A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
PEYGAMBERİMİZ, Eşi Hz Hatice ile namaz kılıyordu.
Küçük Ali’nin dikkatini çekti, bu daha önce görmediği hareketler. onlara ilgiyle baktı. Acaba ne yapıyorlardı.?
Hemen sordu:
“Ne yapıyorsunuz?”
Peygamberimiz cevap verdi:
“Rabbimiz için namaz kılıyoruz.”
Ali ilk duyduğu kelimeye takılmıştır.
O da kimdi?
Hemen sordu:
Rab ne demek?
Onu tanımladılar:
” O bir ve tek olan Allah’tır.”
Allah’ı anlattı küçük Ali’ye peygamberimiz.
Ali’yi imana davet etti.
Ali önce babasına sormak istedi. sonra vazgeçti. Niçin babasına soracaktı Rabbine imanda? Kararını vermişti.
Geceyi bu düşünceler içinde geçirdi.
Sabah peygamberimizin huzuruna gitti ve dedi:
“Dün sen bana neler anlatmış ve neye davet etmiştin.?”
Peygamberimiz amcasının bu çok sevdiği oğlunu yanına oturttu ve tekrar anlattı…
Küçük Ali, ilkin ikincisi, çocukların birincisi olarak iman etti Rabbine.
İmanını başlatan nokta namazdı…
O namazın yansımasıydı, küçük çocuğun ruhuna imanın nurunu yakan…
Sonra “çocuk” demeden ona Rabbini anlatan Peygamberimiz. Bir büyük gibi ona imanı teklif eden peygamber amcaoğlu..
Namaz ve sunum…
Küçük çocuğun dünyasındaki değişimin başlangıcı.
Büyüğün Rabbi ile konuşmasını, çocuğun tatbikatlı görmesi ona imani konuları öğretmekte en önemli noktadır.
Namazda çocuğun Rabbi ile bağlantı , Ailesinde gördüğü en somut kavramdır.
Böylecede imani konular çocuğun dünyasında soyut olmaktan çıkacaktır.
işte birisi var anne babasının her gün beş defa konuştuğu…
Bu görüntü ile büyüyen çocuğun içinde, imanın sarsılmaz temelleri atılmış olacaktır…