Her anne-babanın en başta gelen hedeflerinin arasında çocuğunu özgüveni yüksek, başarılı, toplum içinde kabul gören, haksızlıklar karşısında hakkını savuna bilen, kendi hayatına dair fikre sahip bireyler olarak yetiştirme vardır.
Çocuğun özgüven kazanarak büyümüş olması kişiliği için son derece önemlidir. Özgüveni olan bir çocuk okul hayatında da başarılı, toplumsal olaylara daha duyarlı, kendine ve çevresine karşı farkındalık sahibi olacaktır. Aynı zamanda hem sevgi dolu hem de yetenekli bir çocuk olacaktır.
Bu konuda bilinçli birer anne-baba olmak çok önemli. Çocuğa özgüven kazandırmak için ne yapmak gerekiyor kısaca bahsettik.
• Çocuklar ilk ilişkilerini anne-babayla kuruyor. Model olarak anne-babayı belirliyor. Siz ne kadar özgüvenliyseniz çocuğunuzun da bir o kadar özgüvenli olma ihtimali doğuyor.
• Çocuğunuzu sadece başarılı olduğu konularda takdir etmek yeterli değil. Olumsuz davranışlar karşısında onu incitmemeli, kendisini işe yaramaz bir birey olarak görmesini sağlamamalısınız. Örneğin oyuncaklarını toplamadığı için ona kızmak yerine, bugün televizyon saatini doğru değerlendirmen beni çok mutlu etti, şimdi de senden oyuncaklarını yerine kaldırmanı rica ediyorum ” gibi cümlelerle onu teşvik edin.
• Yapmak istediği bir iş konusunda onun yerine sizin yapmanız çocuğun kendisini yetersiz görmesine, başarısızlık duygusuna kapılmasına neden olacaktır. Biz onlara yardım ettiğimizi düşünürken çocuklarda bu durum olumsuz algılara sebep olabilmektedir.
• Varlığının sizin için ne kadar değerli olduğunu ona hissettirin. Onu eksik yapığı görevlerinde bile ne kadar çok sevdiğinizi belirtin. Örneğin ‘’Bugün yatağını toplamamışsın ben yine de seni çok seviyorum fakat yarın toplayacağından eminim’’ gibi cümlelerle kalbine dokunun.
• Çocuğunuzun duygularına önem verin. Size olan kızgınlığını fiziksel olarak gösterdiğinde sebebini öğrenebileceğiniz diyaloglar kurun. Hata yaptığınızı düşündüğü konuda telafi edeceğinizi belirtin ve gerçekten telafi edin.
• Çocuğunuzun düşüncelerine saygı duyun. Onun fikirlerini sizinle paylaşması için fırsatlar yaratın. Günlük yaşantınıza dair çocuğunuzun da önerisini almanız onun çok hoşuna gidecektir. Örneğin ‘’Bugün ne yapmalıyım?’’, ‘’Bu vazo sence buraya yakıştı mı?’’. Çocuğunuzla farklı fikirlere sahip olduğunuzda ona niçin farklı düşündüğünüzü açıklayın.
• Daha önce deneyimlemediği farklı şeyleri deneyimlemesi için çocuğunuza destek olun. Bisiklete binmediyse ve binmek istiyorsa ona güvendiğinizi ve başarabileceğini vurgulayın.
• Yaptığı her şeyi de beğenmek zorunda değilsiniz. Sebebini açıkladığınız sürece sorun teşkil etmeyecektir. Hatta bu durum çocuğunuzun her şeye tamam demeyen seçici bir birey haline gelmesini sağlayacaktır.
• Kişisel eşyaları hakkında söz sahibi siz değil, çocuğunuz olmalı. Atmayı düşündüğünüz kıyafetini onun fikrini almadan, neden atmak istediğinizi açıklamadan atmayın.
• Çocuğunuzu ne kardeşiyle ne de başka bir çocukla, ne iyi yönde ne de kötü yönde kıyaslamayın. Herkes başarılı ve başarısız yönlerinden kendisi sorumludur!
• Çocuğunuzun tercihlerini kendisinin belirlemesini sağlayın. Yapacağı etkinlikler için seçenek sunabilirsiniz fakat çocuk yapmak istemediği bir etkinliği zorla yaparsa kendisini başarısız hissedebilir. Siz sadece sınırları belirleyin.
• Başarılı olduğu konularda çocuğunuzu cesaretlendirmek kişiliğinin güçlenmesi için önemli. Örneğin yüzme denemeleri yapan çocuğunuzun fotoğrafını çekin ve odasına asın. Sonra bu fotoğrafta ne kadar iyi gözüktüğünden bahsedin.
• Her hangi bir korkusu varsa bunu geçiştirmeyin, ‘’Korkacak bir şey yok, abartıyorsun’’ diyerek kendini kötü hissetmesini sağlamayın. Neden korktuğunu sorun. Korkularına dair sevimli hikayeler uydurarak gerçekten sizin desteğinizle kendini güvende hissetmesini sağlayın.
• Çocuğunuzla tepeden değil onun göz hizasına gelerek konuşun. Duygularınızı sık sık paylaşın.
• Çocuklarınızla baş başa vakit geçirmeye özen gösterin. Birlikte parka gidin, oyun oynayın, bisiklete binin. Böylece çocuk kendisine verilen değeri daha net hissedecektir.
• Çocuğunuzla fırsat buldukça aktif dinleme uygulayarak sohbetler edin. Sizinle iletişim kurmak istediği an da eğer işiniz varsa şuan dinleyemediğinizi fakat işiniz bitince oturup konuşabileceğinizi söyleyin. Ve gerçekten işiniz bitince çocuğunuzu dinlemeyi ertelemeyin.
Çocuklar dünyaya gözü pek, her şeye korkusuzca atlayabilecek cesaretle gelirler. Burada ebeveyne düşen görev cesaretlerini kırmadan, minik yavrucaklarını desteklemek olacaktır.
Çocuğun özgüven kazanarak büyümüş olması kişiliği için son derece önemlidir. Özgüveni olan bir çocuk okul hayatında da başarılı, toplumsal olaylara daha duyarlı, kendine ve çevresine karşı farkındalık sahibi olacaktır. Aynı zamanda hem sevgi dolu hem de yetenekli bir çocuk olacaktır.
Bu konuda bilinçli birer anne-baba olmak çok önemli. Çocuğa özgüven kazandırmak için ne yapmak gerekiyor kısaca bahsettik.
• Çocuklar ilk ilişkilerini anne-babayla kuruyor. Model olarak anne-babayı belirliyor. Siz ne kadar özgüvenliyseniz çocuğunuzun da bir o kadar özgüvenli olma ihtimali doğuyor.
• Çocuğunuzu sadece başarılı olduğu konularda takdir etmek yeterli değil. Olumsuz davranışlar karşısında onu incitmemeli, kendisini işe yaramaz bir birey olarak görmesini sağlamamalısınız. Örneğin oyuncaklarını toplamadığı için ona kızmak yerine, bugün televizyon saatini doğru değerlendirmen beni çok mutlu etti, şimdi de senden oyuncaklarını yerine kaldırmanı rica ediyorum ” gibi cümlelerle onu teşvik edin.
• Yapmak istediği bir iş konusunda onun yerine sizin yapmanız çocuğun kendisini yetersiz görmesine, başarısızlık duygusuna kapılmasına neden olacaktır. Biz onlara yardım ettiğimizi düşünürken çocuklarda bu durum olumsuz algılara sebep olabilmektedir.
• Varlığının sizin için ne kadar değerli olduğunu ona hissettirin. Onu eksik yapığı görevlerinde bile ne kadar çok sevdiğinizi belirtin. Örneğin ‘’Bugün yatağını toplamamışsın ben yine de seni çok seviyorum fakat yarın toplayacağından eminim’’ gibi cümlelerle kalbine dokunun.
• Çocuğunuzun duygularına önem verin. Size olan kızgınlığını fiziksel olarak gösterdiğinde sebebini öğrenebileceğiniz diyaloglar kurun. Hata yaptığınızı düşündüğü konuda telafi edeceğinizi belirtin ve gerçekten telafi edin.
• Çocuğunuzun düşüncelerine saygı duyun. Onun fikirlerini sizinle paylaşması için fırsatlar yaratın. Günlük yaşantınıza dair çocuğunuzun da önerisini almanız onun çok hoşuna gidecektir. Örneğin ‘’Bugün ne yapmalıyım?’’, ‘’Bu vazo sence buraya yakıştı mı?’’. Çocuğunuzla farklı fikirlere sahip olduğunuzda ona niçin farklı düşündüğünüzü açıklayın.
• Daha önce deneyimlemediği farklı şeyleri deneyimlemesi için çocuğunuza destek olun. Bisiklete binmediyse ve binmek istiyorsa ona güvendiğinizi ve başarabileceğini vurgulayın.
• Yaptığı her şeyi de beğenmek zorunda değilsiniz. Sebebini açıkladığınız sürece sorun teşkil etmeyecektir. Hatta bu durum çocuğunuzun her şeye tamam demeyen seçici bir birey haline gelmesini sağlayacaktır.
• Kişisel eşyaları hakkında söz sahibi siz değil, çocuğunuz olmalı. Atmayı düşündüğünüz kıyafetini onun fikrini almadan, neden atmak istediğinizi açıklamadan atmayın.
• Çocuğunuzu ne kardeşiyle ne de başka bir çocukla, ne iyi yönde ne de kötü yönde kıyaslamayın. Herkes başarılı ve başarısız yönlerinden kendisi sorumludur!
• Çocuğunuzun tercihlerini kendisinin belirlemesini sağlayın. Yapacağı etkinlikler için seçenek sunabilirsiniz fakat çocuk yapmak istemediği bir etkinliği zorla yaparsa kendisini başarısız hissedebilir. Siz sadece sınırları belirleyin.
• Başarılı olduğu konularda çocuğunuzu cesaretlendirmek kişiliğinin güçlenmesi için önemli. Örneğin yüzme denemeleri yapan çocuğunuzun fotoğrafını çekin ve odasına asın. Sonra bu fotoğrafta ne kadar iyi gözüktüğünden bahsedin.
• Her hangi bir korkusu varsa bunu geçiştirmeyin, ‘’Korkacak bir şey yok, abartıyorsun’’ diyerek kendini kötü hissetmesini sağlamayın. Neden korktuğunu sorun. Korkularına dair sevimli hikayeler uydurarak gerçekten sizin desteğinizle kendini güvende hissetmesini sağlayın.
• Çocuğunuzla tepeden değil onun göz hizasına gelerek konuşun. Duygularınızı sık sık paylaşın.
• Çocuklarınızla baş başa vakit geçirmeye özen gösterin. Birlikte parka gidin, oyun oynayın, bisiklete binin. Böylece çocuk kendisine verilen değeri daha net hissedecektir.
• Çocuğunuzla fırsat buldukça aktif dinleme uygulayarak sohbetler edin. Sizinle iletişim kurmak istediği an da eğer işiniz varsa şuan dinleyemediğinizi fakat işiniz bitince oturup konuşabileceğinizi söyleyin. Ve gerçekten işiniz bitince çocuğunuzu dinlemeyi ertelemeyin.
Çocuklar dünyaya gözü pek, her şeye korkusuzca atlayabilecek cesaretle gelirler. Burada ebeveyne düşen görev cesaretlerini kırmadan, minik yavrucaklarını desteklemek olacaktır.