Çocuklarda Şişmanlığın Önlenmesi
Şişmanlık (obezite); basit olarak vücuttaki yağ dokusunun fazla olması durumudur. Besinlerle alınan enerji, vücudun sarfettiği enerji ile denge durumunda ise kişi normal vücut ağırlığında kalmaktadır. Tam tersine alınan kalori, vücudun sarfettiği enerjiden fazla ise; fazla olan enerji vücutta yağ olarak depo edilmekte ve sonucunda şişmanlık gelişmektedir.
Uzun yıllar boyunca, “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” inanışı nedeniyle çocuklardaki şişmanlık üzerinde pek fazla durulmamıştır. Son yıllarda ise; çocukluk ve ergenlik çağında oluşan şişmanlığın; yetişkinlik çağında başta gelen hipertansiyon, hiperlipidemi, insüline bağlı olmayan diabet ve kardiovasküler hastalıklar ile yakında ilişkili olduğu anlaşılmış ve durumun ciddiyeti gündeme gelmiştir. Şişmanlığın gelişmesinde doğum öncesi, okul öncesi yaş, okul çağı dönemi ve ergenlik çağı kritik dönemleri oluşturmaktadır.
Doğum Öncesi Dönem: Yapılan çalışmalar doğum ağırlığı yüksek olan bebeklerin; 6,11,15,17 yaş ve yetişkinlikte şişmanlığın gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle gebeliğin son üç ayında aşırı beslenme ve doğum ağırlığının artması sonraki yıllarda şişmanlığın oluşum riskini arttırmaktadır.
Okul ve Okul Öncesi Dönem: Beş yaş sonrasında çocuklarda yağlanma artmaktadır. Bu dönemin ergenlik ve yetişkinlikte şişmanlığa neden oluşturduğu belirtilmektedir.
Ergenlik Dönemi: Bu dönem kalıcı yağlanmanın oluştuğu son dönemdir. Kızlarda yağlanma erkeklerden daha çoktur.
Şişmanlığın Çocuğunuza Getirdikleri Nelerdir ?
Dış görünüm ve estetiği bozarak çocuklarda psikolojik etkiler yaratır.
Hormonal değişiklere neden olarak ergenlik döneminin başlamasını geciktirir.
Aşırı tüylenmeye neden olabilir.
Çocuklarda şeker hastalığına (diabet) yatkınlığı arttırır.
Ortopedik değişikliklere neden olabilir.
Şişmanlığın Nedenlerine Bakarsanız?
Kültür Düzeyi: Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde karbonhidrat ağırlıklı beslenme şekilleri, hızlı yemek sitemi (fast-food) şeklindeki beslenme tarzında, yenilen besinlerin yağ oranının yüksek ve bitkisel protein değerlerinin düşük olması, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan kesimlerde tek besine dayalı yanlış beslenme alışkanlıkları şişmanlığın oluşmasında önemli bir etkendir.
Kalıtım: Şişman bireylerin şişman çocukları olma olasılığı oldukça yüksektir. Yapılan çalışmalarda, anne veya babanın şişman oluşu ile çocuklarında şişmanlığın görülme riskinin %40, her ikisinin de şişman olması durumunda bu riskin %80 olduğu belirtilmektedir.
Çevresel Faktörler: Aile içi beslenme alışkanlıkları, kalite ve miktar bakımından alınan besin türü, gün içindeki öğün sayısı şişmanlığın oluşmasında katkıda bulunur. Çocukların düzensiz aralıklarla ve aşırı şekilde beslenmesine ilave olarak, bu çocukların fiziksel aktivitelerindeki azlık şişmanlığın artmasına neden olur.
Psikolojik Etkiler: Çocuğun psikolojik yapısına bağlı olarak bazen az yeme bazen de çok yeme şeklinde beliren psikolojik sorunlar şişmanlığın oluşmasındaki önemli nedenlerdendir. Aile içindeki olumsuz etkileşimler, arkadaş edinememe, hastalanır korkusu ile sokağa çıkarmama gibi etkilerin yanısıra, yapı olarak pasif olan çocukları aktive etmeyen elektronik oyuncakların çokluğu da şişmanlığın hazırlayıcı nedenleridir.
Fizyolojik Nedenler: Büyüme hormonu eksikliğinde; büyümenin durması nedeniyle şişmanlık alınan enerjinin gerekenden fazla olmasından kaynaklanır. Troid hormonu eksikliğinde de bazal metabolizmadaki düşüklük nedeniyle alınan ve harcana enerji arasında dengesizlik söz konusudur.
Bebeklikte Mama İle Beslenme: Bebeklik döneminde; ağlama, irritasyon, kızgınlık ve stress gibi durumlarda meme verilmesi veya biberonla besleme sonucunda, bebek bu duyguları açlık olarak yorumlar ve fizyolojik olmayan bir beslenme davranışı geliştirir. Bu tür durumlar karşısında beslenen çocukların yetişkinlik döneminde, aynı duygular karşısında aşırı yemek yeme davranışı gösterdikleri belirtilmektedir.
Prof. Dr.Murat BAŞ
Şişmanlık (obezite); basit olarak vücuttaki yağ dokusunun fazla olması durumudur. Besinlerle alınan enerji, vücudun sarfettiği enerji ile denge durumunda ise kişi normal vücut ağırlığında kalmaktadır. Tam tersine alınan kalori, vücudun sarfettiği enerjiden fazla ise; fazla olan enerji vücutta yağ olarak depo edilmekte ve sonucunda şişmanlık gelişmektedir.
Uzun yıllar boyunca, “şişman çocuk sağlıklı çocuktur” inanışı nedeniyle çocuklardaki şişmanlık üzerinde pek fazla durulmamıştır. Son yıllarda ise; çocukluk ve ergenlik çağında oluşan şişmanlığın; yetişkinlik çağında başta gelen hipertansiyon, hiperlipidemi, insüline bağlı olmayan diabet ve kardiovasküler hastalıklar ile yakında ilişkili olduğu anlaşılmış ve durumun ciddiyeti gündeme gelmiştir. Şişmanlığın gelişmesinde doğum öncesi, okul öncesi yaş, okul çağı dönemi ve ergenlik çağı kritik dönemleri oluşturmaktadır.
Doğum Öncesi Dönem: Yapılan çalışmalar doğum ağırlığı yüksek olan bebeklerin; 6,11,15,17 yaş ve yetişkinlikte şişmanlığın gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle gebeliğin son üç ayında aşırı beslenme ve doğum ağırlığının artması sonraki yıllarda şişmanlığın oluşum riskini arttırmaktadır.
Okul ve Okul Öncesi Dönem: Beş yaş sonrasında çocuklarda yağlanma artmaktadır. Bu dönemin ergenlik ve yetişkinlikte şişmanlığa neden oluşturduğu belirtilmektedir.
Ergenlik Dönemi: Bu dönem kalıcı yağlanmanın oluştuğu son dönemdir. Kızlarda yağlanma erkeklerden daha çoktur.
Şişmanlığın Çocuğunuza Getirdikleri Nelerdir ?
Dış görünüm ve estetiği bozarak çocuklarda psikolojik etkiler yaratır.
Hormonal değişiklere neden olarak ergenlik döneminin başlamasını geciktirir.
Aşırı tüylenmeye neden olabilir.
Çocuklarda şeker hastalığına (diabet) yatkınlığı arttırır.
Ortopedik değişikliklere neden olabilir.
Şişmanlığın Nedenlerine Bakarsanız?
Kültür Düzeyi: Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde karbonhidrat ağırlıklı beslenme şekilleri, hızlı yemek sitemi (fast-food) şeklindeki beslenme tarzında, yenilen besinlerin yağ oranının yüksek ve bitkisel protein değerlerinin düşük olması, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan kesimlerde tek besine dayalı yanlış beslenme alışkanlıkları şişmanlığın oluşmasında önemli bir etkendir.
Kalıtım: Şişman bireylerin şişman çocukları olma olasılığı oldukça yüksektir. Yapılan çalışmalarda, anne veya babanın şişman oluşu ile çocuklarında şişmanlığın görülme riskinin %40, her ikisinin de şişman olması durumunda bu riskin %80 olduğu belirtilmektedir.
Çevresel Faktörler: Aile içi beslenme alışkanlıkları, kalite ve miktar bakımından alınan besin türü, gün içindeki öğün sayısı şişmanlığın oluşmasında katkıda bulunur. Çocukların düzensiz aralıklarla ve aşırı şekilde beslenmesine ilave olarak, bu çocukların fiziksel aktivitelerindeki azlık şişmanlığın artmasına neden olur.
Psikolojik Etkiler: Çocuğun psikolojik yapısına bağlı olarak bazen az yeme bazen de çok yeme şeklinde beliren psikolojik sorunlar şişmanlığın oluşmasındaki önemli nedenlerdendir. Aile içindeki olumsuz etkileşimler, arkadaş edinememe, hastalanır korkusu ile sokağa çıkarmama gibi etkilerin yanısıra, yapı olarak pasif olan çocukları aktive etmeyen elektronik oyuncakların çokluğu da şişmanlığın hazırlayıcı nedenleridir.
Fizyolojik Nedenler: Büyüme hormonu eksikliğinde; büyümenin durması nedeniyle şişmanlık alınan enerjinin gerekenden fazla olmasından kaynaklanır. Troid hormonu eksikliğinde de bazal metabolizmadaki düşüklük nedeniyle alınan ve harcana enerji arasında dengesizlik söz konusudur.
Bebeklikte Mama İle Beslenme: Bebeklik döneminde; ağlama, irritasyon, kızgınlık ve stress gibi durumlarda meme verilmesi veya biberonla besleme sonucunda, bebek bu duyguları açlık olarak yorumlar ve fizyolojik olmayan bir beslenme davranışı geliştirir. Bu tür durumlar karşısında beslenen çocukların yetişkinlik döneminde, aynı duygular karşısında aşırı yemek yeme davranışı gösterdikleri belirtilmektedir.
Prof. Dr.Murat BAŞ