M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Küçük çocukları olanlar bilir, televizyona, özellikle de reklamlara bayılırlar. Birçok aile bu özellikleriyle bir yandan adeta ‘gurur’ duyarken, diğer yandan da yararlanmaya çalışır. Daha çabuk yesin veya oyalansın diye televizyonun karşısına oturtmak gibi.
Oysa uzmanlar televizyonun çocuk bakıcısı olmadığını hatırlatıyor. Çünkü televizyon çocukların gelişimini aksatıyor. Sözcüklerinden, iletişim becerilerinden çalıyor. Bebekler, çocuklar bunun bedelini yetişkin yaşta da ödemeye devam ediyor. Erişkinlikte miskinlik, hareketsizlik, egzersiz kısıtlığı, yeme bozukluğuna zemin hazırlıyor.
ÖĞRENMEYİ ETKİLİYOR!
Nörolog Gülten Özdemir özellikle 3 yaş öncesi çocuklara televizyon izletilmesinin zararlı etkilerini şöyle sıralıyor:
İletişim kurma yeteneğini zayıflatıp, asosyalleştiriyor.
Dikkat dağınıklığına neden oluyor, odaklanmayı bozuyor.
Çocukların konuşma becerisini olumsuz etkiliyor
Kelime dağarcığını daraltıyor
Beyin nöronlarını ve nöronların bağlantılarını öldürüyor
Aktif öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. Yani konuşma, yazma ve düşünmeyi olumsuz etkiliyor
SINIR KOYMAYA ALIŞIN
Çocuklar televizyon gibi cansız bir varlığın karşısında, duygusal ve sosyal yarıdan uzak kalıyor. Sevgiden ve bağlandığı kişiden uzak ,konuşmasına, bakışına, kahkahasına karşılık alamıyor. Sert ve soğuk bir varlık karşısında psikososyal gelişimi yetersiz ve eksik kalıyor.
Özdemir ailelere şunları önerdi:
İlk 3 yaş siz veya bakıcınız televizyon izletmek yerine çocukla birebir zaman geçirin, oyun oynayın, konuşun, sevginizi gösterin, gezi, dolaşın, diğer çocuklarla iletişimi sağlayın, masal anlatın.
3-4 yaşından sonra da televizyon izlemeye ciddi sınırlandırmalar getirmeye devam edin. Çocuk gelişimine zarar vermeyen programlara karşı seçici olun. Çocukların odalarına televizyon koymayın. Televizyonunuz toplu ve birlikte seyredilebilecek, oturma odası gibi ortamlarda olsun.
Oysa uzmanlar televizyonun çocuk bakıcısı olmadığını hatırlatıyor. Çünkü televizyon çocukların gelişimini aksatıyor. Sözcüklerinden, iletişim becerilerinden çalıyor. Bebekler, çocuklar bunun bedelini yetişkin yaşta da ödemeye devam ediyor. Erişkinlikte miskinlik, hareketsizlik, egzersiz kısıtlığı, yeme bozukluğuna zemin hazırlıyor.
ÖĞRENMEYİ ETKİLİYOR!
Nörolog Gülten Özdemir özellikle 3 yaş öncesi çocuklara televizyon izletilmesinin zararlı etkilerini şöyle sıralıyor:
İletişim kurma yeteneğini zayıflatıp, asosyalleştiriyor.
Dikkat dağınıklığına neden oluyor, odaklanmayı bozuyor.
Çocukların konuşma becerisini olumsuz etkiliyor
Kelime dağarcığını daraltıyor
Beyin nöronlarını ve nöronların bağlantılarını öldürüyor
Aktif öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. Yani konuşma, yazma ve düşünmeyi olumsuz etkiliyor
SINIR KOYMAYA ALIŞIN
Çocuklar televizyon gibi cansız bir varlığın karşısında, duygusal ve sosyal yarıdan uzak kalıyor. Sevgiden ve bağlandığı kişiden uzak ,konuşmasına, bakışına, kahkahasına karşılık alamıyor. Sert ve soğuk bir varlık karşısında psikososyal gelişimi yetersiz ve eksik kalıyor.
Özdemir ailelere şunları önerdi:
İlk 3 yaş siz veya bakıcınız televizyon izletmek yerine çocukla birebir zaman geçirin, oyun oynayın, konuşun, sevginizi gösterin, gezi, dolaşın, diğer çocuklarla iletişimi sağlayın, masal anlatın.
3-4 yaşından sonra da televizyon izlemeye ciddi sınırlandırmalar getirmeye devam edin. Çocuk gelişimine zarar vermeyen programlara karşı seçici olun. Çocukların odalarına televizyon koymayın. Televizyonunuz toplu ve birlikte seyredilebilecek, oturma odası gibi ortamlarda olsun.