Çocuklarınızı Dinleyin

Z
  • Kullanıcı Z3yn3P
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Çocuk Sağlığı ve Eğitimi

Anne babaların büyük bir kısmı çocuklarıyla sağlıklı iletişim kuramadığından yakınır. Çocuğunun kendisiyle konuşmadığından, sorulan sorulara cevap vermediğinden endişeye kapılan veya ters cevaplar verdiği için sinirlenip dövmeye kalkışan birçok anne baba vardır.

Özellikle ergenlik çağındaki gençlerle anne babaların iletişim sorunları daha fazladır. Her şeyden önce biz yetişkinlerin; nasıl sıkıntılarımız, streslerimiz varsa, çocuklarımızın da benzer duygulara sahip olduğunu bilmemiz gerekiyor. “Çoğu insan duygularını bastırarak, unutmaya çalışarak, başka şeyler düşünerek bunlardan kurtulabileceğini sanır. Oysa sıkıntı veren duygular açıkça dile getirildiklerinde yok olurlar.” diyor Dr. Thomas Gordon. İşte çocuklarımızın duygularını açığa çıkarmaları için yapmamız gereken en önemli şey onları iyi bir şekilde dinleyebilmemizdir.

Anne baba ve çocuk arasında sıcak ilişkilerin sihirli değneği, çocuklara değer vererek ve empati yaparak dinlemektir. Kendisine değer verildiğini, fark edildiğini anlayan çocuk aynı sıcak duygularla karşılık verecek, anne babaya rahatça açılabilecektir.

Bu açılım esnasında anne babaların sabırlı olmaları gerekir. Çocuğun şaşırtıcı bir şekilde, hiçbir süzgeçten geçirmeden dile getirdiği düşüncelerinden rahatsız olabilirsiniz. Bu durumda hemen sözünü kesmeyin. Çocuğun yanlışını düzeltmek ve olayın doğrusunu anlatmak için acele davranmayın. Biraz sabırlı olun ve onun daha fazla konuşmasını, sorunlarını ortaya koymasını ve düşüncelerini dile getirmesini sağlayın. Hatta bunun için konuşmasının önünü açın. Böylece çocuğunuzun iç dünyasını tanıma fırsatı elde edersiniz.


İyi bir dinleyici nasıl olunabilir?

Çocukla ebeveyn arasında sıcak bir diyaloğun en önemli unsuru dinlemek olduğuna göre, anne baba olarak iyi bir dinleyici olmak zorundayız. İyi bir dinleyici olmak için de şu hususları göz önünde bulundurmalıyız:

1- Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmemeye dikkat edin ve onu azarlamayın.

2- Çocuğunuzu anlattıklarından dolayı yargılamayın.

3- Çocuğunuzun ne anlattığının farkında olun ve tüm dikkatinizi çocuğa verin.

4- Dinlerken çocuğunuzla göz teması kurun.

5- Çocuğunuzun daha fazla konuşması ve paylaşması için; “Daha sonra...”, “Başka ne oldu?” vb. sözcükler söyleyin

6- Her şeyi o anda anlatması için zorlamayın. Söyleyeceklerini daha sonra da anlatabileceğine dair açık kapı bırakın.

7- Çocuğunuzun anlattıklarını dinleyecek vaktiniz yoksa, uygun zamanınızı bildirin. Onu başınızdan savmayın.

8- Çocuğunuzun anlattıklarını, başkalarının duymayacağına dair ona söz verin. Başkasına söylediğinizde de ona haber verin ki size güveni sarsılmasın.

Kendinize şu soruları sorun

Çocuğunuzun size ters gelen düşünceleri karşısında kendinize şu soruları sorun:

–Çocuğum benim gibi düşünmek zorunda mı?

–Bir konu hakkında benden farklı düşünemez mi? Bu onun en doğal hakkı değil mi?

–Bu karmaşık dünyayı gözleriyle görmesine izin veremez miyim?

–Ben de küçükken birçok hususta deli saçması sayılabilecek şeyler düşünmüyor muydum?

Böylece tahammül sınırlarını genişletmiş, kendinizi etkin dinlemeye hazırlamış olursunuz.

Nasıl bir çocuk istiyorsanız, öyle anne-baba olmalısınız!

Çocuklarınızın sizi model aldığını asla unutmayın. Özellikle de okulöncesi dönem çocuğu, ebeveyninin hemen hemen bütün davranışlarını örnek alır.

Siz ona belli bir davranışı kazandırmak için belki saatlerce konuşur, uyarılarda bulunursunuz. Ancak öğretmeye çalıştığınız davranışı, çocuk sizde görmüyorsa hiçbir anlam ifade etmez. Bağırarak “bana bağırma” diyen bir annenin sözü çocuk için hiç de geçerli değildir. Çocuk şöyle düşünür: ‘Bağırmak kötü bir şeyse niçin annem bağırıyor? Yok eğer kötü değilse ben niçin bağıramıyorum?’ Bu şekilde çocuğu ikilemde bırakmış olursunuz. Unutmayın ki çocuğun aklında kalan ve onda yerleşen davranışlar uyarılarınızla değil, yaptıklarınızla öğrettiğiniz davranışlardır.

Size saygı duymasını istiyorsanız önce siz ona saygı duyun. Size güvenmesini istiyorsanız önce siz ona güvenin.
 
Geri