ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI VE ZOR AÇIĞA ÇIKMASI
Bilgilendirme Dosyası
Yayına hazırlayanlar : Şahika Yüksel, Suzan Saner
Çocuk cinsel istismarı, çocuk haklarının ağır bir ihlalidir ve dünyanın bütün ülkelerinde görülen küresel bir gerçekliktir. Bütün sosyal, ekonomik ve yaş gruplarında; evde, okulda, sokakta, tarlada, camide, hastanede ve diğer kurumlarda; her yerde olabilmektedir. İstismarcıların çoğu sıklıkla yabancılar değil, çocuğun tanıdığı ve güvendiği erişkin ve genellikle erkek yakınlarıdır. 18 yaşına kadarher birey çocuk olarak tanımlanır. Çocukluk dönemiçok farklı devrelerden oluşur,cinsel gelişim ve bilgilenmenin henüz tamamlanmadığı bir süreçtir.Çocuklar kolayca güven duydukları, korkutulabildikleri ve kandırılabildikleri için istismara açıktır. İstismar yaşayan çocuklar sık sık yeniden istismar edilecekleri ve ebeveynlerinin terk edeceği duygusunu yaşar. Çocuklar suçluluk ve korku nedeniyle tekrar tekrar istismara maruz kalabilir. Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı, yinelenebilir ve genellikle en yakınları tarafından uygulanıyor olması nedeniyle tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma şeklidir. Cinsel istismarın çocuklarda uzun süreli duygusal ve davranışsal etkileri:•Korku, depresyon,kızgınlık, düşmanlık, uygunsuz cinsel davranışlar ortaya çıkabilir.•Çocukluk devresinde cinsel istismar yaşayanlar,yetişkin dönemlerinde cinsel istismar uygulama konusundadaha riskli bireyler olabilmektedir.
•Çocuğun yaşının küçüklüğü, saldırganın yakınlık derecesi, istismarın şiddeti, süresi ve tekrarlayıcı olması ileruhsal etkilenmenin şiddetinin doğru orantılı olarak arttığı bilinmektedir.•Cinsel istismar tanısının erken konulması, çocuğun taşımak zorunda kaldığı yükün azalmasını, istismarın durdurulmasını ve sosyal desteğin hızlıca devreye girmesini sağlayarak ruhsal sorunları en aza indirecektir.•Çocukluk çağında yaşanan ağır travmalar, bu arada cinsel travmalar da bir unutma döneminden sonra erişkin yaşta, gecikmiş olarak hatırlanabilmektedir. •Çocuklukta yaşanan cinsel saldırılar erişkin çağda ruhsal hastalıklara neden olabilmektedir. Sık rastlanan zorluklar; uzamış ya da karmaşık tipte Travma Sonrası Stres Bozukluğu, depresyon, kaygı, yaygın ağrılar, uyuşma, bayılma gibi bedensel sorunlar, cinsellikle ilgili sorunlar, davranış bozuklukları, alkolve madde kullanımına yatkınlık olabilmektedir. İstismar öyküsünün varlığı bu hastalıkların iyileşmesini olumsuz etkileyebilmektedir.
Çocuk cinsel istismarıtanımıBir çocuğun, tam olarak anlamadığı, gelişimsel olarak hazır olmadığı ve rıza gösteremeyeceği cinsel eylemlere katılmasıdır. Çocuk cinsel istismarı; bir çocuk ile kendisinden yaşça büyük bir yetişkin, veya sorumluluk, güven ve güç ilişkisi farkı bulunan akranı başka bir çocuk arasında, diğer kişinin ihtiyaçlarını tatmin etmesi niyetiyle yapılmış eylemlerle bulgulanır. Bir çocuğucinsel eylemlere teşvik etmek ya da zorlamak; fahişelik yada diğer yasadışı cinsel eylemlerde sömürmek; pornografik performans ve materyallerde kullanmak da bu tanıma girmektedir.Aynı yaşlarda olan iki çocuk arasında geçen cinsel içerikli, gösterme ya da dokunma tarzı eylemler zorlamanın olmadığı bazı durumlarda cinsel oyun olarak adlandırılabilmektedir. Her iki çocuk da dört yaşın altındaysa ya da iki çocuk arasındaki yaş farkı dört yaştan azise ve çocuklar eylemi tam olarak kavrayacak olgunlukta değilse bu durum cinsel oyun olarak değerlendirilmektedir. Akranlarla oynanan cinsel oyun nedeniyle çocuğun adalet sistemi içinde hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.
Çocuk cinsel istismarı türleriKız ve erkek çocuklara karşı cinsel şiddet, çeşitli şekillerde olabilir. Çocuk cinsel istismarı tecavüz, çocukla cinsel ilişki ve ensesti içermekle birlikte, bunlarla sınırlı değildir. Oral, anal ya da vajinal yollardan giriş (penetrasyon) içeren cinsel ilişki ya da her türlü cinsel ilişki girişimini ve giriş içermeyen genital dokunma ya da okşamayı içerir. Çocuğa cinsel eylemleri izletmek, açıkça cinsel biçimde kendini ifade etmeye teşvik etmek ya da zorlamak, uygunsuz cinsel materyallere maruz bırakmak gibi fiziksel olmayan temaslar ve giriş içermeyen eylemler de cinsel istismar içine girer. Çocuk cinsel istismarı; sıklık, süre, başlangıç yaşı ve mağdurun istismarı yapan kişiyle (çocuk yaşamını yitirdiyse kurbanın faille) ilişkisi açısından da farklılıklar gösterebilmektedir. Çocuk cinsel istismarının dinamikleri erişkinden farklıdır. Çocuklar olaydan hemen sonra nadiren istismarı açıklar. İstismarın açıklanması bir kerede olmaktan ziyade, bir süreçtir ve genellikle fiziksel bir yakınma ya da davranışdeğişikliğini takiben başlamaktadır. Cinsel istismar yaşamış olan çocuğun değerlendirilmesi, öykü alma ve adli muayene ile ilgili özel beceri ve teknikleri gerektirir. Cinsel organlarda fiziksel travmaya ilişkin kesin bulgular,cinsel istismarın üzerinden zaman geçtiği olgularda bile neredeyse iyileşmiş halde ortaya çıkabilmektedir. Bir süre sonra fiziksel delil bulunamayabilir.Cinselyolla bulaşan hastalıklar için yaşa uygun testler ve gebelik testi,olguya göredeğerlendirme yapılarak istenir.Ensest tanımıAnne-baba yakınlığına ve otoritesine sahip bir yetişkinle,bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kan bağı değil, yetişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Ensest eskiden biyolojik yakınlığı yani kan bağı olan kişiler arasındaki cinsel ilişki olarak tanımlanırken, günümüzde kan bağı olan veya olmayan, yakın veya uzak hısım ve akrabalar ile çocuğa bakım veren tüm yetişkinleri kapsamaktadır.Cinsel ilişkiden kast edilen;gizli tutulmaya çalışılan bütün cinsel içerikli temaslardır. Ruhsal açıdan, temasın gerçek doğasından çok, cinsel motivasyonu ve saklı tutulması önemlidir. Tüm cinsel istismar olgularının üçte biri ensest ya da aile içi cinsel istismardır. Anal, oral, vajinal girişin olmadığıensest saldırılarının daha çok gizli kaldığı bilinmektedir.İstismar süresi uzadıkça istismarın biçimi de değişmeye başlar, saldırgan cinsel yakınlığını derece derece artırır. Olguların yarısından fazlasında çocuğun bir kereden fazla istismar edildiği görülür. Türkiye’de ensest saldırganlarının yarısını öz babalar oluşturmaktadır. Aile içi cinsel istimara maruz kalan çocuklarda fiziksel, psikososyal vecinsel sağlık sorunları ortaya çıkar. Ailedeçocuğun sağlık durumuyla ilgiliönlemlerin alınması öncelikli olarakyapılması gereken müdahale iken, ensest aile bireyleri tarafından üzeri örtülen, konuşulamayan bir olgudur. Bireyin beden bütünlüğünü, mahremiyetini, cinselhaklarını elinden alan bu durum, genellikle çocuk yaşta başlayarak uzun süre “aile bütünlüğü”nü bozmamak adına gizli kalarak devam etmekte ve neden olduğu ruhsal, sosyal ve cinsel yaşam sorunları erişkinlikte de sürmektedir.
Bilgilendirme Dosyası
Yayına hazırlayanlar : Şahika Yüksel, Suzan Saner
Çocuk cinsel istismarı, çocuk haklarının ağır bir ihlalidir ve dünyanın bütün ülkelerinde görülen küresel bir gerçekliktir. Bütün sosyal, ekonomik ve yaş gruplarında; evde, okulda, sokakta, tarlada, camide, hastanede ve diğer kurumlarda; her yerde olabilmektedir. İstismarcıların çoğu sıklıkla yabancılar değil, çocuğun tanıdığı ve güvendiği erişkin ve genellikle erkek yakınlarıdır. 18 yaşına kadarher birey çocuk olarak tanımlanır. Çocukluk dönemiçok farklı devrelerden oluşur,cinsel gelişim ve bilgilenmenin henüz tamamlanmadığı bir süreçtir.Çocuklar kolayca güven duydukları, korkutulabildikleri ve kandırılabildikleri için istismara açıktır. İstismar yaşayan çocuklar sık sık yeniden istismar edilecekleri ve ebeveynlerinin terk edeceği duygusunu yaşar. Çocuklar suçluluk ve korku nedeniyle tekrar tekrar istismara maruz kalabilir. Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı, yinelenebilir ve genellikle en yakınları tarafından uygulanıyor olması nedeniyle tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma şeklidir. Cinsel istismarın çocuklarda uzun süreli duygusal ve davranışsal etkileri:•Korku, depresyon,kızgınlık, düşmanlık, uygunsuz cinsel davranışlar ortaya çıkabilir.•Çocukluk devresinde cinsel istismar yaşayanlar,yetişkin dönemlerinde cinsel istismar uygulama konusundadaha riskli bireyler olabilmektedir.
•Çocuğun yaşının küçüklüğü, saldırganın yakınlık derecesi, istismarın şiddeti, süresi ve tekrarlayıcı olması ileruhsal etkilenmenin şiddetinin doğru orantılı olarak arttığı bilinmektedir.•Cinsel istismar tanısının erken konulması, çocuğun taşımak zorunda kaldığı yükün azalmasını, istismarın durdurulmasını ve sosyal desteğin hızlıca devreye girmesini sağlayarak ruhsal sorunları en aza indirecektir.•Çocukluk çağında yaşanan ağır travmalar, bu arada cinsel travmalar da bir unutma döneminden sonra erişkin yaşta, gecikmiş olarak hatırlanabilmektedir. •Çocuklukta yaşanan cinsel saldırılar erişkin çağda ruhsal hastalıklara neden olabilmektedir. Sık rastlanan zorluklar; uzamış ya da karmaşık tipte Travma Sonrası Stres Bozukluğu, depresyon, kaygı, yaygın ağrılar, uyuşma, bayılma gibi bedensel sorunlar, cinsellikle ilgili sorunlar, davranış bozuklukları, alkolve madde kullanımına yatkınlık olabilmektedir. İstismar öyküsünün varlığı bu hastalıkların iyileşmesini olumsuz etkileyebilmektedir.
Çocuk cinsel istismarıtanımıBir çocuğun, tam olarak anlamadığı, gelişimsel olarak hazır olmadığı ve rıza gösteremeyeceği cinsel eylemlere katılmasıdır. Çocuk cinsel istismarı; bir çocuk ile kendisinden yaşça büyük bir yetişkin, veya sorumluluk, güven ve güç ilişkisi farkı bulunan akranı başka bir çocuk arasında, diğer kişinin ihtiyaçlarını tatmin etmesi niyetiyle yapılmış eylemlerle bulgulanır. Bir çocuğucinsel eylemlere teşvik etmek ya da zorlamak; fahişelik yada diğer yasadışı cinsel eylemlerde sömürmek; pornografik performans ve materyallerde kullanmak da bu tanıma girmektedir.Aynı yaşlarda olan iki çocuk arasında geçen cinsel içerikli, gösterme ya da dokunma tarzı eylemler zorlamanın olmadığı bazı durumlarda cinsel oyun olarak adlandırılabilmektedir. Her iki çocuk da dört yaşın altındaysa ya da iki çocuk arasındaki yaş farkı dört yaştan azise ve çocuklar eylemi tam olarak kavrayacak olgunlukta değilse bu durum cinsel oyun olarak değerlendirilmektedir. Akranlarla oynanan cinsel oyun nedeniyle çocuğun adalet sistemi içinde hırpalanmamasına dikkat edilmelidir.
Çocuk cinsel istismarı türleriKız ve erkek çocuklara karşı cinsel şiddet, çeşitli şekillerde olabilir. Çocuk cinsel istismarı tecavüz, çocukla cinsel ilişki ve ensesti içermekle birlikte, bunlarla sınırlı değildir. Oral, anal ya da vajinal yollardan giriş (penetrasyon) içeren cinsel ilişki ya da her türlü cinsel ilişki girişimini ve giriş içermeyen genital dokunma ya da okşamayı içerir. Çocuğa cinsel eylemleri izletmek, açıkça cinsel biçimde kendini ifade etmeye teşvik etmek ya da zorlamak, uygunsuz cinsel materyallere maruz bırakmak gibi fiziksel olmayan temaslar ve giriş içermeyen eylemler de cinsel istismar içine girer. Çocuk cinsel istismarı; sıklık, süre, başlangıç yaşı ve mağdurun istismarı yapan kişiyle (çocuk yaşamını yitirdiyse kurbanın faille) ilişkisi açısından da farklılıklar gösterebilmektedir. Çocuk cinsel istismarının dinamikleri erişkinden farklıdır. Çocuklar olaydan hemen sonra nadiren istismarı açıklar. İstismarın açıklanması bir kerede olmaktan ziyade, bir süreçtir ve genellikle fiziksel bir yakınma ya da davranışdeğişikliğini takiben başlamaktadır. Cinsel istismar yaşamış olan çocuğun değerlendirilmesi, öykü alma ve adli muayene ile ilgili özel beceri ve teknikleri gerektirir. Cinsel organlarda fiziksel travmaya ilişkin kesin bulgular,cinsel istismarın üzerinden zaman geçtiği olgularda bile neredeyse iyileşmiş halde ortaya çıkabilmektedir. Bir süre sonra fiziksel delil bulunamayabilir.Cinselyolla bulaşan hastalıklar için yaşa uygun testler ve gebelik testi,olguya göredeğerlendirme yapılarak istenir.Ensest tanımıAnne-baba yakınlığına ve otoritesine sahip bir yetişkinle,bir çocuk veya ergen arasındaki her çeşit cinsel ilişkidir. Önemli olan aradaki kan bağı değil, yetişkinin anne-baba hakimiyeti, gücü ve çocuğun bağımlılığıdır. Ensest eskiden biyolojik yakınlığı yani kan bağı olan kişiler arasındaki cinsel ilişki olarak tanımlanırken, günümüzde kan bağı olan veya olmayan, yakın veya uzak hısım ve akrabalar ile çocuğa bakım veren tüm yetişkinleri kapsamaktadır.Cinsel ilişkiden kast edilen;gizli tutulmaya çalışılan bütün cinsel içerikli temaslardır. Ruhsal açıdan, temasın gerçek doğasından çok, cinsel motivasyonu ve saklı tutulması önemlidir. Tüm cinsel istismar olgularının üçte biri ensest ya da aile içi cinsel istismardır. Anal, oral, vajinal girişin olmadığıensest saldırılarının daha çok gizli kaldığı bilinmektedir.İstismar süresi uzadıkça istismarın biçimi de değişmeye başlar, saldırgan cinsel yakınlığını derece derece artırır. Olguların yarısından fazlasında çocuğun bir kereden fazla istismar edildiği görülür. Türkiye’de ensest saldırganlarının yarısını öz babalar oluşturmaktadır. Aile içi cinsel istimara maruz kalan çocuklarda fiziksel, psikososyal vecinsel sağlık sorunları ortaya çıkar. Ailedeçocuğun sağlık durumuyla ilgiliönlemlerin alınması öncelikli olarakyapılması gereken müdahale iken, ensest aile bireyleri tarafından üzeri örtülen, konuşulamayan bir olgudur. Bireyin beden bütünlüğünü, mahremiyetini, cinselhaklarını elinden alan bu durum, genellikle çocuk yaşta başlayarak uzun süre “aile bütünlüğü”nü bozmamak adına gizli kalarak devam etmekte ve neden olduğu ruhsal, sosyal ve cinsel yaşam sorunları erişkinlikte de sürmektedir.