Seni görmediğimde mutlu oluyorum.
Evet evet.
Yanlış anlamadın.
Görmediğimde mutlu oluyorum.
O kadar çok mutlu oluyorum ki; yüzümden tebessüm eksik olmuyor.
Arkadaşlarımla şakalaşıyorum, derslerimi çok iyi dinliyorum, kitap okuyorum, hem de çok.
Seni görmediğimde mutlu oluyorum.
Üç öğün yemek yiyorum görmediğimde.
Yazı yazmıyorum mesela.
Edebiyat kurtuluyor benden.
Bilgisayarım rahatlıyor, [URL="http://www.tatliaskim.org/sarki-sozleri/"]şarkı[/URL] dinlemiyorum, namazlarım çok güzel oluyor.
İnsanlara yalan söylemiyorum, mahalledeki çocukları görüyorum..
İnsanlar daha çok dikkatimi çekiyor.
Ama seni gördüğümde;
İşte şuramda, tam boğazımın ortasına düğüm atılıyor.
Önce aldığım nefesten haz almıyorum. Verirken zorlanıyorum.
Yemek yiyemiyorum, evet yiyemiyorum.
Kaşığı her elime aldığımda, bir sancı saplanıyor göğsümün soluna.
Gülmüyor suratım, yalan söylüyorum bir şeyim yok diye.
Kimseyle konuşmuyorum, şakalaşmıyorum, ders dinleyemiyorum, kitap okuyamıyorum.
Akşam namazında her defasında şaşırıp dört rekat kılıyorum.
Oturup yazı yazmaktan bıktım da.
Ne zaman seni görsem bütün güzellikler anlamsız kalıyor.
Bazen isyan ediyorum.
Keşke biraz güzel olsaydım diye.
Belki sende bana bakardın, ne bileyim görmemezlikten gelmezdin.
Aslında sen yeter ki gel.
Ben görmemezlikten gelmene de razıydım.
Aslında çok şey diyebilirdim daha sana.
Parmağındaki yüzüğü görmeseydim.
Hayırlı olsun.
Hiç yakışmamış bilesin.
O parmağın suçu neydi de kelepçeledin ?
Her işte bir hayır lafı hep bana denk geliyor.
Senin bütün ‘hayır’ kelimeni ben aldım.
Olsun dedim.
Bana yine bildiğimi okumak kaldı.
Yani kur’anı...
Evet evet.
Yanlış anlamadın.
Görmediğimde mutlu oluyorum.
O kadar çok mutlu oluyorum ki; yüzümden tebessüm eksik olmuyor.
Arkadaşlarımla şakalaşıyorum, derslerimi çok iyi dinliyorum, kitap okuyorum, hem de çok.
Seni görmediğimde mutlu oluyorum.
Üç öğün yemek yiyorum görmediğimde.
Yazı yazmıyorum mesela.
Edebiyat kurtuluyor benden.
Bilgisayarım rahatlıyor, [URL="http://www.tatliaskim.org/sarki-sozleri/"]şarkı[/URL] dinlemiyorum, namazlarım çok güzel oluyor.
İnsanlara yalan söylemiyorum, mahalledeki çocukları görüyorum..
İnsanlar daha çok dikkatimi çekiyor.
Ama seni gördüğümde;
İşte şuramda, tam boğazımın ortasına düğüm atılıyor.
Önce aldığım nefesten haz almıyorum. Verirken zorlanıyorum.
Yemek yiyemiyorum, evet yiyemiyorum.
Kaşığı her elime aldığımda, bir sancı saplanıyor göğsümün soluna.
Gülmüyor suratım, yalan söylüyorum bir şeyim yok diye.
Kimseyle konuşmuyorum, şakalaşmıyorum, ders dinleyemiyorum, kitap okuyamıyorum.
Akşam namazında her defasında şaşırıp dört rekat kılıyorum.
Oturup yazı yazmaktan bıktım da.
Ne zaman seni görsem bütün güzellikler anlamsız kalıyor.
Bazen isyan ediyorum.
Keşke biraz güzel olsaydım diye.
Belki sende bana bakardın, ne bileyim görmemezlikten gelmezdin.
Aslında sen yeter ki gel.
Ben görmemezlikten gelmene de razıydım.
Aslında çok şey diyebilirdim daha sana.
Parmağındaki yüzüğü görmeseydim.
Hayırlı olsun.
Hiç yakışmamış bilesin.
O parmağın suçu neydi de kelepçeledin ?
Her işte bir hayır lafı hep bana denk geliyor.
Senin bütün ‘hayır’ kelimeni ben aldım.
Olsun dedim.
Bana yine bildiğimi okumak kaldı.
Yani kur’anı...










