Çocuklugunuzdan Hatıralar

  • Kullanıcı Mavi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Medya
🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Eskiden güzeldi , çocukluğumuzdan hatıramızda kalanları paylaşalım :)
 
Yan komsunun uzum bahcesi vardi. Orda kosup uzum toplardik. Sonra uzumleri ezmemize izin verirdi. En eglenceli seydi benim icin o zaman.
 
Seyyar sekolin gelse de binsem diye dört gözle beklerdim. Nadir olarak gelirdi mahallemize. : ))
 
Yarın bayram ve iki tane torpil patlatmayacak bu çocuklar. Yazık lan.
 
Sokaklarda kan ter içinde kalana kadar koştuğum günlerimiz vardı.
Çok terledim diye sırtıma bez koyan bir annemız vardı. (Çok sinir oluyordum ama direnemiyordum :) )
Sobanın kenarında leğende çimdiğim günlerimiz vardı.
Kuzineli soba da ısıtılmış sıcak ekmeğe tere yağ sürüp yediğim günlerimiz vardı.
Dizlerimiz de hoplarken zıplarken yaptığımız yaraların bağlayan kabukları vardı. ( Soymaya bayılırdım :) )
Sürekli zinciri atan bir bisikletimiz, sağı solu yırtılmış uçkuru bozuk pantolonlarımız vardı.

Kısaca dertsiz tasasız bir hayatımız güzel günlerimiz vardı.
 
3 yaşında falandım çok mutluydum günüm aksiyon macara üzerineydi 4 yaşıma girdim anam bayramlık almıştı fosiptik çukuruna düştüm anam önce bahçede hortumla yıkadı sonra o fortumda dövdü çok acıdı
 
Bizler şanslı çocuklardık maddiyattan uzak manevi sevinçlerle mutlu olan.:cici:
 
9-10 yaşlarındayım Ankaranın belkide Türkiyenin en pis mahallesinde büyüyorum

model tam fırlama.!!

klasik mahalle maçları okul tatil oldu bir cumartesi günü yalnız mahalle uzak yani bisikletle 45 dk falan hani çocukduk o zaman şimdi 10 dk bile olabilir.

saat 2 de maç var saat 12 bucukda 7 kişilik kadro hazır 5 bisiklet var benimde pinokyo bisikletim var hani şu beyaz ortadan ikiye katlananlar varya ondan :D

neyse maça gittik geldik şu an Ankarada yaşayanlar bilir Samsun yolunun orda Türk telekom binası var

o zaman oralar hep tarlaydı küçük bir bina yapıldı telekoma ait 2 yada 3 katlı bir bina

bizde dönerken yolda orda durduk su molası falan... daha çimleri bile yok sarı otlar dikenler var yani o derece belki bina kullanımda bile değil

tabi o kadar su içtik maç bitti çişimiz geldi bina duvarına işiyoruz :D

tam işedik bisikletlere binecez bir siren sesi bir tane transit minibüs eskilerden önümüze bi kırdı

inen üç polisi gördüm elim ayağım titredi

" ne yapıyonuz lan burda " deyip tabi bizim ağlamalar başladı " abi biz bişey yapmadık valla billa " şöylede böylede adam bizi transite attı arkaya bisikletlerle

karakola gidiyoruz korkudan ölüyorum ağlıyoum abi etme ne olur yalvarıyoruz falan

neyse geldik adam sert bir tavırla " indirin lan bisikletleri dedi " ağlıyoz hiç susmuyoruz ama

indirdik karakola aldı bizi nasıl ağlıyorum nasıl korkuyorum ya babama haber verirlerse diye

babam benim kemiklerimi döker yani

adam bizi bi odaya attı bekleyin dedi kendi aramızda başladık ne yapacaz ne edecez ne dicez

aileleri ararlarsa ne bok yicez bu aklımıza gelince tekrar ağlıyoz evde sopa kesin !!

adam içeri bi geldi hepimize sıradan ikişer tokat "şimdi sizi bırakıyorum bisikletlerinize binin doğru eve bir daha sizi görürsem o binanın etrafında kulaklarınızdan asarım "

biz bunu duyar duymaz nasıl bisikletlere koşuyoruz eve nasıl geldim bilmiyorum

he bide anlaşılmasın ağladığımız diye camide yüzümz yıkayıp öyle geliyoruz eve

Şimdi düşünüyorumda babamı çağırsalardı " oğlum değilmi lan işesin ondan kıymetlimi "

diyecekti belkide o kadar korktukki demek ki çocukken bize nasıl anlattılarsa polisleri...

ama şimdi öylemi çocuk polise molotof atıyor taş atıyor küfür ediyor nerden nereye...
 
Annemlerin geleneksel arkadaş toplantıları olurdu her ay.Yine onlardan birindeyiz,iki abla vardı her daim toplantıya gelen,arkadaşlar tabi yaşları da birbirine yakın.Bir baktım,almışlar ortalarına aygır büyüklüğünde bir kasetçalar mıdır teyp midir her ne ise,açmışlar slow şarkıları,biri ağlıyor,diğeri de ha ağladı ha ağlayacak modunda,ben de alık gibi bunları izliyorum.Bir ara,bir tanesi döndü bana tebessümle ''büyüyünce anlayacaksın Gizem'' dedi ve geldi yüzüme acırmış gibi bakarak,yanağımdan bir makas aldı.Büyüdüm,halleri aklıma geliyor,yaldır yaldır gülüyorum.Hayır bu kadar cool çabaları niye? ''Altı üstü erkek arkadaşına ağlıyorsundur,havan kime lan?'' diyememişim ona darlanıyorum.
 
Ben küçükken çok iştahlı bir çocukmuşum yemek yeme konusunda annemi üzmemişim. Doysam bile ağzıma bir şey uzatılsa hemen ağzımı açar yermişim. Ben böyleyken benim tam tersim teyzemin oğlu Can da hiç birşey yemezmiş. Ona yemek yedirmek ölümmüş.

Bir gün 3 yaşlarında Can'a zorla yemek yedirmişler (beş altı kişi öcü böcü oyunuyla dikkatini dağıtıp çocuğu kandırıp ağzına tıkıyor yemek yedirme şekli böyle eziyet ona) Sonra bizi odaya oynasın diye bırakmışlar. Ben tam tosuncuk Can çırpı gibi bir şey o zamanlar. Koltuktan koltuğa hoplama oyunu oynarken Can düşmüş ben de onun üstüne hoplamışım :) Bu benimle ağırlığımla midesinde ne varsa olanı kusmuş.

Teyzemin tepkisi şu : Ben şimdi yeniden mi yedircem kahretsin :)

Evin battığı çocuğun kusmuk olduğu umrunda değil teyzemin derdi Can kustu ve yemek yemeli..

Neyse aradan yıllar geçti Can şuanda askeri kuvetlerde pilot ve iri kıyım bir adam. Ama teyzem ne zaman bu anıyı anlatsa çıldırmış gibi o anı yaşıyor ve yaşatıyor.

Ben ise hala iştahlıyım et ve ota düşkünüm :)
 
Biri beni kizdirdiginda çatiya cikar erik yerdim agactan .
Agacın yarisi catimiza düsüyordu da.
 
Geç saatlere kadar oynardim her bayram şeker toplamaya giderdim:)
 
1978-79'larda sobanın kenarında üç kardeş plastik arabalarla oynarken çok iyi hatırlarım solti diye bir çizgi film vardı izlediğim. Bahçede top oynardık daha sonra 1980 askeri darbe sırasında dışarısı asker araçları ve araçlarda toplanmış insanlar gördüm.
 
ben ve iki kiz kuzenim ayemlerin arkasindaki evin ipine asildik..ipde cama bagliydi.... guuumm assaya..cam cikti parca parca yerde bizde cakallae gibi saklancak delik aradik ve saklandik. kimse bizi gormemisti oflen vaktine dogruydu ...hem dayakdan hemde cezadan kurtulduk :cici:

köy yerinde butun ev toprakdan emanetde cam. olacagi oydu :hih:
 
Yakantop oynardık, mahallenin en küçüğü olduğum için bana "sen fasulye ol" derlerdi. Ben de iyi bir şey sanardım. Ortada dolanır dururdum hep . Meğer başlarından atmak için öyle derlermiş=)
 
yan arsada küçük bi gecekonduda yaşayan Ali Veli yaşlı kardeşler vardı, çocukları çok severlerdi. evlerinin önünde ne zaman bir çocuk görseler meyve verirlerdi. bende komşuları olarak o şanslı çocuklardan biriydim.
 
Geri