Türk Dili ve Edebiyatı Çocuk Edebiyatında Öykü ve Roman

Konu sahibi son olarak 3357 gün önce görüldü
Öykü ve roman aslında çocuğun okuma eğitiminde, edebiyat deneyimi kazanmasında en önemli yazılı araçlar olarak görülmektedir. Çünkü bu türün temel özelliği, ele aldığı konuyu belli bir plan içinde anlatmasıdır. Bu yönüyle öykü ve romanlar edebiyat metninin genel bütün özelliklerini üzerinde taşıyabilir. Metnin niteliğine göre, okur olan çocuk, yerine göre okuduklarıyla özdeşleşip, yerine göre de eleştirel bakış açısı geliştirmeyi öğrenebilir.

Bunun gibi, masal yaşını aşmış çocuklar da kendi dünyalarının sorunlarını ele alan ve daha gerçekçi öykülerin işlendiği kitapları okumayı isterler. Böylece kendi sorunlarına koşut bir dünya bulma olanağı yakalandığı gibi, kendine ve çevreye belli bir uzaklıktan bakabilme gerçekleşir. Zaten edebiyat eğitiminin amacı da okuma alışkanlığı kazandırmasının ötesinde, insanın belli bir sorun çerçevesinde tek yanlı bir bakışa saplanmadan, çok açılı eleştirel düşünce geliştirmek değil miydi? Elbette edebiyat bizlere olası bir dünyayı sunar, ancak bizler, çoğu kişinin yanılgıyla belirttiği gibi yalnızca hoş zaman geçirmeyi beklemeyiz edebiyat ürünlerini okurken. Tam tersine okuma süreci, yeni düşüncelere ulaşmaya yardımcı olduğu, yeni düşüncelerin oluşmasına olanak sağladığı ölçüde yaratıcı bir süreç olarak anılır. O zaman okul dönemine girmiş ya da okumayı öğrenmiş çocuklar için yazılan öyküler ve kısa romanlar çocuk edebiyatının en önemli araçları olarak görülebilir.

Bu edebiyatın özellikleri ve içermesi gereken ideal koşullar kısaca şöyle sıralanabilir:

• Çocuk öykü ve romanlarında mantık yanlışı kesinlikle olmamalı. Çocuk kitabının küçümsenerek 'çocuk nasıl olsa fark edemez' diye bakıp yapılacak hatalar çocuğun yanlış bilgi edinmesine yol açacağı gibi aklını da karıştırabilir.

• Olaylar basit bir plan çerçevesinde geliştirilip elverdiğince karışıklıklardan, kaçınmalı. Çünkü çocuk fazlaca karışık olayları anlamakta güçlük çekince okuma güdüsünü yitirebilir veya okuduğunu anlamama tehlikesi doğabilir. Bu nedenle kitaplardaki kişiler kendi özellikleriyle duru bir betimlemeye gereksinim duyarlar.

• Çocuk gerçekliği içinde bulunmayan konuların, özellikle şiddet, politik görüşler, gibi konuların ele alınmamasını Enver Naci Gökşen özellikle vurguluyor. Ancak daha önce de vurgulandığı gibi günümüzde, medyamn da yoğun etkisiyle çocuk bu gibi konuların zaten yabancısı değil artık. Bu durumda belki bu konuların yine de çocuğun doğal çevresinin konuları olmadığını bilerek, bu konuların yoğun etkisi altında kalmış çocukların nasıl etkilendikleri anlatılabilir.

• Çocuk için serüven vazgeçilmez bir olgudur. Robenson dönemi olarak da adlandırılan İlköğretim evresinde, serüvenler ve dozu çocuğa göre iyi ayarlanmış gerilim, okuma güdüsünü kamçılar.

• Soyut kavramlardan elverdiğince kaçınmalı ve bol diyaloglu metinler oluşturmaya özen göstermelidir.

• Betimlenen kişi, çevre olaylar en can alıcı noktalarıyla anlatılırken canlı anlatım elden yitirilmemeli.

• Resim ve şekiller çocuk kitaplarının kaçınılmaz birer öğesidir. Erken yaşlardan geç döneme doğru resim kullanımı da koşutluk göstermelidir.

• Çok uzun roman ve öyküler çocuğun dikkatini ve güdülenmesini olumsuz etkileyeceğinden bu konuda dikkatli olmak gerekir.

Burada anılan özellikler, okul dönemi çocuklarım amaçlayan öykü ve romanların sayılabilecek temel özellikleriydi. Yine bu grubu amaçlayan öykü ve romanlar konuları bakımından sınıflandıklarında da, kaynaklarda ortak olarak anılan belli gruplamalar göze çarpmaktadır. Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz: Hayvanları konu alan öykü ve romanlar, serüven öykü ve romanları, mizahî öykü ve romanlar, aile konulu öykü ve romanlar, bilim-kurgu konulu öykü ve romanlar, duygusal öykü ve romanlar, doğal çevreyi anlatan öykü ve romanlar, gezi, anı ve biyografi öykü ve romanları, tarihsel olayları konu edinen öykü ve romanlar.

Görüleceği gibi okul döneminde bulunan çocuklar için geleneksel anlamda yazılan öykü ve roman türleri biçimleri bakımından yetişkin edebiyatıyla benzerlik göstermektedir. Bu benzerliğin çocuğun yaşının büyümesiyle birlikte artması da doğal bir sonuç. Ne var ki bizim burada ele almaya çalıştığımız kitaplar öncelikle okulöncesi çocukları için olanlar. Zaten yukarıdaki sıralama da okul dönemi çocukları için yazılan öykü ve romanlar ile okulöncesi çocukları için yazılan anlatıların daha rahat karşılaştırılması amacını gütmektedir. Bu bağlamda aşağıda okulöncesi çocuklar için yazılan anlatıların özelliklerine değinilecektir.
 
Geri