kamil0920
Bronz Üye
-
- Katılım
- Eylül 18, 2019
-
- Mesajlar
- 3,521
-
- Tepkime puanı
- 1,034
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Denizli
Devletçiyim..
Şimdi herkes kafasına göre muhalefet yaptığını düşünüyor, ülkemiz Cumhurbaşkanına çeşitli yakıştırmalar yaparak, o küçük beyinlerinin, büyük bir gerçeği görmesine engel oluyorlar. Şimdi, herkes şapkasını önüne alsın ve düşünmeye başlasın bakalım.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş aşamasını. Çok büyük bir imparatorluk mirasını devralan, borçlarını çeşitli ülkeler gibi, örnek Rusya, yok saymadığı için ve kuruşu kuruşuna ödediğin den dolayı, Osmanlı'nın devamı sayılabilecek bir bakiye üzerinde, Kurmaylıktan gelen askeri bir Deha, gezmesi, ayrıca okuması dolayısıyla kültürel zenginlik dehası sayesinde, içtimai esaslarda dahil olmak üzere yepyeni bir rejim, Cumhuriyet meydana getirmesi ile Atatürk bu ülke için gözle görülür, elle tutulur çok büyük ilerlemeler katetmiştir değil mi? Ve bugün Bunu herkes söyleyebilir Doğrudur çünkü her milletin içinde 100 yılda bir Deha Önder çıkar. Gelelim günümüze. Şimdi soruyorum= ülkemiz kurulduğu günden itibaren, en uzun süreden bu tarafa ülkeyi idare eden kişi kim? Soruyorum= Cumhuriyet tarihinden itibaren, ülkede doğamızı korumak için yapılan en
büyük çalışmalar kimin dönemine tesadüf eder? Soruyorum= Başta savunma sanayisi olmak üzere, yüzde seksen dışa bağımlı olan sanayimizi, bugün üst seviyelere kim getirdi? Kendi arabasını üretmeyi başarmış olmayı bırak, mavi vatanı savunmak için gemi inşa eden tershaneler kimin döneminde ortaya çıktı? Soruyorum= yol medeniyettir düsturuyla hareket edildiğinde, Türkiye'mizde yapılan, gerek Demiryolları, gerek çift şeritli Yollar, köprü ve viyadükler kimin zamanında yapıldı? Beni Türk hekimlerine emanet ediniz diyen bir Atatürk var. Pekala; pandemi dolayısıyla felç olan Dünya Sağlık sistemini gördük, ülkemizde sağlık sektöründe, altyapı ve üst yapı alanında en büyük çalışmalar, sağlık çalışanlarına verilen değer ve önem en çok kimin döneminde yaşandı? Hepinizin cevabını açık ve net olarak biliyorum. Çoğunuzun da kendi küçük beyinlerinin dahilinde beni yaftaladığının farkındayım. Şimdi herkes şapkasını önüne alıp düşünsün demiştim ya, tekrar o konuya gireyim. Ben, sadece başlıklarını söyledim, yapılmış olanları tek tek yazmaya kalkmıyorum. Çünkü; böyle bir şey yapmak için yeterince zamanım ve bilgim yok. Yani hangi birini yazayım. Kimileri için karşı çıkmak çok basit.. Çünkü kullanacakları kelimeler kısıtlı. Hatta tek bir tane kelime, başka bir kelime bilmiyorlar. Zaten o kadarına bile kafaları çalışmıyor, kötü demek. İşte tekbildkleri bu; kötü. Daha iyisini sorsan, veya nasıl daha iyi yapabiliriz desen, duyabileceğin tek cevap, tek kelimeden ibaret, kötü. Bugün üzerinde yaşadığımız bu cennet Vatan, tüm kaleleri düşürülmüş, ordusu dağıtılmış, insanı öldürülmüş, fakr-u zaruret içinde bırakılmış, çok büyük kötü tecrübelerden sonra, azim ve kararlılık ile adım atan, ilerleyen, Hedef belirlemiş bir önder liderliğindeki irade sayesinde, üzerindeki ölü toprağını atmış, Bugün bize ve bizden sonra gelecek olan nesillerimize, can verecek toprakları meydana getirmiştir değil mi? Pekala biz modernleştik diye uluorta sevişmeleri yada cinsel özgürlük anlayışı diye ibneliği niçin kendimize modernlik ölçüsü almak zorundaymışız? Bana anlatabilecek olan varmı? Ülkemiz idarecilerinin hedeflediklerini ve yaptıklarına; bugüne kadar varlığı ve potansiyelleri bilindiği halde Türk-i Devletler ile adam akıllı, toplumsal-kültürel, sanayi-askeri, ticari-siyasi hamleleri değerlendirdiğimizde bazı insanların ne kadar satılmışlıkla düşündüğünü görmek çok acı değil mi? Kendi yandaşları, yine kendi bünyesindeki kadınlara tecavüz ederken, kadın hakları konusunda en çok savunan kesim bizleriz diyenleri görüyorsunuz değil mi? Türkiye Cumhuriyeti devletinin banisi, kendi insanının ferasetine güvenmiş, Cumhuriyeti gençlere emanet edebilecek kadar emin olan bir lider örneği varken, Abd'ye ülkeme demokrasi getir diyebilen karaktersizler de gördünüz değil mi? Gelin artık Ülkemizi geriye götüren, kısır döngüler içinde, peyniri kapmaya çalışan fareler gibi, dönmekten kurtulalım. Gelin hep birlikte, bir Sinerji yaratarak ülkemizi güzel günlere taşıyalım. Yolumuza dikenli teller, mayınlar döşemeyi bırakıp, omuz omuza vererek ulaşacak olduğumuz 100. Yılımıza hep birlikte varalım. Ve durmadan ileriye devam edelim.. Ne diyoruz o halde? Durmak yok, yola devam.!
Şimdi herkes kafasına göre muhalefet yaptığını düşünüyor, ülkemiz Cumhurbaşkanına çeşitli yakıştırmalar yaparak, o küçük beyinlerinin, büyük bir gerçeği görmesine engel oluyorlar. Şimdi, herkes şapkasını önüne alsın ve düşünmeye başlasın bakalım.. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş aşamasını. Çok büyük bir imparatorluk mirasını devralan, borçlarını çeşitli ülkeler gibi, örnek Rusya, yok saymadığı için ve kuruşu kuruşuna ödediğin den dolayı, Osmanlı'nın devamı sayılabilecek bir bakiye üzerinde, Kurmaylıktan gelen askeri bir Deha, gezmesi, ayrıca okuması dolayısıyla kültürel zenginlik dehası sayesinde, içtimai esaslarda dahil olmak üzere yepyeni bir rejim, Cumhuriyet meydana getirmesi ile Atatürk bu ülke için gözle görülür, elle tutulur çok büyük ilerlemeler katetmiştir değil mi? Ve bugün Bunu herkes söyleyebilir Doğrudur çünkü her milletin içinde 100 yılda bir Deha Önder çıkar. Gelelim günümüze. Şimdi soruyorum= ülkemiz kurulduğu günden itibaren, en uzun süreden bu tarafa ülkeyi idare eden kişi kim? Soruyorum= Cumhuriyet tarihinden itibaren, ülkede doğamızı korumak için yapılan en
büyük çalışmalar kimin dönemine tesadüf eder? Soruyorum= Başta savunma sanayisi olmak üzere, yüzde seksen dışa bağımlı olan sanayimizi, bugün üst seviyelere kim getirdi? Kendi arabasını üretmeyi başarmış olmayı bırak, mavi vatanı savunmak için gemi inşa eden tershaneler kimin döneminde ortaya çıktı? Soruyorum= yol medeniyettir düsturuyla hareket edildiğinde, Türkiye'mizde yapılan, gerek Demiryolları, gerek çift şeritli Yollar, köprü ve viyadükler kimin zamanında yapıldı? Beni Türk hekimlerine emanet ediniz diyen bir Atatürk var. Pekala; pandemi dolayısıyla felç olan Dünya Sağlık sistemini gördük, ülkemizde sağlık sektöründe, altyapı ve üst yapı alanında en büyük çalışmalar, sağlık çalışanlarına verilen değer ve önem en çok kimin döneminde yaşandı? Hepinizin cevabını açık ve net olarak biliyorum. Çoğunuzun da kendi küçük beyinlerinin dahilinde beni yaftaladığının farkındayım. Şimdi herkes şapkasını önüne alıp düşünsün demiştim ya, tekrar o konuya gireyim. Ben, sadece başlıklarını söyledim, yapılmış olanları tek tek yazmaya kalkmıyorum. Çünkü; böyle bir şey yapmak için yeterince zamanım ve bilgim yok. Yani hangi birini yazayım. Kimileri için karşı çıkmak çok basit.. Çünkü kullanacakları kelimeler kısıtlı. Hatta tek bir tane kelime, başka bir kelime bilmiyorlar. Zaten o kadarına bile kafaları çalışmıyor, kötü demek. İşte tekbildkleri bu; kötü. Daha iyisini sorsan, veya nasıl daha iyi yapabiliriz desen, duyabileceğin tek cevap, tek kelimeden ibaret, kötü. Bugün üzerinde yaşadığımız bu cennet Vatan, tüm kaleleri düşürülmüş, ordusu dağıtılmış, insanı öldürülmüş, fakr-u zaruret içinde bırakılmış, çok büyük kötü tecrübelerden sonra, azim ve kararlılık ile adım atan, ilerleyen, Hedef belirlemiş bir önder liderliğindeki irade sayesinde, üzerindeki ölü toprağını atmış, Bugün bize ve bizden sonra gelecek olan nesillerimize, can verecek toprakları meydana getirmiştir değil mi? Pekala biz modernleştik diye uluorta sevişmeleri yada cinsel özgürlük anlayışı diye ibneliği niçin kendimize modernlik ölçüsü almak zorundaymışız? Bana anlatabilecek olan varmı? Ülkemiz idarecilerinin hedeflediklerini ve yaptıklarına; bugüne kadar varlığı ve potansiyelleri bilindiği halde Türk-i Devletler ile adam akıllı, toplumsal-kültürel, sanayi-askeri, ticari-siyasi hamleleri değerlendirdiğimizde bazı insanların ne kadar satılmışlıkla düşündüğünü görmek çok acı değil mi? Kendi yandaşları, yine kendi bünyesindeki kadınlara tecavüz ederken, kadın hakları konusunda en çok savunan kesim bizleriz diyenleri görüyorsunuz değil mi? Türkiye Cumhuriyeti devletinin banisi, kendi insanının ferasetine güvenmiş, Cumhuriyeti gençlere emanet edebilecek kadar emin olan bir lider örneği varken, Abd'ye ülkeme demokrasi getir diyebilen karaktersizler de gördünüz değil mi? Gelin artık Ülkemizi geriye götüren, kısır döngüler içinde, peyniri kapmaya çalışan fareler gibi, dönmekten kurtulalım. Gelin hep birlikte, bir Sinerji yaratarak ülkemizi güzel günlere taşıyalım. Yolumuza dikenli teller, mayınlar döşemeyi bırakıp, omuz omuza vererek ulaşacak olduğumuz 100. Yılımıza hep birlikte varalım. Ve durmadan ileriye devam edelim.. Ne diyoruz o halde? Durmak yok, yola devam.!