Çok evliliğin şartları nelerdir?

Konu sahibi son olarak 971 gün önce görüldü
Çok evliliğin şartları nelerdir? Mumsema Birden çok Kadınla Evlenmenin Şartları:

İslâm birden çok kadınla evlenebilmek için bir takım şartlar öngörmüştür, Bu şartlar şunlardır:

1- Eşler arasında adaletli davranmak. Bu insan gücü ile sınırlı olmak üzere yedirmek, giyim, barınma, ilgi ve muâmele konularında adaletli kavranmayı kapsar. Ancak bunun güçlüğüne Kur'an-ı Kerim'de şöyle işaret edilir: "...Eğer adalet yapamamaktan korkarsanız, o zaman bir tane ile veya mâlik olduğunuz câriye ile yetininiz" (en-Nisâ, 4/3). Buna göre eşler arasında adalet yapmama ve zulüm yapma korkusu varsa tek eşle yetinme esası getirilmiştir. Ancak adalet sevgi, kalbin meyli, aşk gibi hususları kapsamaz. Çünkü bunlara güç yetirilemez. İslâm ise insana gücünün yetemeyeceği yükü taşıtmaz. Bununla birlikte, eşlerden birine aşırı derecede meylederek, diğerlerini sevgiden mahrum etmek yasaklanmıştır. Âyette şöyle buyurulur: "Kadınlar arasında adaletli davranmaya ne kadar gayret gösterirseniz de buna güç yetiremezsiniz. Hiç değilse birisine aşırı meyledip de diğerini (ne dul ne kocalı durumda) askılı bırakmayın" (en-Nisâ, 4/129).

Yukarıdaki iki âyet birlikte değerlendirildiği zaman İslâm'da çok eşlilik aslî bir kural değil, fevkalâde hâl ve şartlar bulununca baş vurulabilecek bir ruhsat olduğu sonucuna varılır.

2- Eşlerin geçimini sağlamaya gücü yetmek. İslâm'da bir erkeğin evlenebilmesi için, tek veya daha fazla eş olsun, bunların yeme, içme, giyim ve barınma harcamalarını sağlayacak güce sahip olması gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: Ey gençler. topluluğu! Sizden evliliğin külfetlerini yerine getirmeye gücü yeten evlensin" (Buhârî, Savm, 10, Nikâh, 2,3,19; Müslim, Nikâh, 1,3; Ebû Dâvud, Nikâh, I; İbn Mâce, Nikâh, ; Nesâî, Sıyâm, 43). Evlilik külfetinin başında eşin geçim masraflarının geldiğinde şüphe yoktur.

Çok evliliğe İslâm'ın izin vermesinin Hikmetleri:

İslâm'da tek evlilik, esas, çok evlilik ise istisnadır. Ona ancak ihtiyaç veya zarûret hallerinde başvurulur. İslâm hiçbir kimseye çok evliliği farz kılmadığı gibi, buna teşvik de etmemiştir. Ancak genel veya özel bazı sebepler bulununca çok evlilik mübah sayılmıştır .

Genel sebepler: Bazı beldelerde çeşitli sebeplerle erkek nüfus azalır, kadın nüfus ise normalin üstünde artabilir, Savaş sonralarında böyle durumlarda sık sık karşılaşılır. Nitekim Birinci Dünya Harbinden sonra Almanya'da bir erkeğe dört veya altı kadın düşüyordu. Bu durum karşısında Alman kadınları, erkeklerin birden çok kadınla evlenmeleri gerektiğini açıkça savunuyorlardı. Böyle bir ortamda taaddüdü zevcât, kadınları fuhuştan korumak, onlara sıcak bir yuva sağlamak, bu yolla yetim kalan çocuklarını da hikâye etmek amacına hizmet eder.

Kimi zaman da bazı beldelerde nüfusun hızlı artışını sağlamak için çok kadınla evliliğe ihtiyaç duyulabilir. Savaşta nüfusun büyük bir kısmının ölmesi gibi.

İslâm'ı yaymak amacıyla da çok evlilik olabilir. Nitekim Hz. Peygamber 54 yaşına kadar Hz. Hatice (r. anhâ) ile tek evli olarak kalmış, bu yaştan sonra 9 kadar eşi olmuştur (ez-Zühaylî, a.g.e, VII, 169, 170).

Özel sebepler çoktur:

1- Kadının hastalığı, yüzünden kadınlık görevini yapamaması. Tedavi imkânı bulunmayan kadın hastalığı, kadının çocuk doğuramayacak durumda olması gibi. Böyle bir durumda hasta kadını boşayıp, başkası ile evlenmek yolu bir çare gibi görülüyorsa da kocasının ve belki çocuklarının yuvasından onu uzaklaştırmak yerine onun rıza ve muvafakatıyla ikinci bir evliliğe imkân sağlamak daha üstün bir özlük hakkı olsa gerek. Böylece ilk eşin hakları da korunmuş olur.

2- Bazı erkekler kendi eşi dışında başka bir kadına öne geçilmez istekle bağlanmış olabilir. Onu zinadan korumanın tek yolu ikinci evliliktir.

Bu duruma göre çok evliliğin mübah oluşu zaruret, ihtiyaç, özür veya geçerli bir maslahattır.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör
 
Çok şey yazdım, ama sildim. Sinirlenip ciddi bir yorum yazmayacağım.
Kutsal değerlere ne kadar değer veriyorum görün xd
 
Daha ilk maddeden imkansızdır.
Eşler arasında adaletli olmak. Bakınız bu çok ilginç ( RTE ) adalet kelimesi geçiyor.
Günümüzün en zor sağlanan duygusu ''ADALET''
Yeri geliyor bir anne - baba bile çocuklarına adil davranmıyorken çok eşlilikte adil olmanın mümkünatı yok.
Kaldı ki uygulama en başından zaten adaletsiz.
bir erkeğin nefsini doyurmak için başvurulan bu uygulamada kadının nefsi neden yok sayılıyor? Bu da ayrı bir tartışma konusu.
 
Daha ilk maddeden imkansızdır.
Eşler arasında adaletli olmak. Bakınız bu çok ilginç ( RTE ) adalet kelimesi geçiyor.
Günümüzün en zor sağlanan duygusu ''ADALET''
Yeri geliyor bir anne - baba bile çocuklarına adil davranmıyorken çok eşlilikte adil olmanın mümkünatı yok.
Kaldı ki uygulama en başından zaten adaletsiz.
bir erkeğin nefsini doyurmak için başvurulan bu uygulamada kadının nefsi neden yok sayılıyor? Bu da ayrı bir tartışma konusu.

Siz erkeğin nefsini doyurmak diye bakarsanız zaten yanlış yerden girmiş olursunuz mevzuya .
Biraz daha derine inin bence .
 
Siz erkeğin nefsini doyurmak diye bakarsanız zaten yanlış yerden girmiş olursunuz mevzuya .
Biraz daha derine inin bence .

Ne kadar derine inersem ineyim, bana göre bunun adı erkeğin aç gözlülüğünü ve nefsini doyurmasıdır şahsen.
Çünkü başka bir açıklama getiremiyorum. Eğer benim kaçırdığım bir nokta varsa duymak isterim.
 
Ne kadar derine inersem ineyim, bana göre bunun adı erkeğin aç gözlülüğünü ve nefsini doyurmasıdır şahsen.
Çünkü başka bir açıklama getiremiyorum. Eğer benim kaçırdığım bir nokta varsa duymak isterim.

Takdir edersiniz ki erkeğin aç gözlülüğünü doyurmak için böyle bir nikah akdine gerek bile yoktur .
Kaçırdığınız nokta derin de zaten ben de değil.
Ha keza kaldı ki bunu savunmuyorum belirtiyimde .Olay kişiselleşmesin .
Orada amaç belli o günün şartları vs vs .Şu günümüzde zaten bir erkeğin kaldırabiileceği bir durum değildir.
 
Takdir edersiniz ki erkeğin aç gözlülüğünü doyurmak için böyle bir nikah akdine gerek bile yoktur .
Kaçırdığınız nokta derin de zaten ben de değil.
Ha keza kaldı ki bunu savunmuyorum belirtiyimde .Olay kişiselleşmesin .
Orada amaç belli o günün şartları vs vs .Şu günümüzde zaten bir erkeğin kaldırabiileceği bir durum değildir.

Bir erkeğin aç gözlülüğünü doyurmak için elbette bir resmiyete gerek yok ama bu konu islam dini altında , islam dinine uygun bir şekilde çözülmüşse, ben gene de yadırgarım :)
Çünkü , bir erkeğin ''zinadan sakınıyorum, islam dinine uygun şekilde yaşıyorum'' argümanını bir kalkan olarak kullanması başlı başına sakat düşünce yapısıdır.


Elbette kişiselleştirmem, daha neler. Ben sabit fikirli biri değilim ki. Farklı görüşlere saygı duyarım ve farklı bakış açısına her zaman ihtiyaç duyarım.
 
Bir erkeğin aç gözlülüğünü doyurmak için elbette bir resmiyete gerek yok ama bu konu islam dini altında , islam dinine uygun bir şekilde çözülmüşse, ben gene de yadırgarım :)
Çünkü , bir erkeğin ''zinadan sakınıyorum, islam dinine uygun şekilde yaşıyorum'' argümanını bir kalkan olarak kullanması başlı başına sakat düşünce yapısıdır.


Elbette kişiselleştirmem, daha neler. Ben sabit fikirli biri değilim ki. Farklı görüşlere saygı duyarım ve farklı bakış açısına her zaman ihtiyaç duyarım.

İyide siz kafadan erkeğin keyfi olarak girmişsiniz .Bu zihniyet zaten anlamaz nedenini. O zamanın şartları ile dengelenmeye çalışılmış bir durum şimdi ise erkeklerin tekeline aldığı keyfi bir durum gibi sunuluyor.Bu yüzden cevap ben de değil dedim . Kuran'da ki gerekçelerini okursanız belki biraz o dönemin şartlarından haklılık payı çıkarırsınız .
 
İyide siz kafadan erkeğin keyfi olarak girmişsiniz .Bu zihniyet zaten anlamaz nedenini. O zamanın şartları ile dengelenmeye çalışılmış bir durum şimdi ise erkeklerin tekeline aldığı keyfi bir durum gibi sunuluyor.Bu yüzden cevap ben de değil dedim . Kuran'da ki gerekçelerini okursanız belki biraz o dönemin şartlarından haklılık payı çıkarırsınız .

Bir konuda daha açıklayıcı olmak gerekiyor sanırım , o dönemin şartlarında böyle bir uygulamaya ihtiyaç olduğunu ve o dönemde gayet normal ve haklı bir uygulama olduğunu mu düşünüyorsun? Doğru mu anladım?
Eğer cevabın evet ise , Neden diye sormak isterdim.
Yani , Neden o dönemde normaldir bu durum?
 
Bir konuda daha açıklayıcı olmak gerekiyor sanırım , o dönemin şartlarında böyle bir uygulamaya ihtiyaç olduğunu ve o dönemde gayet normal ve haklı bir uygulama olduğunu mu düşünüyorsun? Doğru mu anladım?
Eğer cevabın evet ise , Neden diye sormak isterdim.
Yani , Neden o dönemde normaldir bu durum?

Ben demiyorum ki ?

Dört kadınla evlilik ile ilgili Kur’an ayeti ve ayetin izahı gösteriliyor ve dört kadınla evliliğin açıklamaları yapılıyor.

Dört kadınla evlilik ile ilgili Kur’an ayeti meali şöyledir:

“Eğer yetimlerin haklarını gözetemeyeceğinizden korkarsanız, size helal edilen kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın ve eğer bu takdirde adaletli davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir kadın ile veya sahibi bulunduğunuz cariye ile yetinin. Bu, azmamanız, haksızlık yapmamanız için daha elverişlidir.”

Nisâ Suresi 3. Ayeti Meali

Erkeğe dört kadınla evli olma hakkı verilmesinin açıklamaları ve nedenleri

1- Erkek dörtten daha fazla sayıda kadınla aynı anda evli olamaz. Bu konuda erkeğe sınır getirilmiştir.

2- Dört kadınla evlilik farz veya vacip değildir. Yani bir emir değildir.

3- Nikah akdi yapılırken kadın evleneceği erkeğin başka bir kadınla evlenmemesi şartını koşma hakkına sahiptir.

4- Birden fazla kadınla evli olan erkeğin sorumluluğu artar. Kadınların hepsine adilce davranmak kolay değildir. Dört kadınla evli olmak günah değildir ancak kadınlara karşı güç yettiği halde adil olmamak, kadınlara haklarını vermemek haramdır. Birden fazla kadınla evli olan bir erkek sık sık kul hakkına girerek cehenneme gidebilir.

İnsanların en hayırlısı Hazreti Muhammed (Sav) şöyle buyurdu:

“İki karısı olup, birini diğerine tercih ederek, birini bırakıp diğerine büsbütün meyleden kimse kıyamet günü vücudunun düşük bir tarafını çekerek veya bir tarafı felçli olarak mahşere gelir.” Ahmed bin Hanbel

Görüldüğü gibi bir Müslüman erkek için emniyetli yol tek kadınla evli olmaktır.
 
Ben demiyorum ki ?

Tamam işte. Ben de bu uygulamanın en başından beri adaletsiz ve erkeğin nefsini doyurmak için olduğunu iddia ediyorum :) Aynı şeyi savunuyoruz.
Mesela şu madde bile benim savunduğum düşüncemi doğrular nitelikte :

2- Bazı erkekler kendi eşi dışında başka bir kadına öne geçilmez istekle bağlanmış olabilir. Onu zinadan korumanın tek yolu ikinci evliliktir.


Yani . sözün özü , hangi dönem olursa olsun, bu düşünce yapısı oldukça sakat ve adaletsizdir.
O dönemlerde zinaya bugunku kadar kolay erişelemediği için geliştirilmiş bir uygulamadan öteye gidemez zannımca.
 
Tamam işte. Ben de bu uygulamanın en başından beri adaletsiz ve erkeğin nefsini doyurmak için olduğunu iddia ediyorum :) Aynı şeyi savunuyoruz.
Mesela şu madde bile benim savunduğum düşüncemi doğrular nitelikte :

2- Bazı erkekler kendi eşi dışında başka bir kadına öne geçilmez istekle bağlanmış olabilir. Onu zinadan korumanın tek yolu ikinci evliliktir.


Yani . sözün özü , hangi dönem olursa olsun, bu düşünce yapısı oldukça sakat ve adaletsizdir.
O dönemlerde zinaya bugunku kadar kolay erişelemediği için geliştirilmiş bir uygulamadan öteye gidemez zannımca.


O kadar izahtan sadece bu satırı almanız niyetin göstergesidir.

Sonradan imana gelen biri olarak size çok detaylı ve derin açıklama yapabilmem namümkün .Aslında bilgisine güvendiğim kişiler vardı ama maalesef onlarda yoklar.
İyi geceler.
 
O kadar izahtan sadece bu satırı almanız niyetin göstergesidir.

Sonradan imana gelen biri olarak size çok detaylı ve derin açıklama yapabilmem namümkün .Aslında bilgisine güvendiğim kişiler vardı ama maalesef onlarda yoklar.
İyi geceler.

O kadar izahtan anladığım nokta bu değil ki, en vurucu nokta bu.
Çünkü asolanın izahatının yapıldığı nokta tam olarak bu.
Ben kimsenin birden fazla kadınla evlenmesine karışmıyorum , sadece yanlış buluyorum ve buna da hakkım olduğunu düşünüyorum.

Eğer bu uygulamanın o dönemde ''doğru'' bir uygulama olduğunu ifade ediyorsanız, ''Neden?'' sorusunu sormanın yanlış bir tarafı da yoktur zannımca.
Ve tam olarak ne ifade ettiğinizi de anlayamadım.
Ben demiyorum, kitap diyor şeklinde bir açıklama yapıyorsunuz. Ben de ister kitap, ister bir insan ; kim derse desin yanlış, diyorum.
Neyse uzatmanın bir anlamı yok sanırım.

İyi geceler.
 
O kadar izahtan anladığım nokta bu değil ki, en vurucu nokta bu.
Çünkü asolanın izahatının yapıldığı nokta tam olarak bu.
Ben kimsenin birden fazla kadınla evlenmesine karışmıyorum , sadece yanlış buluyorum ve buna da hakkım olduğunu düşünüyorum.

Eğer bu uygulamanın o dönemde ''doğru'' bir uygulama olduğunu ifade ediyorsanız, ''Neden?'' sorusunu sormanın yanlış bir tarafı da yoktur zannımca.
Ve tam olarak ne ifade ettiğinizi de anlayamadım.
Ben demiyorum, kitap diyor şeklinde bir açıklama yapıyorsunuz. Ben de ister kitap, ister bir insan ; kim derse desin yanlış, diyorum.
Neyse uzatmanın bir anlamı yok sanırım.

İyi geceler.

Keyifsiz bir anımda yanlış bir konuya girdim . Çokta kafamı verip dönüş yapamadım açıkcası. Sizlik bir durum değil .Tamamen yanlış yer yanlış konudayım .Affola ..
 
Keyifsiz bir anımda yanlış bir konuya girdim . Çokta kafamı verip dönüş yapamadım açıkcası. Sizlik bir durum değil .Tamamen yanlış yer yanlış konudayım .Affola ..

Estağfurullah.
Biraz keyifsiz olduğunuzu az önce okudum. Çatacak biri arıyormuşsunuz, kurban ben oldum sanırım : )))
Şaka bir yana, sinir katsayınızı arttırdiysam kusura bakmayın.

İyi geceler.
 
Adil olmadigini savunuyorsan,vardir mutlaka adil duruma getirebilecek bir öneri.
Onu merak ettim.

Adil olanı halihazırda kullanılıyor.
17 Şubat 1926 yılında Türk Medeni Kanunu kabul edildi.

Eğer bu kanunu kabul etmiyor ve bahsedilen düzeni istiyorsan bir an önce kavuşmanı dilerim.
İyi geceler.
 
Geri