yasaklanması da oldukça anlamlıdır.
Jancso'nun genel çekim tercihiniyse, oyuncularına saygısızlık olarak görmemek gerekir. Macar yönetmenin gedikli aktörlerinden Jozsef Madaras'a göre "Jancso'nun sinemasında oyuncunun yüzü ikincil bir önem taşır: O insan ruhunu kitle hareketleri üzerinden tarif ve ifade eder. Yerleşik betimleme biçimlerine alışkın izleyiciye tuhaf gelen şey budur. Buna rağmen oyuncularından, konvansiyondan hareket etmek üzere, yaratıcı işbirliği beklemeye de devam eder. Hiçbir zaman psikolojiye, analize odaklanmaz; hareketlenmenizi sağlar. Ben de sizi hareketlendirme yöntemine bakarak, benden ne beklediğini, karakteri gözünde nasıl canlandırdığını çıkarsarım. Düşünme biçimi müzikal, görüşü ritmiktir."
Bugüne dek Jancso'nun hiçbir filmini izlemediyseniz, bu film başlamak için en doğru seçim: Kızıl ve Beyaz onun izlediğim ilk uzun metrajlı filmiydi ve diğer filmlerini de izlememi sağladı. Jancso, sesli film döneminin kilit Macar yönetmenidir diyebiliriz. Onun ardından gelen, Béla Tarr gibi diğer Macar yönetmenleri de onu izlemeden algılayamayız.