Çocukluğumuz kadar masum kalabilseydik keşke..

  • Kullanıcı iFt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 895 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ben küçük bir kız çocuğuydum. Sahip olduğum oyuncaklarım vardı. Arkamda annem-babam, sokaklarda oynadığım komşu çocukları, en iyi arkadaşlarım vardı. Mahallede özendiğim ablalarım vardı. Onlar hep güzel giyerdi.Bizimle konuştuklarında hep heyecanlanırdık,aralarına girmek isterdik..

Hep yaşımdan büyük görünmeye çalışırdım. Hayallerimi büyüyünceye saklardım. Ben büyüyünce topuklu ayakkabılar giyecektim. Tahminen Liseye başlayınca genç kız olmuş olacaktım. Bakımlı ve güzel bir kız olacaktım. Sevgilim olacaktı ve okulumuz bitince evlenecektik. Akşam işten gelince yemek hazırlayacaktım ben ona.İyi bir anne olacaktım.Evimin bahçesinde çiçekler yetiştirecektim.Her akşam bu senaryoları kurduktan sonra uyurdum.

Hayallerim kadar büyüktü kendi dünyam. O yüzden hiç sınırlama getirmezdim. Kendim yazar kendim oynardım…

Küçük olduğumuz için söz hakkımız yoktu. Öncelik hep büyüklerindi ve ben hiçbir zaman ikinci planda kalmak istemezdim. Misafirliğe gidildiği zaman bile adam yerine koyulmazdın. Masaya hep büyük olanların sayısı kadar tabaklar koyulurdu. Bize de mutfakta hazırlanmış özensiz sofra, yiyecekler ve meyve suyu layık görülürdü. Merak edersim hep durduk yere neden ayrıldık, o toplumdan neden dışlandık?

Annem ev temizlerken hep ayak işleri yaptırırdı. Ben ne zaman mutfağa merak salsam annem hep öncelik olarak sofrayı kurup kaldırmaktan başlatırdı ve ben o aşamayı hiç geçemezdim. Odamda anneme ait bir dekor hakimdi. O ne isterse eşyalarım o şekilde alınır ve yerleştirilirdi.

Ortamlarda dedikodu yapıldığı zaman konuya hakim olmamak yer bitirirdi beni. Kimseye soramazdın da, değer verip tekrar söylemezlerdi hatta oradan kovulma nedenin bile olabilirdi. Pür dikkat dinleyip anlamaya çalışırdım. Anlatılanlar çok fena ! bunca kötülüğü kim ve neden yapmış olabilirdi? Hangi insanoğludur acaba? Derdim.. Büyükler çok garipti gerçekten. Meğer dün birlikte çay içtikleri kadından bahsediyorlarmış. Yakıştıramıyordum bir türlü nasıl olurdu o kadına çok iyi davranıyorlardı ve kadında gayet iyi birisiydi. Çok gariptir ki o kadına olan duygularımda o yönde değişiyordu.. “ aa bu o kadın “ gibi ?

Biz mahallede yorulmak bilmeden oynarken, genç kızlar süslenip dışarı çıkarlardı ve ben onları görünce pasaklı halimden çok utanırdım. Birkaç soru yönelttiklerinde ve dikkate alındığımda gururlanıp kendimi bir şey zannederdim.

Tek hayalim artık genç kız olabilmekti. Giydiğimi yakıştırayım,odamı süsleyeyim,düşüncelerime saygı duyulsun ve misafirliklerde dikkate alınayım, arkadaşlarımla odama çekileyim….

Kovulacağımı bile göze alarak her muhabbetlerine muhakkak mantar gibi dahil olurdum. Bazen sevgililerinden bahsederlerdi. Aralarından bir tanesi ayrılmış olurdu üzülürdü ve bazen ağlardı. Erkek için ağlanır mı diye? Hep gülerdim. Birde hep çocuk kalsaydık diyip dururlardı. Bende nesi güzel, bizim özenilecek neyimiz var ki? Diye düşünürdüm.

Bir gün genç kız olacaktım…
Ve oldum. Şimdi o dönemi atlatmak için olgunlaşamaya çalışıyorum. Her şeyden habersiz özendiğim, hayal ettiğim yaşlardayım. Bu kadar ağladıklarını bilmiyordum ve bu kadar ağlatan insanların olduğundan habersizdim.

Masalarda yerim vardı artık ama o masalarda huzura yer kalmadığını gördüm. Ortamlarda yapılan dedikodulara bizzat şahit oluyorum. Dün birlikte çay içilen insanların arkasından atıp tutacak kadar kişiliksiz insanların olduğunu ve aynı şeylerin benim olmadığım ortamlarda da yapıldığını biliyordum.Odana kapanıyorsun,odan istediğin gibi ama senin olmadığını hissediyorsun.. baba evindesin.

Kendime biraz bakım yapıp dışarı çıktığımda sokakta oynayan çocukların ideali artık ben olmuştum. “ abla ne kadar güzel olmuşsun “ dediklerinde gözlerindeki o ifadeden anlayabiliyorum kurdukları hayalleri. Genç kız gibi görünmek istedikleri belliydi. Kollarında çanta ve bilezikler, ojeler, takılar yaşlarından büyük görünecek her şeyi yapmışlardı.

Hep öyle kalın dedim içimden. Saf ve temiz. Arkadaşlarınızın yapabileceği en büyük kötülük mızıkçılık olsun. Eve kirli el ve ayaklarınızla girin kafanızdaki düşünce kirliliğiyle değil, yüzünüzden oynadığınız çamurların birikintisi aksın göz yaşları değil.. Yıkanınca bitsin her şey tertemiz girin yataklarınıza ve düşüncesiz koyun başınızı yastığınıza. Anneleriniz versin hakkınızdaki kararları, kendi kararlarınızla baş başa kalmayın.

Hayatınız bu mahalleyle ve bu mahallede oynanan oyunlarla sınırlı kalsın. Hedefiniz topuklu ayakkabı giyebilecek yaşa gelmek olsun, topuklu giyip sorumluluk kaldıracak yaşa gelmek değil. Göz yaşı akmasın parıldayan gözlerinizden. Yanlış insanlar değil Anneleriniz tutsun minik ellerinizden. Ağlamayı koz olarak kullanın sadece. Gerçeklik payı olmayan sahte göz yaşlarınızla her dediğiniz yapılsın.

Oyunlar oynayın hep. Kendi oyunlarınızın kurallarını koyun. Çünkü hayat yanlış yapanları oyundan çıkarabilme yetkisini bir tek çocuklara verir...


Alıntı..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri